Mesai Dışı Çalışma Yönetmeliği Hakkında Bilgi Notu

Sağlık Bakanlığı tarafından hasta başvurusunun yüksek olduğundan ve gereksiz yere acil servis yoğunluğu yaşandığından bahisle mesai dışı çalışmaya ilişkin bir takım düzenlemeler daha önce de yapılmıştır. Bu düzenlemelerin iptali istemiyle Türk Tabipleri Birliği’nce açılan davalarda Danıştay tarafından, üst sınırı belirlenmeksizin, kamu sağlık personeli için mevzuatta belirlenen çalışma süresinin üzerinde bir çalışma süresi öngören ve sağlık hizmetinin niteliğinden kaynaklanan nöbet usulünden ve vardiyalı çalışma şeklinden farklı ve bunlara ek bir çalışma biçimi tanımlayan hükümler, Anayasanın 50. maddesi ile güvence altına alınan dinlenme hakkını ihlal edici bulunmuştur. Karalarda ayrıca bu düzenlemelerin Avrupa Sosyal Şartında yer alan çalışma sürelerinin tedricen azaltılması taahhüdüne aykırı nitelikte olduğu da belirtilmiştir. Ancak Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinde yeniden mesai dışı çalışma tanımlanmıştır.

Düzenlemede mesai dışı çalışma, “Nöbet ve icap nöbetlerinde yapılan çalışmalar ile mesai saatleri içinde yapılan çalışmalar hariç, Bakanlıkça belirlenen mesai içi genel tıbbi işlem puanı eşiğini aşan tabipler ile görev verilen diğer personelin, Başhekimlikçe belirlenen çalışma zamanlarında yapılan çalışmalar” olarak ifade edilmiştir. Yönetmelikte “Tabiplerin mesai dışı toplam çalışma saati” de “Başhekimlikçe belirlenen sağlık tesisi/klinik/branş bazında tabiplerin her birinin (asistan dahil) ilgili ek ödeme döneminde mesai dışı çalıştıkları saatlerin toplamını” olarak yine üst sınır belirlenmeksizin ve yasal dayanağı olmaksızın düzenlenmiştir. Yine Yönetmelikte “Başhekimlikçe sağlık tesisi/klinik/branş bazında ayrı ayrı mesai dışı çalışma yaptırılabilir” hükmü yer almaktadır.

Bununla birlikte Sağlık Tesislerinde Mesai Dışı Sağlık Hizmeti Sunumuna Yönelik Usul ve Esaslarda her ne kadar “Mesai dışı çalışacak personel gönüllülük esasına göre ve talebi doğrultusunda belirlenir. Tabip ve diğer personelin çalışma gün ve sürelerine ilişkin takvimin oluşturulmasında ilgili personel ile iş birliği içerisinde karar verilir” düzenlemesine yer verilmişse de idarecilerin hekimleri “gönüllülüğe zorladığı” görülmektedir. Kaldı ki hekimi yasaya aykırı çalışmaya gönüllülüğe zorlayan unsurun temel gelirindeki kayıplar olduğu bilinmesine karşın mesainin uzatılması, çalışanların dinlenme hakkını ihlal ettiği gibi tıbbi kötü uygulamaların da önünü açarak nitelikli sağlık hizmeti sunumunu engellemektedir. Sağlık hizmeti sunanlar ile hizmet alanların birlikte mağdur olmalarına yol açacak hukuka aykırı uygulamalardan vazgeçilmesi, sağlık hizmetinin nitelikli sunulması için gereken adımların atılması zorunludur.

Anayasanın 128. maddesine göre memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük haklarının kanunla düzenleneceği kuralına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ve sağlık hizmet sunumunu belirleyen diğer düzenlemelere ve yargı kararlarına aykırı hükümler yönünden yargıya başvurulacaktır.

 

Türk Tabipleri Birliği Hukuk Bürosu

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi