Hekimlikten men yasasına ses yükselten hekimler: Sağlık alanında düzenleme yapılacaksa adresi belli

Seçime az bir zaman kala torba kanun teklifine konulan sağlıkta iş barışını bozacak düzenlemeleri konuştuğumuz hekimler, mesleklerinde artan güvencesizleştirmeye tepki gösterdi.

Seçime az bir zaman kala sağlık alanında birçok düzenlemeyi içeren torba yasa yarın Meclise getiriliyor. Konuya dair konuştuğumuz Türk Tabipleri Birliği (TTB) AHEK Başkanı Dr. Emrah Kırımlı, torba yasa ile ceza puanı sisteminin devam edeceğini duyurup, “Artık sözleşmelerimiz feshedilince memuriyete geri dönülemeyecek. Biz iş güvencesi talep ettik. Onlar ise iş barışını da bozan bir yasayı önlerine koydular” dedi. TTB MK Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ise “Onların özellikle sağlığı tümüyle sermayeye teslim eden anlayışlarının bir parçası. Hekimleri güvensizleştirerek aynı zamanda mecbur bırakıyorlar sermayenin sömürüsüne ve kamu da buna ortak oluyor teşvik adı altında. Dolaysıyla sağlık alanında düzenleme yapılacaksa aslında adresi belli: Önce emek-meslek örgütleriyle bir araya gelip tartışılır ve sorun alanları tespit edilir. Ve buna ilişkin düzenleme yapılır” diye konuştu. Yasaya tepki gösteren hekim örgütleri konuya mahkemeye taşımaya hazırlanıyorlar.

“ASM’LERDE KADROLAŞMAYI GETİRMEK İSTİYORLAR”
AKP, sağlık alanında düzenlemeleri içeren 38 maddelik torba yasayı bugün Meclise getiriyor. Hekimler günlerdir “Doktorluktan men yasasına hayır” diyerek karşı çıktıkları torba yasa için seslerini yükseltirken; Türk Tabipleri Birliği (TTB)’ de konuya dair açıklama yaparak muğlak ifadelerle hekimleri meslekten men yetkisinin hiçbir bürokrata tanınamayacağını ifade etti. Meclise gelecek olan torba yasasının güvencesiz çalışmayı derinleştirdiği aile hekimliğine ilişkin TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı ile konuştuk. Kırımlı yeni torba yasada Anayasa Mahkemesinin karşı çıktığı ceza puanının 657 sayılı Devlet Memuru Kanununa bağlandığını söyleyerek, “Artık sözleşmelerimiz feshedilince memuriyete dönülemiyor” diye konuştu. Kırımlı, “Bizim ceza puanıyla ilgili esas sıkıntımız iş güvencesiydi” diyor. Güvencesiz çalışmanın haricinde yeni torba yasanın iş barışını da bozacağını ifade eden Kırımlı şöyle devam ediyor: “Biz ASM’lerde ebe ve hemşirelerle beraber bir ekip halinde çalışıyoruz. Bu ekiple ilgili yer yer uyumsuzluklar olabiliyor. Ve biz bunun düzeltilmesini talep ediyorduk. Ancak bunu düzeltmek yerine şöyle bir uygulama getiriyorlar. ASM’lerde ebe ve hekim öncesinde anlaşır ve ilçe sağlığına bu birimde, bu kadro ile beraber çalışacağız denirdi. Şimdi ise kadrolaşmayı getirmek istiyorlar. İktidara yakın sendikalı veya hükümet görüşüne yakın olanları buralara yerleştirecekler.”

“AİLE HEKİMLERİNİ İSTEDİKLERİ YERLERE GÖREVLENDİREBİLECEKLER”
Bunların yanı sıra yeni torba yasa ile aile hekimlerinin artık görevlendirme ile başka illere gönderileceğini de anlatan Kırımlı, “ 3 aya kadar istedikleri yere görevlendirme yapabilecekler. Bunu muhtemelen yaşanan 6 Şubat depremlerine ilişkin yaptılar. Ancak deprem bölgesinde yaşanan sıkıntılar ortada. Gönderilen yerlerde konaklama nasıl olacak? Bugün bile bölgedeki hekim arkadaşlarımız bilgilendiriyorlar kamuoyunu ne çalışma yeri var ne de konaklama diye. Lojman yok. En iyi ihtimalle bir prefabrik konteyner verilir” diyor. Yeni torba yasada birinci basamağın temel sorunlarına inilmediğini, koruyucu sağlığın ve ASM’lerde görev yapan çalışma ekibinin güçlendirilmediğini sözlerine ekleyen Kırımlı, “Yaşlı sağlığı ile diş hekimliğini önlerine almışlar. Bu da muhtemelen bakanlığının 3-4 ay önce bahsettiği çınarlarımızı koruyacağız mevzusu. Aile hekimlerine bir de diş hekimleriyle anlaşacaksınız deniyor. Bizim zaten mekan sorunumuz var. Zaten buraya sığamıyoruz. Birde aile hekimlerinin yanında diş hekiminin çalışabileceği yer var diye de düşünüyorlar. Biz depremde gördük; ASM’ler yıkılınca ‘bunu siz yapın dediler’ bize. Şimdi bizden diş hekimlerine bir oda vermemize isteyecekler. Bunu dahi yapmak, üstelenmek istemeyecekler. Umarım buna niyetlenmezler” diye konuştu.

“EBE VE HEMŞİRELER YOKSULLUK VE AÇLIK SINIRININ ALTINDA ÇALIŞIYOR”
Kadro eksiklerinin olduğunu ifade eden Dr. Kırımlı, “Ebe ve hemşire eksiğimiz var. Çok düşük maaş verdikleri için insanlar burada çalışmak istemiyorlar. Ona dair bir düzeltme yok! Aslında bir teşvik ödemesi yapıyorlar ebe hemşirelere de. Bir üst sınır koymuşlar ebe hemşire arkadaşlara toplam 400 TL teşvik veriyorlar. Yüzde 1,5 diye bir sınır var; o sınırı yüzde 3’e veya 5’e çıkarsınlar istiyorlar ama yapmıyorlar. Yoksulluk ve açlık sınırının altında bir maaşla çalışıyorlar. Biz de performanstan şikayet ediyorduk bunu yeni torba yasada da korumuş. Hatta güçlendirmişler. Sözleşmenin devamına bağlamışlar; yani ‘bu performansı yapmazsanız da sizi cezalandırırım’ diyorlar.” diyor. “Bizim taleplerimiz net; emekliliğe yansıyan yoksulluk sınırının altında olmayan tek maaş istiyoruz.” diyen Kırımlı; “ Bu torba yasada maaş yok. İş güvencesi yok. Birinci basamak güçlendirilmemiş. Koruyucu sağlık güçlendirilmemiş. Bir arada çalışacağımız sosyal çalışmacı ve psikologlar yok. Seçim öncesi yaşlılarımız koruyacağız diyorlar. Biz onu zaten yapıyoruz aile hekimleri olarak. İşte şimdi bir yaşlı hastamı ziyaret edeceğim. Oysa başka şeyleri konuşmamız gerekiyor. Türkiye’de aşı yok! Hala hepatit ve tetanos aşıları yok! Bunların düzeltilmesi lazımdı. Hala kendi baskı araçlarını da yanlarına alarak kendi performans ve ceza puanına dayalı sistemlerini dayatmaya devam ediyorlar. Ne bizim ne de toplumun sağlığına iyi gelir” diyor.

“SAĞLIĞI TÜMÜYLE SERMAYEYE TESLİM EDEN BİR ANLAYIŞIN PARÇASI”

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da 38 maddelik torba yasayı iktidarın giderayak, hızla getirdiği bir yasal düzenleme olarak değerlendirerek pek çok alanı kapsadığını söylüyor. Yalnızca ceza süreçlerinin değil aile hekimliğine ilişkin güvencesizliği derinleştiren, diş hekimlerini de artık sözleşmeli, dolaysıyla güvencesiz kılmaya dönük düzenlemeyi içinde barındıran bir düzenleme olduğunu ifade eden Fincancı, “Bunun yanı sıra sağlık meslek kurulu zaten özellikle TTB’nin alanına bir biçimde mütecaviz kurumlardan biriydi. Çünkü biliyorsunuz etik ilkelere uyum TTB’ye yasayla tanımlamış durumda ama şimdi böyle bir ikili durumu daha da artıran; cezalandırmayı iyice ağırlaştırarak aslında hekimler bir takım girişimleri yapmak konusunda daha da çekinik olacak. Pek çok boyutu var” diyor.

“KORUYUCU SAĞLIK HİZMETİNİ TÜMÜYLE GÖZDEN ÇIKARDILAR”
Seçime sürecinde iktidarın sağlık alanında tahribat yapmaya devam ettiğini belirten Fincancı şöyle devam ediyor: “İnsanların özellikle deprem sürecinde ne barınabilmeyi ne de güvenli çalışma ortamını yaratabilmeyi sağlamamışken, bir de böyle düzenlemelerle hekimleri daha da zora yönlendirmeleri kabul edilebilir değil. Onların özellikle sağlığı tümüyle sermayeye teslim eden anlayışlarının bir parçası. Hekimleri güvensizleştirerek aynı zamanda mecbur bırakıyorlar sermayenin sömürüsüne ve kamu da buna ortak oluyor teşvik adı altında. Dolaysıyla sağlık alanında düzenleme yapılacaksa aslında adresi belli: Önce emek-meslek örgütleriyle bir araya gelip tartışılır ve sorun alanları tespit edilir. Ve buna ilişkin düzenleme yapılır. Koruyucu sağlık hizmetlerini tümüyle gözden çıkarmış durumdalar. Deprem sonrası yaşadıklarımız ortada. Covid ile zaten yaşamıştık. Şimdi de daha ağır koşulları dayatmaya çalışıyorlar. Biz tabi gideceğiz, katılacağız komisyon toplantısına. Sözümüzü kurmaya gayret edeceğiz elbette. Ama tablo ortada.”

 

Alıntı: evrensel.net