Bilim insanları evrenin büyük sırrını çözmeye bir adım daha yaklaştı: Karanlık maddenin sıcaklığı ölçüldü

Araştırmacılar evrende büyük yer kaplayan gizemli maddenin özelliklerini keşfetmeye çalışıyor.

Kaliforniya Üniversitesi Davis’ten fizikçiler, evrenin yaklaşık dörtte birini oluşturan karanlık maddenin sıcaklığını ölçtü.

Karanlık maddeyle ilgili fikirlerimiz çok sınırlı. Fizikçiler henüz karanlık maddeye ait bir parçacığı saptayamadı ama karanlık madde kümelerinin varlığını, çekim kuvvetiyle uzak yıldızlardan gelen ışığı büktüğü için dolaylı yoldan biliyoruz.

Üniversitenin fizik profesörlerinden Chris Fassnacht ve ekibi, karanlık maddenin özelliklerine dair daha fazla bilgi edinmek için yerçekimsel odaklama ismi verilen ışığı saptırma etkisini kullanıyor.

Fassnacht, mevcut modele göre karanlık maddenin “soğuk” kabul edildiğini belirtiyor. Bu da parçacıkların ışık hızına kıyasla çok daha yavaş hareket ettiği anlamına geliyor. Aynı zamanda karanlık madde parçacıklarının kütlesiyle de ilişkili. Çünkü bir parçacığın kütlesi ne kadar düşük olursa bu “daha sıcak” olduğu ve hızlı hareket ettiği anlamına geliyor.

Fizikçiye göre soğuk karanlık madde fikri büyük ölçekte geçerli olsa da tekil galaksiler ölçeğinde kesin sonuç vermiyor. Bu durumda parçacıkların daha hızlı hareket ettiği “sıcak” kara maddeyi de içeren diğer modeller öne çıkıyor. Ama gözlemler parçacıkların ışık hızına yakın hareket ettiği “sıcak” kara madde fikrinin doğru olmadığını gösteriyor.

Profesör Fassnacht ve meslektaşları, karanlık maddenin sıcaklığı ve dolayısıyla kütlesiyle ilgili bir sınır belirlemek için yerçekimsel odaklamadan faydalandı.

Yerçekimiyle odaklanmış, 7 uzak kuasardan (yüksek enerjili patlamalar gönderen galaksiler) gelen ışığın parlaklığını ölçen araştırmacılar, karanlık madde kütlesinin yol açtığı fazladan saptırmaları ölçtü ve sonuçlardan yararlanarak bu karanlık madde kümelerinin boyutunu hesapladı.

Fassnacht’a göre karanlık madde parçacıkları daha hafif, sıcak ve hızlı hareket ediyorsa belirli bir boyutun altında yapılar oluşturamaz. Fizikçi, “Belirli bir boyutun altında, silinip giderlerdi” dedi.

Elde edilen veriler, karanlık madde parçacıklarının sahip olabileceği kütle için bir alt sınır koyarken soğuk karanlık madde fikrini de dışlamadı.

Üniversitenin internet sitesinde yer alan habere göre ekibin ulaştığı sonuçlar, aynı konuda yapılan önceki analizleri büyük ölçüde geliştirerek olasılıkları sınırlamış oldu.

Bilim insanları şimdi araştırmanın içerdiği yerçekimsel olarak odaklanmış nesnelerin sayısını ve böylece istatistiki kesinliği artırmayı hedefliyor.

Fassnacht konuyla ilgili şöyle konuştu:

Karanlık maddenin ne kadar sıcak olabileceğine dair daha kesin bir aralık elde etmek için yaklaşık 50 nesneye daha bakmamız gerekiyor.

Dünya çapında pek çok başka üniversite ve enstitünün de işbirliği ve desteğiyle ortaya konan çalışma, hakemli bilim dergisi Monthly Notices of the Royal Astronomical Society’de yayımlandı.

Kaynak: independentturkish.com