<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Uğur Köksal, Author at Hekimce Bakış</title>
	<atom:link href="https://hekimcebakis.org/author/u-koksal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hekimcebakis.org/author/u-koksal/</link>
	<description>Bursa Tabip Odası yayınıdır</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Dec 2018 14:35:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Sanatsal , Ekonomik, Keyifli &#8220;Lviv&#8221;</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/sanatsal-ekonomik-keyifli-lviv/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Uğur Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2018 14:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[lviv]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1523</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="lviv-ukrayna" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-1024x576.jpg 1024w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div>
<p>Ukrayna’nın adı en çok duyulmuş şehirlerinden biri Lviv. Efsaneye  göre kentte kadınların nüfusa oranı %85 imiş. Anımsarsınız bunu haber yapan yayın organları bile olmuştu. Gerçekten de 46 milyonluk ülke nüfusunun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sanatsal-ekonomik-keyifli-lviv/">Sanatsal , Ekonomik, Keyifli &#8220;Lviv&#8221;</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="lviv-ukrayna" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-1024x576.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div><blockquote><p><strong>Ukrayna</strong>’nın adı en çok duyulmuş şehirlerinden biri <strong>Lviv</strong>. Efsaneye  göre kentte kadınların nüfusa oranı %85 imiş. Anımsarsınız bunu haber yapan yayın organları bile olmuştu. Gerçekten de 46 milyonluk ülke nüfusunun 25 milyonu kadınken, 21 milyonun biraz üstünde erkek popülasyonu var. Hal böyle olunca da erkeklerin yapmasına alışkın olduğumuz bir çok işi kadınlar üstlenmiş durumda. Doğal olarak <strong>Lviv</strong>’de de kadın otobüs şöforlerini, temizlik işçilerini görmek çok sıradan olsa da nüfusun öyle % 85 i kadın değil. Hatta söylentiye göre bu hikayenin çıkarılmasının nedeni şehre daha çok turist çekebilmekmiş!</p></blockquote>
<p><strong>Ukrayna</strong>’nın batısında ve Polonya sınırına oldukça yakın olan <strong>Lviv</strong>, ülkenin diğer şehirlerine göre hem mimari hem de yaşam tarzı olarak daha Avrupalı bir kent. Yaklaşık 2 saatlik uçuşla vizesiz, hatta pasaportsuz sadece çipli kimlik kartınızla bile ulaşabileceğiniz <strong>Lviv</strong>’e gitmenin sanırım tek zorluğu, <strong>Ukrayna</strong>’ya gidiyor olmanızın çevrenizdekilerin kafasında oluşturabileceği hınzır soru işaretleri ve bıyık altından imalı gülümsemeler olacaktır. Başta bu sizi biraz rahatsız etse de, uçağa adımınızı atınca işin vehametini anlıyorsunuz. Hemen hemen sırf erkeklerden oluşan yolcuların sizin gibi; operaya giderim, belki bale izlerim, güzel yemekler de yersem benden iyisi yok diye düşünmedikleri hal ve hareketlerinden açıkça belli oluyor.Ukraynalıların da bizim milletin bu tavrından ne kadar rahatsız olduklarını ülkeye girmeden pasaport polisinin davranışından anlayabiliyorsunuz.</p>
<p>Havaalanıyla şehir arası yaklaşık 6 km. Merkeze ulaşmak için taksi tutabilirsiniz, ama pazarlık yapmayı ihmal etmeyin. 150 grivna makul fiyat. Uber seçeneği de mevcut yoğunluğa göre 80 ila 150 arasında fiyat değişiyor. En ucuz seçenek ise otobüs ya da troleybüs. Hemen alanın önünden şehir merkezine giden 9 ve 48 numaralara binebilirsiniz. Bileti şoförden 5 grivnaya almak mümkün. Bileti aldıktan sonra otobüsteki perforatörde mutlaka delin, gerçi kontrol hiç olmuyormuş ama ne olur ne olmaz. Otobüslerin bir çoğu oldukça eski ama sizi gideceğiniz yere sorunsuz ulaştırıyor.</p>
<p>Türk lirasının son günlerdeki değer kaybına rağmen <strong>Ukrayna</strong> yine de ucuz bir ülke. Yani 15-20 liraya güzel bir kahvaltı yapabilir 40-50 liraya kaliteli bir yerde akşam yemeği yiyebilirsiniz.</p>
<p>Her seviyeye hitap eden hostel ve otel seçenekleri mevcut. Kalacağınız yeri Opera binasına yakın seçerseniz  tüm eski şehri yürüyerek dolaşabilme şansına da sahip olursunuz.</p>
<p>Eğer geziniz hafta sonuna denk geldiyse mutlaka operaya, baleye gidin. Biletler 50 ila 250 grivna arası değişiyor. Çok tutulan gösteriler hariç aynı güne bilet bulmak mümkün. Sadece opera binasının güzelliğini  görmek isterseniz saat başı düzenlenen turlara katılabilirsiniz. Ama bana sorarsanız bir gösteri izlemeden dönmeyin derim. İsterseniz web sitesi üzerinden de bilet alınabiliyor (<a href="https://opera.lviv.ua/en/afisha/">https://opera.lviv.ua/en/afisha/</a>).</p>
<p><strong>Lviv, High Caste</strong> parkındaki tepe dışında düz bir alana kurulmuş ve çok rahatça yürüyerek dolaşabilirsiniz. Metronun olmadığı şehirde otobüsleri kullanmanız için kril alfabesini bilmenizde fayda var. Böyle olunca da Uber en kolay seçenek oluyor.</p>
<p>İlk başta High Castle parkındaki tepeye tırmanarak gezinize başlayın. Buradan bütün şehri tepeden görebilirsiniz. Basamaklar zorlasa da yukarıdaki manzara için değer. Sonra eski şehirdeki kiliseleri, katedralleri, sarayları, taş evleri, huzur veren meydanları, ortaçağdan kalma sokakları ve dar geçitleri kafanıza göre dolaşın. Bir süre sonra aynı yerlerden geçmeye başlayınca oturup bir şeyler yemenin zamanı gelmiş demektir.</p>
<p>Ukrayna mutfağı genelde et üzerine kurulmuş. Devasa sosisler, fırınlanmış butlar, kaburga ızgaralar. Et severler için bulunmaz lezzetler. Size tavsiyem yerel halkın da rağbet ettiği <strong>Kumpel</strong>. Kapıda sıra olabilir, rezervasyon için isim yazdırıp söylenen saatte gelirseniz masanız hazır olacaktır. İkinci mekan ise kaburga ızgarasıyla ünlü <strong>Arsenal</strong>. Hep kuyruk var beklemeniz gerekiyor iç kısım biraz havasız bahçesi daha ferah. <strong>Puzata</strong> Hata da hızlı servisi bol çeşidiyle hem kahvaltı hem de yemek için güzel bir alternatif. Et dışında çorbaları ve çeşit çeşit mantıları da denemeye değer.</p>
<p>Eski şehir ve çevresini yürüyerek dolaşmak için 2 tam gün yeterli olacaktır. Eğer yoga seviyorsanız hafta sonları sabah 8.00 da <strong>İvan Franko</strong> parkına giderseniz 100-150 kişi bir arada yoga yapma fırsatı elde edersiniz. Yürüyüş ve dinlenmek için de parkı değerlendirebilirsiniz.</p>
<p>Kente turistik çekim sağlamak için bir çok festival düzenleniyor. Bize antika arabalar ve bisiklet festivali denk geldi. Şehrin en hareketli yeri olan <strong>Rynok</strong> meydanında bilgilendirici tabelalardan etkinlik programlarından haberdar olabilirsiniz. Ayrıca <strong>Opera Meydanında</strong> da her pazar sabahı mutlaka bir atraksiyon oluyor, kaçırmayın.</p>
<p><strong>Lviv</strong>&#8216;e gitmek için en uygun mevsim yaz ayları olsa da, kışı seviyor ve soğuk bana işlemez diyorsanız karlar altında da kenti turlamak çok güzel olabilir. Hafta sonunuzu ayırıp  güzel bir şehri keşfetmek, opera baleye gitmek, leziz yemekler yemek istiyorsanız <strong>Lviv</strong> iyi bir alternatif olabilir.</p>

<a href='https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-1.jpg'><img decoding="async" width="300" height="169" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-1-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium" alt="lviv-ukrayna" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-1-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-1-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-1-1024x576.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>
<a href='https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-2.jpg'><img decoding="async" width="300" height="169" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-2-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium" alt="lviv-ukrayna" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-2-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-2-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-2-1024x576.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-2.jpg 1600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>
<a href='https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-3.jpg'><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="169" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-3-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium" alt="lviv-ukrayna" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-3-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-3-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-3-1024x576.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-3.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>
<a href='https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-4.jpg'><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="169" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-4-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium" alt="lviv-ukrayna" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-4-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-4-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-4-1024x576.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-4.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>
<a href='https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-5.jpg'><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="169" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-5-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium" alt="lviv-ukrayna" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-5-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-5-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-5-1024x576.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-5.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>
<a href='https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6.jpg'><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="169" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium" alt="lviv-ukrayna" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6-1024x576.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/lviv-ukrayna-6.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>

<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sanatsal-ekonomik-keyifli-lviv/">Sanatsal , Ekonomik, Keyifli &#8220;Lviv&#8221;</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Valensiya: Sanat Ve Bilimin Şehri</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/valensiya-sanat-ve-bilimin-sehri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Uğur Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2018 15:41:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı gezelim]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 96. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hekimcebakis.org/?p=399</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1067" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="valensiya-ugur-koksal" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></div>
<p>Valensiya havaalanından şehre ulaşmanın en kolay yolu metro. Alanın hemen altındaki metro girişinde otomatik makinalardan bilet alabilirsiniz. Ancak iki üç günlüğüne turistik ziyaret nedeniyle geldiyseniz turist kart almanız sizin için [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/valensiya-sanat-ve-bilimin-sehri/">Valensiya: Sanat Ve Bilimin Şehri</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1067" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="valensiya-ugur-koksal" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></div>	<blockquote id='bsq-1213' class="bs-quote bs-quote-17 bsq-t1 bsq-s15 bsq-left">
		<div class="quote-content">
			<p>DÜNYA’YI GEZELİM</p>
		</div>
					<div class="quote-author">
									<img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/ugur-koksal.jpg"/>
				
									<span class="quote-author-name">											DR. UĞUR KÖKSAL										</span>				
									<span class="quote-author-job">drugurkoksal@gmail.com</span>
								</div>
				</blockquote>

<p>Valensiya havaalanından şehre ulaşmanın en kolay yolu metro. Alanın hemen altındaki metro girişinde otomatik makinalardan bilet alabilirsiniz. Ancak iki üç günlüğüne turistik ziyaret nedeniyle geldiyseniz turist kart almanız sizin için daha faydalı olacaktır. 24, 48 ve 72 saatlik alternatifleri olan kartla tüm toplu taşıma araçlarından sınırsız faydalandığınız gibi birçok müzeyi de ücretsiz ziyaret edebiliyorsunuz(http://www.valenciatouristcard.com/en/home). Dilerseniz ziyaretinizden önce online sipariş verebilir, teslim noktanızı da seçebilirsiniz. İnternet üstünden alımlarda %10 indirim yapılıyor. Kartın sağladığı bir başka avantaj da belirli yerlerde iki kez birer içecek ve yanında İspanyol mezesi Tapaslar’dan birer tane ikram etmeleri. Eğer cep telefonunuza metro ve otobüs ulaşımı ile ilgili uygulamaları da indirdiyseniz turist kartınızla hiçbir zorluk çekmeden kentin ve yakın çevrenin altını üstüne getirebilirsiniz.</p>
<p>1957 yılındaki büyük sel felaketiyle nehir yatağı değişerek Valensiya’nın güneybatısına kayan Turia nehrinin eski yatağı günümüzde devasa bir park olarak yemyeşil bir taç gibi eski şehrin kuzey ve doğusunu çevreliyor. Parkın bir ucunda bulunan devasa hayvanat bahçesinde yaban hayvanları doğala yakın ortamlarında ziyaretçilerini karşılarken diğer uçundaki üç yüz elli bin metrekarelik alanda ünlü mimar Santiago Calatrava tarafından dizayn edilmiş “Bilim ve Sanat Şehri”yer alıyor. 1988 yılında ziyarete açılan kompleks, devasa uzay gemisi görünümüyle fütüristik mimarinin en güzel örneklerinden biri olmuş. Bu iki yapının arasında kalan yaklaşık 7-8 km. uzunluğundaki bölgede ise her türlü spor faaliyetine uygun olarak düzenlenmiş alanlar mevcut. Kendini spora vermiş Valensiyalıları günün her saati burada görmek mümkün.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-426" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-2-1024x768.jpg" alt="valensiya-ugur-koksal" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-2-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-2-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-2-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-2-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-2.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Parktan ayrılıp tarihi kapı Porte de Serrans’dan eski şehre girin. Bir zamanlar surlar içindeki Valensiya’ya giriş çıkışı kontrol için kullanılan tarihi kapının üzerine çıkabilir, şehrin harika resimlerini çekebilirsiniz. Yine şehrin batısındaki kapı Torres de Quart da mutlaka görülmeli. Kapıdan geçip sağa doğru yönlenirseniz Carme mahallesine gireceksiniz. Tarihi dar sokakları, güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş binaları, küçük meydanlarını çevreleyen şirin kafeleriyle sizi kendine hayran bırakacak.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-427" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-1024x768.jpg" alt="valensiya-ugur-koksal" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-3.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>El Carme dışında eski şehir, devasa meydanları Katedral ve Kiliseleri, belediye binası, boğa güreşi arenası, geçen sene yüzüncü yılını kutlayan tren istasyonu ve zamana meydan okuyan birçok yapısıyla her zaman turistlerin ilgisini çekiyor. Her gün saat 14.00’ e kadar açık olan kapalı pazar yeri El Mercat mutlaka görülmeli. Yerel ürünlerin en tazelerinin satıldığı, isterseniz ayak üstü bir şeyler atıştırabileceğiniz curcunalı bir yer. Valensiya’daki değişik temalı onlarca müzenin çoğu belediyeye ait. Hepsini dolaşmak isterseniz bir hafta da yetmeyebilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-430" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-6-1024x768.jpg" alt="valensiya-ugur-koksal" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-6-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-6-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-6-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-6-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-6.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Kentte her yıl 15- 19 Mart’ta kutlanan ilginç festivalin adı “Las Fallas”. Şubat ayının sonunda başlayan festival hareketliliği kentin meydanlarına kağıt ve ahşaptan kurulan devasa kuklalar, sokak eğlenceleri, konserler, havai fişek gösterileri, arkalarında bando mızıkayla dolaşan yerel kıyafetli Valensiyalılar ve her yerde karşınıza çıkan maytap ve torpillerle kendini belli ediyor. Tüm bu hareketlilik son gün kuklaların ateşe verilmesiyle son buluyor. Amaç baharın gelişini kutlamak ve kışın hüznünden kurtulmak. Eğer festival zamanına denk gelmediyseniz üzülmeyin. Her sene seçilerek yakılmaktan kurtarılan kuklaların sergilendiği bir müzeleri de var.</p>
<p>Valensiya sadece tarihi ve kültürel dokusuyla değil, kilometrelerce uzanan bembeyaz kumlu plajlarıyla da keyif veren bir şehir. Uzun süren yaz sezonu nedeniyle deniz ve güneş için de tercih edilebilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-429" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-5-1024x768.jpg" alt="valensiya-ugur-koksal" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-5-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-5-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-5-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-5-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-5.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Yemek için ise elbette İspanyol klasiği safranlı pirinçle yapılan “Paella”; ama illaki deniz ürünlü olanı. Çeşit çeşit tapasları, yanında Sangria veya Cava ile mideye indirmeden gelmeyin. Bir de Horchata denilen süte benzer tatlı yerel bir içecekleri var. Chufa denilen, yer altında yetişen bir bitkinin yumrularından su ve şeker karıştırılarak yapılıyor. Churros denen bizim lokmaya benzeyen bir tür hamur işiyle tüketiliyor. Sonuç olarak her mevsimde keyifli zaman geçirilebilecek, her tür zevke hitap eden tarihi ama modern bir şehir Valensiya.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-428" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-4-1024x768.jpg" alt="valensiya-ugur-koksal" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-4-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-4-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-4-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-4-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/valensiya-ugur-koksal-4.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/valensiya-sanat-ve-bilimin-sehri/">Valensiya: Sanat Ve Bilimin Şehri</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mutlu İnsanların Ülkesi: “Küba”</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/mutlu-insanlarin-ulkesi-kuba/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Uğur Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2018 09:20:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 95. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=855</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1067" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="kuba" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></div>
<p>Tropik iklim ve ada psikolojisinin verdiği rehavetin Salsa müziğinin baştan çıkarıcı ritmleri ve Mojitonun etkisiyle nasıl bertaraf edildiğini görmek, sabunun bile lüks olabildiği bir ülkede insanların nasıl olup da ter [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/mutlu-insanlarin-ulkesi-kuba/">Mutlu İnsanların Ülkesi: “Küba”</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1067" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="kuba" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-5-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></div><p>Tropik iklim ve ada psikolojisinin verdiği rehavetin Salsa müziğinin baştan çıkarıcı ritmleri ve Mojitonun etkisiyle nasıl bertaraf edildiğini görmek, sabunun bile lüks olabildiği bir ülkede insanların nasıl olup da ter kokmadığını, boş market rafları, dünyanın en yüksek boşanma oranı ve en yavaş internetine sahip olup düşük maaşlara rağmen insanların nasıl mutlu olabileceğine şahit olmak için mutlaka Kübaya gitmeli. Hatta onların evlerinde kalmalı, bir süre de olsa beraber yaşamalısınız.</p>
<p>11 milyon nüfuslu Karayiplerin en büyük ada ülkesinin halkı eski İspanyol sömürgecilerin torunları ve onların Afrikadan getirdiği kölelerin soyundan oluşuyor. Elbette zaman içinde melez bir nesilde oluşmuş, bunlara Mulata deniyor. Küba’nın keşfi sonrası adanın gerçek yerlileri ise beyaz insanın getirdiği hastalıklara direnç gösteremediği için maalesef yok olmuş.</p>
<p>Yumuşak iklim ve bol yağmur sayesinde ada yemyeşil. Buna Karayip denizine açılan uzun kumsallar da eklenince çok cazip bir tatil cenneti haline geliyor. Doğal güzellikler yanında yıpranmış ama henüz orjinalliği bozulmamış Trinidad gibi dünya mirası listesindeki kasabaları, Koloni döneminden kalma şeker kamışı, tütün ve kahve plantasyonlarıyla da dikkat çekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-860" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-16-1024x768.jpg" alt="kuba" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-16-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-16-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-16-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-16-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-16.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Ancak en dikkat çekici belki de adada yaşayan halk. Kübalılar sahip oldukları sistemi zorluklarına ve dünyadaki yalnızlaştırılmalarına rağmen sonuna kadar savunuyorlar. Sakın ola ki rejimin baskısı vardır, aleyhte konuşanı derdest ederler diye düşünmeyin. Yönetim sistemlerini özeleştiriyi yadsımayarak geliştirmişler. Örneğin; günümüz Küba sineması belki de sisteme en çok eleştiriyi getirmesine rağmen tüm sanatsal faliyetler gibi devlet tarafından ciddi şekilde destekleniyor. Pornografi dışında her hangi bir sansür uygulaması da yok. Ayrıca Küba yönetimi adadaki tüm etnik grupların geleneklerini ve kültürlerini devam ettirebilmeleri için sonsuz destek sağlamış durumda.</p>
<p>Havana’ daki Atatürk büstünü çoğumuz biliriz ve her giden de mutlaka ziyaret eder. şaşıracaksınız belki ama ezeli düşmanları ABD’ de köleliği kaldıran Lincoln’ un da büstü var. Küba yönetimi insanlığa katkı sağlamış bir çok yabancı devlet ve bilim adamlarının büstlerini Havana’ daki tüm parklara yerleştirmişler ki, Kübalı gençler bunları görüp örnek alsın.</p>
<p>Sokakta sizden 1 CUC dilenen kimse yok mu? Tabi ki var, ama emin olun bizdekinin 100 de biri değil. Çünkü eğitim ve sağlık tamamen ücretsiz. Ayrıca her Kübalı karnesi ile her ay belli oranda gıda desteği de alabiliyor.</p>
<p>Tropik mevsimin hüküm sürdüğü adaya seyahat için Aralık, Ocak ve Şubat en uygun aylar. Sıcaklık ortalama 20-25 derece, zaman zaman yağmur yağsa da en kurak mevsim. Diğer aylarda aşırı nem ve yüksek sıcaklık rahatsız edici, ayrıca tropik yağmur ve fırtınalar da cabası. THY ile İstanbul’ dan Havana’ ya direk uçabilirsiniz, ancak Küba vizesi almanız şart.</p>
<p>Yemek konusu eğer et sevmiyorsanız biraz sıkıntılı, ancak deniz ürünü oldukça bol ve ucuz (ıstakoz yemekten gına gelebilir). Pek sebze yetişmediğinden, önünüze kağıt inceliğinde kesilmiş domates ve salatalık gelirse sakın şaşırmayın. Patatese benzer “Yuka” denen yerel bir bitkinin kökünü epey tüketiyorlar, son zamanlarda tarımına başlanan pirincin sunumu ise lapa şeklinde.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-859" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-14-1024x768.jpg" alt="kuba" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-14-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-14-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-14-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-14-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-14.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Ülkede süt üretiminin kısıtlı olması, elde edilen sütün büyük miktarının da çocuk ve yaşlılara dağıtılması zorunlu olduğundan peynir üretimi oldukça az. Olanlarsa genellikle süt tozundan imal edildiği için, pek peynire benzemiyor. Ama meyve bol; hindistan cevizi, muz, ananas, papaya, guava ve diğer tropik meyveler, az da olsa kavun, karpuz, elma ve portakalda var.</p>
<p>Bizim çok sevdiğimiz ekmek ise Kübalılarca hemen hemen hiç tüketilmiyor. Son yıllarda yetiştirilmeye başlayan pirinç dışında tahıl üretiminin çok kısıtlı olması ekmeğin pahalı ve lüks bir gıda ürünü olmasına yol açıyor. Belki de bu yüzden sokaklarda çok az şişman Kübalı görüyorsunuz.</p>
<p>Alkol tüketimi aşırı olmasa da epeyce yaygın. Şeker kamışı küspesinden üretilen milli içkileri Rom’un temelinde yapılan; Mojito, Pinacolada, Daikiri, Cuba Libre gibi çeşitli kokteylerini sokak köşelerindeki portatif barlarda bile bulmak mümkün. Müzik ve Romun mevcut olduğu her zaman Kübalıların sokaklarda parti yapmaları ise adeta geleneksel.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-858" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-7-1024x768.jpg" alt="kuba" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-7-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-7-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-7-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-7-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-7.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Son 20 yılda turizmin gelişmesi ve ihtiyaç olan dış kaynağın bu sektörden daha kolay elde edilebilmesiyle Havana’ da bazı meydanlar ve çevresi restore edilmiş. Ancak şehre yüksek bir binadan bakarsanız bunun henüz yetersiz olduğunu görebiliyorsunuz. Yabancı yatırımcılara bizdeki yap işlet devret sistemiyle verilen eski binalar restore edilip otellere dönüştürülüyor.</p>
<p>ABD ile başlayan yumuşamaya hemen hemen tüm Kübalılar endişe ile yaklaşıyor. Çünkü bu durumun sadece rakibin bir çeşit taktik değişikliği olduğunu düşünüyorlar. Düşmanın hamlelerini takip ederek ona karşı önlem almak için de hazırlar. ABD başkan yardımcısının açıkladığı gibi Küba’ya karşı uyguladığımız Ablukada başarısız olduk söyleminin altından başka bir çapanoğlu çıkacağını biliyorlar.</p>
<p>Yıllar süren ABD ablukası, 90’ larda Sovyetlerin çöküşü sonrası dış pazarının %80’ inin kaybedilmesi ve adadaki tarımsal üretimin yetersizliği nedeniyle o dönemde her Kübalı ortalama 10-15 kilo kadar kaybetmiş, açlık o kadar derinmiş ki sokaklarda kedi, köpek dahi kalmamış.</p>
<p>Kübada, Fidel ve Raul Castro’nun adına ne cadde, park, bina ne herhangi bir devlet dairesinde poster, resim ne de isimleriyle anılan her hangi bir şey yok. Devrim meydanında bile sadece CHE ve CAMILO’ nun resimleri var. Halk bazı yerlere Fidel’in ismini vermek istemiş, ama kendisi buna şiddetle karşı çıkmış. Ölümünden sonra ne olur bilinmez.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-856" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-17-1024x768.jpg" alt="kuba" width="1024" height="768" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-17-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-17-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-17-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-17-86x64.jpg 86w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/kuba-17.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" />1</p>
<p>Küba’da doğmamış ve Küba kanı taşımamasına rağmen Küba vatandaşlığına kabul edilmiş 2 kişiden biri olan,cErnesto Rafael Guevara Lynch de la Serna kısaca bilinen adıyla CHE (yoldaş, adam) ülkenin en önemli halk kahramanı olarak her yerde onurlandırılmış. O meşhur fotoğrafı ve şapkasıyla sosyalist devrimci hareketin sembol ismi olan Che Guevera bu gün yaşayıp her tür turistik malzemeye konu yapıldığını görse acaba ne düşünürdü?</p>
<p>Küba devrim sonrası abluka nedeniyle bir çok durumda kendi çözümlerini üretmek zorunda kalmış, özellikle de ulaşım alanında. Kamyondan bozma Camel dedikleri toplu ulaşım araçları bu gün bile kullanılıyor. Eski otobüsten bozma banliyö trenleri, bisiklet ve motosiklet taksiler, elbette eski Amerikan arabaları ve bunların parçalarının birleşimlerinden adeta yeniden yaratılmış &#8221;monster&#8221; araçlar oldukça ilgi çekici.</p>
<p>Ablukanın başka bir faydası da tıp eğitimi ve özellikle aşı üretiminde olmuş. Günümüzde yaklaşık 70 bin Kübalı doktor Latin Amerika ve bazı Afrika ülkelerinde çalışmakta. Bunların Küba’ya yaptığı yıllık katkı ise 8 milyar dolar civarında. Küba Tıp Fakülteleri halen Birleşik Devletler dahil dünyanın her ülkesinden maddi olanakları kısıtlı öğrencileri kabul edip ücretsiz olarak eğitim almalarına imkan veriyor.</p>
<p>Tüm imkansızlıklara rağmen Kübalılar üstlerinde solmuş t-shirt, ağızlarında puro ve ellerinde romlarıyla çok mutlular. Ama belki de en büyük tehlike bel bağladıkları turizm yüzünden gelecek. Değişen gelir dağılımı, (ülkenin en çok kazananları taksi şöförleri ve turizm sektörü çalışanları olmuş) bazı zengin Amerikalı ve Avrupalı turistlerin basit zevkleri uğruna turizm sektörünü yozlaştırmaları ileride ciddi sorunlara yol açacak gibi görünüyor.</p>
<p>Görünen o ki global sistem Küba’yı da eline geçirmek için ellerini ovuşturmaya başlamış. Fırsat bulursanız henüz geç olmadan gidip görmekte fayda var.1</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/mutlu-insanlarin-ulkesi-kuba/">Mutlu İnsanların Ülkesi: “Küba”</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malta [Dünyayı gezelim]</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/dunyayi-gezelim-malta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Uğur Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Sep 2017 07:40:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı gezelim]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 94. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=977</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="630" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/malta-10.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="malta" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/malta-10.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/malta-10-300x189.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/malta-10-768x484.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>Akdenizin tam ortasına kurulmuş Malta Cumhuriyeti 3 ana adadan oluşmakta. Toplam yüz ölçümü 316 km2 yani sadece bizim Gökçeada ve Bozcaada nın toplamı kadar. 430 bin nüfuslu ülkenin gelirlerinin %97 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/dunyayi-gezelim-malta/">Malta [Dünyayı gezelim]</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="630" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/malta-10.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="malta" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/malta-10.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/malta-10-300x189.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/malta-10-768x484.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><p>Akdenizin tam ortasına kurulmuş Malta Cumhuriyeti 3 ana adadan oluşmakta. Toplam yüz ölçümü 316 km2 yani sadece bizim Gökçeada ve Bozcaada nın toplamı kadar. 430 bin nüfuslu ülkenin gelirlerinin %97 si turizm kaynaklı. Bizim daha çok dil okullarıyla aşina olduğumuz Malta doğal ve tarihi güzellikleriyle de ilgi çekici.</p>
<p>İstanbul dan uçakla 2.5 saat uzaklıkta olan adada yaz mevsiminin uzunluğu sayesinde mayıs başından ekim hatta kasıma kadar deniz tatili yapmak mümkün. Ancak yaz ayları çok sıcak geçtiği için rahatsız edici olabiliyor. Hem denize girelim hem gezelim diyorsanız nisan mayıs eylül ekim ideal zaman.</p>
<p>Maltaya indiğinizde ulaşım için araba kiralayabilir, toplu taşıma ya da taksi kullanabilirsiniz. Araç kiralayacaksanız trafiğin soldan işlediğini unutmayın. Ben yaya olarak 3-4 günde adapte olabildim araç kullanmak nasıldır bilmiyorum. Taksi ise biraz maliyetli. En uygunu adanın her yerine ulaşan toplu taşıma sistemi. ( https://www. publictransport.com.mt/ )</p>
<p>Hava alanında ki gişeden 12 bilet içeren 15 euroluk ya da 7 günlük limitsiz kullanım hakkı olan 21 euroluk tallinja kartı seçebilirsiniz. Eğer biletinizi otobüsten alırsanız yolculuk başına 2 euro ödemeniz gerekiyor. Cep telefonunuza yükleyeceğiniz tallija uygulamasıyla da ulaşım planlarınız kolayca yapabilirsiniz.</p>
<p>Otelinizi St. Glian ya da Sliema bölgesinden seçin. Sahil kayalık olsa da temiz denizi her zaman kalabalık. Geç saatlere kadar açık restoran ve kafeler St. Glianda bar ve gece kulüpleri her daim hareketli.</p>
<p>Adanın yerel mutfağının en önemli ürünü tavşan, her yerde yapılıyor ben yemedim çünkü çocukken yediğim bir tavşan yemeğinin kötü anıları depreşti. Ancak deniz ürünü bol ve lezzetli. Yerel sosisler, keçi peyniri, kurutulmuş domates ve pizzalar oldukça başarılı. Hamur işleri ve çörekler her köşe başında işporta tezgahlarında karşınıza çıkıyor. Fiyatlar Avrupa ortalamasında. Yerel şarapları her yemekte deneyin, bizde 80-100 tl ödediğimiz kalitede şarapların restoran fiyatları 30-40 tl.</p>
<p>Malta da herkes ingilizce konuşuyor ama italyanca arapça ve ingilizce karışımı malta dili de yaygın olarak kullanılmakta. Arapçadan bizim dilimize de geçmiş tanıdık kelimeler kulağınıza takılırsa şaşırmayın. Örneğin Merhba (merhaba) hoş geldiniz demek.</p>
<p>Malta 3 ana dadan oluşuyor bunlardan Comino en küçükleri sonra Gozo ve ana kara Malta geliyor. Her iki adaya da ulaşım Cırkewwa dan sağlanıyor. Cominoda ki Blue Lagoon a gidip yüzebilmek için küçük tekneleri kullanmanız gerekiyor. Gozo ya ise araç ta taşıyan büyük bir feribot her yarım saatte hareket ediyor. Gidiş dönüş bileti 4.65 euro.</p>
<p>Tallinja kartınız Gozoda da geçerli görmeniz gereken en önemli yer Azur Window. Tüm malta tanıtım broşürlerinde görülen bu doğal taş pencereyi yakından görmek çok etkileyici. Dalış tutkunları için de önemli bir adres. (maalesef biz döndükten bir kaç ay sonra yıkılmış)</p>
<p>Gozo da yüzmek istiyorsanız adanın kuzeyinde Ramla körfezi ideal. Kırmızı kumlu uzun kumsalı pırıl pırıl denizi ve harika manzarasıyla çok keyifli. Güneye inerseniz Xlendi güzel bir alternatif olabilir.</p>
<p>Adanın merkezi Victoria yada eski adıyla Rabat. Şehrin tepesindeki kale ve içindeki yapılar görülmeye değer. Tüm adada göze çarpan arap tarzı mimari, cumbalı evler, dar sokaklar ve tüm yapılarda kullanılan Limestone un (malta taşı) şehirlere verdiği renk özellikle gün batımında çok göz alıcı.</p>
<p>Ana ada Maltanın doğusunda ki balıkçı köyü Marsaxlokk a mutlaka gidin. Küçük körfezde Maltaya özgü kayıklar ve köyün siluetiyle güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Pazar günleri yerel pazarı var. Vaktiniz kalırsa Marsaskala ya geçin gün batımında kordonda güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz.</p>
<p>Köydeki kayıkların burunlarındaki göz ise eski mısır mitlerinden geliyor. Hikayede oğlu Horusun gözünü yutan Osiris daha güçlü ve kuvvetli oluyor. Kayığa çizilen göz ise denizin tehlikelerine karşı daha güçlü olması umuduyla yapılmış.</p>
<p>Valetta da bir gününüzü geçirin üst barakka bahçeleri ve katedral görülmeli. Ama en güzel Valetta fotoğrafı Sliema da ki Xerri durağından çekiliyor unutmayın. Zaman bulursanız Valetta ana terminalden 1 numaralı otobüse binip son durak isla da inin. Yarım adanın burnuna yürüyün buradan Grand Harbour ve Sant Anglu kalesi manzarasını fotoğraflayın.</p>
<p>Malta tarihinde St. John şövalyelerinin önemli bir yeri var.1522 de Kanuni tarafından Rodosun alınmasıyla yerlerinden olan şövalyeler 1530 da Malta ya yerleştirilmiş. Gelir gelmez başlattıkları kalkınma hamlesiyle adada bir çok yapı inşa eden şövalyeler sosyal ve ticari hayatı da geliştirmeye başlarlar. Ancak Akdenizin ticaret yollarına hakim olan adayı ele geçirmek isteyen Kanuni Sultan Süleyman 1565 de güçlü bir donanmayla adayı kuşatır. 4 ay süren kuşatma sonunda Sicilyadan aldıkları yardımla şövalyeler galip gelir. Tarihe geçen Malta savunması sonucu Hristiyan aleminin güvenini kazanan şövalyeler ülkeyi daha da geliştirmişler. Adalar bu dönemde kültür sanat ve mimari acıdan altın dönemini yaşamış. Valletta şehri de ismini şövalyelerin büyük ustası Jean Parisot De La Valletta dan almış. Daha sonra sırasıyla Fransız ve İngiliz hakimiyetine geçen ada 1964 te bağımsızlığını kazanmış.</p>
<p>Maltalılar koyu Katolik oldukları için her köşeye kilise yapmışlar. Hem de öyle böyle değil devasa kiliseler bir çoğu. Bunun sebebi de kiminki daha büyük daha gösterişli olacak çekişmesi olsa gerek, bilmiyorum tanıdık geldi mi! Yaklaşık 530 küsur kilise olan adada nüfusa vurduğunuzda 800 kişiye bir kilise düşüyor.</p>
<p>Maltada görmeden dönmemeniz gereken yerlerden biri de Mdina. Tarihi milattan önce 8. yüzyıla kadar dayanan bu Orta Çağ şehri sessiz şehir diye de anılıyor. Surlarla çevrili kentin içinde hali hazırda yaşam devam etmekte. Sadece oturanların araçla girebildiği dar sokakları, sarayları, kiliseleri, kale duvarlarından malta manzarası ve sokaklarında dolaşan faytonlarıyla Unesco nun dünya mirasları listesindeki şehri yaşamak için yarım gün yeterli.</p>
<p>Malta mutlaka görülmesi gereken ilginç ve keyifli bir ülke. Klasik ada psikolojisinin rahatlığı, lezzetli yemekleri, sıcak insanları, deniz, kum, güneş ve tarih için gidilir. 5 ila 7 gün ayırmak yeterli olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/dunyayi-gezelim-malta/">Malta [Dünyayı gezelim]</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gürcistan [Dünyayı Gezelim]</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/gurcistan-dunyayi-gezelim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Uğur Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2017 17:45:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 93. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1091</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gurcistan" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10-1024x576.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Sevgili dostum Fatih Öcal ın yaklaşık bir yıl yaşadığı Tiflise beraber gitme davetini elbette kabul etmemek olmazdı. Ertuğrulu da alıp çıktık yola. İstanbuldan doğuya giden uçakların büyük çoğunluğu gibi gece [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/gurcistan-dunyayi-gezelim/">Gürcistan [Dünyayı Gezelim]</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gurcistan" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-10-1024x576.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><p>Sevgili dostum Fatih Öcal ın yaklaşık bir yıl yaşadığı Tiflise beraber gitme davetini elbette kabul etmemek olmazdı. Ertuğrulu da alıp çıktık yola. İstanbuldan doğuya giden uçakların büyük çoğunluğu gibi gece yarısı başlayan yolculuğumuz sabaha karşı son buldu. Otele sorunsuz ulaşmamıza rağmen hemen önündeki Agmedbagasvili caddesindeki büyük ölçekli çalışma canımızı sıkmadı değil.</p>
<p>Sonradan anladık ki Tiflisi bölüm bölüm yeniliyorlar. Elbette bunun asıl sebebi 4.5 milyonluk ülke için turizmin ciddi bir gelir kaynağı olduğunu fark etmeleri. Aslında yapılan var olanı tekrar ayağa kaldırma değil de mevcut binaların dış yüzüne bir proje dahilinde giydirme yapmak ve caddeye yeni bir kimlik kazandırmak.Gerçeği söylemek gerekirse bunda da başarılı oluyorlar.</p>
<p>Tiflis merkezde insanı en çok rahatsız eden ise kentin silüetini bozan yüksek cam kuleler. Sovyet eskisi devletlerde bir çok örneğini gördüğümüz bu tarz yapılar, sanırım Kominizm den kalan anıları silmek için yapılıyor. Yine sanki uzaydan gelmiş görüntüsüyle Barış köprüsü ve hemen yanı başındaki konser salonu da cabası. Bana sorarsanız hiç gereği olmayan yapılar olmuş.</p>
<p>Tiflis&#8217;te eski şehir ve Rustaveli caddesinde dolaşabilir, hamam seviyorsanız kükürtlü banyolara gidilebilir,teleferikle tepeye çıkabilir. Dry Bridge de her gün kurulan bit pazarı ve ressamların açık hava sergisinde zaman geçirebilirsiniz. Nehrin karşısındaki yeniden yapılan caddede kafelere takılabilir ve alışveriş yapabilirsiniz. Yine Kominist dönem simgelerinden olan büyük parklarda dolaşıp belki operaya ya da baleye gidersiniz.. Ancak bunlar 1 bilemediniz 2 gününüzü alır.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1095 alignleft" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-12.jpg" alt="gurcistan" width="400" height="561" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-12.jpg 400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-12-214x300.jpg 214w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Eger 4-5 gün kalacaksanız Tiflis dışına kırsal bölgeye gitmenizi öneririm. Bunun için en uygun yol günlük turlardan satın almanız. Bir çok firma bu işi yapıyor olsa da size önerim yerel halkın kırmızı otobüs dediği http://www.cstbilisi.com/ olsun. Web sitesinden 2 tur alırsanız % 15 de indirim yapıyor ancak gitmeden bağlantı kurarsanız ofiste de bu indirimi alıyorsunuz. Elbette henüz türkçe rehberleri yok.</p>
<p>Biz eski şehir Mystheka, Borjomi ve Kakheti yi tercih ettik. Ülke küçük olsa da otoban pek yok bu yüzden yolculuklar uzun sürüyor ve gürcüler o kadar hızlı araç kullanıyorlar ki zaman zaman insanın yüreği ağzına geliyor. İlginç olansa Avrupa birliğinin 2. el araçlarını çok ucuza alabilen gürcüler eski ingiliz otomobillerinide ülkeye getirmiş. Trafikte olan araçların neredeyse dörtte biri sağdan direksiyonlu.</p>
<p>İlk gün en yakın tur olan eski başkent Mystheka ya gittik.Muhteşem manzarası, sert rüzgarıyla tepedeki Jvari manastırı ilgi çekici olsa da 2 adet kilise, manastır ve katedralden oluşan turda bi süre sonra bayıyorsunuz. Neyse ki 4 saat sürüyor. Hıristiyanlığı Gürcistana getiren aziz Nino nun Ürgüpten kalkıp ilk buraya gelip yerleşmesi ve buradan da Singnagi&#8217;ye olan yolculuğunun hikayesi meraklıları için ilginç olabilir. Komik olan ise rehberin Nino&#8217;dan bahsederken sanırım Anadoludan kalkıp gelmesi nedeniyle devamlı bize Türk Nino vurgusunu yapmasıydı.Belki de Türklerin Anadoluya 11. yy sonrası geldiğinden haberi yoktu.</p>
<p>İkinci gün iki buçuk saat süren yolculuk sonucu hemen Türkiye sınırı yakınında mağara kasaba Vardzia ya ulaştık. Bizim Kapadokyanın küçük ölçeklisi olan bölgede 500 den fazla oyulmuş mağara var. Tırmanmak biraz yorucu olsa da yukarıya vardığınızda Mtkvari nehrinin yarattığı vadinin manzarası görülmeye değer. Efsaneye göre mağaraları ilk keşfeden buralarda çocukken oynayan ünlü Gürcü Kraliçesi Tamar imiş. Mağara kilisede eğer açıksa Tamar ın büyük bir freskini görebilirsiniz.</p>
<p>1184-1213 yılları arasında ülkeyi yöneten kraliçenin adı bazı dillerde Tamara olarak da anılıyor. İktidarda olduğu dönem içinse Gürcistanın altın çağı deniyor.</p>
<p>Gezi sonrası Mtkvari nehri yanında yerel bira eşliğinde yöresel gürcü yemeği Odzhahuri yi mideye indirip Akhaltsikhe yani Ahıskaya doğru yola çıkıyoruz.</p>
<p>Çıldır savaşı sonrası (1578) Türklere geçen bölge 1828 Osmanlı Rus savaşı sonrası Ruslara bırakılmış. Daha sonra bölgedeki müslüman ve katolik gürcülerin önemli bölümü anadolu ve istanbula göçmüşler .II . Dünya savaşı sırasında da kalan müslüman ahıskalılar Sovyet yönetimince sürülüp yerine ermeni nüfus yerleştirilmiş.</p>
<p>Bölgedeki en önemli yapı Rabati kalesi, Harap olan yapı bizim de maddi ve teknik desteğimizle yapılan restorasyon ile 2012 yılında ziyarete açılmış. Yapılan yenileme çalışmaları ülkemizde yapılan restorasyon rezaletlerinin bir benzeri. Şıkır şıkır yepyeni bir kale yaparken orjinal planı hiçe sayıp kale içinde ki camiye kat çıkmak dahil içerideki medreseyi beton plakalarla kaplamış ağaç işçiliklerini suntadan kesip boyamışlar. İşin içinde bizim parmağımız olması da en acısı tabi. Tarihi dokuyu göz ardı ederek yapılan bu yenileme keşke hiç yapılmasaydı daha iyiymiş diyor insan, tam bir rezalet.</p>
<p>Günün son ziyaret noktası Borjomi. Milli park olan bölge şifalı sularıyla ünlü. Çeşmelerden akan sülfür ve demir içerikli sıcak ve ılık maden suları 1896 dan beri şişelenerek satılmakta ve ihraç edilmekteymiş. Vadi boyunca devam eden park yeşilin ve akan suyun birlikteliğiyle güzel bir yürüyüşe imkan veriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1096 alignleft" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-11.jpg" alt="gurcistan" width="400" height="631" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-11.jpg 400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gurcistan-11-190x300.jpg 190w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Üçüncü gün Gürcistana geliş amaçlarımızdan biri olan güzel şarapların üretim bölgesi Telavi ve Kakheti ye gittik. Doğruyu söylemek gerekirse hayatım boyunca şaraptan anlayan biri olamadım bir türlü. İçindeki tatları ayırmaya çalışmalara da kafam basmaz. Benim için önemli olan içilebilir olmasıdır, bir de yanındaki dost sohbeti. . Bana sorarsanız şarapları güzel ama bizimkilerden de çok fazla değil.</p>
<p>Gürcüler şaraplarıyla övünmeyi çok seviyorlar, haklılar çünkü şarap ihracatı önemli bir gelir kapısı.Örneğin Türkiyenin yıllık ihracatı 11 milyon dolar iken Gürcistanın 180 milyon. Yunanistanın 83 Bulgaristanında 55 milyon dolarlık dış satım yaptığına bakarsak ne kadar ezik bir durumda olduğumuzu anlarız. Ha diyeceksiniz ki onlar hıristiyan biz müslümanız belki bu etkendir. Hiç de öyle değil, mesela Malezya yılda 50 milyon dolardan fazla şarap ihraç ediyormuş. Şarapcılık teşvik edilir ağır vergi yükü hafiletilirse Türkiyenin bu rakamlara yaklaşmaması için hiç bir sebep yok.</p>
<p>Şarap yapımının günümüzden 8000-9000 yıl öncesine uzanan, tarihteki en eski izlerine bugünkü Gürcistan&#8217;da rastlanmış. Kafkasya&#8217;dan aşağıya, oradan Orta Doğu&#8217;ya doğru yavaş yavaş yayılmış. Şarabı Mısır&#8217;a ve tüm Akdeniz havzasına yayanlarsa büyük ölçüde Fenikeliler olmuş. Bu sebepten dolayı Yunan Tanrısı Dionysos un Gürcü olduğu geyiğini duyarsanır sakın şaşırmayın.</p>
<p>Gürcistan da öğrendiğimiz bir detay ise hiç bir Gürcü nün şişe şarabı içmediği oldu. Evde yapılmış açık şarap tercih edilirmiş. Bu bilgiden sonra restorantlarda dikkat ettik hemen hemen hepsi karafta açık şarap söylüyorlardı. Biz de ev şaraplarını bir kaç kez tattık ve memnun kaldık.</p>
<p>Kakhetiye yolculuğumuz 2 saat sürdü tepelere tırmandık indik arada ineklerin otladığı yaylalarda mola verdik, bizim karadenizin coğrafi yapısına çok benzer olan bölgede denizin uzak olması ve toprağın yapısı sebebi ile üzüm bağları epey fazla. Doğal olarakta şarap yapımı da. Eskiden ayakları ile üzümün suyunu çıkaran Gürcüler Sovyet döneminde makinaya dönmüşler.Fakat bu da şarabın kalitesini bozmuş.</p>
<p>Sıkılan üzüm suyu toprağa gömülü büyük küplerde fermentasyona bırakılıp daha sonra su kabağından yapılan büyük kepçelerle dışarı alınırmış. Su kabağının alameti farikası ise şarabın tadını değiştirmemesiymiş. Bir de Gürcüler hayvan boynuzundan yada topraktan yapılan kadehlerden içerlermiş şarabı. Ama kadeh bir kez kaldırıldımı maçoluğun şanından mıdır artık bilmiyorum dibini görmek adettenmiş.</p>
<p>İlk olarak Tsindali de ünlü bir Gürcü ailesi olan Chavchavadzelere ait villaya gidiyoruz. Ünlü bilim adamları, askerler, şairler ve devlet adaları çıkarmış, Gürcistanın siyasi ve kültürel tarihine etki etmiş ailenin evinde yüzyıldan fazladır kullanılan eşyalar sergileniyor. Devasa bahçesi ve şarap mahzeniyle en önemlisi de aslına uygun restorasyonuyla görülmeye değer.</p>
<p>İkinci durağımız Alazani vadisinin muhteşem manzarasına karşı hala ayakta duran kale surları, dar sokakları ve kırmızı çatılı küçük evleriyle dikkat çeken Sighnaghi. Şehir yüzyıllar önce Pers saldırılarına karşı korunmak için inşa edilmiş. Aşk şehri olarak da anılan bu kasabaya günümüzde bir çok çift evlenmek için geliyormuş.</p>
<p>Son olarak Bodbe de St Nino manastırındayız. Gürcistana hıristiyanlığı getiren Kapadokyalı Nino nun son durağı burası olmuş ve kalıntıları da manastırın içinde gömülüymüş. Dünyada hristiyanlığı kabul eden ilk ülke olan Gürcistanın önemli Haç mekanlarından birisi olan manastırda Ninoya dua eden inananlar bunun karşılığında sağlık ve kudret kazanmaktaymışlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1099" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/gurcistan-13.jpg" alt="gurcistan" width="1200" height="1051" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/gurcistan-13.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/gurcistan-13-300x263.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/gurcistan-13-768x673.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/03/gurcistan-13-1024x897.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Efsaneye göre Hz. Meryem tarafından Nino ya verilen Ortodoks kilisesinin en büyük sembollerinden olan kolları eğri haç (Grapevine) bir çok ülke dolaştıktan sonra günümüzde Tiflis te Sioni katedralinde bulunmakta.</p>
<p>Ülkenin büyüklüğü bizim marmara bölgesi kadar olunca Tiflisten 2-3 saatlik yolculuklarla doğu ve batı sınırlarına ulaşmak mümkün. Gürcüler turizmin ilerde ciddi bir gelir kapısı olacağının farkına vardıkları için okullarda ingilizceyi zorunlu hale getirmişler. Tiflisi bölüm bölüm restore ederek göz alıcı hale getirme çabaları devam ettiği için bazı caddeler şantiye görünümünde olsa da sanırım bir kaç yıl sonra bu durum da ortadan kalkacaktır.</p>
<p>Rezo Gabriadze kukla tiyatrosu da bu turizm potansiyelini görmüş ki 2005 yılında tiyatronun hemen önüne enteresan bir saat kulesi dikmiş. Günün belli zamanlarında saatin vurmasıyla hayatın ritmi adlı küçük bir kukla oyununun da sunulduğu, tepesindeki nar ağaçıyla her an yıkılacakmış gibi duran yeni olmasına rağmen turistlerin ilgi odağı olmuş biraz Prag&#8217;da ki meşhur saati andıran yapıyı görmeden dönerseniz pişman olabilirsiniz.</p>
<p>Özellikle Tifliste adım başı devriye gezen polisleri görmek insanı rahatlatsa da aman siz çantanıza cüzdanınıza sahip olun. Dönüş uçağında bunca yıldır uçan biri olarak ilk kez duyduğum &#8221;uçaktan inmeden paranızı, değerli eşyanızı kontrol edin&#8221; anonsu sonrası cüzdanını üst rafa bırakmış bir yolcunun 1100 dolarının çalınması bizi 1 saat uçakta mahsur bıraktı. 2 şüphelinin polis tarafından alınması esnasında panikleyen hırsızın yere attığı paranın uçak içine bulunmasıyla esaretimiz sona erse de giderken aynı şekilde parasını çaldıran ama otelde fark eden Fatih&#8217;in &#8221;Demek ki insanı daha uçaktan inmeden soymaya başlıyorlar, keşke bu anonsu biz giderken de yapsaydınız.&#8221; serzenişine yol açtı.</p>
<p>https://www.instagram.com/dunyayigezmeli/</p>
<p>http://dunyayigezmeli.tumblr.com</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/gurcistan-dunyayi-gezelim/">Gürcistan [Dünyayı Gezelim]</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadağı Kanyonu, Orhaneli</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/sadagi-kanyonu-orhaneli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Uğur Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2016 15:25:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı gezelim]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 92. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1170</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sadagi-kanyonu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Bursa merkeze 66 km uzakta bir çoğumuzun ismini duyupta gitmediği doğa harikası kanyona ulaşmak için Orhaneliden Sadağı köyü istikametine sapın köyün içinden geçip sadağı tabelalarını takip edin. Toprak yol köyden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sadagi-kanyonu-orhaneli/">Sadağı Kanyonu, Orhaneli</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sadagi-kanyonu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sadagi-kanyonu-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><p>Bursa merkeze 66 km uzakta bir çoğumuzun ismini duyupta gitmediği doğa harikası kanyona ulaşmak için Orhaneliden Sadağı köyü istikametine sapın köyün içinden geçip sadağı tabelalarını takip edin. Toprak yol köyden sonra daralarak devam etse de çok fazla sorun yaşamadan kanyona ulaşıyorsunuz. Bölge BEBKA ( http://www.bebka.org.tr/ ) nın desteğiyle turizme kazandırılmış.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1206" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-5.jpg" alt="sadağı kanyonu" width="1067" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-5.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-5-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-5-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-5-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-5-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></p>
<p>Kanyon girişindeki piknik alanları ve tuvaletler gayet güzel olmasına rağmen kanyonun içine doğru yürümek isteyenler için yapılmış 2-3 köprü dışında derme çatma ve oldukça tehlikeli köprümsü tahtalardan geçmek zorundasınız hazırlıklı olun.</p>
<p>Tavsiyem pazar günü gitmemeye çalışın aşırı kalabalık olmasa da piknikçiler ve mangal kokuları rahatsız edici olabiliyor.</p>
<p>Kanyonun içine yürümek için bir kaç tavsiye fena olmaz sanırım.. Öncelikle ayaklarınızın ıslanacağını aklınızdan çıkarmayın. Kayaların üstünden, ağaç köklerinin arasından yürüyüp zaman zaman da tırmanmak zorunda kalacaksınız. Ayakkabı seçiminizi bunları düşünerek yapın, doğa yürüyüşü için tasarlanmış bir sandalet yaz ayları için uygun olabilir. Ağustos ayında suyun sıcaklığı 18-20 derece.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1205" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-4.jpg" alt="sadağı kanyonu" width="1067" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-4.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-4-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-4-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-4-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-4-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></p>
<p>Çabuk kuruyan teri geçiren kıyafetler tercih edin. Kanyon boyunca ağaçların gölgesi hakim olsa da açık alanlarda güneş</p>
<p>çok yakıcı olabiliyor. Şapka gözlük ve güneş kremini unutmayın.</p>
<p>Kamp yapmayacaksanız küçük bir sırt çantasında hazır sandviç ve su bulundurmanız yeterli.(kanyon boyunca bir çeşme gördük ama o da kurumuştu)</p>
<p>Piknik yeri dışında ateş yakmak yasak, ancak bizim milletin bunu dinlediği pek söylenemez. Bir de çöpleri doğaya bırakma alışkanlığımızdan kurtulamamız üzüntü verici. Bu yüzden suyunuzu pet şişeyle götürmeyin ki yanlışlıkla olsa da plastiği doğaya bırakmayın.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1204" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-3.jpg" alt="sadağı kanyonu" width="1067" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-3.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-3-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-3-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-3-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-3-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></p>
<p>Tabelaya bakarsanız kanyonun sonunda baraj gölü var ve 12 km ilerde, biz yaklaşık 3-4 km içeri yürüyüp geri döndük.</p>
<p>Az önce de bahsettiğim gibi ilk 2-3 köprü gayet güzel yapılmış ancak 500 metre sonra başlayan, tepeden kopup düşmüş taşların üzerinden geçilen heyelan bölgesi ve devamında ki derme çatma köprüler tedirgin edici.</p>
<p>Zaman zaman zorlansanızda kafanızı kaldırıp yukarı bakmayı ihmal etmeyin, 50-60 metrelik kaya bloklarının arasından yürüken manzara çocukluğumuzun kovboy filmlerinde gördüğünüz Grand Canyon u aratmayacak nitelikte.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1203" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-2.jpg" alt="sadağı kanyonu" width="1067" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-2.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-2-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-2-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-2-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-2-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></p>
<p>İlk hedefiniz eski bir hamam kalıntısı, yaklaşık 1500 metre yürüdükten sonra ulaşacaksınız. Ne alaka diyebileceğiniz bir yerde olan kaya hamamını bölgede avlanmak için Orhaneli&#8217;ni kuran Roma İmparatoru Hadrianus karısı için yaptırmış. Avda eşini yalnız bırakmayan Kraliçeden kurtulabilmek için İmparatorun çözümü bu olmuş sanırım.</p>
<p>Yıkık dökük bir halde olan hamam aslına uygun restore edilirse bölgeye daha da değer katabilir.</p>
<p>Bir zamanlar hamamda kullanılan sıcak su kaynağı bölgede hizmet veren termal tesise kanyon boyunca döşenmiş siyah plastik boruyla taşınıyor. Bu da görsellik açısından hoş olmayan bir durum yaratıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1202" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-1.jpg" alt="sadağı kanyonu" width="1067" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-1.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-1-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-1-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-1-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></p>
<p>Hamamdan 600-700 metre ilerleyince karşınıza çıkan 4-5 metreden düşen şelale ve onun oluşturduğu havuz yüzmek isteyenler için iyi bir fırsat olacaktır. Dip kısım kum ve yaklaşık 1.5 metre derinlikte.</p>
<p>Şelaleden daha derinlere gittikçe kanyon genişliyor yürümek kolaylaşıyor ancak ilk bölüm kadar heyecan verici kaya yapılar da çok fazla gözlenmiyor.</p>
<p>Yaklaşık 3-4 km ilerledikten sonra aynı yoldan geri döndük. Dinlenme molasıyla beraber 3 saatlik bir yürüyüşle bu parkuru bitirebilmek mümkük. Zorluk derecesi olarak bazı bölümleri için orta ve üstü diyebiliriz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1201" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-6.jpg" alt="sadağı kanyonu" width="1067" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-6.jpg 1067w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-6-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-6-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-6-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/sadagi-kanyonu-6-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /></p>
<p>Önemli bir bilgi olarak kanyon girişi dışında cep telefonları kesinlikle kullanım dışı. O yüzden özellikle sakin olan hafta içi ve yalnız gidecekseniz mutlaka birilerine nereye gideceğinizi söyleyin. Kanyon içinde başınıza bir şey gelmesi halinde cep telefonu ile yardım çağırma ihtimaliniz yok. Bu tür gezilere giderken sırt çantanızda ilk yardım kiti ve bekçi düdüğü de bulundurun, ne olur ne olmaz.</p>
<p>http://www.dunyayigezmeli.tumblr.com/</p>
<p>https://www.instagram.com/dunyayigezmeli/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sadagi-kanyonu-orhaneli/">Sadağı Kanyonu, Orhaneli</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuna Boyundaki Güzel Şehir &#8221;Belgrad&#8221;</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/tuna-boyundaki-guzel-sehir-belgrad/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Uğur Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Sep 2016 11:03:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı gezelim]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 91. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1259</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="595" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="dunyayi-gezelim-belgrad" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3-300x149.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3-768x381.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3-1024x508.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>İstanbuldan bir buçuk saatlik uçuşla varabildiğiniz üstelik Türklerden vize de istemeyen eski Yugoslavyanın ve şimdi Sırbistanın Başkenti Belgrad için 3 gün ayırmanız yeterli. Nikola Tesla Havaalanında daha körükten çıkarken polis [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/tuna-boyundaki-guzel-sehir-belgrad/">Tuna Boyundaki Güzel Şehir &#8221;Belgrad&#8221;</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="595" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="dunyayi-gezelim-belgrad" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3-300x149.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3-768x381.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-3-1024x508.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>İstanbuldan bir buçuk saatlik uçuşla varabildiğiniz üstelik Türklerden vize de istemeyen eski Yugoslavyanın ve şimdi Sırbistanın Başkenti Belgrad için 3 gün ayırmanız yeterli.</p>
<p>Nikola Tesla Havaalanında daha körükten çıkarken polis kontrolüyle karşılaşırsanız şaşırmayın, eğer pasaportunuzda hiç yurt dışı çıkışı yoksa ve ilk defa Belgrad a geldiyseniz bir sürü soruya muhattap olmak zorunda kalabilirsiniz, dikkat.</p></blockquote>
<p>Alandan şehre ulaşmak için 3 alternatif var. İlki Taksi 1800 dinar civarı ancak korsan taksi burada da populermiş dikkat edin, pazarlıksız binmeyin. İkincisi A1 denen shuttle otobüsler. 30 dakikalık yolculuk ile son durakları Slavija meydanı, bilet 300 dinar. Üçüncü ise 72 numaralı belediye otobüsü son durak Zeleni Venac .45 dakika süren yolculuk ücreti 150 dinar. Her iki otobüste bileti şoförden alabilirsiniz.</p>
<p>Tavsiyem eski şehir(Stari Grad) çevresinde bir otelde kalın çünkü sadece yürüyerek gezebileceğiniz bu bölgeye yakın olmak sizin için büyük avantaj olacaktır.</p>
<p>Otele yerleştikten sonra şehri keşfe çıkabilirsiniz. Karnınız da açsa hemen Skadarlija ya doğru yönlenin eski tarihi binaları arnavut kaldırımı ile kimilerinin Paris in Montmarte ına benzettiği bohem mahallenin 500 metrelik caddesi sağlı sollu restorantlarla ( kafana) dolu. Sırp mutfağına ve muziğine doyacağınız bölgede gelen porsiyonlar en az iki kişiyi doyuruyor. Aynı caddede ünlü sSrp şair ve ressam Dura Jaksic in yaşamını geçirdiği ev de görülebilir.</p>
<p>Karnınız doyduğuna göre yürüyüşe hazırsınız demektir. Başlangıç noktanız &#8221;AT&#8221; olsun.Tüm Belgradlıların ortak buluşma noktası Cumhuriyet meydanındaki Prens Mihailo heykelini tarif ederken kullandıkları kelime bu, &#8221;AT&#8221;.</p>
<p>Atın önünde sağında, solunda buluşma noktası veriyolar. Her daim burada bekleşen insanları görmek mümkün.Eğer ingilizceniz iyiyse her gün saat 11.00 ve 16.00 da At ın arkasından başlayan Free Walking Tour a katılabilirsiniz. Yaklaşık 2 saat süren tur tamamen ücretsiz ancak tur sonu bahşiş vermeniz adetten.</p>
<p>Meşhur At ı bulduktan sonra hemen yanında yine trafiğe kapalı ama bu sefer ünlü mağazaların ve kafelerin olduğu Knez Mihailova caddesinden Kalemegdan a doğru yürüyün. Günün her saati kalabalık olan Kalemeydan özellikle akşam üstü gün batımında Sava ve Tuna nehri manzarasını ellerinde içecekleriyle izlemeye gelenlerle dolu. Bir çok tarihi yapının, müzelerin ve küçük bir hayvanat bahçesinin de olduğu bölge hediyelik eşya satıcılarının da mekanı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1263" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-2.jpg" alt="dunyayi-gezelim-belgrad" width="1200" height="541" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-2.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-2-300x135.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-2-768x346.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-2-1024x462.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Mihailova caddesini geri dönüp Terazije meydanına ulaşın. Terazije çeşmesi ve arkasındaki Rus Art Nouveau sitiliyle yapılmış Moskva Hotel in görünüşü gecesiyle de gündüzüyle de kendine hayran bırakıyor. Kralja Milana caddesinden yürüyerek başkanlık binası ve belediye binasını görün hemen arkalarında ki küçük parkı geçip önce St. Mark Kilisesine ve Tasmajdan parkına ulaşın. Belgrad ın en büyük ve güzel parkının tarihi çok eskiye dayansa da adını Osmanlı döneminde burada bulunan taş ocaklarından almış.</p>
<p>Sonraki hedefiniz Nikola Tesla Müzesi. Günümüzün hayatını kolaylaştıran alternatif akımı bulan tarih sayfalarının Edisonun gazabına uğramış, hak ettiği kıymeti görememiş bu bahtsız mucidinin kişisel eşyaları ve icatlarını içeren müzede önce kısa bir film izliyor devamında ise buluşlarının demostrasyonuyla süren yaklaşık 1 saatlik alışılmadık müze deneyimi yaşamak istiyorsanız giriş 500 dinar.</p>
<p>Hayatı boyunca hiç evlenmemiş hiç evi olmamış obsesif kompulsif kişilik bozukluğuna sahip Tesla yaşamının büyük bölümünde elektirik enerjisinin kablosuz taşınmasına çalışmış radyo frekans yöntemini kullanarak ilk uzaktan kumandayı keşfetmiş ve bunu bir gemiyi yüzdürerek kullanmış. Bir çok kişiyi hayran bırakmasına rağmen hile yaptığını düşünenlerin eleştrilerine de maruz kalmış. Hatta önceden patentini aldığı kendi iletim yöntemlerini kullanarak radyoyu icad eden Marconi ile mahkemelik olmuş kısmen de olsa kazanmıştır.</p>
<p>Nobel ödülünü Edison ile paylaşmayı reddeden bu entersan mucit hayatının son yıllarını borçlularından kaçmak için devamlı otel değiştirerek geçirmiş 1943 te New Yorker odasında 86 yaşında öldüğünde el konulan kasasından sadece kuş yemi çıkmıştır. Hayatı boyunca tüm fikirlerini aklında tutabildiğini iddia etmiş ve not alma alışkanlığı olmadan yaşamıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1262" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-1.jpg" alt="dunyayi-gezelim-belgrad" width="1200" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-1.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-1-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-1-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-1-1024x683.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/dunyayi-gezelim-belgrad-1-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Sırbistanda doğup hayatının çoğunu amerikada geçirmesine rağmen kendini hep Yugoslav olarak tanıtan Tesla Belgrad ta sadece 5 gün geçirmiş olmasına rağmen 1951 yılında Teslanın vasiyeti üzerine tüm mirası Belgrad a transfer edilmiş 1955 yılında açılan bu müzede korunma altına alınmıştır.</p>
<p>Teslayı arkanızda bırakıp Sava Katedraline doğru yönlenin. Muhteşem dış görünüşü ile yapanın Ayasofyadan kopya çekmiş olduğu su götürmez katedralin içinde restorasyon var. Görünen o ki uzun süre de bitecek gibi değil, ancak bir kısmı ziyarete açık.</p>
<p>Hemen katedralin önündeki parkta Sırp kurtuluş savaşının lideri Djordje Petroviç (1768-1817) in heykeli var. Balkanlardaki Türk hakimiyetine baş kaldırdığı için daha çok bizim ona verdiğimiz Kara Djordje adıyla tanınıyor.</p>
<p>Hazır bu bölgedeyken size muhteşem bir restaurant adı vereyim. &#8221;FRANS&#8221; mutlaka gidin. Oslobodenja bulvarı 18 numarada. Müthiş yemekler, mükemmel ortam, lezzet olağan üstü ama tuvaletine girmeden ayrılmayın derim. Çünkü ömrünüzde görebileceğiniz en enterasan tuvalet olabilir. Kaktüslerden diş fırcasına, plazma tv den şampanyaya, heykellerden kozmetik ürünlerine kadar her şey mevcut, inanılmaz.</p>
<p>Hazır Belgrad a gelmişken Zemun a uğramamak olmaz.. Eskiden uzun süre ayrı bir prenslik olan bölge günümüzde tarihi dokusunu koruyan kısmıyla görülmeye değer. Zeleni Venac tan 15 numaralı otobüse binip yaklaşık 25 dakika sonra Gradski Parkta inin. İlk göreceğiniz Karantina Şapeli. Buradan yürüyerek önce Kutsal Bakire Meryem Kilisesi sonra da Karamata nın evini görün.Yapı 3 bölümden oluşan değişik mimari tarzıyla ilgi çekici. Sonra biraz tırmanmanız gerekecek çok değil ama hava sıcaksa yorucu olabilir. Hedefiniz Gardos tepesi ve aynı adla anılan kule.1896 yılında Panonnien ovasında macar hakimiyetinin 1000 inci yılını kutlamak için yapılmış kule 36 metre yüksekliğinde.</p>
<p>Tepeden Tuna ve uzaktaki Belgrad manzarasını resimledikten sonra epey yorulmuş olacaksınız. Tuna kenarındaki kafelere oturun soğuk bir şeyler için gelen geçen tekneleri izleyin ve düşünün, atalarımızın 500 yıl hüküm sürdüğü Balkanlarda bıraktığı izleri. Ortak yaşanmış iyi, kötü zamanları ve bu güne kalanları. Tarihi yapılar ve ortak kelimeler en çok göze çarpanlar. En önemlilerinden biri de bu gün Belgrad ta hala faal olan Bayraklı camii. 1575 te yapılan bir çok kez yıkılan hatta bir süre kilise olarak kullanılan camii en son 2004 te Kosova da meydana gelen olaylar sonrası yakılmış ancak sonra tekrar restore edilmiş.</p>
<p>Ortak geçmişin kötü anıları zaman zaman depreşse de Belgrad ta her hangi bir sorun yaşamıyorsunuz. Çünkü şehirde o kadar çok Türk turist var ki sanırım onlarda bu durumdan memnunlar. Bir çok lokantada Türkçe menüler mevcut.</p>
<p>Eğer et sevmiyorsanız yemek konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz ama o zamanda her köşe başındaki Pekara (fırın) lar kurtarıcınız olabilir. Çeşit çeşit hamur işleri, burekleri (börek), kaymakla sunulan el kadar köfteleri, Cevapisi ve en az 2 kişiyi doyurabilecek ebatta et yemekleriyle Belgrad ta kilo almak istemiyorsanız bol bol yürüyün.</p>
<p>Zeleni Venac ta her gün kurulan pazarda taze sebze ve meyva bulmanız mümkün özellikle çilek mevsiminde gitmişseniz hormonsuz nefis çileklere doyamayacaksınız.</p>
<p>Belgrad tarihi dokusu, nefis yemekleri, ulaşım kolaylığı, ekonomik bir şehir olmasının yanında güney doğu Avrupanın İstanbul ve Atinadan sonra 3. büyük şehri olması özelliğiyle 2 ya da 3 günlük bir seyahat için ideal.</p>
<p>Gerekli cep telefonu uygulamaları: Maps.me , Belgrade Talking</p>
<p>http://dunyayigezmeli.tumblr.com/</p>
<p>http://hepgezmeli.blogspot.com.tr/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/tuna-boyundaki-guzel-sehir-belgrad/">Tuna Boyundaki Güzel Şehir &#8221;Belgrad&#8221;</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğunun Parisi: Bükreş</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/dogunun-parisi-bukres/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Uğur Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2016 12:32:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı gezelim]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 90. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1371</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1274" height="869" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="dogunun-parisi-bukres" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1.jpg 1274w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1-300x205.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1-768x524.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1-1024x698.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1274px) 100vw, 1274px" /></div>
<p>Daha çok bilinen eski adıyla Otopeni yenisiyle Henri Coanda hava alanına indiğinizde eğer elinizde Romen lei yoksa alan- daki exchange ofisten çok fazla para bozdurmayın hem yüzde 10 dan fazla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/dogunun-parisi-bukres/">Doğunun Parisi: Bükreş</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1274" height="869" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="dogunun-parisi-bukres" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1.jpg 1274w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1-300x205.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1-768x524.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-1-1024x698.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1274px) 100vw, 1274px" /></div><blockquote><p>Daha çok bilinen eski adıyla Otopeni yenisiyle Henri Coanda hava alanına indiğinizde eğer elinizde Romen lei yoksa alan- daki exchange ofisten çok fazla para bozdurmayın hem yüzde 10 dan fazla komisyon alıyor hem de şehre gitmek için ihti- yacınız olan miktar sadece 9 lei, üstelik bu fiyata alana dönüş ücreti de dahil.</p></blockquote>
<p>Yıllar önce gittiğimde ufacık bir hava alanı olan Otopeniyi yenileyip büyüttükten sonra adını da değiştirmeleri Henri Marie Coanda nın isminin de bir çok kişi tarafından bilimesine sebep ol- muş. 1886 yılında Bükreş’de doğan mucit 1910 yılında ilk jet motorlu uçağı üreterek dünya ha- vacılık tarihinin öncüleri arasında yer almış.</p>
<p>Para bozdurma işini hallettikten sonra otobüs ta- belalarını takip edin, 783 numaralı otobüs her 20 dakikada bir hareket ediyor bilet gişesi hemen du- rağın yanında. 8.60 lei ile 2 bilet içeren kartı alı- yorsunuz 1.6 lei kart bendeli bu fiyatın içinde. 1 lei yaklaşık 75 kuruşa denk geldiğinden ne kadar ucuz bir ülke burası diye düşünmeyin hemen he- men fiyatlar aynı. 16 km lik yol trafik durumuna göre 45 dk ile 1 saat arasında değişiyor. Son durak Piata Unirii. Eğer taksiye binmeyi tercih ederseniz km başına 1.39 ila 2 lei arasında ücret alan fark- lı firmalar var, iyi tarafı ücret tarifesinin taksilerin üstünde yazması. Elbette taksimetreyi açtırma ko- nusunda ısrarcı olmak şart.</p>
<p>Şehrin en hareketli bölümü Old City, Piata Univer- sitatii ile Piata Unirii arasında kalan yaklaşık 5-6 km karelik alan Bükreş’in kalbinin attığı yer. Bu bölge dışında kentte pek canlılık yok. O yüzden kalacak yeri bu bölgeden seçmekte fayda var.</p>
<p>Yemek konusunda sorun yaşamayacağınız bir şe- hir Bükreş. Sabah kahvaltısı için her köşe başında karşınıza çıkan fırınlarda bir çok alternatif mevcut. Bagel benzeri simitleri çok lezzetli mutlaka dene- yin. Öğle ve akşam için yerel restoranlara en az bir kez uğrayın çok çeşitli çorbaları var. Osmanlının etkisi midir bilinmez ama biber dolma, lahana sar- ma baklava mutfaklarında önemli bir yere sahip. Yöresel yemekleri bulabileceğiniz Caru cu Bere oldukça popüler özellikle akşamları rezervasyon- suz yer bulmak mümkün değil. Ancak 13.00-18.00 arası pek sorun olmuyor. Ayrıca bu saatlerde su- nulan set menülerden tercih yaparak daha eko- nomik seçenklerden de yararlanılabilir.</p>
<p>Meşhur köfteleri mici oldukça lezzetli ayrıca sosis çeşitleri ve ızgara etler harika. Old city de Xclusive Grill and Crepes de Beer Mix i mutlaka deneyin.</p>
<p>Karnınız doyduysa biraz yürümekte fayda var. Ro- manya deyince hemen herkesin aklına ilk gelen elbette Kont Drakula. Yaratıcısı Bram Stoker İngiliz gezgin Emily Gerard tarafından yazılan ‘’Orma- nın Ötesindeki Topraklar’’ isimli gezi kitabından esinlenerek yazdığı kitabın adının “Kont Wampyr” olmasını ve Avusturya’nın Steirmark bölgesinde geçmesini planlamış. Ancak Gerard ın Transilvan- ya ve Vlad Tepes ( bizde bilinen adıyla Kazıklı Voy- voda ) ile ilgili yazdıklarını okuyunca hikayenin Romanya da geçmesine karar vermiş. Günümüz- de her ne kadar aslı olmasa da Braşov da bir şato Drakula nın yaşadığı mekan olarak ziyarete açıktır.</p>
<p>Madem öyle ilk önce Kazıklı Voyvoda ile başlamak- ta fayda var. Old City sınırları içinde Vlad Tepes in<br />
15. yy da yaptırdığı Curtea Veche yani eski soylu mahkemesi ziyarete açık. Dönemin ileri gelenle- rinin yargılanıp altındaki zindanlarda mahkum edildiği tarihi yapının hemen yanında da Curtea Veche kilisesi var. Kilise genelde vaftiz törenleri için kullanılmakta, eğer hafta sonu giderseniz bir tanesine rast gelmemeniz kaçınılmaz.</p>
<p>Biraz da Drakula yani Kazıklı Voyvodanın gerçek hikayesine değinelim; 1456 yılında Osmanlıla- ra esir düşen Vlad Tepes sonraki yıllarda sarayda yükselip ülkesi Eflak beyliğinin valisi olarak atan- mayı başarmış. Önceleri Osmanlılara vergisini düzenli ödemeye devam etse de sonraki yıllarda Avrupa ittifakına katılıp Osmanlı’ya baş kaldırmış ve tutsak ettiği askerleri türlü işkencelerle öldür- müş. Ona adını da veren en tanınmış işkencesi kazığa oturtma imiş. Kazık makattan sokulup sırt kısmından çıkarılırken hayati organları çok fazla zarar görmediği için hemen ölmeyen zavallı, ka- zığın ucunda bir gün içerisinde kan kaybı, açlık veya susuzluktan acılar içinde ölürmüş ( İvo And- riç in Drina Köprüsü romanını okursanız orada bu işkence tüm detayına kadar tasvir edilmiştir).</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1426" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/03/dogunun-parisi-bukres-3.jpg" alt="dogunun-parisi-bukres" width="548" height="382" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/03/dogunun-parisi-bukres-3.jpg 548w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/03/dogunun-parisi-bukres-3-300x209.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 548px) 100vw, 548px" /></p>
<p>Yaklaşık 40 bin Osmanlı askerini kazıklara geçirip şehir girişleri ve ordu güzargahında sergileyerek kendisini ele geçirmeye çalışanlara korku sal- sa da tüm yaptıklarından sonra yakalan III. Vlad Osmanlı tarafından başı kesilerek idam edilmiş. Hikayeye göre Voyvoda öğrendiği kara büyü ve simya teknikleri sayesinde ölümden kurtularak vampire dönüşmüş ve 400 yıl hayatta kalmayı ba- şarmış.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çoğunluğu ortodoks olan romenlerin kilise ayin- lerine denk gelirseniz mutlaka girip izleyin daha önce pek karşılaşmadığım tekrarlayan secdeye varmalar, haç çıkarmalarla karışan ilginç rituelleri var. 1722 de yapılmış Kretzulescu Kilisesi ve Patri- arhala Katedralini görmek için zaman yaratın.</p>
<p>Şehrin adeta simgesi olmuş yapılmasına sebep Çavuşeskunun da dramatik sonununu hazırlayan Parlamento Sarayını uzaktan da olsa görün, bana sorarsanız çirkinlik abidesi olma ötesi özelliği yok ama dönünce soranlara görmedim demezsiniz. Devasa boyutuyla Unirii meydanından bakınca Unirii bulvarının sonunda göreceğiniz bina yak- laştıkça haşmetini hissettiriyor. Guinness Rekorlar Kitabı’na göre, dünyanın en büyük,en ağır ve en pahalı sivil yönetim binası olan yapının inşası için Çavuşeskunun ülkenin 10 yıllık bütçesini harca- dığı da iddia ediliyor. 6 yılda tamamlanan binada</p>
<p>1100 oda mevcutmuş. En acısı ise Sarayın yapımı için, 19 Ortadoks, 3 Protestan Kilisesi (8 kilise de başka yere taşınmış), 6 Sinagog ve 30,000 eski ev yıkılarak Bükreş’in tarihi dokusu tahrip edilmiş.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1373 alignleft" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-2.jpg" alt="dogunun-parisi-bukres" width="548" height="399" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-2.jpg 548w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-2-300x218.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/dogunun-parisi-bukres-2-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 548px) 100vw, 548px" />Bükreş’de geniş caddeler olsa da iş çıkışı saatlerin- de ciddi bir trafik oluyor hafta sonu boşalan kentte cuma gecesi epey hareketliyken hafta sonununu şehir dışında geçirmeyi seven Romenler nedeniy- le cumartesileri ortalık sadece turistlere kalıyor.</p>
<p>Kentin içinde bulunan bir çok parktan ikisini gör- mekte fayda var. Bunların en büyügü Parcul He- rastrau ya gitmek için metroda mavi hattı kullanıp Aviatorilor istasyonunda inmelisiniz. Biletler 2 li 5 lei 10 lu 20 lei. Gradina Çişmigiu (çeşmeci parkı) ise parlamento sarayının kuzeyinde Parcul Izvor un yanında.</p>
<p>Bükreş için doğunun Parisi dendiğini muhteme- len duymuşsunuzdur, İşte bunun sebebi 1. dünya şavaşında ölenleri onurlandırmak için 1922 de ah- şaptan yapılan, 1935 de betona dönüştürülen Arcul de Triumf. Yapı Pariste bulunan Arc de Triomphe un birebir kopyası. Aviatorilor istasyonunun 300 metre batısında ki yapı biz gittiğimizde maalesef onarım görüyordu.</p>
<p>Ulusal Müze, jeoloji Müzesi, Doğal tarih ve He- rastrau parkı içindeki köy müzesi meraklıları için değerlendirilebilir.<br />
Ancak Teatrul Odeon önünde ki Atatürk büstü ile fotoğraf çektirmeden sakın dönmeyin. Bölge- deki Türk işletmeciler tarafından yaptırılan büs- tün çevresinde her zaman Türklerle karşılaşmak mümkün.</p>
<p>Sonuç olarak Bükreş geniş caddeleri, yeşil parkları, çoğunluğu eski şehirdeki tarihi binalarıyla ilgi çe- kici. Ancak sadece merkezde zaman geçirecekse- niz 2 tam günün yettiği bir kent. THY, Pegasus ve Tarom un direk uçuşları ile İstanbul’dan 50 dk da Otopeni’desiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/dogunun-parisi-bukres/">Doğunun Parisi: Bükreş</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
