<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ruh Sağlığı arşivleri - Hekimce Bakış</title>
	<atom:link href="https://hekimcebakis.org/category/haber/ruh-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hekimcebakis.org/category/haber/ruh-sagligi/</link>
	<description>Bursa Tabip Odası yayınıdır</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Oct 2022 14:11:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>DSÖ: “Yedi çalışandan biri zihinsel sağlık sorunu yaşıyor”</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/dso-yedi-calisandan-biri-zihinsel-saglik-sorunu-yasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2022 14:11:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=11548</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="799" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="zihinsel-saglik" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik-450x300.jpg 450w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), çalışanların ruh sağlığını iyileştirmek için iş yerlerine düşen görevleri sıralarken ofislerde yoga dersleri verilmesi de tavsiyeler arasında yer aldı. Giderek artan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/dso-yedi-calisandan-biri-zihinsel-saglik-sorunu-yasiyor/">DSÖ: “Yedi çalışandan biri zihinsel sağlık sorunu yaşıyor”</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="799" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="zihinsel-saglik" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/10/zihinsel-saglik-450x300.jpg 450w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), çalışanların ruh sağlığını iyileştirmek için iş yerlerine düşen görevleri sıralarken ofislerde yoga dersleri verilmesi de tavsiyeler arasında yer aldı.</p></blockquote>
<p>Giderek artan depresyon oranlarıyla mücadele etmek amacıyla çeşitli önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen Dünya Sağlık Örgütü, harekete geçilmesi için çağrıda bulundu.</p>
<p>Ofislerde yoga dersleri verilmesini öneren kurum ayrıca yöneticilerin zihinsel sağlık eğitimi almaları ve stres yönetimi kursları vermelerini de talep ediyor.</p>
<p>Daily Mail’in haberine göre uzmanlar, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile işbirliği içinde hazırlanan tavsiyelerin, işyerinde mental hastalıkları ve tükenmişlik sendromunu azaltmaya yardımcı olacağını umuyorlar.</p>
<p>Öneriler arasında egzersiz, yürüyüş veya yoga gibi “boş zamanlara dayalı fiziksel aktivite” imkanları da bulunuyor.</p>
<p><strong>“ÇALIŞANLARA DIŞARIDA İMKAN SUNULMALI”</strong><br />
Buna göre, iş yerleri, bu aktiviteleri çalışanlarına ofiste sağlayamıyorsa, işçilerin kullanması için dışarıda imkanlar sunmalı.</p>
<p>DSÖ, hiç kimsenin “tükenmişlik riski” altında olmadığından emin olmak için kuruluşların çalışanların iş yüklerini incelemeleri gerektiğini eklediler.</p>
<p>DSÖ Genel Müdürü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Çalışmanın ruh sağlığımız üzerindeki zararlı etkilerine odaklanmanın zamanı geldi” derken çalışma çağındaki yedi yetişkinden birinin (yüzde 15) zihinsel sağlık bozukluğuna sahip olduğunu ekledi.</p>
<p>Çalışanlar arasındaki depresyon ve anksiyete nedeniyle dünya çapında her yıl 12 milyar iş gününün kaybedildiği tahmin ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: <a href="https://www.sozcu.com.tr/2022/saglik/dso-yedi-calisandan-biri-zihinsel-saglik-sorunu-yasiyor-7390731/" target="_blank" rel="noopener">sozcu.com.tr</a></p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/dso-yedi-calisandan-biri-zihinsel-saglik-sorunu-yasiyor/">DSÖ: “Yedi çalışandan biri zihinsel sağlık sorunu yaşıyor”</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiçbirimiz tükenmez değiliz</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/hicbirimiz-tukenmez-degiliz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jun 2022 12:40:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=10805</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="799" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tukenmislik-sendromu" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu-450x300.jpg 450w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Yapılan tüm çalışmalar genç insanların daha ileri yaşlarda olanlara oranla daha erken tükendiğini gösteriyor. Türkiye&#8217;de tıp öğrencisi ve asistan hekimler üzerinde yapılan çalışmalarda yüzde 27-75 arası tükenmişlik oranları elde edilmiş [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/hicbirimiz-tukenmez-degiliz/">Hiçbirimiz tükenmez değiliz</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="799" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tukenmislik-sendromu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>Yapılan tüm çalışmalar genç insanların daha ileri yaşlarda olanlara oranla daha erken tükendiğini gösteriyor. Türkiye&#8217;de tıp öğrencisi ve asistan hekimler üzerinde yapılan çalışmalarda yüzde 27-75 arası tükenmişlik oranları elde edilmiş</p></blockquote>
	<blockquote id='bsq-6170' class="bs-quote bs-quote-2 bsq-t1 bsq-s2 bsq-left">
		<div class="quote-content">
			<p>Hiçbirimiz tükenmez değiliz</p>
		</div>
					<div class="quote-author">
									<img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/11/ozdemir-aktan2-1.jpg"/>
				
									<span class="quote-author-name">											Özdemir Aktan										</span>				
									<span class="quote-author-job">Prof.Dr.</span>
								</div>
				</blockquote>

<p>Enerji kaybı, moral bozukluğu, yaşam zorluklarıyla başa çıkmakta güçlük mü çekiyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nde yaşayıp da bu soruya hayır yanıtı vereceklerin sayısı oldukça azdır. Hele bu soruyu bir de sağlık çalışanlarına sorarsanız daha yüksek bir oranda evet yanıtı alırsınız.</p>
<p>Bu bulgularla &#8220;tükenmişlik sendromu&#8221; olarak anılan bir durum ortaya çıkıyor. Bu kavram, uzun yıllar önce ortaya atılmış olmasına rağmen, son yıllarda daha dikkat çeker oldu. Tükenmişlik sendromu ölçülebilir mi? Evet, ölçülebilir. Bu amaçla Christina Maslach tarafından geliştirilmiş bir ölçek var ve bu onun adıyla anılıyor (1). Maslach Tükenmişlik Ölçeğinde duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı başlıkları altında 22 maddeden oluşan bir sorgulama uygulanıyor. Bu ölçek geliştirilerek kullanılmaya devam ediliyor.</p>
<p>Tükenmişlik sendromu insanları sadece duygusal olarak yıpratmıyor, beraberinde uykusuzluk, öfke nöbetleri eşliğinde hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalığı görülme sıklığı artıyor. Alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddelerin daha fazla kullanılması da cabası.</p>
<p>Tükenme engellenebilir mi sorusunun yanıtı pek açık değil. Herkesin bir tükenme eşiği var ve bu yaş, cinsiyet, sosyal ve demografik özelliklere göre de değişiyor. Ancak, yapılan tüm çalışmalar genç insanların daha ileri yaşlarda olanlara oranla daha erken tükendiğini gösteriyor. Türkiye&#8217;de tıp öğrencisi ve asistan hekimler üzerinde yapılan çalışmalarda yüzde 27-75 arası tükenmişlik oranları elde edilmiş.</p>
<p>Tükenmişlik durumunun önlenmesi için sistematik bir çalışma yapılması gerektiği konusunda herkes hemfikir. Tükenme durumu ile karşı karşıya kalan kişinin elbette ki yapabileceği bazı şeyler vardır ama esas sorun genelde sistem temellidir. Çalışma saatlerinin, çalışma koşullarının düzenlenmediği durumlarda sorunu çözmek imkansızdır. Türkiye&#8217;de bunlara gelecekten ümit kesme faktörünü de eklerseniz, başta hekimler olmak üzere, eğitimli genç insanların akın akın yurt dışına neden gittiklerini anlamak zor olmaz.</p>
<p>Sağlıkta tükenmişlik konusuna ilk dikkati çekenlerin başında Dr. Ali Özyurt geliyor. Anestezi uzmanlığı sonrası yazdığı halk sağlığı yüksek lisans tezinin konusu &#8220;İstanbul hekimlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri&#8221; ve yıl 2003 (2). Sorun yirmi yıl önce de önemli boyuttayken, şimdi içinden çıkılmaz hale geldi.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl içinde kaybettiğimiz Dr. Özyurt için ayrıca bir parantez açmak gerekiyor. Her kurumun sembol isimleri vardır. Ali de İstanbul Tabip Odasının sembol isimlerinden biriydi. Bir sosyal medya fenomeni olmanın yanısıra, yapılan her eylemi canlı ve heyecanlı hale getirmekte ustaydı. Kadıköy&#8217;de yapılacak bir hekim mitingine milyonların katılacağına kendisi inanır mıydı bilemem ama bizleri inandırırdı.</p>
<p>Ali Özyurt&#8217;un dostları bu yıl içinde onun adına &#8220;Tükenmeyen Hekimlik&#8221; başlığı ile bir kitap oluşturdu (3). Bu kitapta dostça söyleşiler yanında tükenmişlik sendromunu da değişik boyutlarda irdeleyen yazılar mevcut. Ben kendi hesabıma çok yararlandığımı söylemeliyim.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10808" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu2.png" alt="tukenmislik-sendromu2" width="1066" height="718" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu2.png 1066w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu2-300x202.png 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu2-1024x690.png 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/06/tukenmislik-sendromu2-768x517.png 768w" sizes="auto, (max-width: 1066px) 100vw, 1066px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>1) Maslach, C. ve Jackson, S.E. (1981). The measurement of experienced burnout. Journal of Occupational Behavior, 2, 99-113.</em></p>
<p><em>2) Özyurt A. İstanbul hekimlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri. 2003 Halk Sağlığı Yüksek Lisans Tezi.</em></p>
<p><em>3) Özyurt A. Tükenmeyen Hekimlik. İstanbul Tabip Odası Yayını, 2022.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/hicbirimiz-tukenmez-degiliz/">Hiçbirimiz tükenmez değiliz</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medyaya Ara Vermek Zihin Sağlığına İyi Geliyor</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/sosyal-medyaya-ara-vermek-zihin-sagligina-iyi-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 May 2022 14:56:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=10755</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1500" height="999" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sosyal-medya-ara" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara.jpg 1500w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></div>
<p>Yayımlanan yeni bir çalışmanın yazarları, sosyal medya kullanmayı sadece bir haftalığına bırakmanın sağlıkta, depresyonda ve anksiyetede önemli iyileşmelere yol açabileceğini aktarıyor. Bilim insanları, bu yöntemin gelecekte zihinsel sağlığı yönetme yolu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/sosyal-medyaya-ara-vermek-zihin-sagligina-iyi-geliyor/">Sosyal Medyaya Ara Vermek Zihin Sağlığına İyi Geliyor</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1500" height="999" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sosyal-medya-ara" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara.jpg 1500w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/05/sosyal-medya-ara-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></div><blockquote><p>Yayımlanan yeni bir çalışmanın yazarları, sosyal medya kullanmayı sadece bir haftalığına bırakmanın sağlıkta, depresyonda ve anksiyetede önemli iyileşmelere yol açabileceğini aktarıyor. Bilim insanları, bu yöntemin gelecekte zihinsel sağlığı yönetme yolu şeklinde önerilebileceğini belirtiyor.</p></blockquote>
<p>Bath Üniversitesinde çalışan bir araştırma takımının yürüttüğü çalışmada, sosyal medyaya bir hafta boyunca ara vermenin zihin sağlığı üzerindeki etkileri incelenmiş. Çalışmadaki bazı katılımcılar için bu durum, normalde Instagram, Facebook, Twitter ve TikTok’ta sayfa kaydırmakla geçen haftanın yaklaşık dokuz saatinin boş kalması anlamına geliyormuş.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta Cyberpsychology, Behaviour and Social Networking bülteninde yayımlanan sonuçlar, sosyal medyadan sadece bir hafta uzak kalmanın katılımcıların genel refah seviyesini iyileştirdiğini ve depresyon ile anksiyete belirtilerini azalttığını gösteriyor.</p>
<p>Araştırmacılar, çalışma kapsamında yaşları 18-72 arasında değişen ve her gün sosyal medya kullanan 154 kişiyi iki grubu ayırmışlar. Gruplardan biri bütün sosyal medyaları bir hafta kullanmamaları istenen müdahale grubuyken, diğeri de normal şekilde sayfa kaydıracak kontrol grubu olmuş. Çalışmanın başlangıcında anksiyete, depresyon ve mutluluk düzeyine dönük temel puanlar alınmış.</p>
<p>Katılımcılar, çalışmanın başlangıcında haftada ortalama 8 saatlerini sosyal medyada geçirdiklerini belirtmiş. Bir haftalık mola vermeleri söylenen katılımcıların mutluluk, depresyon ve anksiyete seviyelerinde, sosyal medyayı kullanmaya devam eden katılımcılara göre önemli gelişmeler olduğu görülmüş. Sonuçlar kısa vadeli bir faydayı akla getiriyor.</p>
<p>Bir hafta mola vermeleri istenen katılımcılar, kontrol grubundaki yedi saatlik ortalamaya kıyasla sosyal medyayı ortalama 21 dakika kullandıklarını aktarmışlar. Bireylerin molaya bağlı kaldığını kontrol etmek üzere ekran kullanımına yönelik istatistikler sağlanmış.</p>
<p>Bath Üniversitesi Sağlık Bölümünde çalışan baş araştırmacı Dr. Jeff Lambert şöyle açıklıyor: “Sosyal medyada gezinmek o kadar fazla her yerde gördüğümüz bir şey ki, pek çoğumuz yataktan kalktığımız andan gece gözlerimizi kapatana kadar bunu neredeyse hiç düşünmeden yapıyoruz.</p>
<p>“Sosyal medya kullanımının devasa boyutta olduğunu ve zihin sağlığına dönük etkilerine ilişkin endişelerin arttığını biliyoruz. Dolayısıyla bu çalışmayla birlikte, insanlardan sadece bir hafta mola vermelerini istemenin zihin sağlığına faydalı olup olmadığını görmek istedik.</p>
<p>“Katılımcılarımızın çoğu, sosyal medyadan uzak kalmakla birlikte genel olarak ruh hallerinin iyileştiğini ve anksiyetelerinin azaldığını belirterek olumlu etkiler yaşadıklarını söyledi. Bu durum, ufak bir molanın bile etkisinin olabileceğini akla getiriyor.</p>
<p>“Elbette sosyal medya hayatın bir parçası ve birçok insan için kim olduklarının, başkalarıyla nasıl iletişim kurduklarının vazgeçilmez bir parçası. Fakat her hafta ekranı saatlerce aşağı kaydırıyor ve bunun sizi olumsuz etkilediğini hissediyorsanız, faydalı olup olmadığını görmek için kullanımı azaltmaya değer.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://popsci.com.tr/sosyal-medyaya-ara-vermek-zihin-sagligina-iyi-geliyor/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/sosyal-medyaya-ara-vermek-zihin-sagligina-iyi-geliyor/">Sosyal Medyaya Ara Vermek Zihin Sağlığına İyi Geliyor</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Eşitsizlik Vandallığa Yol Açıyor</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/sosyal-esitsizlik-vandalliga-yol-aciyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Sep 2021 11:43:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=9021</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sosyal-esitsizlik" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>College London Üniversitesinde yürütülen yeni bir çalışma, sosyal eşitsizliğin deneysel bir ortamda toplu şiddetin fitilini ateşleyebildiğini gösteriyor. Nuffield Vakfının desteğiyle yürütülen proje, 2011 yılında Londra’da gerçekleşen isyanların ardından tasarlanmış ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/sosyal-esitsizlik-vandalliga-yol-aciyor/">Sosyal Eşitsizlik Vandallığa Yol Açıyor</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sosyal-esitsizlik" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/sosyal-esitsizlik-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>College London Üniversitesinde yürütülen yeni bir çalışma, sosyal eşitsizliğin deneysel bir ortamda toplu şiddetin fitilini ateşleyebildiğini gösteriyor.</p></blockquote>
<p>Nuffield Vakfının desteğiyle yürütülen proje, 2011 yılında Londra’da gerçekleşen isyanların ardından tasarlanmış ve araştırmacılar, toplum karşıtı grup davranışının kökenlerini anlamak istemiş. Bulgular üç gün önce <a href="http://dx.doi.org/10.1098/rspb.2020.3091">Proceedings of the Royal Society B</a> bülteninde yayımlandı.</p>
<p>Psikoloji ve Dil Bilimleri Bölümünde çalışan baş araştırmacı Profesör Daniel C. Richardson şöyle aktarıyor: “İnsanların, ‘kendine zarar vermenin toplumsal hali’ şeklinde görülebilecek bir davranış olan isyanlara neden katıldığını anlamaya çalışıyorduk” diyor. “İsyanlarda, insanlar genelde yerel ortamlarına zarar verirken; eylemlerinden kazanacakları herhangi bir şey olmadan kendilerini de yaralanma veya tutuklanma tehlikesine sokuyorlar.</p>
<p>“İsyan çıkarmaya ilişkin farklı açıklamalar, sıklıkla üç grup altında toplanıyor. ‘Çürük elma’ açıklamasında, bireysel suç sebep gösteriliyor. Sosyal kimlik açıklamasında, isyancıların ortak bir problemi olduğu ve toplu eylemi bir değişim aracı şeklinde gördükleri belirtiliyor. Nispi mahrumiyet açıklamasında ise insanlar, ellerinde bulunan şeyler ile hak ettiklerini düşündükleri şeyler arasında bir boşluk görüyor.</p>
<p>“Bizim elde ettiğimiz bulgular, toplu şiddet konusunda sosyal kimlik ve nispi mahrumiyet açıklamalarına ağırlık kazandırırken, bireysel suçluluğun her zaman duruma müdahil olmayabileceğini akla getiriyor.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://popsci.com.tr/sosyal-esitsizlik-vandalliga-yol-aciyor/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/sosyal-esitsizlik-vandalliga-yol-aciyor/">Sosyal Eşitsizlik Vandallığa Yol Açıyor</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evsiz uyuşturucu bağımlısı bir Kanada yerlisinin üniversitede profesörlüğe uzanan hayatı</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/guncel/evsiz-uyusturucu-bagimlisi-bir-kanada-yerlisinin-universitede-profesorluge-uzanan-hayati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 16:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=7981</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="uyusturucudan-profesorluge" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>
<p>Jesse Thistle ömrünün 10 yıldan fazlasını sokaklarda ve cezaevinde geçirdi. Ama buna rağmen, çocuk yaşta yanından ayrıldığı annesinin yardımıyla Kanadalı yerli atalarının kültürü hakkında uzmanlaşan bir profesör oldu. Jesse Thistle, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/evsiz-uyusturucu-bagimlisi-bir-kanada-yerlisinin-universitede-profesorluge-uzanan-hayati/">Evsiz uyuşturucu bağımlısı bir Kanada yerlisinin üniversitede profesörlüğe uzanan hayatı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="uyusturucudan-profesorluge" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div><blockquote><p>Jesse Thistle ömrünün 10 yıldan fazlasını sokaklarda ve cezaevinde geçirdi. Ama buna rağmen, çocuk yaşta yanından ayrıldığı annesinin yardımıyla Kanadalı yerli atalarının kültürü hakkında uzmanlaşan bir profesör oldu.</p></blockquote>
<p>Jesse Thistle, bütün gün sokaklarda dilenmek zorunda kalmanın mahcubiyetiyle bazen akşam olduğunda Ottawa&#8217;nın Parliament Hill bölgesindeki çeşmeye yürüyüp oradaki anıtın kenarına oturuyor ve ziyaretçilerin şans dilekleri için çeşmeye attıkları bozuk paraları topluyordu.</p>
<p>Devriye gezen polisler de ıslak paraları cebine attığını görünce peşine takılıyordu.</p>
<p>Jesse o dönem 32 yaşındaydı ve rehabilitasyon tedavisinden yeni çıkmıştı. 19 yaşındayken büyükannesi ve büyükbabası evden attı, o da sokaklarda yaşamaya başladı.</p>
<p>&#8220;Büyükbabam geleneksel disiplinci biriydi, çok ama gerecekten çok fazla çalışılması gerektiğine inanırdı. Kötü şeyler yaptığımızda bize vuruyordu&#8221; diye anlatıyor o dönemleri.</p>
<p>&#8220;Bize &#8216;Uyuşturucu kullandığınızı görürsem sizi evlatlıktan reddedeceğim, bu kadar basit&#8217; diyordu ve dediğini de yaptı.&#8221;</p>
<p>Büyükannesi bir gün Jesse&#8217;nin cebinden kokain poşeti düştüğünü gördü ve torunlarına eşyalarını toplayıp evi terk etmelerini söyledi.</p>
<p>&#8220;Dünyam yıkılmış gibiydi&#8221; diyor Jesse. &#8220;Kalplerini kırdığımı yüz ifadelerinden anlayabiliyordum.&#8221;</p>
<p>Short presentational grey line<br />
Jesse&#8217;in hayatı doğduğu günden beri karmakarışıktı. Babası Sonny&#8217;nin başı Toronto&#8217;da yasaları deldiği için beladaydı, kuzeyde Saskatchewan&#8217;a kaçtı. Orada da yerli Métisler topluluğundan genç bir kızla tanıştı.</p>
<p>Adı Blanche olan bu genç kız ardı ardına üç erkek çocuk doğurdu, önce Josh, sonra Jerry ve son olarak Jesse.</p>
<p>Sonny çok içki içiyor, eroin kullanıyor ve sürekli şiddet uyguluyordu. Blanche sonunda oğullarını da alıp kaçtı.</p>
<p>Bir süre Moose Jaw&#8217;da yaşadılar, üst üste yığıp yatak yaptıkları çamaşırlar yerine düzgün yatakların üstünde yatıyorlar, günde üç öğün yemek yiyebiliyorlardı. Sonra Sonny yine hayatlarına girdi ve Blanche&#8217;a Toronto&#8217;da bir ev ve bir iş bulduğunu söyledi. Blanche da hem çalışıyor hem de okuyordu. Sonny, &#8216;Blanche bir süre rahat etsin diye&#8217; birkaç aylığına oğullarını yanına alabileceğini söyleyerek Blanche&#8217;ı ikna etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8012" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-1.jpg" alt="uyusturucudan-profesorluge-1" width="800" height="531" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-1.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-1-300x199.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-1-768x510.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-1-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Ama Sonny&#8217;nin yeni bir işi yoktu, bağımlılıklarından kurtulamamıştı. Birkaç günlüğüne yok oluyor, altı yaşından küçük oğullarını apartman dairesinde tek başlarına bırakıyordu. Sonny döndüğünde eve çok az yemek getiriyor, gittiğinde de evde yiyecek bir şey kalmıyordu.</p>
<p>Oğullarına sokaklarda dilenmeyi, dükkanlarda hırsızlık yapmayı, sokaklarda topladığı koçanlardan arta kalan tütünlerle kendisi içebilsin diye sigara sarmayı öğretiyordu.</p>
<p>Birkaç ay sonra bir komşuları Çocuk Hizmetleri&#8217;ni aradı ve polis gelip çocukları götürdü. Jesse 4 yaşındaydı ve oğlanlar o günden sonra babalarını bir daha hiç görmediler.</p>
<p>Bir süre yetimhanede, bir süre de koruyucu ailede kaldıktan sonra çocuklar Sonny&#8217;nin büyükannelerinin yanına gönderildi.</p>
<p>&#8220;Sanıyorum Çocuk Hizmetler annemi hiç aramadı çünkü o zamanlar yerli kadınlar pis, sorumsuz ve annelik görevlerini yerine getirmeye uygun olmayan kişiler olarak görülürdü&#8221; diyor Jesse.</p>
<p>&#8220;Çocuk Hizmetleri&#8217;ne yerli çocuklar getirildiğinde eğilimleri genelde bu çocukları beyaz ailelere vermek oluyordu çünkü beyazlar zengin ve sorumluluk sahibi görülüyordu. O döneme &#8216;Sixties Scoop&#8217; (Altmışların Kepçesi) deniyordu. Binlerce çocuk zorla alındı, salgın gibiydi.&#8221;</p>
<blockquote><p>&#8216;Altmışların Kepçesi&#8217;</p>
<p>&#8216;Altmışların Kepçesi&#8217; olarak anılan &#8216;The Sixties Scoop&#8217;, isminin aksine 1960&#8217;lı yıllarda değil 1950&#8217;li yıllarda başladı ve 20 yıldan uzun sürdü<br />
Yaklaşık 20 bin Kanada yerlisi çocuk, esirgeme kurumları aracılığıyla ailelerinden zorla alındı ve yerli olmayan, beyaz ailelere yerleştirildi<br />
Bu çocuklar isimlerini, dillerini ve kültürel kimliklerini kaybettiler</p></blockquote>
<p>Jesse&#8217;nin büyükannesi ve büyükbabası birkaç yıl boyunca Blanche&#8217;ın gelip çocuklarını görmesine izin vermedi. Jesse de ataları olan Métislerin kültürleri hakkında bilgi sahibi olmadan büyüdü.</p>
<p>&#8220;&#8216;Yerli&#8217; olduğumuzu biliyorduk, ağabeyim Saskatchewan&#8217;da geçirdiğimiz bir yaz yerli &#8216;tipi&#8217; çadırında yaşadığımız dönemi hatırlıyor&#8221; diyor Jesse.</p>
<p>&#8220;Ama gitti bütün çocuklara bunu söyledi. Kanada&#8217;daki ilkokullarda yerli gibi görünmek ve çocuklara tipi çadırında kaldığınızı söylemek dayak yemenin en hızlı yöntemdir herhalde.&#8221;</p>
<p>Mahalledeki diğer aileler çocuklarının Jesse&#8217;nin ağabeyleriyle oynamasına pek yanaşmıyordu. Jesse bir ara hayatını kolaylaştırmak için &#8216;İtalyanmış&#8217; gibi yapmaya karar verdi.</p>
<p>&#8220;Olduğum kişiyi reddediyordum&#8221; diyor. &#8220;Mirasımdan, kendimden, yanımızda olmadığı için annemden nefret etmeye başladım. Bizi terk edip gittiğini düşünüyordum.&#8221;</p>
<p>Jesse okulda sürekli kavga ediyordu, notlarının düşük olması nedeniyle geriden geliyordu. Okumayı, matematiği hiçbir zaman tam öğrenemedi. Sonra lisede bir çeteye girdi, ondan sonra başı beladan kurtulmadı.</p>
<p>&#8220;İçiyorduk, çılgın partiler yapıyorduk, uyuşturucu kullanıyorduk, bu yaşam daha sonra benim kimliğim oldu&#8221; diye anlatıyor o dönemi Jesse. &#8220;Üç, dört gün üst üste ekstazi, ketamin ve metamfetamin alıp kendimi kaybediyordum.&#8221;</p>
<p>Sonra da büyükannesi ve büyükbabası da evden attı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8014" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-2.jpg" alt="" width="800" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-2.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-2-300x300.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-2-150x150.jpg 150w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-2-768x768.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-2-100x100.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Jesse bir arkadaşıyla otostop yaparak Toronto&#8217;dan Vancouver&#8217;a gitti. Şimdi polis memuru olarak çalışan ağabeyi Josh bir süre kardeşinin yanında kalmasına izin verdi.</p>
<p>Jesse, toplu ulaşımda ücret ödememek ve kızları tavlamak veya restoranlarda bedava yemek için ağabeyinin polis armasını kullanıyordu.</p>
<p>Ama Josh bir gün eve döndüğünde kardeşini uyuşturucu kullanırken yakaladı, bu da Jesse&#8217;nin evi terk etmesi gerektiği anlamına geliyordu. Ve bu sefer, gidecek hiçbir yeri yoktu. 20 yaşında evsiz kalmıştı.</p>
<p>Jesse, dört ay boyunca Vancouver dışındaki Fraser Nehri yakınlarındaki otoparkta uyudu. Etrafında da çoğu yerli, diğer evsizler kalıyordu.</p>
<p>&#8220;Çok korkunçtu. Bütün o uyuşturucu bağımlılığı sorunları olan yerlileri görmek beni çok üzüyordu, üstelik kimsenin umurunda değillerdi.&#8221;</p>
<p>Üstündeki kıyafetler dışında neyi varsa sattı ama yine de açtı.</p>
<p>Otostopla Toronto&#8217;ya gittikten sonra otobüs duraklarında sığınmaya başladı, uyuşturucu satın alabilmek, partilere katılabilmek için para dileniyordu. Bir arkadaşı kokain getirince, ilk nefeste ona da bağımlı oldu.</p>
<p>Short presentational grey line<br />
Takvim 1999 yılbaşı arifesini gösteriyordu. Jesse, artık 23 olmuştu ve bütün geceyi bir partide geçirmişti. Ertesi gün de bir arkadaşının evine gitti. Evdekileri çok az tanıyordu, içtikleri esrarı paylaşıp paylaşmak istemediğin sordular ve ülkenin batısına gitmeleri için bir araç ayarlamasını istediler. Bir araç ayarlarsa ona pizza alacaklarını ve çabaları karşılığında bir kazak verebileceklerini söylediler.</p>
<p>Jesse bunun şimdiye kadar karşısına çıkan en kolay para kazanma yöntemi olduğunu düşünerek kazağını üstüne geçirip bir süredir yaşadığı amcası Ron&#8217;un evine döndü. Kaldığı bir önceki pansiyonda bütün eşyaları çalınınca amcasının yanına taşınmıştı.</p>
<p>Jesse ve Ron evde film izlerken bir anda ekranda son dakika haberi belirdi. Haberde, önceki gece mahallede bir taksi şoförünün öldürüldüğü bildiriliyor ve iki şüphelinin eşkâli veriliyordu. Her ikisi de 20&#8217;li yaşların başlarındaydı. Jesse bir anda fenalık geçirecek gibi oldu:</p>
<p>&#8220;Bu cinayeti işlerken giydikleri kıyafetleri bana vermişlerdi. İşledikleri cinayeti üstüme atmaya çalışıyorlardı. Benim de tek seçeneğim vardı, susmak. Sokakların kuralı budur. Kimseyi ispiyonlamazsınız ya da adalet peşinde koşmaz, doğru olanı yapmak için uğraşmazsınız.&#8221;</p>
<p>Jesse basıp gitmeyi düşündü, &#8220;Kaçmak benim hayatla mücadele yolum&#8221; diyordu. Ama polise gitti. Kendisini tuzağa düşürmeye çalışan iki kişi daha sonra cinayetten suçlu bulunup hapse atıldı.</p>
<p>Ama muhbirin Jesse olduğu haberi sokaklara yayılmıştı &#8220;Yürüyen bir ölü olmuştum artık&#8221; diyor.</p>
<p>Eski arkadaşları ilişkilerini kesti, çevresindekiler onu defalarca kapana kıstırmaya çalıştı, bir kişi ara yolda bıçaklama girişiminde bulundu, bir defasında da beysbol sopasıyla dövüldü.</p>
<p>&#8220;Sürekli kaçıyordum hayatımdan endişe ediyordum, sürekli alarm halindeydim&#8221; diyor. &#8220;Buna aşırı uyanıklık hali deniyor, hayatta kalmak ve sürekli bir yerden diğerine atlamak zorundaydım.&#8221;</p>
<p>Çaresiz kalan Jesse eczaneden çok sayıda ağrı kesici hap alıp, kendisine düşünme fırsat bile tanımadan hepsini yuttu. Hastanelik oldu ama uyuşturucu kullanımından hakkında herhangi bir cezai işlem yapmadılar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8015" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-3.jpg" alt="uyusturucudan-profesorluge-3" width="800" height="450" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-3.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-3-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-3-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Bir gece Toronto&#8217;da ağabeyine ait apartman dairesinin dışında kilitli kaldı. Camdan girmeye çalışırken üçüncü kattan aşağı düştü. Ayakları üstünde durabildi ama sağ topuğu dağıldı, sağ ayak bilek bağları yırtıldı ve her iki elinin bileği de kırıldı. Doktorlar Jesse&#8217;in hayatta kalmasına şaşırmıştı. Ama asıl sorunlar hastaneden taburcu olduktan sonra, enfeksiyon olşumasıyla başladı.</p>
<p>Bacaklarındaki ağrının dinmesi için kokain kullanıyordu ama ayak başparmakları kararmaya ve tırnakları düşmeye başladığında yardıma ihtiyacı olduğunu anladı. &#8220;Bacağım çürümüştü, kangren olmuştu&#8221; diyor.</p>
<p>Doktorlar bacağın kesilmesi gerektiğini, enfeksiyonun kalbine veya beynine sıçraması durumunda ölebileceğini söyledi ama Jesse bunları yarım yamalak hatırlıyor, panik halde kaçıp gitmişti.</p>
<p>&#8220;Dünyadan, bağımlılıklarımdan, yaptığım hatalardan ve kırdığım bütün insanlardan saklanmak istiyordum. Çürüyüp ölmek istiyordum.</p>
<p>&#8220;&#8216;Neden bir suç işleyip cezaevine girmeyeyim ki? Orada güvende olacağım, kalacak bir yerim olacak ve yemek ve ilaç verecekler&#8217; diye düşündüm.&#8221;</p>
<p>Mahalle bakkalına girip kasadan paraları çaldı ama daha önceden planladığı gibi yakalanmayı beklemek yerine dükkanın arkasındaki büyük bir çöp konteynırının içine girip saklandı.</p>
<p>&#8220;Bir çöp kutusunun içinde &#8216;bir bakkalı bile doğru düzgün soyamıyorum&#8217; diye içimden geçiriyordum&#8221; diye anlatıyor Jesse o hissi.</p>
<p>Daha sonra 40 Kanada dolarından az para çalabildiğini fark etti ve birkaç hafta uyuşturucunun da etkisiyle yaşadığı paranoyayla her an gözaltına alınacağını düşünmeye başladı, sonunda da gidip teslim oldu.</p>
<p>Polise gidip &#8220;Ben yaptım&#8221; dedi, &#8220;Bakkalı soyan benim. Şimdi beni hapse atıp kapının kilidini de atın gitsin.&#8221;</p>
<p>Cezaevi Jesse için benzersiz bir dönüm noktası oldu.</p>
<p>Bacağı için gereken tıbbi yardım sağlandı, hızla iyileşti.</p>
<p>Ama ergenlik döneminden bu yana bağımlısı olduğu alkol ve uyuşturucu için destek yoktu. Tek başına kaldığı hücrede &#8220;korkunçtu&#8221; dediği ataklar yaşadı.</p>
<p>Orada yaşadığı deneyim, eğitimine de devam etmesi için cesaretlendirici oldu.</p>
<p>&#8220;Kokain isteğini bastırmak için kendime yeniden doğru düzgün okumayı ve yazmayı öğrettim&#8221; diyor.</p>
<p>Jesse, cezaevinden çıktıktan sonra eğitimine devam edebilmek ve bağımlılıklarıyla mücadele edebilmek için rehabilitasyon merkezine yatırıldı.</p>
<p>O dönemini anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Her gece kalkıp ansiklopedilere bakardım. Başarılı olmaya başlamıştım. Masada düzgün yemek yiyebilmek ve hijyenimi sağlayabilmek için eğitimler aldım. Bütün bunlar oradan oraya savrulurken unuttuğum şeylerdi. Yıllar, yıllar sonra ilk defa kendimi iyi hissettim.&#8221;</p>
<p>Kolay bir yolculuk olmadı. Bir ara eski haline dönüp yeniden sokaklarda dilenmeye, Parliament Hill&#8217;deki çeşmeye atılan bozuk paraları toplamaya başladı ve yeniden aynı rehabilitasyon merkezine yatırıldı.</p>
<p>Merkezdeyken tuhaf bir email aldı. Bir kadın onu arıyordu ve geri araması için bir numara bırakmıştı. Kadının, annesi olduğu ortaya çıktı. Jesse, babalarının küçük çocukken kendilerini alıp Toronto&#8217;ya götürmesinden sona yalnızca birkaç defa görmüştü annesini.</p>
<p>Gözyaşlarına boğulan Jesse, Blanche&#8217;ı aradı. Ama o kadar yoğun duygular yaşıyordu ki konuşmaları boyunca birkaç kez telefonu kapatmak zorunda kalmıştı.</p>
<p>&#8220;Reddedilmiş olmanın dehşetini yaşıyordum, sevgiden korkuyordum&#8221; diyor Jesse. &#8220;Ama çok güzel bir sohbet oldu. Çok uzun bir kuraklık döneminden sonra gelen yağmur damlaları gibiydi. Öyle hissediyordum.&#8221;</p>
<p>Sonra başka beklenmedik mesajlar da gelmeye başladı. Bir tanesi büyükannesindendi. Evlerinden atıldıktan sonra ilk defa büyükannesinden haber almıştı, ilk defa görüşmüştü. Büyükannesi ölüyor ve Jesse&#8217;in kendisini ziyaret etmesini istiyordu.</p>
<p>&#8220;Beni azarlıyordu&#8221; diye anlatıyor Jesse konuşmayı: &#8220;&#8216;Beni hayal kırıklığına uğrattın. Bana söz ver eğitimine devam edeceksin, üniversiteye gideceksin, gidebildiğin yere kadar gideceksin, diyordu büyükannem.&#8221;</p>
<p>Jesse büyükannesinin isteğini yerine getireceği sözünü verdi. Bir an evvel iyileşmesini umduğunu söyledi ve sarıldıktan sonra rehabilitasyon merkezine döndü. İki hafta sonra da büyükannesi öldü.</p>
<p>Short presentational grey line<br />
Büyükannesi öldükten bir gün sonra Jesse, ağabeyinin eski bir okul arkadaşından taziye mesajı aldı. &#8220;Sanıyorum o an Lucie&#8217;ye aşık oldum çok zarifti&#8221; diyor Jesse. &#8220;Şimdi bile düşününce neşeleniyorum.&#8221;</p>
<p>Jesse ve Lucie telefonda daha sık konuşmaya başladı. Bazı sohbetleri saatler sürüyor, düzenli olarak da Skype&#8217;tan görüntülü konuşuyorlardı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8016" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-4.jpg" alt="uyusturucudan-profesorluge-4" width="800" height="450" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-4.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-4-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-4-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>&#8220;Ona temiz olduğumu göstermek, kendi kendime bakabildiğimi kanıtlamak için arkamdaki duvara yaklaşık 100 çeşit farklı şampuan, sabun ve vücut şampuanları dizmiştim&#8221; diye anlatıyor. &#8220;Yaşadığım hayat nedeniyle kendime güvenim yoktu, onu etkilemek istiyordum.&#8221;</p>
<p>Jesse rehabilitasyon merkezinden 2009&#8217;da ayrıldı. Lucie, Jesse&#8217;e kalabileceği bir yer verdi ve sonunda sevgili oldular.</p>
<p>&#8220;Piyango çıkmış gibiydi&#8221; diyor Jesse, &#8220;Ben yalnızca sokakta yaşayan bir adamdım, bende ne gördü bilmiyorum. Ama biri sizi sevdiğinde ve size güvendiğinde onun için elinizden geleni yapmak istiyorsunuz.&#8221;</p>
<p>Lucie, Jesse&#8217;in bir restoranda iş bulmasına yardımcı oldu. Patates kızartması için patatesleri kesiyordu. &#8220;Şehirdeki en iyi patates kesici olmak için çok çalışıyordum&#8221; diyor Jesse. İki buçuk yıl sonra da evlendiler.</p>
<p>Jesse aynı yıl, 35 yaşındayken Toronto&#8217;daki York Ünivesitesi&#8217;nde tarih okumaya başladı.</p>
<p>&#8220;Çok korkuyordum. Not almak için bir kalem ve bir defter götürmüştüm. Etrafıma baktım ve çevremde herkesin laptopu, akıllı telefonu olduğunu gördüm.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu genç, benden çok daha akıllı çocukların arasındaki yaşlı adam olmuştum. En önde oturuyordum ve kimse benimle konuşmak istemiyordu.&#8221;</p>
<p>İkinci yılında Jesse&#8217;ye aile tarihini araştırması için ödev verdiler. O da bu konuda çok araştırma yapan Saskatchewan&#8217;daki teyzesine ulaştı.</p>
<p>&#8220;Ancestry.com&#8221; adresini attı. Aile ağacımızda yerli liderlerin, siyasetçilerin, direniş savaşçılarının olduğunu gördüm. Bu bana çok gurur verdi ve daha fazlasını öğrenmem için tetikledi.</p>
<p>&#8220;Kendime dönebilmenin anahtarının bu ödevde olduğunu biliyordum tüm kalbimi bu işe verdim.&#8221;</p>
<p>Jesse, ataları Métisler hakkında, 1885&#8217;teki Kuzey-Batı İsyanları döneminde çıkan Batoche Savaşı hakkında yazdı. Savaşta ataları beş ay boyunca Kanada hükümetine karşı mücadele etmişti, sebebi de haklarının, topraklarının ve kurtuluşlarının tehdit altında olduğuna inanmalarıydı.</p>
<p>Jesse&#8217;nin ödevini yerli halklar tarihinde uzmanlaşan bir profesöre verdiler. Profesör de Jesse&#8217;yi hemen araştırma görevlisi yardımcılığı görevine getirdi.</p>
<p>Jesse, 2013&#8217;te annesi ve teyzeleriyle yeniden bağları güçlendirmek için Saskatchewan&#8217;a gitti. Yaşı 37 olmuştu. Bu ziyaret, üç buçuk yaşındayken ayrıldığı annesini dördüncü defa görüşüydü.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8018" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-6.jpg" alt="uyusturucudan-profesorluge-6" width="800" height="800" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-6.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-6-300x300.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-6-150x150.jpg 150w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-6-768x768.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-6-100x100.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Jesse, Métis ailesinin 150 yıl önce yerleştiği ve önce çadırlarda daha sonra kütükten kulübelerde kaldığı umumi yolda saygı ifadesi olarak dizlerinin üstüne çöktü.</p>
<p>&#8220;Kim olduğuma, halkımızın kim olduğuna dair bütün anılar aklıma geldi. Her anlamda çok güzel hislerle doluydum.&#8221;</p>
<p>Jesse&#8217;nin araştırması kısa sürede çok sayıda ödül kazandı. Fakültesinden en iyi öğrenci olarak mezun oldu. O zamandan bu yana iyi üniversitelerden iki doktora bursu kazandı. Doktora tezini de bitirmek üzereydi.</p>
<p>Şimdi de York Üniversitesi&#8217;nde yardımcı profesör olarak Yerli Halklar tarihi dersi veriyor.</p>
<p>&#8220;Birçok yerli genç dersime gelip atalarıyla olan bağlarını araştırıyor&#8221; diyor Jesse. &#8220;Atalarının kim olduğunu, ailelerinin nerede olduğunu bulmalarına, anlamalarına yardımcı oluyorum. İnsanların tarihleri öğrendiklerini görmek çok güzel bir duygu.&#8221;</p>
<p>Jesse annesi Blanche&#8217;ı da araştırma görevlisi olarak işe aldı. Blanche&#8217;ın babası da yerli halk arasında dut toplayıp balık avlayanlardandı.</p>
<p>&#8220;Annemde içeriden bilgi var. Topluluğu tanıyor, yaşlılar kim, hangi hikayeleri öğrenmeliyim, hepsini biliyor&#8221; diyor Jesse.</p>
<p>&#8220;Onsuz böyle bir erişimim olur muydu bilmiyorum. Anne-oğul olarak kopan ilişkimizi yeniden düzeltmeye çalışmak da çok güzel. Her zaman kolay olmuyor ama çok güzel bir duygu. Birbirimize eşlik etmekten zevk alıyoruz. Şöyle söyleyebilirim: Araştırma metodolojimiz sevgi üstüne kurulu.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8019" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-7.jpg" alt="uyusturucudan-profesorluge-7" width="800" height="613" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-7.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-7-300x230.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-7-768x588.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/uyusturucudan-profesorluge-7-260x200.jpg 260w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Jesse inançlı biri değil. Ama yine de büyükannesini bir şekilde Lucie&#8217;yi hayatına soktuğuna, hayatına yeniden başlamasına yardımcı olduğuna inanıyor.</p>
<p>Sıklıkla onu cinayet suçlusu gibi göstermeye çalışanları düşünüyor ve intikam vaktinin gelmesinden korkuyor. Yaşananlardan, kendisini korumak zorunda kaldığı bu durumdan üzüntü duyduğunu anlatıyor Jesse, ama yine de bir gün başına bir şey gelirse &#8220;güzel bir hayat yaşadığı için kendisini şanslı hissettiğini&#8221; söylüyor.</p>
<p>Ama hala bağımlılığının bıraktığı mirasla boğuşuyor.</p>
<p>&#8220;Arada kokain kullandığımı hayal ediyorum, bu hiç gitmiyor. Bununla baş etmeyi öğrenmem gerekiyor&#8221; diyor.</p>
<p>&#8220;Bir oyun yapıyorum. &#8216;Evet bugün canım güzel bir kokain çekiyor ama yarın kullanırım&#8217; diyorum. Sonra ertesi gün gelince de yine aynı şeyi söylüyorum kendime. Bu &#8216;yarınlar asla gelmez&#8217; senaryosuyla idare edebiliyorum. 12 yıldır da böyle yapıyorum.&#8221;</p>
<p>Diğer yandan camdan düşüşünden on yıl sonra sağ ayağında hala hissettiği ağrı da ona her gün ne kadar şanslı biri olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Şimdi bir sevgilisi ve bir işi var. Annesiyle ilişkilerini düzeltti, kökleriyle bağını yeniden kurdu. Yine de hala hayatında eksik olan çok önemli bir şey var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Jesse, her zaman babası Sonny Thistle&#8217;ın yeniden hayatına gireceğini umdu. Ama birkaç yıl önce tesadüf eseri tanıştığı yaşlı bir adamla yaptığı görüşme umutlarını biraz yitirmesine neden oldu.</p>
<p>&#8220;Bu adamın sokakta yaşadığını veya cezaevinden çıktığını hemen anlayabiliyordunuz. &#8216;Oğlum sana kimse söylemedi mi? Baban hangi beladan kaçıyorsa, kimden kaçıyorsa artık yakaladılar onu, 1982&#8217;de öldürdüler&#8217; dedi.&#8221;</p>
<p>Jesse bu bilgiyi polisle paylaştı ve resmi olarak babası için kayıp ilanı çıkarttı.</p>
<p>&#8220;1982 yılına ait bazı hastane kayıtları var, polis iletişim dosyası var ve tutuklu kaldığı yerlerin ayrıntıları var o kadar&#8221; diyor Jesse. &#8220;Öyle buhar olup uçup gitti, yok oldu.&#8221;</p>
<p>Jesse babasının uyuşturucu işinde olduğunu ve herkesi soyup soğana çevirdiğini biliyordu.</p>
<p>&#8220;Bunu bir suç örgütü mensubuna yaparsanız, onlar da emsal olsun diye böyle yaparlar, bu onların işinin icabıdır&#8221; diyor Jesse.</p>
<p>Babasının hayatta olmayabileceğini öğrenmek her ne kadar üzücü olsa da, neden şimdiye kadar iletişime geçmediğini anlamak da aslında bir o kadar rahatlatıcı oldu Jesse için.</p>
<p>Ama umudunu tamamen yitirmiş değil, babasının hala hayatta olabileceğine inanıyor:</p>
<p>&#8220;Birilerinin, bir yerlerde, bir şeyler biliyor olma ihtimali hala var, dolayısıyla hala arıyoruz.</p>
<p>&#8220;Bir tarafım gittiğini kabullenmek istemiyor.&#8221;</p>
<p>Aksi belirtilmedikçe fotoğraflar Jesse Thistle&#8217;ın izniyle kullanılmıştır.</p>
<p>Jesse Thistle, &#8216;From the Ashes&#8217; adlı kitabın yazarı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56907590</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/evsiz-uyusturucu-bagimlisi-bir-kanada-yerlisinin-universitede-profesorluge-uzanan-hayati/">Evsiz uyuşturucu bağımlısı bir Kanada yerlisinin üniversitede profesörlüğe uzanan hayatı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tam kapanmanın psikolojik etkisi: &#8216;Ekonomik belirsizlik çaresizlik hissi doğuruyor&#8217;</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/koronavirus/tam-kapanmanin-psikolojik-etkisi-ekonomik-belirsizlik-caresizlik-hissi-doguruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 16:22:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=7987</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tam-kapanma" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>
<p>&#8220;Bu psikoloji tam kapanma kaldırmaz.&#8221; &#8220;Psikoloji falan kalmadı ruhen çöktük.&#8221; &#8220;Hak, hukuk, adalet, eğitim, özgürlük, maneviyat, din, gelecek, psikoloji, sağlık. Hepsini tam kapattınız.&#8221; &#8220;Havalar da ısınıyorken baharın en güzel günlerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/koronavirus/tam-kapanmanin-psikolojik-etkisi-ekonomik-belirsizlik-caresizlik-hissi-doguruyor/">Tam kapanmanın psikolojik etkisi: &#8216;Ekonomik belirsizlik çaresizlik hissi doğuruyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tam-kapanma" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/04/tam-kapanma-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div><blockquote><p>&#8220;Bu psikoloji tam kapanma kaldırmaz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Psikoloji falan kalmadı ruhen çöktük.&#8221;</p>
<p>&#8220;Hak, hukuk, adalet, eğitim, özgürlük, maneviyat, din, gelecek, psikoloji, sağlık. Hepsini tam kapattınız.&#8221;</p>
<p>&#8220;Havalar da ısınıyorken baharın en güzel günlerinde aşısı olan bir hastalık yüzünden milyonlar eve kapanacak. Sağlık bir yana psikolojik çöküş tavan yapmaya devam edecek. Gerçi kimsede sağlam bir psikoloji kalmadı ama.&#8221;</p></blockquote>
<p>Bu cümleler hükümetin aldığı tam kapanma kararının ardından Twitter&#8217;da yazılan ifadelerden sadece bazıları…</p>
<p>Hükümetin 29 Nisan-17 Mayıs tarihleri için aldığı kesintisiz sokağa çıkma kısıtlaması, insanlarda yılgınlığa yol açmış gibi gözüküyor.</p>
<p>Uzman Psikolojik Danışman Seyhan Sevinçler, &#8220;Hepimizin üzerinde bir yılın yıpranmışlığı var&#8221; diyerek özetliyor bu durumu.</p>
<p>Sevinçler&#8217;e göre son bir yılda kimilerinin koronavirüs yüzünden hastalığa yakalanması, kimilerinin yakınlarını kaybetmesi, ekonomik ve sosyal açıdan yaşanan hırpalanmışlıklar yüzünden insanların psikolojisinde bir tükenmişlik hali var.</p>
<p>Bunun yanı sıra uzmanlara göre tam kapanmanın yaratacağı ekonomik zorluk, baharın gelmesine rağmen sokağa çıkmanın engellenmesi ve yasakların uygulanmasında adil davranılmaması da insanların tahammülünün azalmasına yol açtı.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Koronavirüs Psikolojisi: Salgın ve karantinaya nasıl psikolojik tepkiler vermemiz olası?" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/pWoZzzfE-tc?wmode=transparent&amp;rel=0&amp;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>&#8216;Bıkkınlık ve kısıtlanmışlık hissi&#8217;</strong></p>
<p>Klinik psikolog Ece Oral Albayrak, son bir yılda pandeminin getirdiği kayıp hissi, ekonomik şartlardaki daralma ve sosyalleşme ihtiyacının karşılanamamasıyla tahammülün azaldığını söylüyor.</p>
<p>Albayrak, &#8220;Tolerans penceresi dediğimiz zor duygulara tahammül etmemizi sağlayan o aralık daraldı, o yüzden artık bıkkınlık ve kısıtlanmışlık hissi geliyor&#8221; diyor.</p>
<p>Esnaf ne olacak sorusunun çözümsüz kalması<br />
Uzmanlara göre pandemi en ağır psikolojik etkisini ekonomik belirsizlik tarafında gösteriyor.</p>
<p>Başkent Üniversitesi ve Türk Psikologlar Derneği&#8217;nden Sosyal Psikolog Prof. Dr. Doğan Kökdemir&#8217;e göre tam kapanmaya karşı gösterilen isyanın en büyük sebeplerinden biri de ekonomi.</p>
<p>Kökdemir, &#8220;Esnaf ne olacak sorusuna bir çözüm duyamadığımız zaman sadece o esnafın değil hepimizin canı sıkılıyor&#8221; diyerek anlatıyor bu durumu.</p>
<p>DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) Araştırma Merkezi&#8217;nin bu yılın Şubat ayında yayımladığı rapora göre Türkiye, milli gelirine göre Covid-19 ile mücadeleye dünyada en az nakit desteği ayıran iki ülkeden biri.</p>
<p>Hükümetin tam kapanma kararı, insanlarda yılgınlığa yol açtı. Uzmanlara göre herkesin üzerinde son bir yılın yıpranmışlığı var. Diğer yandan tam kapanmanın yaratacağı ekonomik zorluk ve yasakların uygulanmasında adil davranılmaması da insanların tahammülünün azalmasına yol açtı.</p>
<p>Raporun IMF&#8217;ten derlediği 2020 verilerine göre Türkiye koronavirüs için nakit desteği olarak sadece 7,6 milyar dolar harcadı.</p>
<p>Bu veri Türkiye ile aynı sınıfta yer alan gelişmekte olan ülke ekonomilerinden Arjantin&#8217;de 14,7 milyar dolar.</p>
<p>Yine IMF verilerine göre Covid-19 için yapılan nakit harcama ve gelir desteklerinin toplam ekonomik desteklere oranı Türkiye&#8217;de sadece yüzde 11 oldu.</p>
<p><strong>&#8216;Çaresizlik hissi doğuruyor&#8217;</strong></p>
<p>Uzmanlara göre yasaklara uyması gereken kişilerin maddi kayıplarının telafi edilememesi, güven duygusunun kaybolmasına yol açıyor.</p>
<p>Klinik psikolog Ece Oral Albayrak, &#8220;İnsanların uygun şartlarda, yeterli düzeyde kendi varlıklarını sürdürememesi ciddi bir kaygıyı, öfkeyi beraberinde getirebiliyor. Bu da güçlü bir çaresizlik hissi doğurabiliyor&#8221; tespitini yapıyor.</p>
<p>Albayrak&#8217;a göre bu da psikolojik problemleri ve kadın ile çocuğa yönelik şiddeti artıran bir etmen.</p>
<p>Uzman Psikolojik Danışman Sevinçler ise ekonomik belirsizliğin kaygının artmasına yol açtığını belirterek, &#8220;Son bir yıldır son dakika program değişiklikleri çok fazla. Fabrika ayarlarımızla çok fazla oynanıyor&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Kalabalık parti kongreleri</strong><br />
Koronavirüse yönelik getirilen kimi yasaklara ve kısıtlamalara bazı durumlarda uyulmaması da özellikle sosyal medyada uzun zamandır eleştiri konusuydu.</p>
<p>AKP&#8217;nin kongrelerine kalabalık katılım gösterilmesi muhalefet partilerinin tepkisine yol açmıştı.</p>
<p>En son alınan kapanma kararı bu açıdan da olumsuz karşılandı.</p>
<p>Sosyal Psikolog Kökdemir&#8217;e göre tam kapanmanın gerekliliğinin uzmanlar tarafından aylarca dile getirilmesine rağmen vaka sayılarının artması ve kapanmanın insanların dışarıda hava alabileceği bir dönemde gelmesi öfke yarattı.</p>
<p>Kökdemir, herkesin yasaklara aynı şekilde uymamasının da adaletsizlik algısı yarattığını vurguluyor:</p>
<p>&#8220;Yöneticilerin kendisi bu yasaklara uymuyor. Siyasi partilerin kongreleri yapılıyor, büyük katılımlı cenaze törenleri ya da düğünler yapılıyor; ve bunu kimin yaptığına göre bu yasaklar deliniyor ya da delinmiyor.&#8221;</p>
<p>Kökdemir&#8217;e göre bu durum, vatandaşların yasaklara uyma olasılığını düşürebilir ve yasaklar ters tepebilir.</p>
<p><strong>Dışarıda spor ve yürüyüş yapmanın yasak olması</strong><br />
Çok sayıda ülkede koronavirüs önlemleri kapsamında sokağa çıkma yasakları uygulansa da insanların dışarıda spor yapmasına ya da parklarda yürüyüşe çıkmasına izin verildi.</p>
<p>Ancak Türkiye&#8217;de parklar ve sahil kenarı yürüyüş parkurları sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında kapatıldı.</p>
<p>Uzmanlar bu durumun da akıl sağlığını olumsuz etkilediği görüşünde.</p>
<p>Klinik psikolog Ece Oral Albayrak, &#8220;Dışarıda spor yapabilmek, yürüyüşe çıkabilmek, bedensel aktiviteyi dolayısıyla psikolojik sağlamlılığı da etkileyen şeyler. Bunlardan mahrum kalmak dayanaklılığımızı azaltıyor&#8221; açıklamasında bulunuyor.</p>
<p>Uzman Psikolojik Danışman Seyhan Sevinçler ise &#8220;Keşke parklara çıkabilseydik, yakınlardaki sahil yollarına sadece yürüme açısından izin verilseydi, o zaman insanlar bu kararları biraz daha rahat karşılardı&#8221; diyor.</p>
<p>Sosyal Psikolog Prof. Dr. Kökdemir de açık havanın çocuklara ve yaşı büyüklere kapamanın iyi bir sistem olmadığı görüşünde.</p>
<p><strong>Çocuklar ve gençler üzerindeki etkisi</strong><br />
Diğer yandan uzmanlar, son bir yıldır eve kapatılan belirli yaş grubundaki insanların psikolojisinin bu süreçten nasıl etkileneceğine ilişkin de kaygılı.</p>
<p>Sosyalleşmeye en çok ihtiyaç duydukları dönemde olan çocuklar ile gençlerin dışarıda oynamak ve arkadaşlarıyla okulda vakit geçirmek yerine evde kalmalarının ciddi sonuçları olabileceği uyarısında bulunuluyor.</p>
<p>Kökdemir bu durumun önemini, &#8220;Yetişkinler olarak biz bir yere kadar bununla mücadele edebiliriz ya da etmek zorundayız; ancak çocukların elinden sosyalleşme ya da eğitim haklarını alırsak tamir edemeyeceğimiz hasarlara yol açabiliriz&#8221; sözleriyle açıklıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-56908815</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/koronavirus/tam-kapanmanin-psikolojik-etkisi-ekonomik-belirsizlik-caresizlik-hissi-doguruyor/">Tam kapanmanın psikolojik etkisi: &#8216;Ekonomik belirsizlik çaresizlik hissi doğuruyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son dönem intiharları artıran başat olgu anomi</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/son-donem-intiharlari-artiran-basat-olgu-anomi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2021 11:40:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=7550</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="intihar-sebepler" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Uzun yıllardır intihar üzerine de çalışan psikiyatri uzmanı Dr. Sezai Berber’e göre intiharı konuşup konuşmamamız değil, nasıl konuştuğumuz çok hayati. Berber’e göre son zamanlarda tanık olduğumuz intiharların temelinde, Durkheim’ın “anomi” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/son-donem-intiharlari-artiran-basat-olgu-anomi/">Son dönem intiharları artıran başat olgu anomi</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="900" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="intihar-sebepler" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/intihar-sebepler-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>Uzun yıllardır intihar üzerine de çalışan psikiyatri uzmanı Dr. Sezai Berber’e göre intiharı konuşup konuşmamamız değil, nasıl konuştuğumuz çok hayati. Berber’e göre son zamanlarda tanık olduğumuz intiharların temelinde, Durkheim’ın “anomi” dediği, toplumsal-siyasal çöküşten kaynaklı “kuralsızlık” yatıyor. Yine de önlenemeyecek intihar istisnaidir. O yüzden danışma ve dayanışma ağlarının güçlendirilmesi, en önemlisi de insanlardaki umutsuzluğun dağıtılması hayati önem taşıyor.</p></blockquote>
<p>Pek çok psikiyatri uzmanı intiharı özkıyım olarak tanımlıyor. Eğer her bir intihar girişimi yardım çığlığıysa, başta yöneticiler olmak üzere bireyi “kurtaracak” tüm mekanizmaların devreye girmesini sağlamak gerekiyor. Türkiye’de son zamanlarda intihar vakalarında bir artış yaşandığı söyleniyor. Bu vakaları haberleştiren biz gazeteciler maalesef çok iyi bir sınav da veremiyoruz.</p>
<p>İntihar üzerine konuşmak, sağlam olmayan kazıklara uçları bağlanmış bir ipin üzerinde yürümek kadar güç ve dikkat gerektiriyor. Bazen hiç konuşmamak, yazmamak, konuşmaktan, yazmaktan daha iyi olabiliyor. Fakat bu mesele üzerine konuşmak, yazmak bir tabu olmamalı. Zira inkârın, görmezden gelmenin de çözüm olmadığı görülüyor.</p>
<p>Peki bu ipin üzerinde nasıl yürümeli? Türkiye’de intihar vakalarındaki artışın kökeninde ne yatıyor? İntiharları önlemek için neler yapılmalı, neler yapılmamalı? Sözü konunun uzmanına, Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu ve Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Onur Kurulu üyesi Dr. Sezai Berber’e bırakıyoruz…</p>
<p>Editörümüzün, intihar üzerine yapılacak bir söyleşiyi yayınlama konusunda şüpheleri var. Bu meselenin çok kritik olduğunu ve intihara meyyal insanlar açısından çok basit bir düşüncesizliğin korkunç sonuçlar yaratacağını vurguluyor. Sizce intiharı konuşmalı mıyız?</p>
<p>Bu son derece haklı bir çekince. Fakat mesele üzerine çalışan bir psikiyatri uzmanı olarak gereken özeni göstererek pekâlâ konuşabileceğimizi, dahası konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü medyanın, kamuoyunun, gazetecilerin intihar konusunda bilgilendirilmesi lazım. Burada çekince koyacağımız şey intiharı konuşmak değil, onu nasıl konuşacağımız.</p>
<p><strong>İntihar üzerine nasıl konuşmalıyız?</strong></p>
<p>Her şeyden evvel medyanın, intihara meyyal kişilerin kafalarındaki soru işaretlerini umutlu olma lehine netleştirecek, gerekirse onları yardım alabilecekleri adreslere yönlendirecek, tıkandıklarını düşündükleri noktalarda bile mutlaka yaşam lehine bir çıkar yol olduğunu gösterecek bir tutum takınması gerekiyor. İntihar üzerine konuşmanın, yazmanın sakıncalı olduğunu düşünmüyorum. Ama intiharı özendirici tarzda konuşmalar, yayınlar, haberler çok tehlikeli sonuçlar yaratabiliyor. Bu konunun hassas olduğunu bilerek, buna göre kelimeleri özenle seçmek, bakış açımızın karşı tarafta nasıl karşılık bulacağını gözeterek hareket etmek gerekiyor.</p>
<p><strong>DAYANILMAZ RUHSAL VE BEDENSEL ACILAR İÇİNDE ŞAŞIRMIŞ, BOZULMUŞ BENLİĞİN BAŞVURDUĞU YOL</strong></p>
<figure id="attachment_7565" aria-describedby="caption-attachment-7565" style="width: 700px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-7565" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/sezai-berber.jpg" alt="Dr. Sezai Berber" width="700" height="394" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/sezai-berber.jpg 700w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/sezai-berber-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><figcaption id="caption-attachment-7565" class="wp-caption-text">Dr. Sezai Berber</figcaption></figure>
<p>İntihar eğilimi patolojik ya da psikiyatrik bir vak’aya mı işaret eder? Dahası, böylesi bir eğilimde olacak kadar karamsar, bedbin, pesimist bir insan nasıl umutlandırılabilir, vazgeçirilebilir?</p>
<p>Burada tek bir intihar sebebinden, biçiminden bahsetmek, olayı tek sebebe bağlamak doğru değil. İntihara meyleden kişinin illa psikiyatrik tanı almış veya psikiyatrik hasta olup olmadığına dair genelleme yapamayız. Fakat bizim engel olamayacağımız intihar sayısı istisnaidir. İntihar düşüncesi olan insanlar genellikle bu eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmeme konusunda son ana kadar mütereddittir. Sürekli bir hesaplaşma içindedir. Bu insanlar için umut yolunu gösterdiğinizde, destek hatlarını genişlettiğinizde, onları intihardan vazgeçirmek büyük ölçüde mümkündür. Dediğim gibi, önüne geçilemeyecek intiharlar müstesnadır. İnsanlara umut aşılamak, onların hayata bağlanmasına büyük katkı sağlar.</p>
<p><strong>İnsanları intihara sürükleyen başat nedenler neler?</strong></p>
<p>Biyolojik, sosyal, siyasal, psikolojik vs, nedenleri sayarsak aşağı-yukarı 50 farklı neden sıralayabiliriz. Fakat bunların hiçbiri tek başına intihar nedeni olmayabiliyor. Çoğunlukla bu nedenlerin birçoğu üst üste geldiğinde, bunların yarattığı ağırlığın neticesinde insanlar bu olaya başvurabiliyor. Ancak bu alanda yapılmış araştırmalar, umutsuzluğun, çaresizlik duygusunun en önemli faktörler arasında yer aldığı yönünde. 1950’lerde intihar biliminin kurucusu sayılan Edwin Shneidman’a göre intihar dayanılmaz ruhsal ve bedensel acılar içinde şaşırmış, bozulmuş, gücü azalmış benliğin başvurduğu bir yol. Bu, intiharın, önüne geçilebilecek bir özkıyım eylemi olduğunu bize gösterir. Eğer insanların umutsuzluklarını, çaresizliklerini, dayanılmaz ruhsal veya bedensel acılarını dindirmeye yardımcı olabilecek mekanizmalar oluşturabilirsek, intiharı engelleyebiliriz.</p>
<p><strong>KÜÇÜK DAYANIŞMA AĞLARI HAYAT KURTARABİLİYOR</strong><br />
<strong>“Umutsuzluk”, bir psikiyatri uzmanı olarak sizin açınızdan nasıl bir ruh haline işaret eder?</strong></p>
<p>Geleceğin, gelecekte iyi bir hayatının olamayacağı düşüncesi olarak özetleyebiliriz umutsuzluğu. Bu duygu çeşitli etkenlere bağlı olarak değiştirilebilir. Bu eğilimdeki insanlara geleceğin kötü olacağına dair kanaatin pekâlâ bir yanılsama olduğunu, geleceği beklemeden bilemeyeceğimizi göstermek gerekiyor. Daha sonra bu kişileri uzmanlara yönlendirmek son derece yol alıcı bir yöntemdir.</p>
<p><strong>Fakat profesyonellere, uzmanlara ulaşmak da maliyetli bir iş değil mi?</strong></p>
<p>Profesyonel destek almak için illa bir psikiyatri kliniğine başvurmanız da gerekmiyor. İnternet veya telefon destek hatları, üniversitelerin, devlet hastanelerinin, eğitim hastanelerinin ilgili bölümleri var. Keza belediyelerin açtığı çeşitli kurslar, sosyal dayanışma merkezleri de bulunuyor. Bazen dikkatli bir öğretmen de pekâlâ öğrencisinin çeşitli sorunlar yaşadığını fark edip ona destek olabiliyor. Yakın çevre, eş-dost, akraba desteği, küçük dayanışma ağları hayat kurtarabiliyor.</p>
<p><strong>İNTİHAR GİRİŞİMLERİNİ GÖZARDI ETMEMELİ, BİRER YARDIM ÇIĞLIĞI OLARAK ELE ALMALI VE BU ÇIĞLIĞA KOŞMALIYIZ</strong></p>
<p><strong>Bir insanın intihar eğilimi içinde olduğunu nasıl fark ederiz?</strong></p>
<p>Çoğu zaman öncesinde bir veya birkaç intihar girişimi olabiliyor. Bu girişimleri mutlaka ciddiye almak gerekiyor. Onun haricinde, kişinin kendisi de intihar edeceğini söylüyor olabilir. Bu tür beyanları, mesajları, sinyalleri asla kulak arkası etmemeliyiz.</p>
<p><strong>Yani “bir kişi intihardan söz ediyorsa, intihar etmez” klişesine kanmamak gerekiyor, öyle mi?</strong></p>
<p>Tam tersine, bu tür sözleri de, intihar girişimlerini de birer yardım çığlığı olarak ele almalı ve bu çığlığa koşmalıyız. Bazen bizim klinik uygulamamızda, kişi 4-5 tane talcid içmiş olarak getirilir; intihar girişiminde bulundu diye. Biz bunu asla “canım talcid içmek de intihar girişimi mi” deyip küçümsememeliyiz. Bilakis, bu bir çığlıktır. Eğer kişinin bu tür girişimleri küçümsenirse, kendisini inandırmak için her seferinde bir üst yönteme başvurur, sesini ailesine, yakınlarına, kamuya, destek hatlarına duyurmaya çalışır. Bu tür girişimler ciddiye alınmadığında kişiyi ciddi intihar girişimine yönelebilir.</p>
<p><strong>İNTİHARIN BAŞAT ÖNLEYİCİ TEDBİRİ, KİŞİLERİ BULUNDUKLARI UMUTSUZLUKTAN ÇIKARACAK MEKANİZMALARIN KURULMASIDIR</strong><br />
<strong>Bir başka klişe daha var: “Kişi, başkasını veya başkalarını, arkasında bırakacakları cezalandırmak için intihar eder.” Ne dersiniz?</strong></p>
<p>Çocukluk, ilk gençlik dönemindeki bireyler için böylesi saikler söz konusu olabilir. Bir çocuk “intihar girişiminde bulunayım, ailem üzülsün, sonra geri döneyim ve sevinsinler, benden esirgedikleri ilgiyi göstersinler” gibi bir vehme kapılabilir. Fakat “başkalarını cezalandırma” saikiyle intiharın yetişkin bireylerde çok daha az olduğunu söyleyebiliriz. İntihara yönelme sebebi kişiden kişiye değişiklik gösteriyor. Ama dediğim gibi, başat önleyici tedbirlerden biri, kişileri içinde bulundukları umutsuzluktan çıkaracak mekanizmaların kurulmasıdır.</p>
<p>Bu söyleşi dâhil olmak üzere, biz gazeteciler intihar üzerine yazıp yazmama konusunda çok tereddütler yaşıyoruz. İntihar haberleri yaparken çok sayıda hata, yanlış yaptığımız da açık. Peki biz neyi yanlış yapıyoruz? Ne yapmalıyız?</p>
<p>Bir kere Dünya Psikiyatri Birliği’nin hazırladığı, Sağlık Bakanlığı’nın da çevirdiği bir broşür rehber niteliğinde. Söz konusu broşürde fotoğraf ve intihar notlarının yayınlanmaması, intiharda kullanılan yönteme ilişkin detaylara yer verilmemesi, intiharın kredi kartı borcu, boşanma, sevgilisinin terk etmesi, işsizlik gibi tek veya basit nedenlerle açıklanmaması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca intihar kesinlikle yüceltilmemeli, duygusallaştırılmamalı. Bu husus özellikle gençler açısından çok önemli.</p>
<p><strong>İNTİHAR EDENLER AZİZLEŞTİRİLMEMELİ, KAHRAMANLAŞTIRILMAMALI</strong><br />
Neden?</p>
<p>Bir insan, öldüğünde yüceltileceği, kıymetinin bilineceği vehmine kapılmamalı. Ayrıca kişilerin intiharı onurlu bir davranış olarak sunulmamalı, intihar edenler azizleştirilmemeli, kahramanlaştırılmamalı. Çünkü bu tür yaklaşımlar, ölümle yaşam arasında mütereddit olan insanların olmaması gereken seçeneğe yönelmesinde etki edebilir. Keza Dünya Psikiyatri Birliği, intihar olaylarıyla ilgili yapılacak yayınlarda dini, kültürel kalıpların kullanılmaması gerektiğini salık veriyor. Yani “öldü ve huzura erişti”, “cennete gitti” gibi basmakalıp ifadelere başvurulmamalı.</p>
<p>Türkiye’de zaman zaman Japonya’daki intihar olayları, örneğin skandala karışan bir siyasetçinin veya “yaptığı köprü yıkılan mühendisin” gururlu, onurlu davranışı olarak lanse ediliyor. İntihar olaylarına böylesi bir yaklaşım da çok sakıncalı, değil mi?</p>
<p>Ortada çok ciddi bir sorun varken bu sorunu olumlayacak bir dil kullanmak çok yanlıştır. Ama aynı şekilde intihara meyyal kişileri caydırmak adına intihar etmiş kişilerinkini de onursuz bir davranış olarak değerlendirmek, geride kalan aileleri açısından yaralayıcıdır. Burada en makul duruş, olay karşısında olabildiğince nötr kalmaktır.</p>
<p><strong>15-24 YAŞ ARASINDAKİ KİŞİLERİN ÖLÜMÜNDE İNTİHAR İKİNCİ SIRADA YER ALIYOR</strong><br />
Bir ailede intihar hikâyesi varsa, bunun istisnai de olsa diğer aile üyelerinde intihar eğilimine neden olabildiği doğru mu?</p>
<p>İntihar eğilimi konusunda 50’ye yakın neden sayabiliriz ve bunların içinde 4-5 tane genetik faktör de var. Klinik olarak baktığımız zaman, intihar düşüncesiyle veya girişimiyle bize gelen hastaların bir kısmında, ailesinde daha önce intihar etmiş kişiler olduğunu görebiliyoruz. Meselenin biyolojik, genetik yanı ayrı bir çalışma konusuyken, sosyolojik yönü de apayrı bir konu. Ailede böyle hikâyelerin olması, hem genetik, hem sosyal olarak riskleri artırıyor.</p>
<p>İntihar aile bireyleri üzerinde ne tür ruhsal etkiler yaratıyor?</p>
<p>Aile bireylerinde “bir şey yapabilir miydim”, “o gün şurada olsam, bu anda şunu yapsam sonuç değişir miydi” şeklinde kendilerini suçladıklarını veya uzun uzadıya muhasebeye giriştiklerini görüyoruz. Çocuğunu intiharla kaybeden ailelerin önemli bir kısmında daha sonra boşanmaların olduğunu görüyoruz. 15-24 yaş arasındaki kişilerin ölümünde intihar ikinci sırada yer alıyor. Bu yaşlarda intihar girişimi ve intihar sonucu ölümler pik yapıyor. Bunun arkasında hormonal ve ruhsal nedenler, bireyin toplumla ilişkide yaşadığı sorunlar, yer değiştirme, beklentilerin karşılanmaması, belirsizlik gibi unsurlar olabiliyor. Neredeyse tüm toplumlarda bu yaş aralığında bir artış söz konusu. Sonraki yaşlarda istatistiksel olarak düşüş var ve yaşlılığa doğru tekrar artış söz konusu.</p>
<p><strong>BİZDE YAS SÜRECİ SAĞLIKLI GEÇMİYİOR, İNSANLAR KAYBIN GÖLGESİ ALTINDA HAYATLARINI SÜRDÜRÜYOR</strong></p>
<p><strong>İntihar edenin yakınlarına nasıl yaklaşmak gerekiyor?</strong></p>
<p>Bu olaydan sonra ailede neler yaşandığına, depresyona girilip girilmediğine, anksiyete bozuklukları olup olmadığına bakmak gerekiyor. Maalesef bizim toplumda komplike yas dediğimiz çözülmemiş yaslarla çok sık karşılaşıyoruz. Yas her toplumda görülen bir süreç. Kaybın arkasından yerine getirilen ritüellerin uygun yapılıp tamamlanması, kaybın belli bir şekilde anlaşılması demektir. Fakat bizim toplumda yas süreci çok sağlıklı geçmiyor. Bu nedenle de insanlar kaybın yükünü ömür boyu sırtlarında taşıyorlar, bu olayın gölgesi altında hayatlarını sürdürüyorlar. Normalde yas belli bir süre tutulup atlatılması gereken bir süreçken bizde bazen bu süreç giderek hayatın parçası haline gelebiliyor. Kaybedilen kişi hayatın tek odağı haline gelince, kötü hissetme kalıcılaşıyor. Kaybedilenin yakınlarının yas sürecini sağlıklı bir şekilde geçirmesi ve bir noktadan sonra sonlandırması konusunda destekçi olmak gerekiyor.</p>
<p>Fransız sosyolog Émile Durkheim, 1897 yılında yayınlanan İntihar isimli metodolojik kitabında intiharı dört ana başlığa ayırıyor: Bencil, özgeci, kaderci ve anomik intiharlar… Son dönemde Türkiye’de yaşanan intihar vak’alarına Durkheim’ın analizi çerçevesinde yaklaştığınızda nasıl bir değerlendirme yaparsınız?</p>
<p>Durkheim egoistik veya bencil intiharları, bireyin toplumdan kopuşuna, toplumla bağını koparmasına bağlıyor. Özgeci intiharlar ise tam aksine, bireyin kendisini toplum adına yok saymasına bağlanıyor. Kamikazeler, intihar pilotları veya savaş sırasında arkadaşını muhafaza için bombanın üzerine atlayan insanlar mesela… Fakat şu sıralar üzerinde esas eğilmemiz gereken Durkheim kavramsallaştırmasının anomik intiharlar olduğunu düşünüyorum. Anomik veya Türkçeye çevrilmiş haliyle kuralsızlık intiharları kavramsallaştırması, son zamanlarda Türkiye’de artan intihar vak’alarını anlamamıza yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>İNTİHARLARDAKİ ARTIŞ EKONOMİK GEREKÇELERİN ÖTESİNDE ANOMİYLE İLGİLİ</strong></p>
<p><strong>Nasıl?</strong></p>
<p>Toplum ve devlet düzeninde kuralların ortadan kalktığı, anayasanın, parlamentonun askıya alındığı, yöneticilerin bugün söyledikleriyle yarın yaptıkları arasında bir bağın kalmadığı, mahkemelerin keyfi kararlar verdiği, istedikleri kişiyi kanuna, kurala göre değil, keyfiyete göre hapse atabildikleri bir genel kuralsızlık hali var Türkiye’de. İnsanların mallarına-mülklerine keyfi biçimde el konabiliyor. Geçmişte, Osmanlı’dan devralınmış bir gelenek dolayısıyla vakıfların mallarına dokunulmazken, Aralık ayında derneklere bile kayyum atanmasının önünü açan bir kanun çıkarıldı. Belki bu söyleşi, sosyologlarla yapacağımız bir tartışmaya vesile olabilir ama ben Durkheim’ın anladığı şekliyle bir anomi döneminden geçtiğimizi, intiharlardaki artışların ekonomik gerekçelerin ötesinde, anomiyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Belirsizlik, öngörülemezlik 1990’lardan sonra bütün toplumların içine düştüğü bir vaziyet. Ama Türkiye’de ilaveten siyasetin, toplumun bazı etik değerlerinin ortadan kalkmaya başladığı bir dönem yaşanıyor. O nedenle son dönem intiharların birer kuralsızlık intiharı olduğunu tartışmalıyız.</p>
<p><strong>Peki kuralsızlık intiharlarının önüne geçmenin yolu nedir sizce?</strong></p>
<p>İntiharları da, toplumsal çöküşü de önleme konusunda çeşitli dayanışma hatlarının sağlanması son derece önemli. Sadece intiharları önlemede değil, insanların ayakta kalmasını sağlama, bazı ahlaki değerlerin erozyonunun önüne geçilmesi için de yan yana durmanın, dayanışmanın, birbirine yaslanmanın inanılmaz olumlu sonuçları olacaktır. Bakın, son dönemlerde bir kesimin kirliliklerine tepki gösteren kesimlerin de giderek aynı hatta yöneldiğini görüyoruz. Ahlaki erozyon giderek tüm toplumu içine çekiyor çünkü. Dolayısıyla belli ahlaki değerler üzerinden dayanışma hatlarının örülmesi, insanların dayanışma içinde bulunması intiharları önlemede de, toplumun geleceğini kurmada da hayati önemde</p>
<p><strong>MESELEYİ SÜMEN ALTI ETMEK, İNİHARLARI TEŞVİK EDİCİ YAKLAŞIMLAR KADAR OLUMSUZ SONUÇLAR YARATABİLİR</strong><br />
<strong>Sizce intihar sayısında mı artış var, yoksa yeni iletişim teknolojileri dolayısıyla intihar olaylarından daha fazla mı haberdar oluyoruz?</strong></p>
<p>Maalesef artıyor. Kendi meslektaşlarım açısından da baktığımızda, hekim intiharlarında da, Cumhuriyet döneminde hiç olmadığı kadar artış söz konusu. Bunların bir kısmı, az önce bahsettiğim toplumsal-siyasal çöküntüyle, bir kısmı sağlıkta dönüşüm programlarının etkisiyle, çalışma koşullarının ağırlaşmasıyla ilgili.</p>
<p><strong>Peki biz gazetecilerin, intihar olaylarının arttığını yazması mı, yazmaması mı daha iyi?</strong></p>
<p>İntihar vakalarının kamuoyuna az yansıması daha iyi ama kamu otoritelerinin bu soruna dikkatini çekmek açısından da bu soruna eğilmek gerekiyor. İntiharları önleme konusunda destek hatlarının oluşturulması, buna eğilimi olan insanlara ulaşmanın yollarının bulunması, özellikle aile hekimlerinin ve öğretmenlerin bu konudaki bilgilerinin ve farkındalıklarının artırılması gerekiyor. Ayrıca kamu otoritelerinin bu meselenin önlenmesi çalışmalarına bütçe ayırmaları teşvik edilmeli. Bu açıdan bakıldığında, meseleyi tamamen sümen altı etmek, hiç olmamış gibi yapmak da, intiharı teşvik edici yanlış yaklaşımlar kadar olumsuz sonuçlar yaratabilir.</p>
<p><strong>İNTİHAR EĞİLİMİ İÇİNDEKİLER BİLSİN Kİ, KENDİLERİNE MUTLAKA YETERİ KADAR DESTEK OLURUZ</strong><br />
<strong>Size intihar girişiminde bulunmuş veya “intiharı düşünüyorum” diyerek başvuranlar oluyor mu?</strong></p>
<p>İntihar girişiminde bulunan kişiler tıbbi müdahaleden sonra psikiyatriye yönlendirilir. Salgın sürecinde intihar girişiminde bulunmuş ama tıbbi tedavi sonrası hastanede psikiyatri servisine erişememiş bazı hastalar bize de başvuruyor. İntihar riskini değerlendirmek üzere kullandığımız soru kademeleri üzerinden durum tespiti yapıyoruz. Aile desteği, sosyal destek, gerektiğinde ilaç desteği sayesinde çok sayıda insana yardımcı olabiliyoruz. Dediğim gibi, önleyemeyeceğimiz intiharlar istisnaidir. Böylesi bir eğilimi olan insanlar bilsinler ki, her zaman için bir çözüm yolu vardır. Çözüm yolu bulamadıklarında bize o yolu gösterme fırsatı versinler. Kendilerine mutlaka yeteri kadar destek oluruz. Fırsat verirlerse çözüm yollarını beraberce araştırabilir, gerekirse ilgili kurumların desteğini sağlayabiliriz. Gerektiğinde hastaneye yatışlarını sağlayabilir, gerektiğinde sosyal destek kurumlarını harekete geçirebiliriz. Ayrıca çok sayıda dernek, pek çok belediyenin birimleri, danışma ve dayanışma hatları bulunuyor. Yapabileceğimiz çok şey var.</p>
<p><strong>İntiharı zayıflık göstergesi, geride kalanlara yapılmış bir kötülük, dinen günah vs, olarak kodlamak caydırıcı etki yaratabilir mi?</strong></p>
<p>Böyle bir etki yaratacağını düşünmüyorum. Aksine, geride kalan acılı insanlara da saygısızlıktır. Devletler tarih boyunca intiharları önlemeye çalışmıştır. Eski çağlarda örneğin, intihar eden kişi devletin malına zarar vermiş sayılarak bedenleri anayollara asılmış, mallarına da el koyulmuş. İntiharları önlemenin yolu, intihar etmiş kişileri aşağılamak değil. Söz konusu kişi kahraman da değil, onurlu da değil ama onursuz da değil. Bu tür yaklaşımların intihara eğilimli kişiler üzerinde nasıl etkiler yaratacağını kestiremeyiz. O yüzden başta da söylediğim gibi, nötr kalmak, sıfatlandırmamak ama bu eğilimi ortadan kaldıracak dayanışma ağlarına ağırlık vermek, insanlara umudu aşılamak gerekiyor.</p>
<p><strong>Yaptığımız söyleşilerde, başlık olarak seçtiğimiz cümlelere bazen çok sert tepkiler geliyor. Bu konunun hassasiyeti dolayısıyla, siz olsaydınız bu söyleşiye nasıl bir başlık seçerdiniz?</strong></p>
<p>“İntihar önlenebilir bir durumdur” da denebilir ama açıkçası anomiye dikkat çekilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bana göre Türkiye’de son dönem intiharları artıran başat olgu anomidir. Bunun sosyal bilimciler tarafından tartışmaya açılmasının da faydalı olacağı kanaatindeyim.</p>
<div class="mceTemp"></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://www.gazeteduvar.com.tr/sezai-berber-son-donem-intiharlari-artiran-basat-olgu-anomi-makale-1513853</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/son-donem-intiharlari-artiran-basat-olgu-anomi/">Son dönem intiharları artıran başat olgu anomi</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>8 yaşında vücudunun yüzde 90&#8217;ı yanan genç: Kaza sonrası ölümden çok hayattan korkuyorum</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/8-yasinda-vucudunun-yuzde-90i-yanan-genc-kaza-sonrasi-olumden-cok-hayattan-korkuyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2021 12:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=7475</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Aleixo-Paz" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>
<p>12 yıl önce geçirdiği bir kazada vücudunun yüzde 90&#8217;ı yandığı halde mucizevi bir şekilde hayatta kalan Aleixo Paz 20 yaşında. &#8220;Öfke ve müzikle ayakta duruyorum&#8221; diyor. 20 yaşında bir insanın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/8-yasinda-vucudunun-yuzde-90i-yanan-genc-kaza-sonrasi-olumden-cok-hayattan-korkuyorum/">8 yaşında vücudunun yüzde 90&#8217;ı yanan genç: Kaza sonrası ölümden çok hayattan korkuyorum</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Aleixo-Paz" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div><blockquote><p>12 yıl önce geçirdiği bir kazada vücudunun yüzde 90&#8217;ı yandığı halde mucizevi bir şekilde hayatta kalan Aleixo Paz 20 yaşında. &#8220;Öfke ve müzikle ayakta duruyorum&#8221; diyor.</p></blockquote>
<p>20 yaşında bir insanın &#8220;Ölümden çok hayattan korkuyorum&#8221; dediğine tanık olamazsınız.</p>
<p>Ama İspanya&#8217;dan Aleixo Paz tam da böyle hissediyor.</p>
<p>Vücudunun yüzde 90&#8217;ının korkunç bir şekilde yandığı kazayı mucizevi bir şekilde atlattığında sadece 8 yaşındaydı.</p>
<p>O günden beri her gün acıyla yaşamak zorunda ve günler bazen çok zor geçiyor.</p>
<p>BBC&#8217;ye telefonda, &#8220;Öfke, her gün yataktan kalkmamı sağlıyor&#8221; diyor.</p>
<p>&#8220;Beni hayatta tutan öfkem. Hayata dayanıp devam edebilmemi sağlıyor ve bir de rap yaparak, müzik yaparak içimi dökmek&#8221; diye devam ediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7494" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-2.jpg" alt="" width="800" height="450" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-2.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-2-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-2-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p><strong>Hayatını değiştiren kaza nasıl meydana girdi?</strong></p>
<p>Paz, babasının sürdüğü tonlarca mazot taşıyan kamyon kaza yaptığı yolculukta, kamyonda babasıyla beraber seyahat ediyordu.</p>
<p>Uyurken birden alevler içinde uyanıverdi. Ama büyük bir mucize oldu ve Paz hayatta kaldı.</p>
<p>Çocukluğunun ve ergen yaşlarının büyük kısmını hastanelerde onlarca ameliyatla, deri nakli operasyonları ile geçirdi. Sürekli acılar içindeydi, kabuslar görüyordu ve çok öfkeliydi.</p>
<p>Paz, insanların ona gözlerini dikip bakakaldığı kalabalık yerleri sevmiyor. İnsanlara karşı kuşkucu ve kolay kolay başkalarına açılamıyor.</p>
<p>Onun için yakında yönetmenliğini Ignacio Acconcia&#8217;nın yaptığı Ateşin Çocuğu (El Niño de Fuego) adlı belgeselde hikayesini anlatmayı kabul etmesi kolay olmadı.</p>
<p>Paz, yıllarca bir kamera tarafından izlenmekten hoşnut değildi ama yine de buna razı oldu.</p>
<p>Ama izleyenleri de bir &#8220;umut&#8221;, bir &#8220;herşeye rağmen kendisini geliştirmeyi başaran insan&#8221; hikayesi beklememeleri konusunda uyardı.</p>
<p>Belgeselde insanları umutlandıracak tavsiyeler dağıtmak yerine kendisini olduğu gibi hiçbir süzgeçten geçirmeden sunmayı tercih etti:</p>
<p>&#8220;İnsanların beni bir kişisel başarı öyküsü olarak görmelerini istemiyorum. Hiç bir şeyin üstesinden gelmiş değilim. Herkes gibi yaşamak için gerekenlere katlanıyorum. Benim tek gücüm katlanma gücü.&#8221;</p>
<p><strong>&#8216;Hala atlatamadım&#8217;</strong><br />
Paz, başına gelenleri hala kabullenip atlatamadığını anlatıyor:</p>
<p>&#8220;İnsanlar, cesur olduğumu çünkü hayatta kalmaya çalıştığımı söylüyor. Ama bu hiç böyle değil. Kazadan beri hayat beni ölümden daha çok korkutuyor.</p>
<p>&#8220;Kazayı unutamıyorum. Aniden hatırladığımda, onu ayrıntılı olarak yeniden yaşamaya başlıyorum. Yanarken bilincimi hiç yitirmedim. Unutması çok güç.&#8221;</p>
<p>Sürekli kabuslar gördüğünü ve fazla uyuyamadığını da ekliyor:</p>
<p>&#8220;Çok kere aniden ter içinde kalbim çarparak uyanıyorum.&#8221;</p>
<figure id="attachment_7495" aria-describedby="caption-attachment-7495" style="width: 800px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-7495 size-full" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-3.jpg" alt="Aleixo-Paz" width="800" height="450" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-3.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-3-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-3-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-7495" class="wp-caption-text">Aleixo Paz&#8217;ın kaza öncesi çekilmiş bir fotoğrafı</figcaption></figure>
<p><strong>&#8216;Yaralar çok derinde&#8217;</strong><br />
Paz, kazanın bıraktığı izlerin görünenden çok derin olduğunu, bütün kimliğini değiştirdiğini söylüyor. &#8220;Çocukluğumu gördüğümde kendimi tanımıyorum&#8221; diyor ve ekliyor:</p>
<p>&#8220;Ama bunun dış görünüşümle ilgisi yok. Artık umut duygum, dünyayı fethetme ve mutlu olma isteği duymam mümkün değil.</p>
<p>&#8220;Kazadan beri bir zırh kuşandım ve varoluş biçimim bu. Adım Aleixo ama bu isim beni temsil etmiyor. Aleixo o çocuktu, şu anki benim gençliğim değil.&#8221;</p>
<p>Fakat Paz belgeseli izleyen insanların onunla iletişime geçip, onun hikayesini izlemenin kendilerini güçlendirdiğini söylemelerinden memnun.</p>
<p>Önceleri filmin adı ve kendisinin de lakabı haline gelen Ateşin Çocuğu başlığından hazzetmediğini anlatıyor.</p>
<p>Ama şimdi belgeselin insanlar üzerindeki etkisini göre göre bu tepkisi değişmiş.</p>
<p>&#8220;İnsanlar gelip size teşekkür ettikleri zaman, isteseniz de istemeseniz de bu sizi etkiliyor&#8221; diyor:</p>
<p>&#8220;Bazen bu kadar övgü üzerine kafam karışıyor ve kendimi kandırıyorum. Hatta hayatımın iyileşebileceğine bile inandığım oluyor.</p>
<p>&#8220;Sonra gerçek hayata dönüyor ve kendime &#8216;Hey dostum kendine gel. Bu seni gerçekten değiştirmedi&#8217; diyorum. Ama insanların beni tanıdıkları için daha iyi hissettiklerini düşünmek güzel.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7496" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-4.jpg" alt="Aleixo-Paz" width="800" height="450" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-4.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-4-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/02/Aleixo-Paz-4-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p><strong>&#8216;Müzik umut veriyor&#8217;</strong><br />
Paz, &#8220;İyi olmam gerekmiyor. İyi olmak nasıl bir şey bilmiyorum, alışkın da değiim. Aslına bakarsanız kötü hissettiğim bir gün daha güçlü oluyorum çünkü öfke beni motive ediyor&#8221; diyor:</p>
<p>&#8220;Her gün mide ağrıları ve bir çok başka ağrılarım var ve bunlar beni gerçeğe döndürüyor. İnsanlar bana istediği kadar &#8216;her şey yoluna girecek&#8217; desin gerçek hayatta benim için böyle olmuyor.&#8221;</p>
<p>Fakat yine de &#8220;Tabi ki savaşmaya devam edeceğim&#8221; diye de ekliyor.</p>
<p>Paz, Chaca adıyla bilinen, eski boks şampiyonu, hapisteki rapçi Isaac Real sayesinde müziğe bağlanmış. &#8220;Müzik benim saklandığım yer, nefes almamı sağlayan şey&#8221; diyor. Müzikle küçük bir umut duyduğunu bir amaç ya da beklentiye kavuştuğunu anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Ama yanlış anlaşılmasın: Kendimi şarkıcı olarak görmüyorum ya da müzikte bir başarıya ulaşma hedefim yok.</p>
<p>&#8220;Eskiden öfkemi duvarlara vurarak çıkarıyordum, şimdi şarkı yazarak çıkarıyorum.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56070041</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/8-yasinda-vucudunun-yuzde-90i-yanan-genc-kaza-sonrasi-olumden-cok-hayattan-korkuyorum/">8 yaşında vücudunun yüzde 90&#8217;ı yanan genç: Kaza sonrası ölümden çok hayattan korkuyorum</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nezaketin sağlığa faydalı olduğu kanıtlandı</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/nezaketin-sagliga-faydali-oldugu-kanitlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2020 15:34:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=6608</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="760" height="450" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/10/nezaket-fayda.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="nezaket-fayda" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/10/nezaket-fayda.jpg 760w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/10/nezaket-fayda-300x178.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/10/nezaket-fayda-357x210.jpg 357w" sizes="auto, (max-width: 760px) 100vw, 760px" /></div>
<p>Yeni bir araştırma, nazik davranmanın ve diğerlerine yardımcı olmanın, kişinin sağlığına ve refahına faydalı olduğunu ortaya koydu. Sonuçları hakemli &#8220;Psychological Bulletin&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmada, olumlu sosyal davranış ile refah arasındaki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/nezaketin-sagliga-faydali-oldugu-kanitlandi/">Nezaketin sağlığa faydalı olduğu kanıtlandı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="760" height="450" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/10/nezaket-fayda.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="nezaket-fayda" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/10/nezaket-fayda.jpg 760w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/10/nezaket-fayda-300x178.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/10/nezaket-fayda-357x210.jpg 357w" sizes="auto, (max-width: 760px) 100vw, 760px" /></div><blockquote><p>Yeni bir araştırma, nazik davranmanın ve diğerlerine yardımcı olmanın, kişinin sağlığına ve refahına faydalı olduğunu ortaya koydu.</p></blockquote>
<p>Sonuçları hakemli &#8220;Psychological Bulletin&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmada, olumlu sosyal davranış ile refah arasındaki ilişki, 198 bin 213 kişiyi kapsayan 201 bağımsız çalışmanın değerlendirildiği bir meta-analiz yöntemiyle incelendi.</p>
<p>Araştırmanın sonuçları, özellikle nazik davranma ve diğerlerine yardım etme gibi olumlu sosyal davranışın, ödomanik mutluluk üzerindeki etkisinin, hedonik üzerindeki etkisinden daha güçlü olduğunu gösterdi.</p>
<p>Olumlu sosyal davranışların kişinin sağlığını desteklemeye yardımcı olduğu, gönüllü yapılan yardımın daha fazla refah ile bağlantısı bulunduğu gözlenen araştırmada, sağlık ve iyi niyetli davranışlar arasındaki bağlantının gücünün, topluma faydalı davranış türüne ve diğer demografik faktörlere bağlı olduğu kaydedildi.</p>
<p>Yaş ve cinsiyet gibi demografik faktörlere göre, olumlu sosyal davranışların, incelenen kişiler üzerindeki etkisinin farklılık gösterdiği araştırmada, bu tür davranışların, gençlerde fiziksel sağlık dışında daha yüksek düzeyde refah hissi oluşturduğu, daha yaşlıların ve emeklilerin ise yalnızca fiziksel sağlıkları üzerinde olumlu etki yarattığı ifade edildi.</p>
<p>Araştırmada ayrıca, kadınlarda erkeklere kıyasla olumlu sosyal davranış ile ödomanik mutluluk ve fiziksel sağlık arasında daha güçlü bağların bulunduğu gözlendi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://cumhuriyet.com.tr/haber/nezaketin-sagliga-faydali-oldugu-kanitlandi-1773981</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/ruh-sagligi/nezaketin-sagliga-faydali-oldugu-kanitlandi/">Nezaketin sağlığa faydalı olduğu kanıtlandı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD&#8217;de bir bilgisayar oyununun tedavi amaçlı kullanımına ilk onay</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/cocuk-sagligi/abdde-bir-bilgisayar-oyununun-tedavi-amacli-kullanimina-ilk-onay/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2020 13:35:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=5766</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="976" height="549" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/06/endeavor-oyun-tedavi.png" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="endeavor-oyun-tedavi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/06/endeavor-oyun-tedavi.png 976w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/06/endeavor-oyun-tedavi-300x169.png 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/06/endeavor-oyun-tedavi-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 976px) 100vw, 976px" /></div>
<p>Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ilk kez, bir oyunun tedavi amaçlı pazarlanabilmesine izin verdi. EndeavoRx adlı oyun, çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tedavisi için, sunulan dijital bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/cocuk-sagligi/abdde-bir-bilgisayar-oyununun-tedavi-amacli-kullanimina-ilk-onay/">ABD&#8217;de bir bilgisayar oyununun tedavi amaçlı kullanımına ilk onay</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="976" height="549" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/06/endeavor-oyun-tedavi.png" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="endeavor-oyun-tedavi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/06/endeavor-oyun-tedavi.png 976w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/06/endeavor-oyun-tedavi-300x169.png 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/06/endeavor-oyun-tedavi-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 976px) 100vw, 976px" /></div><blockquote><p>Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ilk kez, bir oyunun tedavi amaçlı pazarlanabilmesine izin verdi. EndeavoRx adlı oyun, çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tedavisi için, sunulan dijital bir terapi.</p></blockquote>
<p>Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ilk kez, bir oyunun tedavi amaçlı pazarlanabilmesine izin verdi.</p>
<p>EndeavoRx adlı oyun, çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tedavisi için, sunulan dijital bir terapi.</p>
<p>Reçeteyle alınabilen EndeavorRx adlı oyun, 8 ila 12 yaş arasındaki çocuklara yönelik.</p>
<p>Oyunun dikkat fonksiyonunu geliştirmesi amaçlanıyor ve bu alanda pazarlama lisansı alan ilk dijital tedavi.</p>
<p>EndeavorRx, çocuklar için doktorların geliştireceği, terapi, ilaç tedavisi ve eğitimlerin bir parçası olarak kullanılabilecek.</p>
<p>FDA&#8217;in değerlendirmesinde, oyunun ciddi bir yan etkisi olmadığı sonucuna varıldı.</p>
<p>FDA Cihazlar ve Radyolojik Sağlık Merkezi&#8217;nin Direktörü Dr. Jeffrey Shuren &#8220;EndeavorRx, çocuklarda DEHB ile görülen semptomların iyileştirilmesinde ilaçsız bir tedavi yöntemi sunuyor ve büyüyen dijital tedavi alanında önemli bir örnek&#8221; dedi.</p>
<p>DEHB, çocuklukta başlayan ve 6-11 yaşları arasındaki çocukları etkileyen, sık görülen bir rahatsızlık.</p>
<p>Semptomları arasında, odaklanma ve dikkat toplama zorluğu, davranışları kontrol etmekte sorun yaşama ve çok yüksek düzeyde aktivite görülüyor.</p>
<p>Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi&#8217;ne (CDC) göre, hastalığın teşhisinin profesyonel birsağlık çalışanı tarafından, hiperaktivite, dikkatsizlik ve faaliyet giösterme ile gelişime engel olan dürtülere hakim olamama gibi belirtilerin izlenmesinin ardından konulması gerekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://cumhuriyet.com.tr/haber/abdde-bir-bilgisayar-oyununun-tedavi-amacli-kullanimina-ilk-onay-1745416</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/cocuk-sagligi/abdde-bir-bilgisayar-oyununun-tedavi-amacli-kullanimina-ilk-onay/">ABD&#8217;de bir bilgisayar oyununun tedavi amaçlı kullanımına ilk onay</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
