<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Alpaslan Türkkan, Author at Hekimce Bakış</title>
	<atom:link href="https://hekimcebakis.org/author/a-turkkan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hekimcebakis.org/author/a-turkkan/</link>
	<description>Bursa Tabip Odası yayınıdır</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Jul 2020 12:53:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Hekimce Bakış Dergimizin 99. Sayısı Yayınlandı</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-99-sayisi-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2020 12:53:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=5988</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hekimce-bakis-kapak-99" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1-86x64.jpg 86w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-99-sayisi-yayinlandi/">Hekimce Bakış Dergimizin 99. Sayısı Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hekimce-bakis-kapak-99" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99-1-86x64.jpg 86w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><div class="wpb-content-wrapper"><div data-vc-full-width="true" data-vc-full-width-init="false" class="row vc_row wpb_row vc_row-fluid vc_custom_1595595691733"><div class="bs-vc-wrapper"><div class="wpb_column bs-vc-column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="bs-vc-wrapper wpb_wrapper"><h4 style="color: #ffffff;text-align: left" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading vc_custom_1595588535079" >HEKİMCE BAKIŞ DERGİSİ 99. SAYI</h4><div class="row vc_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6"><div class="bs-vc-wrapper "><h4 style="color: #000000;text-align: left" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading vc_custom_1562165810247" >PDF OLARAK İNDİRİN</h4>
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="sdm_download_item "><div class="sdm_download_item_top"><div class="sdm_download_thumbnail"><img decoding="async" class="sdm_download_thumbnail_image" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99.jpg" alt = "Sayı: 99 &#8211; PDF" /></div><div class="sdm_download_title">Sayı: 99 &#8211; PDF</div></div><div style="clear:both;"></div><div class="sdm_download_description"></div><div class="sdm_download_link"><span class="sdm_download_button"><a href="https://hekimcebakis.org/?sdm_process_download=1&download_id=5982" class="sdm_download blue" title="Sayı: 99 &#8211; PDF" target="_blank">PDF OLARAK İNDİR</a></span><span class="sdm_download_item_count"><span class="sdm_item_count_number">1323</span><span class="sdm_item_count_string"> Downloads</span></span></div></div><div class="sdm_clear_float"></div>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6"><div class="bs-vc-wrapper "><h4 style="color: #000000;text-align: left" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading vc_custom_1562165802515" >E-DERGİ OLARAK OKUYUN</h4>
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="sdm_download_item "><div class="sdm_download_item_top"><div class="sdm_download_thumbnail"><img decoding="async" class="sdm_download_thumbnail_image" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/07/hekimce-bakis-kapak-99.jpg" alt = "Sayı:99 &#8211; Online" /></div><div class="sdm_download_title">Sayı:99 &#8211; Online</div></div><div style="clear:both;"></div><div class="sdm_download_description"></div><div class="sdm_download_link"><span class="sdm_download_button"><a href="https://hekimcebakis.org/?sdm_process_download=1&download_id=5986" class="sdm_download blue" title="Sayı:99 &#8211; Online" target="_blank">ONLINE OKU</a></span><span class="sdm_download_item_count"><span class="sdm_item_count_number">908</span><span class="sdm_item_count_string"> Downloads</span></span></div></div><div class="sdm_clear_float"></div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div></div></div></div><div class="vc_row-full-width vc_clearfix"></div><div class="row vc_row wpb_row vc_row-fluid vc_custom_1595595680941"><div class="bs-vc-wrapper"><div class="wpb_column bs-vc-column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="bs-vc-wrapper wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<blockquote><p>
Hekimce Bakış dergimizi ulusal ölçekte büyük bir başarı örneği olarak 99. sayısı ile beğeninize sunmaktan onur duyuyoruz. Önümüzde Bursa Tabip Odası seçimi var. Görünen o ki; 100. Sayımızı yeni yönetim kurulu yayınlayacak.
</p></blockquote>
<p>Bursa’nın havasının DOSAB Kömürlü Termik Santrali ile kirletilmesine engel olma çabası sonrası Bursa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü görevinden istifa eden Dr. Resul Özbek bundan dört yıl önce 2016 yılı Temmuz ayında yaşamını yitirmişti. Kendisini anmadan geçmek haksızlık olurdu. Kentimiz için harcadığı çabası için minnettarız.</p>
<p>Çağlar boyunca gerçekleri gören ve dile getiren bilim insanlarının yönetimler/yöneticiler, güç sahibi kişiler ya da toplum kesimleri tarafından susturulmaya çalışıldığına tanık olduk. Bu tanıklığın 21. yüzyılda da devam etmesi insanlık adına umut kırıcı olmaktadır. Bilim insanlarının farklılığı, farklı düşünmeleri, gerçeği söylemeleri yönetenleri rahatsız etmeye devam ediyor. Pisagor, kendi okulunda öğrencileri ile birlikte yakılarak öldürüldü; kendi adı ile anılan kütlelerin korunması kanunu günümüzde de öğretilen Antoine Lavoisier’in kafası giyotin ile kesildi; İskenderiyeli Hypatia, iktidarın her dediğini olumlayan sessiz ve uysal bir kadın olmadığı için sokaklarda sürüklenerek öldürüldü ve yakıldı; Sokrates bildiği doğruları söylemekte ısrar ettiği için zehirlendi. Örnekleri ne yazık ki çoğaltabiliriz… Sonuçta hep aynı şey oldu. Öldürülen, dışlanan, yargılanan bilim insanları tarihe mal edildiler. Onları yargılayan, öldürenler ise unutuldular. Toplumların hafızasında bilim insanlarının ve onların öğretilerinin kalmış olması ve çağlar boyunca yüceltilmiş olmaları umudu yeniden yeşertiyor, gerçek bilgiyi savunmak için mücadele isteğini kamçılıyor.</p>
<p>Yaşamlarının son anlarına kadar bilginin peşinde koşan bu insanlar doğal yollarla yaşamlarını yitirseydi bugün dünyada ne değişirdi? Dünya nasıl bir yer olurdu? Lavoisier çarpıcı örnek olarak akıllarda kaldı. Lavoisier’in infazından önce, matematikçi arkadaşı Langrange’e, kafası giyotin ile kesilip sepete düştüğünde gözlerine bakmasını ve iki kez göz kırparsa, insanın kafası kesildikten sonra bir süre daha düşünmeye devam ettiğini anlayabileceklerini söylediği bilinir. Lavoisier ölürken bile kanıt peşindedir. Oysa onu kimlerin idama mahkûm ettiğini anımsamıyoruz. Galileo Galilei’nin “Dünya gene de dönüyor!” dediğini biliriz de onu evine hapseden Engizisyon üyelerinin isimlerini anımsamıyoruz. Sokrates’in “Suçlu olarak mı ölüm cezasına çarptırılsaydım yani?” dedikten sonra zehir içtiğini biliriz de onu suçlu bulanlar tarihin puslu karanlıklarında yitip gittikleri için isimlerini anımsamayız.</p>
<p>Roger Bacon hayatının büyük bölümünü insanın bilgisizliği üzerine çalışmaya ayırdı. Bacon, Doctor Mirabilis lakabı ile anılırdı; yani “Olağanüstü Bilgin”. Olağanüstü Bilgin olarak tanınan Bacon düşünceleri nedeniyle 14 yıl hapis yatmak zorunda kaldı. Günümüzde Bacon, çağdaş bilim ve deneysel yaklaşımın temsilcisi kabul ediliyor. İbn-i Sina’nın Aristoteles’ten sonraki en büyük filozof olduğunu söyleyen Bacon’ın 14 yılını hapiste geçirmek zorunda kalmasının temel nedeni, ne kadar eğitimli olursa olsun her insanın gerçeği kavramasının önünde engeller olduğunu söylemesiydi. Bacon, otoriteye bağlılık ve aşırı güvenin bilimsel bilgi için büyük tehlike olduğunu savundu. Güvenilir bilgiye, deneyle veri toplayarak ve akılla kanıtlayarak ulaşılabileceğini söyledi.</p>
<p>Bacon, insanlığa yön veren kitaplardan kabul edilen Opus Majus’u yazdı. Kitabında, gerçeğin önündeki engelleri dört başlıkta topladı. Bu engeller, insanların açık bilgiye ulaşmasını engelliyordu.</p>
<ul>
<li>Hatalı ve değersiz otoriteye bağlılık</li>
<li>Geleneklerin etkisi</li>
<li>Popüler ön yargılar</li>
<li>İnsanların cahilliklerini saklama tutumları</li>
</ul>
<p>Bacon Opus Majus kitabındaki hatalı ve değersiz otoriteyi; ilahi onay olmadan kanunsuzca ele geçirilmiş, bilgeliğin erdemiyle değil cüret ve şöhret arzusuyla cahil kalabalıkları ardına alan otorite olarak açıklamıştı. Einstein’ın, en zor yok edilebilecek güç olarak tanımladığı önyargıyı, Bacon daha 1200’lü yılların başında, gerçeğe ulaşmadaki engel olarak tanımlamıştı.</p>
<p>Gerçeğe ulaşma yolunda hiç durmadan çalışarak, insanların ve toplumların daha sağlıklı ve refah içinde yaşamalarını sağlamak için karşılıksız çabalayan tüm bilim insanları ve aydınların hak ettikleri değeri görmeleri dileğiyle sağlıkla kalın.</p>
<p><strong>Alpaslan Türkkan</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
</div><p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-99-sayisi-yayinlandi/">Hekimce Bakış Dergimizin 99. Sayısı Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hekimce Bakış Dergimizin 98. Sayısı Yayınlandı</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-98-sayisi-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jan 2020 15:58:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=4480</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hekimce-bakis-98-sayi" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi-86x64.jpg 86w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-98-sayisi-yayinlandi/">Hekimce Bakış Dergimizin 98. Sayısı Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hekimce-bakis-98-sayi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-98-sayi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><div class="wpb-content-wrapper"><div class="row vc_row wpb_row vc_row-fluid vc_custom_1562228578970"><div class="bs-vc-wrapper"><div class="wpb_column bs-vc-column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="bs-vc-wrapper wpb_wrapper"><div class="row vc_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6"><div class="bs-vc-wrapper ">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="sdm_download_item "><div class="sdm_download_item_top"><div class="sdm_download_thumbnail"><img decoding="async" class="sdm_download_thumbnail_image" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-kapak-98.jpg" alt = "Sayı: 98 &#8211; PDF" /></div><div class="sdm_download_title">Sayı: 98 &#8211; PDF</div></div><div style="clear:both;"></div><div class="sdm_download_description"></div><div class="sdm_download_date"><span class="sdm_download_date_label">Published: </span><span class="sdm_download_date_value">31 Ocak 2020</span></div><div class="sdm_download_link"><span class="sdm_download_button"><a href="https://hekimcebakis.org/?sdm_process_download=1&download_id=4487" class="sdm_download blue" title="Sayı: 98 &#8211; PDF" target="_blank">PDF OLARAK İNDİR</a></span><span class="sdm_download_item_count"><span class="sdm_item_count_number">1767</span><span class="sdm_item_count_string"> Downloads</span></span></div></div><div class="sdm_clear_float"></div>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6"><div class="bs-vc-wrapper ">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="sdm_download_item "><div class="sdm_download_item_top"><div class="sdm_download_thumbnail"><img decoding="async" class="sdm_download_thumbnail_image" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/01/hekimce-bakis-kapak-98.jpg" alt = "Sayı:98 &#8211; Online" /></div><div class="sdm_download_title">Sayı:98 &#8211; Online</div></div><div style="clear:both;"></div><div class="sdm_download_description"></div><div class="sdm_download_date"><span class="sdm_download_date_label">Published: </span><span class="sdm_download_date_value">31 Ocak 2020</span></div><div class="sdm_download_link"><span class="sdm_download_button"><a href="https://hekimcebakis.org/?sdm_process_download=1&download_id=4484" class="sdm_download blue" title="Sayı:98 &#8211; Online" target="_blank">ONLINE OKU</a></span><span class="sdm_download_item_count"><span class="sdm_item_count_number">972</span><span class="sdm_item_count_string"> Downloads</span></span></div></div><div class="sdm_clear_float"></div>

		</div>
	</div>
</div></div></div>
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<blockquote><p>
Toplum tarafından kabul edilen varsayımlar/değerler dizisi olarak tanımlanan paradigma, toplumun bilinç dışı inanç sistemi olup, klasik anlamda ön yargı olarak değerlendirilebilir.
</p></blockquote>
<div>
<p>Bilimsel bilgi üzerine kurulmuş paradigma güçlüdür. Paradigmanın değişimi yine bilimsel bilgi üzerine güçlü kanıtların gösterilmesi ile gerçekleşecektir. Toplumdaki paradigma mutlak olmadığından doğa ile çeliştiğinde, bilinç düzeyinde değerlendirilip gereksinime cevap vermediği görüldüğünde, zararlı olduğuna karar verildiğinde,  yetersizliği hissedildiğinde ya da temelindeki bilgi yenilendiğinde değişecektir.</p>
<p>Değişim, yeni /güncellenmiş bilgi üzerine kurularak gerçekleştirilir. Buna “bilimsel devrim” diyenler de vardır. Değişim için, reddedilen parametrenin yerini alacak yeni bir parametrenin bulunması gerekir. Mutlak bir karşıtlık içermek zorunda olmayan yeni paradigma, bilimsel yöntem ve araçlarla değerlendirilmiş olmalıdır.</p>
<p>Paradigma değişimi, bilim komiteleri dışında, dünyayı diğerlerinden farklı gören, algılayan bireylerin zihninde de gerçekleşebilir. Yaşamın bir zenginliği olarak bu bireyler; paradigma ile koşullanmamış, konuya yoğunlaşabilen duru zihinlere sahip de olabilirler. Bu zihinler bilim dışında entelektüel uğraşları olan bireylere de ait olabilir.</p>
<p>Tüm toplumu ilgilendiren ve etkileyen, bilimsel temellere dayalı olarak kanıtlanmış ve toplum tarafından genel kabul gören paradigmalara karşı popülist söylemler toplumda yaygın ilgi çekme potansiyeline sahiptir.</p>
<p>Toplumlar tarafında kabul görmüş değerler dizisine yapılan entelektüel saldırılar “komplo teorisi” boyutu ile eğitimli toplum kesimleri tarafından da ilgi ile izlenebilmekte, savunulabilmektedir.</p>
<p>Özellikle bilimi kendi çıkarı doğrultusunda büken söylemleriyle komplo teorileri ilgi uyandırmakta, kısa sürede taraftar bulabilmektedir. Özellikle konu ile ilgili kişilerin bilip, toplumun bilmediği gerçeklerin içine yedirilmiş komplo teorileri yutmaya hazır lokma olarak sunulabilmektedir. Komplo teorilerinin günümüzde yaygın biçimde ve kolayca kabul gördüğü, bilim insanlarının değerlendirdiği konular arasındadır.</p>
<p>Günümüz, bilim ve bilimsel düşünceye yapılan saldırıları ile tarihte yer bulacaktır. Paradigma değişimi ve komplo teorisi ayırıcı tanısında bilimsel düşünce ve kanıt piramidinin yol gösterici olacağının tekrarlanmasında yarar vardır.</p>
<p><strong style="text-transform: initial;">Dr. Alpaslan TÜRKKAN</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
</div><p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-98-sayisi-yayinlandi/">Hekimce Bakış Dergimizin 98. Sayısı Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kentte Yaşam: Kırdan Kente, Kentten Metakent’e</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/cevre-haberleri/kentte-yasam-kirdan-kente-kentten-metakente/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2019 11:15:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=3975</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1500" height="1000" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sehir-goc" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2.jpg 1500w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></div>
<p>Geçmişin aksine günümüzde dünya nüfusunun çoğu kentlerde yaşıyor ve kentte yaşam eğilimi devam ediyor. Toplumun %5’inin kentlerde yaşadığı 19. yüzyıl başlarından günümüze büyük değişim yaşandı. Kentte yaşam oranı1950, 2000 ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/cevre-haberleri/kentte-yasam-kirdan-kente-kentten-metakente/">Kentte Yaşam: Kırdan Kente, Kentten Metakent’e</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1500" height="1000" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sehir-goc" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2.jpg 1500w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-2-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></div><blockquote><p>Geçmişin aksine günümüzde dünya nüfusunun çoğu kentlerde yaşıyor ve kentte yaşam eğilimi devam ediyor. Toplumun %5’inin kentlerde yaşadığı 19. yüzyıl başlarından günümüze büyük değişim yaşandı. Kentte yaşam oranı1950, 2000 ve 2018 yıllarında sırasıyla %30, %49 ve %55’e ulaşırken 2050 yılında %68 olması bekleniyor<sup>1,2</sup>.</p></blockquote>
<p>1930’ların sonuna kadar nüfusu 10 milyonu aşan kentler için kullandığımız “megakent” tanımı henüz yapılmamıştı. Dünyada ilk olarak New York, 1940’larda  “megakent” haline dönüştü<sup>3</sup>.1950 yılına gelindiğinde Tokyo’nun da eklenmesi ile dünyada megakent sayısı ikiye ulaştı. Kentlerde nüfus artışı devam etti ve nüfusu 20 milyonu aşan kentler için yeni bir tanımlamaya gereksinim doğdu. Yerkürede 2016 yılında nüfusu 20 milyonu aşan 8  “metakent”  (Tokyo, Delhi, Shangai, Mumbai, Sao Paulo, Beijing, Mexico City, Osaka) bulunuyordu. 2030 yılında metakent sayısının  Dhaka, Karachi, Cairo, Lagos’un eklenmesi ve Osaka’nın çıkması ile 11’e erişmesi bekleniyor.</p>
<p>Günümüzün en kalabalık kenti olan Tokyo, 37 milyon nüfusu ile çok sayıda ülke nüfusunu aşmış durumdadır<sup>1</sup>. Kısa bir süre sonra nüfusa dayalı yeni bir kent tanımına gereksinim doğacak gibi görünüyor.</p>
<p><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-3981" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc.jpg" alt="" width="1710" height="600" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc.jpg 1710w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-300x105.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-768x269.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/sehir-goc-1024x359.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1710px) 100vw, 1710px" /></a>Dünyada 2007 yılında 3,29 milyar kişi kentte 3,38 milyar kişi kırsalda yaşarken 2025 yılında sırasıyla bu sayıların 4,58 milyar ve 3,43 milyar olması bekleniyor. Önümüzdeki yıllarda kentsel nüfus artışının çoğu, az gelişmiş bölgelerde ve özellikle Asya kentlerinde yoğunlaşacak<sup>4</sup>. Bu durum gittikçe artan sayıda insanın yaşadığı, ekonomik, kültürel ve toplumsal değişimin odağı olan kentlere ve kentlerin insan sağlığı üzerine olan etkilerine odaklanmamızı ve süreci doğru değerlendirmemizi zorunlu kılıyor.</p>
<p><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-3976" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam.png" alt="kentte-yasam" width="1493" height="466" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam.png 1493w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-300x94.png 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-768x240.png 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-1024x320.png 1024w" sizes="auto, (max-width: 1493px) 100vw, 1493px" /></a><em>Grafik 1. Gelir düzeyine göre kentte yaşam yüzdesi 1950-2050 (Kaynak: (United Nations, 2019)</em></p>
<p>Ülkelerin gelir düzeyi arttıkça kentte yaşam oranı artmaktadır. Gelir düzeyi ile kentte yaşam arasındaki pozitif ilişki Grafik1’de görülmektedir. Benzer ilişki ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile de vardır. Gelişmişlik düzeyi arttıkça kentte yaşayan nüfusun oranı artar (Grafik 2).</p>
<p>Günümüzde kentte yaşam oranı Kuzey Amerika ve Avrupa’da en yüksek düzeydedir. Kentli nüfus oranı en gelişmiş bölgelerde %78,7 ve en az gelişmiş bölgelerde %33,6’dır<sup>1</sup>. Gelecekte kentte yaşamın, günümüz gelişmekte olan ülkelerinde daha fazla olmasının beklendiğini belirtmiştik (Grafik 3). Bu noktada kentleşme hızının kentler için tehdit oluşturacak düzeye ulaşma potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerekir. Londra nüfusu 1 milyardan 8 milyara 130 yılda ulaşırken benzer artış Bangog’da 45, Dhaka’da 37 ve Seoul’de 25 yılda gerçekleşti<sup>3,5</sup>. Bu süreç iyi yönetilmeye ihtiyaç duymaktadır.</p>
<p><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-2.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-3977" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-2.png" alt="kentte-yasam" width="1505" height="595" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-2.png 1505w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-2-300x119.png 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-2-768x304.png 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-2-1024x405.png 1024w" sizes="auto, (max-width: 1505px) 100vw, 1505px" /></a><em>Grafik 2. Gelişmişlik düzeyine göre kentte yaşam yüzdesi 1950-2050 (Kaynak: (United Nations, 2019)</em></p>
<p>Kentleşme ile artan nüfus ve yanı sıra değişen nüfus ve toplum yapı kentlerdeki sorunları çeşitlendirmektedir. Kentleşme; ekonomi ile endüstri, tarım, teknoloji ve hizmet sektörüyle yakından ilişkilidir. Artan nüfusa koşut olarak önemli sağlık risklerini barındıran gecekondulaşma da artmaktadır. Günümüzde kalabalık yaşamın olduğu gecekondularda bir milyar kişinin yaşadığı ve bu sayının 2030 yılında çoğu Asya ve Afrika’da olmak üzere iki milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Hızlı göç, kalabalık ve kötü koşullardaki gecekondularda barınma, temiz suya, sağlık hizmetine erişim sorunları başta enfeksiyonlar olmak üzere birçok sağlık sorunu için risk oluşturur.</p>
<p><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-3.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-3978" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-3.png" alt="" width="1473" height="548" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-3.png 1473w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-3-300x112.png 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-3-768x286.png 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/11/kentte-yasam-3-1024x381.png 1024w" sizes="auto, (max-width: 1473px) 100vw, 1473px" /></a><em>Grafik 3. Gelişmişlik düzeyine göre kentleşme hızı (%) 1950-2050 (Kaynak: (United Nations, 2019)</em></p>
<p>Kentleşme başarılı biçimde yönetilemediğinde konut, ulaşım, enerji, istihdam, eğitim ve sağlık hizmetleri gibi temel hizmetlerde sorunların oluşmasına, sağlık sorunlarının çeşitlenmesi ve yaygınlaşmasına neden olacaktır. Bu nedenle doğru kent politikalarının oluşturulması ve uygulanması toplum sağlığı için kaçınılmazdır. Kent politikaları; ayrışmayı önleyen, hiç kimseyi dışlamayan, dezavantajlı gruplara hizmeti önceleyen, eşitlikçi ve adil politikalar üzerine kurulmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<ul>
<li>United Nations. (2019). <em>World Urbanization Prospects: The 2018 Revision</em>. <em>Department of Economic and Social Affairs, Population Division</em>. New York: United Nations. https://doi.org/10.4054/demres.2005.12.9</li>
<li>Vojnovic, I., Pearson, A., Asiki, G., DeVerteuil, G., &amp; Allen, A. (2019). <em>Handbook of Global Urban Health</em>. <em>Handbook of global urban health</em>. New York: Routledge. https://doi.org/10.1017/CBO9781107415324.004</li>
<li>Galea, S., &amp; Vlahov, D. (2005). <em>Handbook of urban health: populations, methods, and practice</em>. New York: Springer Science.</li>
<li>Kramer, A., Khan, M., &amp; Kraas, F. (2011). <em>Health in Megacities and Urban Areas</em>. <em>Health in Megacities and Urban Areas</em>. New York: Springer-Verlag Berlin Heidelberg. https://doi.org/10.1007/978-3-7908-2733-0</li>
<li>World Health Organization, The WHO Centre for Health Development, Kobe, and U. N. H. S. P. (2010). <em>Hidden cities: Unmasking and Overcoming Health Inequities in Urban Settings</em>. <em>Evolutionary Ecology</em>. Switzerland. https://doi.org/10.1373/clinchem.2011.163634</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/cevre-haberleri/kentte-yasam-kirdan-kente-kentten-metakente/">Kentte Yaşam: Kırdan Kente, Kentten Metakent’e</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her yıl yollarda 1.35 milyon insan yaşamını yitiriyor</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/guncel/her-yil-yollarda-1-35-milyon-insan-yasamini-yitiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:01:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=3179</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="trafik-kaza" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı Yol Güvenliği Küresel Raporu 2018’e göre her yıl yollarda 1.35 milyon insan yaşamını yitirmektedir. Tüm ölümlerin %2,5’inin sorumlusu olarak trafik kazaları insanların sekizinci sıradaki katilidir. Trafik [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/her-yil-yollarda-1-35-milyon-insan-yasamini-yitiriyor/">Her yıl yollarda 1.35 milyon insan yaşamını yitiriyor</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="trafik-kaza" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/trafik-kaza-2-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı Yol Güvenliği Küresel Raporu 2018’e göre her yıl yollarda 1.35 milyon insan yaşamını yitirmektedir. Tüm ölümlerin %2,5’inin sorumlusu olarak trafik kazaları insanların sekizinci sıradaki katilidir. Trafik ölümleri her yaş için aynı değildir. 5-29 yaş grubu ölümlerinin birinci sıradaki nedeni trafiktir. Yaş grubunun özelliği göz önüne alındığında trafik kazalarının topluma oluşturduğu yük görülecektir.</p></blockquote>
<p>Ölümlerin çoğu düşük ve orta gelirli ülkelerdedir. Asıl üzücü olan ise 2013 yılından günümüze düşük ve orta gelirli ülkelerde bu konuda bir düzelme olmamasıdır.</p>
<p>Dünyada trafik nedenli ölümlerin yarıdan fazlasını yayalar, bisiklet ve motosiklet sürücüleri oluşturmuştur. CDC’ye göre (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi) 2016 yılında ABD’de her 1,5 saatte bir yaya yaşamını yitirmiştir. Yayalar içinde özellikle 65 yaş ve üstü yaşlılar ile çocuklar risk grubunu oluşturur. Yaya yaralanma ve ölümleri ile sürücülerdeki alkol konsantrasyonu ilişkili bulunmuştur. Yaya ölümleri daha çok kentsel alanda, kavşak olmayan yerlerde ve gece sıktır.</p>
<p>Her yıl çok sayıda insanın yaşamını yitirmesine neden olan trafik yaralanmaları tamamen önlenebilir olmaları nedeniyle kabul edilemez. Günümüzde kentlerin önemli sorunlarından olan ulaşım, gittikçe karmaşıklaşan yapısı ile artan biçimde tehdit oluşturmaktadır. Kent yöneticilerinin zaman yitirmeden toplumun katılımını da sağlayarak bilimsel çözümler geliştirmesi ve uygulaması zorunludur.</p>
<p><strong>Sözü Geçen Çalışmalar:</strong><br />
Global status report on road safety 2018. Geneva: World Health Organization; 2018<br />
Centers for Disease Control and Prevention. https://www.cdc.gov/motorvehiclesafety/pedestrian_safety/index.html</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/her-yil-yollarda-1-35-milyon-insan-yasamini-yitiriyor/">Her yıl yollarda 1.35 milyon insan yaşamını yitiriyor</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hekimce Bakış dergimizin 97. sayısı yayınlandı</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-97-sayisi-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 15:17:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=3030</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1334" height="1000" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hekimce-bakis-kapak" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a.jpg 1334w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1334px) 100vw, 1334px" /></div>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-97-sayisi-yayinlandi/">Hekimce Bakış dergimizin 97. sayısı yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1334" height="1000" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hekimce-bakis-kapak" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a.jpg 1334w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/hekimce-bakis-kapak-97-a-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1334px) 100vw, 1334px" /></div><div class="wpb-content-wrapper"><div class="row vc_row wpb_row vc_row-fluid vc_custom_1562228578970"><div class="bs-vc-wrapper"><div class="wpb_column bs-vc-column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="bs-vc-wrapper wpb_wrapper"><div class="row vc_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6"><div class="bs-vc-wrapper ">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="sdm_download_item "><div class="sdm_download_item_top"><div class="sdm_download_thumbnail"><img decoding="async" class="sdm_download_thumbnail_image" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/Kapak-Sablon.jpg" alt = "Sayı: 97 &#8211; PDF" /></div><div class="sdm_download_title">Sayı: 97 &#8211; PDF</div></div><div style="clear:both;"></div><div class="sdm_download_description"></div><div class="sdm_download_date"><span class="sdm_download_date_label">Published: </span><span class="sdm_download_date_value">1 Temmuz 2019</span></div><div class="sdm_download_link"><span class="sdm_download_button"><a href="https://hekimcebakis.org/?sdm_process_download=1&download_id=3031" class="sdm_download blue" title="Sayı: 97 &#8211; PDF" target="_blank">PDF OLARAK İNDİR</a></span><span class="sdm_download_item_count"><span class="sdm_item_count_number">1465</span><span class="sdm_item_count_string"> Downloads</span></span></div></div><div class="sdm_clear_float"></div>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6"><div class="bs-vc-wrapper ">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="sdm_download_item "><div class="sdm_download_item_top"><div class="sdm_download_thumbnail"><img decoding="async" class="sdm_download_thumbnail_image" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/Kapak-Sablon.jpg" alt = "Sayı: 97 &#8211; Online" /></div><div class="sdm_download_title">Sayı: 97 &#8211; Online</div></div><div style="clear:both;"></div><div class="sdm_download_description"></div><div class="sdm_download_date"><span class="sdm_download_date_label">Published: </span><span class="sdm_download_date_value">1 Temmuz 2019</span></div><div class="sdm_download_link"><span class="sdm_download_button"><a href="https://hekimcebakis.org/?sdm_process_download=1&download_id=3039" class="sdm_download blue" title="Sayı: 97 &#8211; Online" target="_blank">ONLINE OKU</a></span><span class="sdm_download_item_count"><span class="sdm_item_count_number">1229</span><span class="sdm_item_count_string"> Downloads</span></span></div></div><div class="sdm_clear_float"></div>

		</div>
	</div>
</div></div></div>
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element bs-vc-block" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<blockquote><p>
Hekimce Bakış’ın 97. sayısının  basılmasındaki gecikme, tercihimiz  olmadığı gibi kontrolümüz dışında gelişen  olaylardan kaynaklandı. Bizi kısıtlayan  ve kontrol edemediğimiz değişkenlerin  etkisini azaltmak, yeni çıkışlar bulmak ile  uğraşırken ekip olarak boş durmadık ve  35 elektronik bülten yayınladık. Bu sayının editör yazısında son iki sayı arasında yaşananları anlatmayı uygun gördüm.
</p></blockquote>
<p>“Hekimce Bakış” olmadan önce elde tasarlayıp bastığımız Bülten’den; kendine özgü tasarımı ile dikkat çeken dergiye dönüşüm kısa sürede gerçekleşmedi. Uzun ve yoğun emekle yürütülen süreçte çok sayıda zorlukla karşılaşılmış ve hepsi aşılmış olmakla birlikte 96. Sayıyı yayınladıktan sonra karşılaştığımız gibisiyle hiç karşılaşmamıştık. Değişen Oda Yöneticileri ve Yayın Kurulları; dergiden vaz geçmemiş ve kesintisiz 30 yıldır yayınlanmasını sağlamıştı. Ancak gelinen noktada derginin basımı için teklif  istediğimizde, basımevleri ya basmak istemiyor ya da 1-2 gün geçerli olacak şekilde teklif veriyorlardı. Gerekçe ortaktı ve kağıt fiyatlarındaki belirsizlik gösteriliyordu.</p>
<p>Üstelik tek zorluğumuz kağıt da değildi. Her üyemize ücretsiz olarak postaladığımız üç bin derginin posta masrafı bol sıfırlı rakamlara ulaşmıştı.  Odanın web sayfasının yenilenmesi sürecine denk gelen bu sıkıntılı günlerde,  derginin yapısını değiştirip edergi biçimine sokulması konuşulmaya başlanmıştı.</p>
<p>E-dergi ile ilgili yürütülen görüşmeler sırasında dergi basılana kadar konuların güncelliğini yitirdiği ve daha dinamik, canlı bir yapıya gereksinim olduğu dile getiriliyordu. Teknolojiye uyumlu, sosyal medyayı da içine katabilen, sık güncellenen haftalık bülten ile üyelerine doğrudan ulaşan Hekimce Bakış hayalimiz başladı.<br />
Hekimce Bakış Blogunu oluşturmamız bu hayalin ürünüydü. Oluşturduğumuz blog içine Hekimce Bakış’ın eski sayılarını da yerleştirdik. Her hafta Cuma günü, bloğumuza üye olanlara eposta ile bülten göndermeye başladık.<br />
Süreç içinde gönderdiğimiz bültenlerin Hekimce Bakış dergisi olarak algılandığını fark edince ayrı bir mutlu olduk olmasına ama ülkemiz koşulları için oldukça değerli bir yayın kabul edilmesi gereken ve otuz yılı aşkın süredir yayın hayatını sürdüren Hekimce Bakış dergi da olarak yaşamını sürdürmeliydi. Bunun için Hekimce Bakış’ı blog içine e dergi olarak eklemeye ve maliyeti düşürecek biçimde az sayıda dijital baskı olarak basmaya karar verdik.<br />
İçinde hiç reklam göremeyeceğiniz dergimiz, basılı olmasının yanı sıra ekranlardan da okunacağı için okumayı kolaylaştıran görsel bir yapıya ulaştırıldı.</p>
<p>Kurduğumuz bu altyapı ile; https://hekimcebakis.org/ adresindeki Hekimce Bakış bloğu ve haftalık ebültenleri ile ederginin düzenli olarak sizlere ulaşacağına inanıyorum.</p>
<p><strong>Dr. Alpaslan TÜRKKAN</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
</div><p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/hekimce-bakis-dergimizin-97-sayisi-yayinlandi/">Hekimce Bakış dergimizin 97. sayısı yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bursa’nın 2017 yılı sağlık verisi ne kadar güvenilir?</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/bursanin-2017-yili-saglik-verisi-ne-kadar-guvenilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Apr 2019 12:39:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2514</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1400" height="865" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="saglik-hastane" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane.jpg 1400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane-300x185.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane-768x475.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane-1024x633.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1400px) 100vw, 1400px" /></div>
<p>Bursa’da 2017 yılı bebek ölüm hızı; Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne göre binde 4,7 Sağlık Bakanlığı’na göre binde 6,8’dir. &#160; Bursa Tabip Odası uzun yıllardan beri kentin sağlık verisini değerlendirir. Bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/bursanin-2017-yili-saglik-verisi-ne-kadar-guvenilir/">Bursa’nın 2017 yılı sağlık verisi ne kadar güvenilir?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1400" height="865" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="saglik-hastane" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane.jpg 1400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane-300x185.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane-768x475.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/saglik-hastane-1024x633.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1400px) 100vw, 1400px" /></div><h5>Bursa’da 2017 yılı bebek ölüm hızı;</h5>
<h5>Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne göre binde 4,7</h5>
<h5>Sağlık Bakanlığı’na göre binde 6,8’dir.</h5>
<blockquote><p>&nbsp;</p>
<p>Bursa Tabip Odası uzun yıllardan beri kentin sağlık verisini değerlendirir. Bu değerlendirmeyi yapabilmek için Bursa’da en yetkin kurumdan; Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nden yazı ile veri istemektedir. Yazı ile istenir, çünkü Müdürlük uzun yıllardır veri yayınlamamaktadır.</p></blockquote>
<p>Müdürlük tarafından 2018 yılı verisi yeni gönderilmişken ve 2019 yılının ortalarına doğru yaklaşırken neden 2017 yılı verisini değerlendiren bir yazı yazıyorum? Cevabı çok kolay; Sağlık Bakanlığı 2017 Sağlık İstatistikleri Yıllığı’nı yayınladı. Böylelikle Müdürlük tarafından sunulan veri ile Sağlık Bakanlığının yayınladığı veriyi kıyaslama olanağımız doğdu.</p>
<p>Yanıtlanması gereken soru; işin doğası gereği illerden toplanan verinin birleştirilmesi ile bütünleşen Sağlık İstatistikleri Yıllığı verisini, yerel veri ile kıyaslama gereksiniminin nereden doğduğudur. Bunun için kısa bir hatırlatma yapmakta yarar var. Müdürlük 2008 yılı için Bursa’daki bebek ölüm hızını binde 6 olarak bildirdiğinde veriye şüphe ile yaklaşmış ve belediye mezarlıkları, Sağlık Müdürlüğü, TÜİK, Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nden veri toplayarak bu hızın doğruluğunu değerlendirmiştik. Kırsal alandaki bebek ölümleri toplanmadığından bebek ölüm hızını, olandan daha düşük hesaplamış olabileceğimizi çalışmanın sınırlılığı olarak belirttiğimiz çalışmamızda, bebek ölüm hızını binde 20,8 olarak hesaplamıştık<sup>1</sup>. Bebek ölüm hızındaki bu karmaşa aydınlığa kavuşmadan Müdürlüğün 2017 için bebek ölüm hızını binde 4,7 olarak bildirmesi, Müdürlük ile Bakanlık verisini kıyaslamanın iyi olacağı düşüncesini doğurdu.</p>
<p>Bu yazıda Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nün sunduğu veri<sup>2</sup> ile Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı veri karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma, Müdürlüğün sunduğu veri ve Sağlık İstatistikleri Yıllığı’nda<sup>3</sup> iller bazında sunulan göstergeler üzerinden yapılmıştır.</p>
<p>Müdürlüğün verisi pratisyen hekim, ebe ve hemşire sayıları dışında Bakanlığın verisinden fazladır. Bakanlık verisi; 72 pratisyen hekim, 27 hemşire ve 9 ebe daha fazladır. Müdürlük ve Bakanlık üç veride hemfikir olmuştur. Bunlar; nüfus, asistan hekim ve 112 ambulans sayısıdır. Bunların dışında Müdürlüğün sunduğu tüm veri Bakanlığın bildirdiğinden fazladır. Örneğin; Bursa’da Bakanlığın bilgisi dışında 93 hastane yatağı, 33 yoğun bakım yatağı daha bulunmaktadır. Bursa’da 2017 yılında Bakanlığın bilgisi dışında 3 milyondan fazla kişi muayene ve yaklaşık 227 bin kişi ameliyat edilmiştir (Tablo 1).</p>
<p><strong>Tablo 1. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı 2017 yılı sağlık verileri</strong></p>
<table width="787">
<tbody>
<tr>
<td width="329"></td>
<td width="231"><strong>Bursa il Sağlık Müdürlüğü</strong></td>
<td width="228"><strong>Sağlık Bakanlığı</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Nüfus</strong></td>
<td width="231">2.936.803</td>
<td width="228">2.936.803</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Toplam Yatak Sayısı</strong></td>
<td width="231">7.173</td>
<td width="228">7.080</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Yoğun Bakım Yatak Sayısı</strong></td>
<td width="231">1.098</td>
<td width="228">1.065</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Uzman Dr.</strong></td>
<td width="231">2.761</td>
<td width="228">2.670</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Asistan Dr.</strong></td>
<td width="231">545</td>
<td width="228">545</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Pratisyen Dr.</strong></td>
<td width="231">1.396</td>
<td width="228">1.468</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Toplam Hekim</strong></td>
<td width="231">4.702</td>
<td width="228">4.683</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Hemşire</strong></td>
<td width="231">5.468</td>
<td width="228">5.495</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Ebe</strong></td>
<td width="231">1.743</td>
<td width="228">1.752</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>1. basamak muayene sayısı</strong></td>
<td width="231">12.168.694</td>
<td width="228">10.789.376</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>2 ve 3. basamak muayene sayısı</strong></td>
<td width="231">17.615.950</td>
<td width="228">15.982.723</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>112 ambulans sayısı</strong></td>
<td width="231">104</td>
<td width="228">104</td>
</tr>
<tr>
<td width="329"><strong>Ameliyat sayısı</strong></td>
<td width="231">406.517</td>
<td width="228">179.796</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>İl Sağlık Müdürlüğü 2017 yılı için bebek ölüm hızını binde 4,7 olarak bildirmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu ise aynı yıl için Bursa’da bebek ölüm hızının binde 6,8 olduğunu bildirmiştir. Benzeri 2008 yılında yaşandığı gibi, Müdürlük bebek ölüm hızını yıllardan beri beklenenin çok altında bildirmektedir.</p>
<p>Müdürlüğün bildirdiği ile Bakanlık tarafından yayınlanan Sağlık İstatistik Yıllığı verisinin bir kısmı birbirini tutmamaktadır. Bunun nedeni olarak; Müdürlüğün Bakanlığa farklı veri sunduğu ya da Bakanlığın Müdürlük tarafından gönderilen veriyi değiştirdiği düşünülebilir.</p>
<p>Ancak unutulmamalıdır ki; toplum sağlığını geliştirmek için doğru ve güvenilir veri sunmak zorunludur. Sağlık politikaları ve buna dayalı plan/programlar doğru ve güvenilir veriye dayanmadığı sürece sağlıktan söz edilemez.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak</strong></p>
<ol>
<li>Pala K, Türkkan A, Gerçek H. (2010). Türkiye’de illerde bebek ölüm hızı ne kadar doğru hesaplanabiliyor? Bursa’dan bir çalışma. Türk Pediatri Arşivi 45(3):264-267.</li>
<li>Bursa Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün 21 Şubat 2018 tarih ve 33201304-719 nolu yazısı.</li>
<li>Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2017. <a href="https://dosyasb.saglik.gov.tr/Eklenti/30147,turkcesiydijiv1pdf.pdf?0">https://dosyasb.saglik.gov.tr/Eklenti/30147,turkcesiydijiv1pdf.pdf?0</a> (erişim tarihi: 09 Nisan 2019)</li>
</ol>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/bursanin-2017-yili-saglik-verisi-ne-kadar-guvenilir/">Bursa’nın 2017 yılı sağlık verisi ne kadar güvenilir?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumun Hastalığı: Toplumsal Kanıt İlkesi ya da Duyarsızlık</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/toplumun-hastaligi-toplumsal-kanit-ilkesi-ya-da-duyarsizlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 14:44:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 95. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2277</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="885" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="genevo-sendromu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a-300x221.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a-768x566.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a-1024x755.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Onlarca kişinin gözü önünde, bir saat boyunca yavaş yavaş, işkence edercesine cinayet işlenebilir mi? Onlarca kişi bu vahşi cinayete kayıtsız bir şekilde seyirci kalır mı? Sorunun cevabı üzücü ve insanlık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/toplumun-hastaligi-toplumsal-kanit-ilkesi-ya-da-duyarsizlik/">Toplumun Hastalığı: Toplumsal Kanıt İlkesi ya da Duyarsızlık</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="885" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="genevo-sendromu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a-300x221.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a-768x566.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a-1024x755.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-1a-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>Onlarca kişinin gözü önünde, bir saat boyunca yavaş yavaş, işkence edercesine cinayet işlenebilir mi? Onlarca kişi bu vahşi cinayete kayıtsız bir şekilde seyirci kalır mı? Sorunun cevabı üzücü ve insanlık için utandırıcı; çünkü bu şekilde cinayet işlendi. Hakkında çok sayıda makale yazılan ve konu ile ilgili deneyler yapılmasına neden olan gerçek bir yaşam öyküsünü paylaşacağım sizlerle.</p></blockquote>
<p>Catherine Susan Genovese evine gitmek için işlettiği barı kapattığında saat 2:30’du. Evinin önüne geldiğinde saat 03:15 olmuştu. 13 Mart 1964 günü; 28 yaşındaki Genovese’nin yaşadığı son gün oldu. Genovese yaşadığı apartmana yaklaştığında, evli ve iki çocuk babası olan 29 yaşındaki Winston Moseley’in dikkati çekti. Moseley avını takip etmeye başladı. Bir süre sonra takip edildiğini fark eden Genovese kaçmaya başladı. Moseley onu apartmanının girişine otuz metre kala yakaladı ve sırtından iki kez bıçakladı. Çaresiz kadının “Beni bıçakladı tanrım yardım edin!” çığlığı 10 katlı apartmanda ışıkların yanmasına ve komşuların olaya tanık olmasına neden oldu. Komşularından Robert Mozer, penceresini açıp “kızı rahat bırak!” diye bağırdı. Bu seslenişten korkan saldırgan arabasına binip kaçtı.</p>
<figure id="attachment_2280" aria-describedby="caption-attachment-2280" style="width: 284px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-2280" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-2.jpg" alt="Catherine Susan Genovese" width="284" height="405" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-2.jpg 284w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-2-210x300.jpg 210w" sizes="auto, (max-width: 284px) 100vw, 284px" /></a><figcaption id="caption-attachment-2280" class="wp-caption-text">Catherine Susan Genovese</figcaption></figure>
<p>On dakika sonra olay yerine geri dönen Moseley, sırtında bıçak yaraları ile doğrulup apartmanına doğru ilerlemeye çalışan kadına tekrar saldırdı. Bu kez tanınmamak için geniş kenarlı bir şapka takmıştı. Apartman girişinde yakaladığı kadını tekrar bıçaklamaya başladı. Bu kez “ölüyorum, ölüyorum!” şeklindeki çığlıkları duyuldu genç kadının. Işıklar yeniden yandı. Moseley yine korkup kaçtı.</p>
<p>Moseley son kez geri döndüğünde, kanlar içinde kıvranıp yardım çığlıkları atan, kadını merdiven boşluğunda buldu. Bu kez bıçaklamaya tecavüz de eklendi. Yakalandıktan sonra tekrara tekrar geri dönme nedenini “yapmak istediğim işi bitirememiştim” diye açıklayan katil, işini 17 bıçak darbesi ile bitirebilmişti.</p>
<p>Olaydan altı gün sonra bir ev soygununda yakalanan katilin, nekrofili hastası olduğu, daha önce biri 15 diğeri 24 yaşında iki kadını da öldürerek tecavüz ettiği ortaya çıktı. Hakkında verilen idam kararı müebbet hapse döndürüldü. Moseley 2016 yılında ve 81 yaşındayken hapishanede yaşamını yitirdi.</p>
<p>Önce basit bir cinayet olarak değerlendirilen olayın sosyal boyutu, New York Times editörü Rosenthal tarafından şans eseri fark edilip “Hastalığın adı duyarsızlık” başlığında gazetede yayınlanınca büyük bir yankı uyandırdı. Devreye toplum vicdanı girince kadının Catherine Susan olan adı ona beslenen sempatinin göstergesi olarak “Kitty”  oluverdi.</p>
<figure id="attachment_2281" aria-describedby="caption-attachment-2281" style="width: 306px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-2281 size-full" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-3.jpg" alt="" width="306" height="442" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-3.jpg 306w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/genevo-sendromu-3-208x300.jpg 208w" sizes="auto, (max-width: 306px) 100vw, 306px" /></a><figcaption id="caption-attachment-2281" class="wp-caption-text">Winston Moseley</figcaption></figure>
<p>Davada polisi aramama nedeni sorulan tanık; “olaya dahil olmak istemedim” diye cevap verdi. Tek tanık bu kişi değildi. Toplam olarak olaya tanıklık eden otuz sekiz kişi vardı. Yazım hatası yok, rakam ile 38 kişi&#8230; Daha açık yazmak gerekirse; katil genç kadını 40-45 dakika içinde üç kez gelip gidip bıçaklayarak öldürürken 38 kişi olayı izlemiş ve müdahale etmemişti. Olay tüm boyutları ile ve sosyal psikologların da katılımıyla değerlendirildikten sonra toplumun olaylara karşı duyarlılığını yitirmesiyle, kayıtsızlaşmasıyla açıklandı.</p>
<p>Genovese cinayetine benzer olaylar daha sonra da defalarca yaşandı…</p>
<p>Sosyal araştırmacı John Darley ve Bibb Latane tanıkların duyarsızlığını korkuya bağlamadılar. Araştırma ve deneyler yaparak tezlerini oluşturdular. Onlara göre duyarsızlık gibi görünen bu tür olayların iki ana nedeni bulunmaktadır.</p>
<ol>
<li>Kalabalık bir ortamda yardıma gereksinim duyan kişiye tepki verme süresi ortamdaki birey sayısı arttıkça artar. Daha açık söyleyişle; ortamdaki kişi sayısı arttıkça yardım gecikir. Darley ve Latane görüşlerinin doğruluğunu yaptıkları deneylerle de gösterdiler. Kalabalık ortamda sorumluluk paylaşımı nedeniyle yardımın geciktiğini, ortamdaki her kişinin diğerinin olayla ilgileneceğini düşündüğünü ve böylelikle bireyin hissettiği sorumluluğun paylaşılarak azaldığını bildirdiler.</li>
<li>İzlenen olayın acil ve müdahale edilmesi gereken bir durum olduğu konusunda karar verememek. Yerde yatan kişi alkol ya da uyuşturucu nedeniyle yatıyor olabileceği gibi kalp krizi geçirmiş de olabilir. İşitilen ses bir silaha mı yoksa bir otomobile mi aittir? Gördükleri kamera şakası ya da film çekimi olabilir mi? Acil, müdahale edilmesi gereken bir olay sandığı bu duruma müdahale etmesi onun daha sonra utanmasına neden olabilir mi?</li>
</ol>
<p>Bu ve benzeri sorularla karar vermekte güçlük çeken kişi, bir de zaman baskısı yaşıyor ve kendisini kısa sürede karar vermek zorunda hissediyorsa, en garantili gördüğü yöntemi kullanıyor. Toplum tarafından kabul görecek ve kendisini koruyacak davranış biçimini, çevresindeki diğer insanları izleyerek şekillendiriyor; kendi benzerini taklit ediyor. Genovese olayında olduğu gibi; tanıkların tümü sakin bir şekilde birbirlerini izler, kendi tepkisizliği ile kanıt sunarken izlediklerinin tepkisizliğini kanıt kabul edebiliyor. Böylece henüz kendisi karar vermeden “acil ve müdahaleyi gerektiren bir durum yok” mesajı vermiş oluyor. Taklide dayalı davranış biçimi, riski azaltması nedeniyle vahşi yaşamda hayatta kalma olasılığını artıran bir mekanizma olabilir. Günümüzde de taklide dayalı davranış biçiminin toplum tarafından kolay kabul edilmesi ve riskin az olması nedenleriyle tercih edildiği düşünülebilir. Sosyal bilimciler; toplumdaki diğer bireylerin davranışının izlenerek elde edilen “kanıt” üzerinden benzer davranışı sergilemeye “Toplumsal Kanıt İlkesi” adını vermiştir.</p>
<p>Darley ve Latane; toplumun kimi olaylar karşısında; onaylamadığı halde seyirci kalmasına “seyirci etkisi” (bystender effect) adını verdiler.</p>
<p>Olay başka bir boyutu ile sosyal medyada da paylaşıldı. Sosyal deney başlığında paylaşılan görüntülerde, kişiye yardımın ulaşmasını belirleyen bir etmenin de yardıma ihtiyaç duyan kişinin görünümü olduğu gösterildi. Üst sosyal sınıf üyesi olduğu düşünülen kişilere kısa sürede yardım ulaştırıldı. Kalabalık bir ortamda, dış görünümü alt sosyal sınıfı işaret eden kişinin yardıma ihtiyacı olduğunda çok sıkıntı çekebileceğini düşünmek utanç verici…</p>
<p>Seyirci etkisi ile sürüye katılma, üç maymuna benzer davranarak vicdansız topluluklara dönüşme tehlikesi insanı ürkütüyor. Seyirci etkisi ile açıklanan benzer olayların farklı yıl ve coğrafyalarda yaşanmış olması, gelecek kuşaklarda da bu riskin süreceğini gösteriyor.</p>
<p>Toplum mühendisleri, Toplumsal Kanıt İlkesinden yararlanarak toplumları yönlendirebiliyorlar. Bunun için en sık anket sonuçları kullanılıyor. Seçim öncesi yapılan ve topluma sonuçları açıklanan anketler; aklı karışık olan, oyu net olmayan –ki bunlara kararsızlar deniyor- kişiler için önemli bir toplumsal kanıt oluşturabiliyor.</p>
<p>Bireyler, benzerlerini izleyip gözlemlerini toplumsal kanıt kabul ettikleri sürece, çıplak krala ses çıkaramayacak, sarı öküzü verecek, evsiz-yurtsuz kalacak ve en önemlisi insanlığını kaybeden vicdansız kalabalıklara dönecektir. İnsan olmak, yardıma ihtiyaç duyulduğunda sessiz kalmamayı; düşeni kaldırmayı, insanlar kirli hava solumak, pis su içmek zorunda bırakıldığında, çocuklar anne olduğunda seyirci etkisinden bağımsız davranmayı gerektiriyor. Kralın çıplaklığına yüksek sesle ve kahkaha ile gülmeyi gerektiriyor.</p>
<p>Son bir not olarak; yardıma ihtiyaç duyduğunuzda, seyirci etkisinden korunmak için; yardım istediğiniz kişiyi net bir şekilde tariflemeniz öneriliyor.</p>
<p>Mavi kazaklı beyefendi….</p>
<p>Kırmızı şemsiyeli hanım….</p>
<p>Sen, bu yazıyı okuyan, lütfen bize yardım eder misin? gibi….</p>
<p>Sevgi ve dostlukla; sağlıklı kalın.</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/toplumun-hastaligi-toplumsal-kanit-ilkesi-ya-da-duyarsizlik/">Toplumun Hastalığı: Toplumsal Kanıt İlkesi ya da Duyarsızlık</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaza Geliyorum Der (mi)?</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/kaza-geliyorum-der-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2019 13:11:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2219</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1400" height="979" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="kaza-geliyorum-dermi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1.jpg 1400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1-300x210.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1-768x537.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1-1024x716.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1400px) 100vw, 1400px" /></div>
<p>Kaza, Arapça kökenli bir isim. Türk Dil Kurumu; Güncel Türkçe Sözlükte farklı anlamlarını tanımlıyor (Şekil 1). Bu yazı, sözlükte birinci sırada yer alan “ istem dışı veya umulmayan bir olay [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/kaza-geliyorum-der-mi/">Kaza Geliyorum Der (mi)?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1400" height="979" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="kaza-geliyorum-dermi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1.jpg 1400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1-300x210.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1-768x537.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-3-1-1024x716.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1400px) 100vw, 1400px" /></div><p>Kaza, Arapça kökenli bir isim. Türk Dil Kurumu; Güncel Türkçe Sözlükte farklı anlamlarını tanımlıyor (Şekil 1).</p>
<p>Bu yazı, sözlükte birinci sırada yer alan “ istem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması” anlamını değerlendirmek amacındadır.  Tanımdan; kazanın istemeden olan ve beklenmedik şekilde gerçekleşen olaylar olduğunu, sonuçta canlı ya da nesne veya araç için olumsuz, kötü sonuç oluştuğunu anlıyoruz.</p>
<blockquote><p>Bu anlamıyla kaza kelimesi; yapabilecek bir şey olmadığı algısıyla olayı anlayışla karşılayıp kabullenmeyi sağlar. Bunda bir sorun yok…<strong> <u>Umulmayan / öngörülemeyen olaylar olması nedeniyle kazalardan korunamaz, olmasını engelleyemeyiz. Bilinmeyen, tehlike olarak algılanmayan, öncesinde öngörülemeyen olay gerçekleşmiş ve zarara neden olmuştur. İnsana, elini havaya kaldırmak ve kabullenmekten başka bir şey kalmaz. Kaza Geliyorum Demez!</u> </strong>Kazalarda önemli olan olaydan sonraki yanıtın hızı ve yaraların sarılmasındaki toplumsal başarıdır. İşte bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü “dirençli toplumlar” tanımlamasını önemle gündeme getirmektedir.</p></blockquote>
<p>Aslında kaza olmayan olayların kaza olarak tanımlanması yaralanma ve ölümlerden korunmanın önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır. Olay kaza olarak nitelendiğinde; öngörülemediği, istenmeden olduğu ve korunmanın mümkün olmadığı ön kabulleri nedeniyle benzerlerini önlemek için çaba tüketmeye gerek duyulmaz. Oysa kaza olarak nitelendirilen olayların büyük çoğunluğu (yaklaşık %98’i) kaza değildir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2220" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum.jpg" alt="kaza-geliyorum" width="789" height="282" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum.jpg 789w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-300x107.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-768x274.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 789px) 100vw, 789px" /></p>
<ul>
<li>Hızını azaltamayan şoförün durakta bekleyenleri ezmesi,</li>
<li>Cep telefonu ile ilgilenen şoförün yayaları ezmesi,</li>
<li>Trenin uygun olmayan rayda hızla yol alırken devrilmesi,</li>
<li>İşçinin açıkta bıraktığı saçlarını makinaya kaptırması,</li>
<li>Uygun yerde ve koşullarda yapılmamış konutların çökmesi,</li>
<li>Uygun koşulların sağlanmadığı yeraltı madenlerinde patlama olması ya da çökmesi,</li>
<li>Çocuğun mutfak tezgâhında pet şişe içindeki çamaşır suyunu su zannederek içmesi,</li>
<li>Yeni yürümeye başlayan çocuğun ocaktaki demlik sapını tutup çekerek haşlanması… Örnekler çoğaltılabilir.</li>
</ul>
<p>Yukarda sıralanan olayların hiç biri kaza değildir. Trafikte hızın, uygun olmayan raylarda seyahatin, işyerinde işe uygun giysi ve koruyucu kullanmamanın, kentleşmenin, binaların bilimsel veri yerine ranta dayalı yapılmasının, madenlerde teknolojiyi kullanmamanın ve gereklerini yerine getirmemenin zarara neden olduğunu biliyor ve öngörüyoruz. Öngörülen olaylar da kaza değildir. Basında sık gördüğümüz; feci, elim, akıl almaz, korkunç, görünmez olarak tanımlanan “kazalar” aslında korunabileceğimiz olaylardır.</p>
<p>Her ilaç kutusunun üzerinde yazdığı gibi; “çocukların erişemeyeceği yerde saklayın” uyarısına karşın ilaç zehirlenmelerinin yaşanmaya devam ediyor olması kaza değildir. Yıllar önce bir annenin ağlayarak “erişemeyeceği yerdeydi… tezgah üstündeki dolaba koymuştum. Sandalye çekerek almış.” dediğini unutamıyorum. Seyir halindeki arabaların ön koltuğunda –yasal zorunluluk nedeniyle- emniyet kemeri ile bağlanmış anne ya da babanın kucağında güvensiz biçimde seyahat ettirilen çocukları gördükçe, araçların çarpışması ya da devrilmesi sonucu yola fırlayarak ölen çocukların gerçek görüntüleri aklıma düşüyor. Çocuk bir şekilde ilaca ulaşabiliyor ise ilaç çocuk için erişilebilir konumdadır ve zehirlenme olasılığı öngörülebilir. Benzer biçimde önde ebeveyninin kucağında korunmasız biçimde oturan çocuğun yaralanacağı öngörülür. Bunlar kaza değildir; varın adını siz koyun…</p>
<p>Toplumlarda güvenlik kültürü oluşturulmalı, geliştirilmeli ve nesillere risk algısı, korunma yolları doğru biçimde aktarılmalıdır. Olayları “kaza” olarak tanımlayarak benzerlerinden korunmanın önünü alıyor olmak, vicdanları sızlatmalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2222" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-2.jpg" alt="kaza-geliyorum-dermi" width="1000" height="667" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-2.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-2-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-2-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/03/kaza-geliyorum-dermi-2-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/kaza-geliyorum-der-mi/">Kaza Geliyorum Der (mi)?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıda Güvencesi</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/gida-guvencesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2019 13:14:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2115</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1400" height="959" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi.jpg 1400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi-300x206.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi-768x526.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi-1024x701.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1400px) 100vw, 1400px" /></div>
<p>Sağlık ve onun beslenme ile olan ilişkisi farklı boyutlarıyla da olsa insanlık tarihi boyunca güncelliğini yitirmemiştir. Beslenme; büyüme, gelişme, üreme ve fiziksel- ruhsal sağlığa doğrudan etki eder. Bireyin hastalıklara duyarlılığını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/gida-guvencesi/">Gıda Güvencesi</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1400" height="959" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi.jpg 1400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi-300x206.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi-768x526.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvenligi-1024x701.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1400px) 100vw, 1400px" /></div><blockquote><p>Sağlık ve onun beslenme ile olan ilişkisi farklı boyutlarıyla da olsa insanlık tarihi boyunca güncelliğini yitirmemiştir. Beslenme; büyüme, gelişme, üreme ve fiziksel- ruhsal sağlığa doğrudan etki eder. Bireyin hastalıklara duyarlılığını belirlediği gibi tek başına hastalık nedeni de olabilir. Herhangi bir besinin eksik ya da aşırı alımı hastalığa ve ölüme neden olabilir. En uygun fizyolojik işlev için gereken alım miktarı alınan gıdaya, yaşa, cinsiyete, vücut kitlesi ve fiziksel aktivite düzeyine, hamilelik, hastalık, yaralanma ve çevresel etmenlere bağlı olarak değişiklik gösterir.</p></blockquote>
<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün, Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2018 raporuna göre; 2017 yılında yaklaşık 821 milyon kişi -her dokuz kişiden biri- kronik açlık çekmiştir. Yetersiz beslenmede son yıllardaki artış dikkat çekmekle birlikte,  henüz bu durum çocukların büyüme geriliğini ölçen istatistiklere yansımamıştır. Diğer yandan 2017 yılında, dünyada 151 milyon bodur çocuk vardı. Yetersiz beslenmenin bir sonucu olarak aşırı zayıflık; günümüzde beş yaş altı 50 milyon çocuğu hastalık ve ölüm ile tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler; tarımsal üretimi etkileyen iklim değişikliği, devam eden çatışmalar ve ekonomik durgunluğun açlığı artırdığını düşünüyor.</p>
<p>Üzerinde yaşadığımız küre, bir yanda açları, bir diğer yanda aşırı beslenenleri barındırıyor. Aşırı ve yetersiz beslenme birçok ülkede bir aradadır. Yetersiz beslenmenin yanı sıra dünyada beş yaşın altında 38 milyon fazla kilolu çocuk yaşıyor. Yetişkinlerde de obezite artıyor. Dünyada 672 milyondan fazla yetişkin -ki bu her sekiz yetişkinden birine denk gelmektedir- obezdir. Yetişkin obezitesindeki artış gibi, üreme çağındaki kadınlarda görülen anemide de artış gözlenmektedir. Üreme çağındaki her üç kadından biri anemi sorunuyla karşı karşıyadır.</p>
<p>Konu gıda olduğunda sıklıkla birbiri ile karıştırılan iki kavram konuşulur. İlki “gıda güvencesi” diğeri “gıda güvenliği” olan bu iki farklı kavramın birbirinin yerine kullanıldığı da sık görülmektedir. Oysa insan sağlığına etkileri çok farklıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2117" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi.png" alt="Gıda Güvencesi" width="1045" height="620" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi.png 1045w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi-300x178.png 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi-768x456.png 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi-1024x608.png 1024w" sizes="auto, (max-width: 1045px) 100vw, 1045px" /></p>
<p>Şekil 1 Gıda Güvencesi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GIDA GÜVENCESİ</strong></p>
<p>Tüm insanların, aktif ve sağlıklı bir yaşam için gerekli olan yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya fiziksel, sosyal ve ekonomik bakımdan sürekli erişebilmesidir. Bu kavramın tersi olan gıda güvencesizliği ise yeterli miktarda güvenli ve besleyici gıdaya sürekli erişimden yoksun kalma durumudur.</p>
<p>Gıda güvencesinden söz edebilmek için dört tamamlayıcı etmenin bir arada bulunması gerekir (Şekil 1):</p>
<ul>
<li>Gıdanın bulunması: Yeterli miktarda gıdanın bulunması,</li>
<li>Gıdanın erişilebilir olması: Gıdaya ulaşmak için yeterli kaynağa sahip olmak (fiziksel, ekonomik ve sosyal),</li>
<li>Gıdanın güvenilir ve besleyici olması: Gıdanın sağlıklı ve olumlu besin değerine sahip olması,</li>
<li>Gıdanın sürekli ulaşılabilir olması: Gıdanın mevcudiyeti, erişilebilirliği, güvenilir ve besleyici olması koşullarına her zaman ulaşılabilir olmasıdır(FAO, 2018).</li>
</ul>
<p>Gıda güvencesinin sağlanmadığı durumlarda buna bağlı olarak sağlık sorunları görülmektedir. Gıda güvencesizliği açısından kırılgan gruplar; topraksız köylüler, gecekonduda yaşayanlar, evsizler, kaçak çalışanlar, göçmenler ve mültecilerdir.</p>
<p>Gıda güvencesizliği farklı düzeylerde gerçekleşerek birey ve toplumda sağlık sorunlarını şekillendirebilmektedir. Hafif düzeyde güvencesizlik, gıdaya erişimdeki belirsizliği tanımlar. Orta düzeyde gıda güvencesizliğinde, bireyin sağlıklı beslenmesi için yeterli para ve kaynağı yoktur, gıdaya erişimi belirsizdir ve öğün atlamak zorundadır. Gıda kalitesi ve çeşitliliğinden ödün vermekten söz edilir. Günlük ya da daha uzun sürelerde gıdaya erişilemediği ciddi gıda güvencesizliği durumunda açlık belirginleşir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2116" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi-2.png" alt="Ciddi Gıda Güvencesizliği" width="1097" height="651" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi-2.png 1097w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi-2-300x178.png 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi-2-768x456.png 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/gida-guvencesi-2-1024x608.png 1024w" sizes="auto, (max-width: 1097px) 100vw, 1097px" /></p>
<p>Şekil 2. Ciddi Gıda Güvencesizliği:2014-2017 (%)</p>
<p>Sağlığı en olumsuz etkileyen ciddi gıda güvencesizliği 2014 yılında %8,9’a, 2017 yılında da %10,2’ye ulaşmıştır. Artışın temel nedeni Afrika ve Latin Amerika’daki gıda güvencesizliğidir. Gıda güvencesizliğindeki kıtalararası eşitsizlik çok çarpıcıdır. Ciddi gıda güvencesizliği Kuzey Amerika ve Avrupa’da %1,4 iken Afrika’da %29,8, Latin Amerika’da ise %9,8 olarak saptanmaktadır.</p>
<p>Herkese yetebilecek üretim miktarına karşın gıda güvencesizliği ve buna bağlı sağlık sorunları dünya için büyük tehlike oluşturmaktadır.<br />
SON SÖZ: Sağlıkla ilgili tüm politikalardaki temel yaklaşım çerçevesinde düşünüldüğünde; karar vericilerin ve iktidarların en önemli gündem maddesi gıda güvencesizliği olmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>FAO. (2018). <em>SOFI 2018 &#8211; The State of Food Security and Nutrition in the World</em>. <em>Global Food Insecurity Report</em>. https://doi.org/10.1093/cjres/rst006</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD. Öğretim Üyesi,</p>
<p>Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/gida-guvencesi/">Gıda Güvencesi</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlığın Olmazsa Olmazları</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/sagligin-olmazsa-olmazlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Alpaslan Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2018 03:30:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1508</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1024" height="768" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></div>
<p>Barış yok ise, Barınaklar uygun değilse, Eğitim yetersiz / yok ise, Gıda yetersiz/yok/uygun değilse, Gelir yok ise, Tutarlı bir eko-sistem yok ise, Sürdürülebilir kaynaklar yok ise, Sosyal adalet ve hakkaniyet [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sagligin-olmazsa-olmazlari/">Sağlığın Olmazsa Olmazları</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1024" height="768" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-3-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></div><ul>
<li><strong>Barış</strong> yok ise,</li>
<li><strong>Barınak</strong>lar uygun değilse,</li>
<li><strong>Eğitim</strong> yetersiz / yok ise,</li>
<li><strong>Gıda</strong> yetersiz/yok/uygun değilse,</li>
<li><strong>Gelir</strong> yok ise,</li>
<li><strong>Tutarlı bir eko-sistem</strong> yok ise,</li>
<li><strong>Sürdürülebilir kaynaklar</strong> yok ise,</li>
<li><strong>Sosyal adalet ve hakkaniyet</strong> yok ise o toplumda sağlık da yoktur.</li>
</ul>
<p style="padding-left: 30px;"><strong><em>DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ</em></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1509" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari.jpg" alt="dso-sagligin-olmazsa-olmazlari" width="600" height="516" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari.jpg 600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dso-sagligin-olmazsa-olmazlari-300x258.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>Uluslararası Sağlık Konferansı</strong>, New York’ta 61 devlet temsilcisinin katılımıyla 1946 yılında gerçekleştirildi. Bu konferansta kabul edilen ve 1948 yılında <strong>Dünya Sağlık Örgütü</strong> anayasasında yer bulan haliyle sağlık: “<strong>sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir.</strong>”</p>
<p>En yüksek düzeydeki sağlık; ırk, din, dil, politik inanç, ekonomik ve sosyal durum ayrımı gözetmeksizin doğuşta kazanılan temel hak olarak tanımlanmış ve hükümetler halklarının sağlığından sorumlu tutulmuştur (<strong>World Health Organization, 2014</strong>).</p>
<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)</strong> tarafından tanımlanan sağlık hakkı, <strong>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi</strong>’nde (1948) de yer almıştır. Bildirgenin 25. Maddesinde “<strong>Herkesin, kendisi ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır</strong>.” denmektedir (<strong>United Nations, 1949</strong>).</p>
<p>Günümüzde sağlığın sosyal belirleyicilerine yönelik artmış bir dikkat vardır. Konuya ilişkin çalışmalar da çok sayıda kanıt sunmuştur. Sağlığı etkileyen etmenlerin etki mekanizmaları ile gücü bilinir hale gelmiştir. Bireyin genetik yapısı, bireysel ve toplumsal yaşam tarzı faktörleri, içinde yaşadığı toplumdaki sosyal ve toplumsal ağlar ve bu ağlarla ilişkisi, yaşam ve çalışma koşulları, genel sosyoekonomik, kültürel ve çevresel koşullar sağlığın önemli belirleyicilerindendir (<strong>Whitehead M. &amp; Dahlgren G, 1991</strong>).</p>
<p>DSÖ 32. Genel Kurulundan sonra Ottowa’da 17-21 Kasım 1986 tarihlerinde gerçekleştirilen <strong>Uluslararası Sağlığı Geliştirme Konferansı</strong>; Temel Sağlık Hizmetleri yaklaşımını benimsemiş, sağlık için temel koşulları belirlemiş ve eylem önerilerinde bulunmuştur.</p>
<p><strong>DSÖ, Ottowa’da 1986 yılında sağlığın ön koşullarını;</strong></p>
<ul>
<li>Barış</li>
<li>Barınak</li>
<li>Eğitim</li>
<li>Gıda</li>
<li>Gelir</li>
<li>Tutarlı bir eko-sistem</li>
<li>Sürdürülebilir kaynaklar</li>
<li>Sosyal adalet ve hakkaniyet olarak belirtmiştir.</li>
</ul>
<p>Bunlar, yok olmaları halinde sağlığın olmayacağı, sağlığa ulaşmak için vazgeçilemez önkoşullardır (<strong>WHO, 2008</strong>).</p>
<p>Toplum sağlığını iyileştirme ve geliştirme ancak bu temel şartların varlığında gerçekleşebilir.</p>
<p><strong>Sonuç olarak</strong>; günümüz dünyasında sağlığı etkileyen etmenler ve sağlıklı toplum hedefine ulaşmak için yapılması gerekenler belirlenmiş ve belgelenmiş durumdadır. Ancak toplum sağlığını geliştirmede en önemli etmenin kararlı politik irade olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Alpaslan Türkkan</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<ul>
<li>World Health Organization. (2014). <em>WHO, 2014. Basic-documents-48th-edition</em>. Retrieved from http://apps.who.int/gb/bd/PDF/bd48/basic-documents-48th-edition-en.pdf#page=1</li>
<li>United Nations. (1949). United Nations Universal Declaration of Human Rights 1948. <em>United Nations</em>, 11. https://doi.org/10.1063/1.481686</li>
<li>Whitehead M. &amp; Dahlgren G. (1991). What can we do about inequalities in health? <em>Lancet</em>, <em>338</em>, 1059–1063.</li>
<li>WHO. (2008). Ottowa Charter for Health Promotion. Retrieved from  https://www.who.int/whr/2008/whr08_pr.pdf</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sagligin-olmazsa-olmazlari/">Sağlığın Olmazsa Olmazları</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
