<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Cem Heper, Author at Hekimce Bakış</title>
	<atom:link href="https://hekimcebakis.org/author/cemheper/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hekimcebakis.org/author/cemheper/</link>
	<description>Bursa Tabip Odası yayınıdır</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Sep 2020 11:42:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Fournier Gangreni</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/fournier-gangreni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Cem Heper]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2020 11:42:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=6419</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="1200" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="fournier-gangreni" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni-86x64.jpg 86w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div>
<p>KİTAP TANITIMI &#8211; Tanıtan: Dr. Cem HEPER Kitabın editörü ve yazarlarından olan Prof. Dr. Tuncay Yılmazlar kitabın amacı ve ele aldığı hastalık hakkında kısaca şunları söylemektedir: Fournier Gangreninin hala yaşamı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/fournier-gangreni/">Fournier Gangreni</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="1200" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="fournier-gangreni" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/fournier-gangreni-86x64.jpg 86w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div><p><strong>KİTAP TANITIMI &#8211; Tanıtan: Dr. Cem HEPER</strong></p>
<figure id="attachment_6421" aria-describedby="caption-attachment-6421" style="width: 227px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-6421" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/tuncay-yilmazlar.jpg" alt="tuncay-yilmazlar" width="227" height="227" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/tuncay-yilmazlar.jpg 320w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/tuncay-yilmazlar-150x150.jpg 150w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/tuncay-yilmazlar-300x300.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/09/tuncay-yilmazlar-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 227px) 100vw, 227px" /><figcaption id="caption-attachment-6421" class="wp-caption-text">Editör: Prof. Dr. Tuncay Yılmazlar</figcaption></figure>
<p>Kitabın editörü ve yazarlarından olan Prof. Dr. Tuncay Yılmazlar kitabın amacı ve ele aldığı hastalık hakkında kısaca şunları söylemektedir: Fournier Gangreninin hala yaşamı tehdit eden yüksek mortalite oranına sahip, basit ve silik başlayan ancak tanı ve tedavi gecikince öldürücü olabilen, tüm nekrotik dokuların geniş debritmanının tedavinin esasını oluşturduğu, yaşam kalitesini arttırmak için multidisipliner yaklaşımın gerektiği, doktorlar açısından gizemli ve karmaşık, hastalar açısından ise utanma hissi yaratan oldukça sıkıntılı bir hastalıktır. Gelecekte hastalığın preklinik dönemini kısaltmaya yönelik özenin gösterilmesi ile prognozda belirgin iyileşme sağlanabilecek ve mortalitesi daha fazla azaltılabilecektir.</p>
<p>Bu hastalığın tanı ve tedavisinde büyük bir deneyime ve bilimsel alanda önemli başarılara sahip olan hocalarımızın, geçmişten günümüze kadar gelen bütün deneyimlerini ve dünyanın tarih boyunca bu hastalık hakkında elde ettiği bilimsel birikimi, bu kitapta son derece usta bir dil ve tamamı renkli eğitici görseller ile okuma olanağı buluyorsunuz.<br />
Kitap renkli kuşe kağıda basılmış olup, 115 sayfadan ve tam 10 bölümden oluşuyor. Editörlüğünü ve yedi bölümünün yazarlığını yapan Prof. Dr. Tuncay Yılmazlar’ın yanında yer alan diğer bölüm yazarları: Prof. Dr. Ersin Öztürk, Doç. Dr. Özgen Işık, Öğr. Gör. Dr. Barış Gülcü’dür.</p>
<p>Kitabı tunyil@uludag.edu.tr adresinden ücretsiz olarak temin edebiliyorsunuz.</p>
<p>Fournier Gangreni’nin tanımı ve tarihçesi, epidemiyoloji ve etiyolojisi, patogenezi, kliniği, tanısı, tedavisi, mikrobiyolojisi ve antimikrobiyal tedavisi, prognozu, deneyim ve hastalığın durumu, hastalığın yaşam kalitesi, rehabilitasyonu kitapta ele alınan konular…</p>
<p>Hocalarımıza özverileri ve mesleğimiz adına ortaya koydukları bu eserleri için teşekkür ederken, bu kitabın duyurusunu yapmanın mutluluğunu sizlerle de paylaşıyorum.</p>
<p><strong>Dr Cem HEPER</strong><br />
<strong>02.09.2020-BURSA</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/fournier-gangreni/">Fournier Gangreni</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aha/Acc 2017 ve Esc/Sh 2018 Kılavuzlarının Ardından  Hipertansiyonda Değişenler</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/saglik-haberleri/aha-acc-2017-ve-esc-sh-2018-kilavuzlarinin-ardindan-hipertansiyonda-degisenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Cem Heper]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2018 10:44:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[AHA/ACC]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Kalp Dernekleri (AHA/ACC)]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Kardiyoloji ve Hipertansiyon dernekleri (ESC/ESH)]]></category>
		<category><![CDATA[diyastolik]]></category>
		<category><![CDATA[ESC/ESH]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[sistolik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1305</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Hipertansiyonda Değişenler" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Dünyanın en yaygın ve zaman içinde de görülme sıklığı en çok artan sağlık sorunu hipertansiyondur. Sağlık bilimleri ve mesleki eğitim alanında ilerlemeler son hızla devam etmektedir. Bunun en tipik örneği, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/saglik-haberleri/aha-acc-2017-ve-esc-sh-2018-kilavuzlarinin-ardindan-hipertansiyonda-degisenler/">Aha/Acc 2017 ve Esc/Sh 2018 Kılavuzlarının Ardından  Hipertansiyonda Değişenler</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Hipertansiyonda Değişenler" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/hiper-tansiyon-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>Dünyanın en yaygın ve zaman içinde de görülme sıklığı en çok artan sağlık sorunu hipertansiyondur.<br />
Sağlık bilimleri ve mesleki eğitim alanında ilerlemeler son hızla devam etmektedir. Bunun en tipik örneği, geçtiğimiz iki yıl içinde birbiri ardına yayınlanan hipertansiyon kılavuzlardır.</p></blockquote>
<p><strong>Amerikan Kalp Dernekleri (AHA/ACC)</strong> ve <strong>Avrupa Kardiyoloji ve Hipertansiyon dernekleri (ESC/ESH)</strong>,tarafından farklı tarihlerde yayınlanan bilimsel açıklama ve kılavuzlar, hipertansiyonun tanı, tedavi ve takibinde son derece detaylı yenilikler getirmişlerdir. (1,2,3,4)</p>
<p>2018 <strong>ESC/ESH</strong> kılavuzunda, <strong>beyaz önlük hipertansiyonu</strong> (<strong>ofis hipertansiyonu</strong>), <strong>maskeli hipertansiyon</strong> ve tedavinin kan basıncına etkilerinin değerlendirilmesi için, <strong>tansiyon holter</strong> ( <strong>ambulatuar kan basıncı izlemi-ABPM</strong>) ve evde hasta tarafından yapılan kan basıncı değerlerinin (<strong>HBPM</strong>) değerlendirilmesine ağırlık verildiği görülmektedir.</p>
<p>Yaşlı ve çok yaşlı hastalarda yeni kılavuzlar takvim yaşına ve kan basıncına göre değil, biyolojik yaşa ve eşlik eden spesifik sağlık sorunlarına (<strong>ko-morbiditelere</strong>) göre tedavi düzenlenmesine önem vermekteler. Bu hastalarımız için, ilaçların daha düşük dozlarda başlanmasını ve hastaların toleranslarına göre doz artışı yapılarak, ikili ve üçlü ilaçlara zorunlu kalınırsa geçilmesini öneriyorlar.</p>
<p>Yeni kılavuzların dirençli hipertansiyona yeni yaklaşımları da benzerlik taşıyor. 2018 Kasım ayında <strong>AHA</strong> tarafından yayınlanan dirençli hipertansiyonun tanı, değerlendirme ve tedavisi hakkındaki bilimsel durum raporu da bu kılavuzları tamamlıyor. (5)</p>
<p>İlaçsız tedavi alanında, <strong>ESC/ESH 2018</strong> ve <strong>AHA/ACC 2017</strong> kılavuzları az çok aynı yaklaşımları yapmaktalar.<br />
<strong>AHA/ACC 2017</strong> kılavuzu <strong>130-139 mmHg sistolik</strong> ve <strong>80-89 mmHg diyastolik</strong> kan basınçları arasında kalan değerleri evre 1 hipertansiyon olarak tanımlayıp, tedavi başlanmasını ve kan basıncının 130/80 altına düşürülmesini önermektedir. Özellikle diyastolik kan basıncı değerlerinde <strong>ESC/ESH 2018</strong> kılavuzundan farklılık göstermektedir. Bütün insanlar için diyastolik kan basıncının <strong>81 mmHg</strong> olması yaşam biçimi değişiklikleri ile başlayıp, eşlik eden risk ve durumlara göre değişen tedavileri gerektirdiğini, hedefin <strong>80mmHg</strong> altındaki değerler olması gerektiğini <strong>ESC/ESH</strong> kılavuzuna göre çok daha belirgin bir şekilde vurguluyor.</p>
<p><strong>ESH/ESC 2018</strong> yüksek risk grubu ve koroner arter hastalığı olanlar için <strong>135-139/85-89 mmHg</strong> kan basıncı aralığında ilaç tedavisi başlatmaktadır. Bu kan basıncı aralığındaki hedef organ hasarı olmayan ve renal hastalığı olmayan, düşük ve orta risk artışlı hastalara ilaçsız başlanan tedavinin 3-6 ay sonrasında ve yaşam biçimi değişiklikleri yetersiz kalırsa ilaç başlanmasını tavsiye ediyor.</p>
<p><strong>ESH/ESC 2018</strong> kılavuzunda 18-79 yaş aralığında sistolik kan basıncı 140 ve yukarısında ve/veya, diyastolik kan basıncı 90mmHg’dan yüksek olanlar için <strong>antihipertansif tedavi</strong> başlanması önerilmektedir. 80 yaş ve yukarısındaki hastalar için ise; <strong>sistolik</strong> kan basınçları <strong>160 mmHg</strong>’dan daha yüksek ve/veya <strong>diyastolik</strong> kan basınçları <strong>90mmHg’</strong>dan daha yüksek ise tedavi endikasyonu bildirmektedir.</p>
<p><strong>ESC/ESH-2018</strong> kılavuzu tip 1 diyabetliler için hedef kan basıncının optimal (<strong>&lt;120/&lt;80</strong>) olmasını önerirken, tip 2 diyabetliler için <strong>&lt;130/&lt;80</strong> hedefini tavsiye etmektedir. Özellikle hedef organ hasarı olan <strong>normotansif diyabetiklerin</strong> <strong>tansiyon holter</strong> (<strong>ABPM</strong>) ile değerlendirilmesi önerilmektedir.</p>
<p>Kan basıncı hedef değerleri, <strong>diyabetliler, kronik böbrek yetmezlikliler, koroner arter hastaları</strong> ve <strong>aterosklerotikler</strong> için, <strong>AHA/ACC 2017</strong> kılavuzunda <strong>&lt;130/&lt;80mmHg&#8217;</strong>dır.</p>
<p>2018 yılında <strong>Güney Kore’den Kim</strong> ve arkadaşları Güney Kore modeli üzerinden <strong>AHA/ACC 2017</strong> kılavuzunun global etkilerini değerlendirdiler. Güney Kore için <strong>ACC/AHA-2017</strong> kılavuzunun uygulanması, eskiye göre ilaç kullanımında sadece % 1,7 artışa neden olurken, hekim takibinde kalması gereken hipertansiyonluların sayısında yarıdan fazla artış olacağını hesapladılar. (11,5 milyondan 19,8 milyona) (6)</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1309" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/tansiyon.jpg" alt="tansiyon " width="800" height="468" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/tansiyon.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/tansiyon-300x176.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/tansiyon-768x449.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/tansiyon-357x210.jpg 357w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Yeni hipertansiyon kılavuzları daha etkin ve daha kanıta dayalı, primer ve sekonder tedavi başarılarını arttırıcı, geç kalmış tanı ve geç kalmış tedavi sorunlarının azaltılmasına odaklanmış ve ilaçsız tedavilerin gerekliliğini vurgulayan uygulamaları tavsiye ediyorlar.</p>
<p>Böylece, <strong>hipertansiyona bağlı inme, kalp hastalıkları, böbrek yetmezlikleri</strong> ve <strong>kognitif bozukluklar</strong> başta olmak üzere birçok sağlık sorununun daha etkin bir şekilde önlenmesi hedefleniyor. Bu kılavuzların getirdikleri ek maliyetlere karşın, genel hastane, bakım ve sosyal güvenlik harcamalarında azalma sağlayabileceği düşünülüyor.</p>
<p><strong>Mevcut Durum ve Yeni Kılavuzların Etkileri</strong></p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>a)Yeni kılavuzlar öncesi hipertansiyon ile ilgili durumumuz</strong><br />
<strong>ESC/ESH</strong> 2015 yılında Avrupa’daki erişkinlerin %30-45’inde, genel nüfusa göre de erkeklerde %20, kadınlarda %24 oranında, 60 yaşının üzerindekilerde ise %60’ın üzerinde <strong>hipertansiyon prevalansı</strong> olduğunu bildirmiştir.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Ülkemizin yüz akı olan <strong>TEKHARF</strong> çalışmasının 2017 raporunda ise; Türkiye’de hipertansiyon tanısı almış toplam 14,3 milyon vatandaşımızın bulunduğu ve bunların 8 milyonunun kadın, 6,3 milyonunun ise erkek olduğu hesaplanmıştır. (7)<br />
Türkiye’deki 40 yaş ve daha yaşlı hipertansif erkeklerde ilaç kullanım oranları %53,4 ve kadın hastalarda %63,5 iken, bunlar arasında düzenli ilaç kullanımının erkeklerde %63, kadınlarda ise %74 oranlarında olduğu bildirilmiştir.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Orta yaşlılarda (48±12 yaş) <strong>prehipertansiyon</strong> görülme oranı (<strong>130-139/80-89mmHg</strong> olarak) %32,8 olup, bu grupta <strong>hipertansiyon</strong> gelişimi hızı <strong>normotansiflerden</strong> iki kat fazladır.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>TEKHARF 2017</strong> raporuna göre Türkiye’de ilaç kullananların sadece %48’inde kan basıncı kontrol altına alınıp, tedavi hedefine ulaşılabilmektedir.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>b) Yeni kılavuzlar sonrası durum</strong><br />
Kim ve arkadaşlarının Güney Kore örneğinden yola çıkarak yaptıkları global etki değerlendirmesini, karşılaştırmalı olarak, ülkemize uyarlamak istiyorum.</p>
<p style="padding-left: 30px;">2017 yılında Güney Kore 51.47 milyon insan yaşarken, Türkiye de 80,81 milyon insan yaşamaktaydı.<br />
Güney Kore’de 2016 yılında hastalığını bilen hipertansiyonluların oranı %65, tedavi alan hasta oranı bunların %61’i, hipertansiyonu kontrol altında olanların oranı ise %44’tü. Rapora göre Güney Kore’deki bu oranlar 2008 yılından beri anlamlı değişim göstermemekteydi.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Yeni <strong>AHA/ACC 2017</strong> kılavuzuna göre Güney Kore’de tedavi edilmesi gereken hasta sayısı, değişen tanı kriterleri nedeniyle 11,5 milyondan, 19,8 milyona çıkmaktadır. Fakat, evre 1 hipertansiyonluların çoğunda ilaçsız tedavi önerildiği için, ilaç kullanımında sadece %1,7 artış meydana gelmektedir. Bunun anlamı, Güney Kore için mevcut ilaç kullanan hastalara yaklaşık 700 bin kişi ekleniyor demektir.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Güney Koredeki erişkinlerin %70’inden fazlasının <strong>AHA/ACC 2017</strong> kılavuzuna göre <strong>prehipertansiyon</strong> ve hipertansiyon sorunun olduğu da bildiriliyor.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Ülkemizdeki <strong>TEKHARF</strong> verilerini aynı şekilde yorumladığımızda takibe alınması gereken insan sayısında yaklaşık yüzde 70 artış, 14,3 milyondan 25 milyon civarına ulaştığı sonucu ile yüzleşmemiz gerekiyor.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>Antihipertansif</strong> ilaç tüketiminde ise ülkemiz için yüzde 2 civarında bir artış beklenebilirken, ilaçsız tedavinin ön plana çıkması ve artan sağlık kontrolleri gibi nedenler ile, daha fazla tesis, hekim ve diğer sağlık çalışanlarına ihtiyaç olacağı anlaşılmaktadır.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>Hipertansiyonun</strong> neden olduğu kronik sakatlık ve hastalıkların azalması nedeniyle ise genel sağlık ve sosyal güvenlik harcamalarında belirgin bir azalma olacağı beklenebilir.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>c) Son söz</strong><br />
<strong>ESC/ESH</strong>’ye göre, 2025 yılında <strong>dünya nüfusunun % 15-20’sinin, yaklaşık 1,5 milyar insanın hipertansiyonlu</strong> olacağı tahmin edilmektedir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Referanslar</strong></span>:<br />
1-RUBYNFIRE M. 2018 ESH/ESC Guidelines for Management of Arterial Hypertension. www.acc.0rg/latest-in-cardiology/ten-points-to-remember/ 04.09. 2018 JACC.</p>
<p>2-WILLIAMS B, MANCIA G, SPIERING W, etal. 2018 ESH/ESC Guidelines for the management of arteriel hypertension. European Heart Journal (2018) 39, 3021-3104</p>
<p>3-LEFEVRE M. ACC/AHA Hypertension Guideline: What is new? What Do We Do? Am Fam Physician 2018 Mar 15;97(6):372-373</p>
<p>4-WHELTON P K, CAREY R M, ARONOW W S, etal. 2017 Guideline for Prevention, Detection, Evaluation and Management of High Blood Pressure in Adults. J Am Coll Cardiol. Sep 2017, 23976 DOI 10.1016/J.JACC.2017.07.745</p>
<p>5- CAREY R M, CALHOUN D A, BAKRİS G L, etal. Resistant Hypertension: Detection, Evaluation, and Management. A Scientific Statement From American Heart Association. Hypertension 2018;72:e53-e90</p>
<p>6- KIM H C, JEON Y W, HEO S T. Global impact of the 2017 American College of Cardiology/American Heart association Hypertension Guidelines.</p>
<p>7-ONAT A, CAN G, YÜKSEL H, etal. TEKHARF 2017 Tıp Dünyasının Kronik Hastalıklara Yaklaşımına Öncülük. Ed. Onat A. 2017, Logos Yayıncılık. İstanbul</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/saglik-haberleri/aha-acc-2017-ve-esc-sh-2018-kilavuzlarinin-ardindan-hipertansiyonda-degisenler/">Aha/Acc 2017 ve Esc/Sh 2018 Kılavuzlarının Ardından  Hipertansiyonda Değişenler</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelecek geldi bile</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/gelecek-geldi-bile/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Cem Heper]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2018 08:48:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık 4.0]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 96. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hekimcebakis.org/?p=365</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1608" height="1200" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Gelecek-geldi-bile" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1.jpg 1608w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1-300x224.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1-768x573.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1-1024x764.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1608px) 100vw, 1608px" /></div>
<p>Düşünün bir! 1998 de KODAK’ ta 170 000 kişi çalışıyordu. Şirket ürettiği fotoğraf kağıtlarının %85 ini dünya çapında satıyordu. Birkaç yıl içinde fotoğraf kağıdı üretimine gerek kalmadı ve şirket iflas [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/gelecek-geldi-bile/">Gelecek geldi bile</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1608" height="1200" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Gelecek-geldi-bile" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1.jpg 1608w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1-300x224.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1-768x573.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1-1024x764.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1608px) 100vw, 1608px" /></div><blockquote><p>Düşünün bir! 1998 de KODAK’ ta 170 000 kişi çalışıyordu. Şirket ürettiği fotoğraf kağıtlarının %85 ini dünya çapında satıyordu. Birkaç yıl içinde fotoğraf kağıdı üretimine gerek kalmadı ve şirket iflas etti. Kodak Şirketine yazık oldu! Önümüzdeki on yıl içinde diğer birçok endüstri alanında buna benzer değişimler olacak. İnsanların çoğu değişimi anlayamıyor. 1998 yılındayken, çok değil üç yıl sonra 2001’de fotoğraflarınızı film kağıdına çekmeyeceğiniz aklınıza gelmiş miydi.?.. Dijital kameralar 1975 yılında icat edildi. İlk kameralar sadece 10 000 piksel kabiliyetindeydi. Sonrakiler Moore Kanununu izledi.<br />
(Moore Kanunu: Çok hızlı artışla ilgili bir elektronik kanunu)</p></blockquote>
<p>Bütün üstel teknolojilerde olduğu gibi dijital kameralar da uzunca bir süre hayal kırıklığı yarattı. Fakat sadece birkaç yıl içinde, film fotoğrafçılığına göre çok üstün olduğu kanıtlandı ve fotoğrafçılıkta kullanılan başlıca yöntem haline geldi.</p>
<p>Şimdi aynı şey yapay zeka, sağlık, elektrikli/otomatik (şoförsüz) araçlar, eğitim, üç boyutlu baskı, tarım ve diğer konularda da oluyor. Dördüncü endüstri devrimine hoş geldiniz! Üstel yazılım teknolojisine hoş geldiniz! Bu yazılım yeteneği beş on yıl içinde geleneksel endüstri yöntemlerinin büyük bölümünü yok edecek. UBER’in sadece bir yazılımdan ibaret olduğunu, şirketin kendisine ait tek otomobili bile olmamasına rağmen şu anda dünyanın en büyük taksi şirketi olduğunu hatırlatmak isterim. Aynı şekilde AirBnB; binası, oteli bile yok ama dünyanın en büyük otel İşletmecisi (şirketi) haline geldi.</p>
<p><strong>YAPAY ZEKA</strong><br />
Bilgisayarlar dünyayı anlama ve yorumlama konusunda kat be kat üstün. Geçtiğimiz günlerde bir bilgisayar dünyanın en iyi “GO PLAY” (Damaya benzer, çok zor bir uzak doğu oyunu) oyuncusunu yendi. Bu olay, tahmin edilen tarihten on yıl önce gerçekleşmiş oldu.</p>
<p>ABD’de genç avukatlar işsiz. Avukatların ilgilendiği çok karmaşık olmayan hukuki konularda gerekli öneri veya çözüm yollarını saniyeler içinde ve %90 doğrulukla ”IBM Watson programından” alabilirsiniz. Aynı işlem avukatlarla yapılırsa doğruluk oranı %70 den fazla çıkmıyor. Eğer hukuk tahsili yapıyorsanız hemen bırakın. Yakın gelecekte avukat sayısı bugünkünden %90 daha az olacak, sadece özel konularda yetişmiş olanlar kalacak.</p>
<p><strong>WATSON</strong>, kanser teşhisinde sağlık personeline yardımcı oluyor. WATSON tarafından yapılan kanser teşhisi, doktorlar tarafından yapılana göre DÖRT kat daha doğru sonuç veriyor.</p>
<p><strong>FACEBOOK</strong> tarafından geliştirilen “Model Tanıma Yazılımı” insan yüzünü insandan daha iyi tanıyor. 2030 yılında bilgisayarlar insanlardan daha akıllı hale gelecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-publisher-lg wp-image-370" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-3-750x430.jpg" alt="Gelecek-geldi-bile" width="750" height="430" /></p>
<p><strong>ŞOFÖRSÜZ ARAÇLAR</strong>: 2018 yılında ilk şoförsüz araçlar yollarda görülecek. 2020 yılı civarında günümüzün otomobil endüstrisi çökmeye başlayacak. Özel bir aracınızın olması gerekmeyecek. İhtiyaç duyduğunuzda telefonla araç isteyeceksiniz. Araç kapınıza gelecek ve sizi gitmek istediğiniz yere götürecek. Böylece park sorunu ortadan kalkacak ve yalnızca gittiğiniz mesafenin karşılığı olan ücreti ödeyeceksiniz. Seyahat sırasında işinizi yapabileceğiniz için zaman kaybınız da olmayacak. Çocuklarımız araba sahibi olmak ve ehliyet almak zorunda kalmayacaklar.</p>
<p>Böyle bir düzenleme için %90-95 daha az sayıda araca ihtiyaç olacağından şehirlerin görünümü de değişecek. Eskiden araç park sahası olarak kullanılan alanlar yeşil parklara dönüştürülecek. Meydana gelen trafik kazalarında her yıl 1,2 milyon kişi hayatını kaybediyor. Bugün her yüz bin kilometrede bir kaza meydana geliyor. Otopilotla yönetilen araçlarda ise kaza sayısının her 10 Milyon kilometrede bire düşeceği hesaplanıyor. Her yıl milyonlarca insanın hayatı kurtulacak. Araç üreten şirketlerin çoğu iflasın eşiğinde olacak. Kaza olmadığı için sigorta şirketleri büyük sorunlarla karşılaşacaklar. Sigorta bedelleri belki de yüz kat azalacak. Bugünkü araç sigortalama modeli ortadan kalkacak.</p>
<p>Arsa, arazi ev alım satım işleri de değişmek zorunda kalacak. İnsanlar işe giderken bile çalışabilme imkanına kavuşacakları için, uzak da olsa daha güzel ve doğaya daha yakın yerlere taşınacaklar. 2020 yılına kadar yollardaki araçların büyük kısmı elektrikli olacak. Etrafı kirletmeyen, maliyeti oldukça düşük elektrikle çalışan araçlar kullanıldığından şehirler daha temiz ve daha sessiz hale gelecek. Güneş enerjisi ile çalışan araçlar tahmini olarak 30 yıl sonra görünüyor. Fakat etkilenmeleri şimdiden izliyoruz.</p>
<p>Geçen yıl dünya çapında açılan Güneş enerjisi istasyonu sayısı fosil yakıt istasyonu sayısından fazla oldu. Güneş enerjisi maliyetleri o kadar düşecek ki bütün kömür şirketleri 2025 yılına kadar faaliyetini durduracak. Ucuz elektrikle birlikte ucuz ve bol su da gelecek. Bir metre küp tuzlu suyu içme suyu haline getirmek için sadece 2 kW elektriğe ihtiyaç olacak. Dünya üzerinde çok yerde yeterli su var ama içme suyu yeterli değil. İnsanların istedikleri an istedikleri kadar suya sahip olduklarında neler olabileceğini bir düşünün.</p>
<p><strong>SAĞLIK</strong><br />
Tricorder X in fiyatı bu yıl açıklanacak. İlaç şirketleri cep telefonu ile birlikte çalışarak retinayı tarayan, analiz için kan ve nefes örneği alıp 54 değişik test yaparak hangi hastalık varsa ortaya çıkaran “Tricorder” adı verilen bir tıbbi cihaz üretiyor. Cihaz oldukça ucuz olacağından birkaç yıl içinde dünya üzerindeki herkes hemen hemen hiç harcama yapmadan en üst düzeyde sağlık hizmetine kavuşacak.</p>
<p><strong>ÜÇ BOYUTLU BASKI</strong>: Önümüzdeki on yıl içinde en ucuz üç boyutlu (3D) baskı cihazının fiyatı 18 000 Dolardan 400 Dolara düşecek. Aynı zamanda cihazlar 100 kat daha hızlı hale gelecek. Bütün önde gelen ayakkabı firmaları bu günden bu cihazlarla ayakkabı üretmeye başladı. Uzak hava alanlarında uçak yedek parçalarının 3D yazıcıyla üretimine başlandı. Uzay istasyonunda 3D yazıcı kullanılıyor. Bu sayede ihtiyaç duyulan yedek parça veya malzeme yerinde üretilebildiğinden geçmişte olduğu gibi büyük miktarda yedek parça taşınmasına gerek kalmıyor. Bu yılın sonuna kadar yeni akıllı telefonlarda 3D tarama kabiliyeti olacak. Bu sayede kendi ayaklarınızın ölçüsünü çıkararak en uygun ayakkabıyı evde üretebileceksiniz. Çin’de 6 katlı bir iş merkezi 3D ile üretilerek tamamlandı. 2027 yılına kadar bugün geleneksel yöntemlerle üretilmekte olan malzemenin %10 u 3D ile üretilmiş olacak.</p>
<p><strong>İŞ İMKANLARI</strong>: Belirli bir sahada iş hayatına atılmayı düşünüyorsanız, kendinize sorun; “Bu işi gerçekleştirebilecek miyim?” Cevabınız evet ise; “Bunu daha erken nasıl yapabilirim?” konusuna odaklanın. Tasarladığınız iş telefonunuzla yapılamıyorsa, fikrinizi unutun. 20’nci yüzyılda başarı için tasarlanmış herhangi bir fikir, 21’inci yüzyılda başarısızlığa mahkum olabilir.</p>
<p><strong>MESLEK</strong>: Bu günkü mesleklerin %70-80 i önümüzdeki yirmi yılda yok olacak. Pek çok yeni mesleğin ortaya çıkacağı kesin. Ancak böylesine kısa bir zaman aralığında yeterli sayıda yeni meslek ortaya çıkar mı? Bu sorunun cevabını henüz bilemiyoruz.*</p>
<p><strong>TARIM</strong>: Önümüzdeki yıllarda “TARIM ROBOTLARI” 100 Dolara satılacak. üçüncü dünya ülkelerindeki çiftçiler arazilerinde bütün gün çalışmak yerine tarım robotunu yöneten birer yönetici olacaklar. Aeroponiklerin (topraksız yetiştirilen bitkiler) daha az suya ihtiyacı olacak. Dana eti üreten ilk PETRI tabağının (bakteri üreten tabak) ürettiği et 2018 yılında danadan elde edilen etten daha ucuz olacak. Şu anda, tarıma elverişli arazinin % 30&#8217;u büyükbaş hayvan üretimi için kullanılıyor. Hayvan yetiştirmek için bu araziye ihtiyacınızın kalmadığını düşünün. Böcek proteinini kısa süre içinde piyasaya sürecek girişimler var. Böcek proteini etten daha fazla protein içeriyor. Halen çoğu insan böcek yeme fikrine soğuk bakmasına rağmen “Böcek Proteini” alternatif protein kaynağı olarak adlandırılıyor.</p>
<p><strong>MOODIES</strong>: Hangi ruh hali içinde bulunduğunuzu söyleyen ‘Moodies’ adında bir uygulama var. 2020’ye kadar yüz ifadenizden yalan söyleyip söylemediğinizi tespit edebilecek uygulamalar geliyor. Tartışanların doğru veya yalan söylediklerinin kolayca anlaşılabildiği politik bir tartışma izlediğinizi düşünün.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-publisher-lg wp-image-369" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-20-22-Gelecek-geldi-bile-2-750x430.jpg" alt="Gelecek-geldi-bile" width="750" height="430" /></p>
<p><strong>BITCOIN (BTC- Elektronik Para Birimi</strong>): bu yıl ana para birimlerinden biri olabilir. Öyle ki; varsayılan rezerv para birimi haline bile gelebilir.</p>
<p><strong>EĞİTİM</strong>: Afrika’da ve Asya’da en ucuz akıllı telefonlar şimdiden 10 Dolara satılıyor. 2020 ye kadar insanların büyük çoğunluğu, en yüksek kalitede eğitim ve bilgiye ulaşmayı sağlayacak akıllı telefon veya benzeri bir kolaylığa sahip olacak. Her çocuk sanat, mühendislik, tasarım, dil, bilim, müzik, matematik vb konularda eğitim almak için KHANS ACADEMY veya benzeri diğer imkanları kullanabilecek.</p>
<p><strong>UZUN YAŞAM</strong>: Şimdilerde ortalama ömür yılda üç ay uzuyor. Dört yıl önce 79 yıl olan ortalama ömür süresi şu anda 80 yıl. Aynı zamanda şimdi üç ay olan yıllık artış hızı da logaritmik bir şekilde artıyor. 2036 yılına kadar yıllık artış yılda 12 ay (bir yıl) olabilir. Bu nedenle hepimiz büyük olasılıkla 100 yaşının çok üzerine kadar yaşabileceğiz. Bunlar bugünün bilim ve teknolojisine göre bilebildiklerimiz. Kim bilir gelecekte daha neler olacak, tam anlamıyla büyüleyici!</p>
<p>Ürkütücü&#8230;</p>
<p>Heyecan verici&#8230;</p>
<p>Yazının buradan sonrasına kendi cümlelerimle devam etmek istiyorum. Hiçbirimiz ürkmekte haksız değiliz. Asıl soru kimlerin heyecan duyduğu? Bu baş döndüren gelişim kimler için heyecan verici diye sorgulamalıyız. Tabii ki “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyenler için. Korku ile geçmişe sarılmak ve gelişmeleri inkar edip mevcudu korumak uğruna gelişmeleri göz ardı eden ve günü kurtarmak için dalkavukça kararlar alan Kodak firması gibi yok olmak yerine; çalışkan, bilgili ve geleceği yaratmanın yollarını keşfetmeye uğraşanlar için heyecan verici. İyilikler ve güzellikler ile dolu bir ütopyayı kurabilme heyecanını duyabilenler için heyecan verici . Bence bu heyecanı paylaşmanın anahtarı eğitim misyonu ve vizyonunda&#8230; İlerici bir vizyonla; özgürlük, gerçekçilik, özgüven, araştırmacılık, zekâ, hayalcilik ve insan evriminde digital çağın oluşturacağı olanak ve değişimleri yan yana getiren bir misyonu yaratabilmek isteğinde olanlar için heyecan verici.</p>
<p>Belki de tek gereken bunu istemek, bu isteği ve gerekliliği anlamak, öğrenmek ve kendimizi gelişmelere uydurmaya çalışmak. Tercihimizi evrimsel açıdan doğru yönde yapmaya çalışmak&#8230; Çünkü, böyle bir misyonu hangi toplum edinirse, ütopik bir gelecek o topluma diğerlerinden çok daha yakın olacak. Geç kalanları ise belki de tarih hiç hatırlamayacak.</p>
<p><strong>Dr.Cem Heper</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/gelecek-geldi-bile/">Gelecek geldi bile</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2016’daki Gelişmeler Ve Mesleğimizin Geleceği</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/2016daki-gelismeler-ve-meslegimizin-gelecegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Cem Heper]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2017 17:33:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 93. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1082</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="meslegimizin-gelecegi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>Yaşamımız bir sürü yenilik ve öğrenmemiz gereken yeni bilgiler ile devam ediyor. Bilim ve teknolojide, son derece etkili ve yaşamımızı değiştirecek gelişmeler oluyor. Bu yeniliklerin bazılarını medscape.com’da, Eric Topol hocamız [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/2016daki-gelismeler-ve-meslegimizin-gelecegi/">2016’daki Gelişmeler Ve Mesleğimizin Geleceği</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="meslegimizin-gelecegi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><blockquote><p>Yaşamımız bir sürü yenilik ve öğrenmemiz gereken yeni bilgiler ile devam ediyor. Bilim ve teknolojide, son derece etkili ve yaşamımızı değiştirecek gelişmeler oluyor.</p></blockquote>
<p>Bu yeniliklerin bazılarını medscape.com’da, Eric Topol hocamız derleyerek sundu. Ben de Erik Topol’un sunusunun etkisinde kalarak bu yazıyı hazırladım. Umarım eğlendirici ve düşündürücü bulursunuz.</p>
<p>2016 yılında, cep telefonlarının mesleki araçlarımızdan biri haline gelmesinden, insan genlerinde yapılan düzenlemelerin tedavilerde kullanılmasına kadar birçok gelişme oldu. Tıp eğitiminde yenilikler oluştu. Bu gelişmelere çocuklar ve gençler kolayca adapte oluyor ve bu yeniliklerin gelişimini daha da hızlandırıyorlar. Orta ve ileri yaşlıların ise, kavrama ve uygulama becerileri azaldığı için, adaptasyonları ve becerilerinin uygun seviyelere getirilmesi ek eğitim programları gerektiriyor. Yaşlanma ile oluşan yetenek kaybı ile birlikte tıp eğitiminin süresinin uzunluğu, tıp eğitimi ve bilimsel gelişmesinin kalitesinde sorun oluşturuyor. Sürenin uzaması kaliteyi arttırabileceği gibi, tam tersine düşürebiliyor da. Mezunlar ne kadar yaşlı olursa, yaşam süreleri içindeki verimlilikleri de o kadar azalıyor. Bu nedenle eğitimcilerin üzerinde en çok çalıştıkları konu, mükemmel mezunların optimum sürede yetişmesidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1084" style="text-transform: initial;" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-1.jpg" alt="" width="1860" height="817" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-1.jpg 1860w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-1-300x132.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-1-768x337.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-1-1024x450.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1860px) 100vw, 1860px" /></p>
<p>1-Tıp eğitiminin kısalması: Bu konuda dünyada da önemli gelişmeler oluyor. Örneğin, şu anda karşımdaki iki bilgisayardan birinde, Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesinin tanıtım sayfası var. Bu sayfa Columbia Tıp Fakültesinde tıp eğitiminin klasik eğitim süresinden 1 yıl daha az olduğunu bildiriyor. Amerika Birleşik Devletlerindeki en iyi tıp fakültelerinden biri olan Columbia Tıp Fakültesinde gerçekleşen olay, yeni çağın entegre tıp eğitimi sisteminin, yeni teknik ve teknolojiler ile birlikte uygulanması sayesinde gerçekleşiyor. Temel eğitime bir buçuk yıl ayıran fakülte, uzun yaz tatillerini tamamen ortadan kaldırmış. Klinik eğitim ve proje safhasına da 14 ay ayırıyor. İnsanın yeteneklerinin geçiciliği ve hayat süresinin kısalığı göz önüne alındığında sevindirici bulduğum bir gelişme… Darısı başımıza…</p>
<p>Mecburi hizmet, askerlik, uzmanlık, yan dal uzmanlığı filan denirken, akademik hayat başladığında veya uzmanlık yaşamı başlandığında, hem ustalığa ulaşabilmemize daha bir sürü zaman, hem de öğrenme, görme, işitme gibi yeteneklerimizde hızlı bir azalma başlamış oluyor. Bu yaşlardaki yüzme sporcuları çoktan emekli olmuş. Futbol veya atletizm yaşamına devam edebilenler ise, ileri yaşları nedeniyle takdir edilme dönemlerinde oluyorlar. Ama bütün sporlarda başlangıç değil, bitiş dönemi bile çoktan geçmiş oluyor. O zaman çocuklarımız için fizyolojimize daha uygun, kişisel esneklikler içeren ve eğitimcilerden başlayan, eğitim süresini kısaltıp, kalitesini arttıran yeni eğitim programları için geç kalmamamızı diliyorum.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1083" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2.jpg" alt="meslegimizin-gelecegi" width="1000" height="750" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-2-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p>2.Yapay zekanın eğitim ve tıbbi uygulamalara girmesi: Otonom otomobiller gibi diğer alanlarda haberlerini duyduğumuz yapay zeka uygulamaları tıpta da başladı. Şimdilik, patoloji kesitlerinin incelenmesi, radyolojik görüntülemelerin değerlendirilmesi, cilt lezyonlarının ve retinanın muayenesinde uygulamaya giren yapay zeka teknolojisi hızla diğer uygulamalara da girerek yaygınlaşmaya başladı. İnsan kaynaklı tanı-tedavi planı eksikliklerinin veya hatalarının azaltılmasında başarı sağlayarak, kendini kanıtlamaya başladı. Bu durumun tıp eğitiminde de kullanımının, duyarlılığı düşük ülkelerdeki hoca eksiğini gidermekte ve insanların sağlığının korunmasında bir umut olabileceğini düşünüyorum. ABD (Amerika Birleşik Devletleri)’ nde sadece 2016 da kurulan doksandan fazla sart-up şirketi tıpta yapay zeka kullanımı alanında çalışmaya başlamış durumdayken, IBM, Apple, Google ve Microsoft gibi devler bu konularda yıllardan beri ürün geliştirmekteler. Sonuçta; yapay zeka hakkındaki bir belgesel filmde tıbbi yapay zeka kullanımının etkilerini sizler de You tube’dan izleyebilirsiniz. North Carolina Üniversite Hastanesinde hazırlanan bu belgeselde onkologlar tarafından atlanmış ve yapay zeka ürünleri tarafından yakalanmış kanserli olguların, tedavi almakta olan bütün hastaların yüzde 30’unu oluşturduğu bildiriliyor. Eric Topol’ü oldukça etkileyen bu gelişmeden etkilenmemek ve sevinmemek mümkün değil… Yapay zekanın hepimizin yardımcısı olmasına sevinmemek mümkün mü?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1085" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-3.jpg" alt="meslegimizin-gelecegi" width="1920" height="1080" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-3.jpg 1920w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-3-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-3-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/meslegimizin-gelecegi-3-1024x576.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></p>
<p>3.Giyilebilir sensörlerin gelişimi: Son yıllarda,vücudumuzun fizyolojik ve kimyasal özelliklerinin takip ve kaydında işe yarayan, veya çevre koşullarımızın saptanmasını sağlayan, esnek, kırılmayan, yazdırılabilen ve daha bir çok özelliği olan sensörler kullanıma girdi. Bunlar sayesinde vücut sıcaklığı, solunum, kalp hızı ve ritmi, kan basıncı, kan şekeri, elektrolitler, etanol, laktat, çevredeki ultraviyole veya radyasyon düzeyleri gibi çeşitli bilgilerin edinilmesi ve izlemleri, kolay ve ucuz olarak yapılabilir hale geldi. Hatta giyilebilir kardiyoverter/defibrilatör fanila gibi, giyilebilir sensörler ile kombine edilen giyilebilir acil tedavi cihazları geliştirilmeye başlandı. Yakın bir zamanda şeker hastalarına kan şekerlerini gösterip ne kadar insülin yapmaları gerektiğini bildiren ve şekerleri düştüğünde uyarı yapan kazakların veya bilekliklerin pazarda yer alacak olması beni son derece sevindiriyor.</p>
<p>4.Vücut sıvıları ve kan yoluyla yapılan likit kanser biopsileri: Dolaşımdaki kanser dokusuna ait DNA (tDNA) incelemeleri ile kanser tanısında önemli bir aşama daha gerçekleşmiş oldu. Şu an için 50 den fazla tümör için geçerli olan bu alan hızla gelişerek, kısa süre içinde yaygınlaşacak gibi görülüyor. Asemptomatik insanların erken tanısından, tedavi altındaki hastaların takiplerine ve hastalık tekrarlarının erken tanısına kadar, bir çok amaçla kullanılabilmektedirler. Bu yöntem solid tümör biopsilerinin yanı sıra da uygulanabilmektedirler. Daha ucuz olmaları, kısa sürede sonuç vermeleri, daha az riskli olmaları ve hasta konforu açısından daha olumlu olmaları ve kanserin biyolojik süreçleri hakkında sağladıkları bilgiler nedeni ile, mesleğimizdeki vaz geçilmezlerden olmaya adaylar.</p>
<p>5.Telehekimlikte hızlı gelişim ve yataksız hastane: Teknolojik ilerlemeler ve sensörlerin gelişimi, özellikle mobil iletişimde kullanılan cep telefonlarının yüksek kapasiteli bilgisayarlar haline gelmesini takiben, bunların tıbbi görüntüleme ve sensör bazlı tıbbi tetkik araçları haline dönüşmelerini sağlayan gelişmeler, tıbbi uygulamaların hekimlerin olmadığı veya olamadığı yerlere ulaştırılabilmesini sağlamaya başladı. Bu gelişmelerin hastanesiz hastanecilik hizmetlerini de kapsayacak seviyelere ulaştığını bile görmeye başladık. ABD’nin St Luis şehrinde Mercy Virtual adlı yataksız hastane, deniz aşırı binlerce hastaya gerçek zamanlı monitörizasyon ve 330 sağlık çalışanı ile yardımcı olmaya başlamış bile. Bu gelişme beni hem sevindirdi, hem de düşündürdü. Aklıma bazı sorular geldi. Ülkem bu teknolojiye katkı sağlayabilir mi? SGK bu gelişime köstek olur mu, yoksa destekleri olur mu? Biz Bursa’nın hekimleri olarak bu alana katkı yapar mıyız, nasıl yaparız? Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde (özellikle çok kritik ve uzun süreli yakın takip gerektiren hastalar için) bu alanda bir çalışma yapılıyor mu, veya yapılabilir mi? BTSO bu alanla ilgili çalışmalar yapılmasını destekler mi? Vs, vs?????</p>
<p>6. CRISPR (Düzenli aralıklarla bölünmüş genetik palindromik tekrar kümeleri) genom düzenlemeleri ve klinik uygulamaların başlaması: 90’lı yıllardan beri artan bir ilgi ve bilgi patlaması ile gelişen CRISPR genom çalışmaları, sonunda insan hastalıklarının ve özellikle kanserlerinin tedavisinde uygulanmaya başladı. 28 Ekim 2016 da Çin’de, CRISPR ile modifiye edilmiş immün sistem hücrelerinin hücre kültüründe üretilerek hastaya tekrar verilmesi yöntemi ile ilk kez akciğer kanserli bir hastanın tedavisi gerçekleştirildi. Halen bu yöntem ile yapılan klinik çalışmalar dünyanın birçok ileri ülkesinde sürmektedir. ABD’de de kanserler ve monogenik (orak hücreli anemi gibi) hastalıkların tedavisinde CRISPR çalışmalarının yapılması onaylandı. Darısı bizim ülkemizin ve bilim insanlarımızın ve halkımızın başına…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1087" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/meslegimizin-gelecegi-5.jpg" alt="meslegimizin-gelecegi" width="600" height="557" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/meslegimizin-gelecegi-5.jpg 600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/meslegimizin-gelecegi-5-300x279.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>7. Akıllı telefonla yapılabilen ultrasonografi ve ekokardiyografi: Teknolojideki ilerlemeler bir taraftan cep telefonlarını yüksek kapasiteli bilgisayarlar haline getirirken, diğer taraftan ultrasonografide kullanılan probların ölçülerinde ve sağlamlıklarında inanılmaz iyileşmeler sağladı. Hem fiyatları inanılmaz ölçülerde ucuzladı, hem de güvenilirlikleri arttı. Yaklaşık 15-20 yıl önce kullandığımız cihazlar, bu günün teknolojisi karşısında yüz yıl öncesinin lambalı radyolarına döndüler. Ucuz ve yaygın kullanıma yönelik bu yeni teknolojinin tıp fakültelerindeki öğrencilerin eğitiminde yer alması, fizyolojiden, anatomiye, patolojiden fizik inceleme eğitimine kadar her alanda yeni programların oluşturulmasını gerektirmeye başladı. Dileğim bu görüntüleme teknolojisinin kullanımının bir an önce, temel bilimlerden klinik bilimlerin en uç noktalarına kadar hızla eğitimde yer almasıdır. Tıp fakültelerinden, yüksek hemşirelikten veya veterinerlikten mezun olanların bu teknolojiye hakim olarak mezun olmalarının sağlanması, hizmetlerin etkinliğini ve maliyetini azaltıcı etki yapacaktır.</p>
<p>Bu gün hem kablolu, hem de kablosuz (blue tooth veya wi-fi bağlantılı), hafif, cepte taşınabilen, küçük bir çikolata paketi kadar veya bir cep telefonun kadar boyutları olan bir sürü cihaz piyasaya çıkmış durumda.(örneğin; Philips Lumify, Healcerion, Mobisante, GE-Viscan, Clarius, ve diğerleri) Alibaba. com da yaptığım araştırma yakında bunların stetoskoplarımızdan daha ucuza satılabileceğini düşünmeme yol açtı. Darısı yerli elektronik sanayimizin ve bizim başımıza.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1088" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/meslegimizin-gelecegi-4.jpg" alt="" width="650" height="493" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/meslegimizin-gelecegi-4.jpg 650w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/meslegimizin-gelecegi-4-300x228.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/meslegimizin-gelecegi-4-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p>8.Mikro ve mini laboratuar cihazları: Son yıllarda, sonuçlanması haftalarca süren ve son derece pahalı olan testleri anında yapabilen ve boyutları birkaç milimetreden, küçük bir cep feneri boyutlarına kadar değişen yeni teknoloji ürünleri piyasaya çıktı veya çıkma aşamasına geldi. Ayrıca cep telefonu temelli bir sürü yeni yazılım yapılarak, Afrika gibi mahrumiyet bölgeleri de dahil olmak üzere bir çok yerde, bir çok hastalığın tanısına dönük laboratuar tanılarının anında ve ucuza yapılmasını sağlamaya başladı. Durum laboratuvarım cebimde aşamasına geldi.</p>
<p>Sonuç olarak mezuniyet sonrası sürekli tıp eğitimi alanında gönüllü olarak yürüttüğümüz çalışmalara katılımlarınız ve katkılarınızla yaptığınız destekler için hepinize en içten saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Unutmayalım, mucizeleri yaratan bilimsel çalışma ve gelişmelerdir.</p>
<p>Dr. Cem Heper</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/2016daki-gelismeler-ve-meslegimizin-gelecegi/">2016’daki Gelişmeler Ve Mesleğimizin Geleceği</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alkol ve hipertansiyon</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/alkol-ve-hipertansiyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Cem Heper]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Dec 2010 12:21:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 77. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2628</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="1067" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="alkol-hipertansiyon" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div>
<p>Alkol alımının gün geçtikçe yaygınlaşması ve hipertansiyonun en sık karşılaşılan sorun haline gelmesi, alkol ile hipertansiyon arasındaki ilişkiyi ön plana çıkarıyor. Hipertansiyonun ve içki çeşitleri arasındaki ilişki var mı? Alınan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/alkol-ve-hipertansiyon/">Alkol ve hipertansiyon</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="1067" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="alkol-hipertansiyon" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/04/alkol-hipertansiyon-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div><blockquote><p>Alkol alımının gün geçtikçe yaygınlaşması ve hipertansiyonun en sık karşılaşılan sorun haline gelmesi, alkol ile hipertansiyon arasındaki ilişkiyi ön plana çıkarıyor.</p></blockquote>
<p><strong>Hipertansiyonun ve içki çeşitleri arasındaki ilişki var mı?</strong></p>
<p>Alınan alkol miktarı attıkça kan basıncında yükselme riski artmaktadır. 2005 yılında sonuçları yayınlanan bir Çin araştırmasına göre, alkol alımı arttıkça hipertansiyon sıklığı artmaktadır. Sonuçları 2004 yılında yayınlanan, Japonya’da yapılmış ve bira, saki, şarap, şoku ile viski türü içkilerin karşılaştırıldığı bir diğer araştırmada da, içki türünden çok alkol miktarı ile bağlantılı olarak hipertansiyon sıklığının arttığını ortaya koyulmuştur. Bira ve şarap içenlerde yapılan ve 2005 yılında Hypertension dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre ise, hipertansiyonu olmayan insanlar bu içecekleri 1 ay tüketiklerinde, kanlarındaki endotelin-1 maddesi artmakta ve kan basınçlarında yükselme başlamaktadır. Öte yandan hipertansiyonlularda alkol kısıtlaması ile kan basıncında 2.7-1.4 mmHg azalma sağlandığı rapor edilmiştir. Alkolün kan basıncına etkisinin olduğu ve bunun türünden çok, doğrudan doğruya alınan alkol miktarına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Yüksek alkollü içecekleri seçenler genellikle daha fazla alkol aldıkları için daha fazla etkilenmektedirler.</p>
<p><strong>Alkolün damar fonksiyonları ve yapısına etkisi var mı?</strong></p>
<p>Az miktarda alkol tüketiminin, iyi kolesterolü (HDL’yi) arttırması, trombosit ve fibrinojen gibi pıhtı yapımda yer alan etkenleri iyi yönde etkilemesi bir yanda, alkolün kan basıncını arttırması ve homosistein metabolizmasını olumsuz etkilemesi diğer yanda yer almaktadır. Bu konuda 2004 yılında yayınlanan bir araştırma, orta yaşlı ve ileri yaşlı insanlarda, alınan alkol ile ana atardamar olan aortanın esnekliği arasında ters veya J şekilli bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Orta yaşlı Japon erkeklerinde yapılmış 9 yıllık bir araştırmada da alkol kullanımı ile aorta esnekliğinin azalması arasında ilişki olduğu yayınlanmıştır.</p>
<p><strong>Alkol, şeker hastalığı ve metabolik sendrom arasında ilişki var mı?</strong></p>
<p>2005 yılında sonuçları açıklanan Western New York araştırmasında, karaciğer fonksiyonlarında etkilenme-nin bir belirtisi olan gama-GT düzeyi artışı ile hipertansiyon gelişimi arasında ilişki olduğu, ve göbekli olup karaciğe-rinde yağlanma saptanan olgularda riskin özellikle yüksek olduğu bildiril-miştir. Alkol ile metabolik sendrom arasında sadece kan basıncı artışı ile değil, aynı zamanda, trigliserid düze-yinde artış, göbeklenme (santral şişmanlık) ve ürik asit artışı arasında da ilişki vardır. 1998de sonuçları yayınlanan bir araştırma (Korean National Health and Nutrition Examination Survey) günde 30 gramdan fazla alkol kullanımının erkeklerde kan basıncını arttırdığı, kadınlarda şekeri yükselttiğini ve her iki cinsiyette de trigiserid artışına neden olduğunu ortaya koydu. Amerikada yapılan ve 4510 kişinin incelendiği NHBI Family Heart Study adlı aratırmada da alkol kullanımı ile metabolik sendromun tüm parametreleri arasında olumsuz bir ilişki olduğu, eğitim diyet ve bedensel aktivite artışı ile de, tüm parametreler-de iyileşme sağlanabileceği ortaya kondu. Aynı yöndeki bulgular Third National Health and Nutrition Examination Survey adlı araştırmada da yayınlandı. Sonuçta alınan alkol miktarı ile hipertansiyon ve metabolik sendrom arasında ilişki olabileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p><strong>Hipertansiyonu olanlar ne kadar alkollü içki içebilir?</strong></p>
<p>ABD de yapılan Physicians Health Study adlı araştırmada yer alan 14125 hipertansiyonlunun izlem sırasında ölen 1018’i incelendiğinde, az ve ılımlı düzeylerde alkol almanın kan basın-cından bağımsız olarak kardiyolojik ölümleri azalttığı saptanmıştır. Benzer bulgular Fransa’da yapılan ve 36 583 şarap içicisi orta yaşlı erkeğin 13 ile 21 yıl arasında süren takiplerinden elde edilen verilere dayanan 2004 yılında yayınlanmış bir araştırmada da bulunmuştur. Günde 60 gramdan az alkol alkol alan erkeklerde bütün nedenlere bağlı ölümlerde azalma olduğu sonucuna varılmıştır. Daha fazla alkol tüketimi olanlarda veya bira ve diğer içkileri tüketenlerde ise alkolün herhangi bir yararı görülmemiştir. Bu araştırmalarda şarap içenlerin yedikleri yemeklerin göz önüne alınmaması, diğer gruplar ile olan yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarındaki farklılıkların incelenmemesi hem elde edilen verilerin güvenilirliğini, hem de sonuçları bir miktar tartışılabilir yapmaktadır.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütünün Global Burden of Disease 2000 Comperative Risk Analysis çalışmasında tüm hipertansif hastalıkların yüzde 16 sının alkolle bağlantılı olabileceği bildirilmiştir. Sonuçta genel olarak hipertansiyonluların alkol kullanırken bir gün içinde 30 gram etil alkol düzeyini aşmamaları önerilmektedir. Alkolün hipertansiyonun oluşumunda ve sonrasında olumsuz etkilerinin olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p>Son olarak özellikle aç karına veya yemek dışında alınan alkole bağlı olarak, hem kalp ve dolaşım sistemine bağlı, hem de tüm nedenlere bağlı ölümlerde artış olduğunu hatırlatmak istiyorum.</p>
<p>En içten saygı ve mesleki başarı dileklerimle.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/alkol-ve-hipertansiyon/">Alkol ve hipertansiyon</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
