<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Paramedikal arşivleri - Hekimce Bakış</title>
	<atom:link href="https://hekimcebakis.org/category/paramedikal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hekimcebakis.org/category/paramedikal/</link>
	<description>Bursa Tabip Odası yayınıdır</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Sep 2021 12:30:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Saptırsaldır  (Ad Hominem)</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/paramedikal/saptirsaldir-ad-hominem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2021 12:27:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Paramedikal]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8969</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="1200" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="saptirsaldir" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-1536x1152.jpg 1536w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-86x64.jpg 86w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div>
<p>“Saptırsaldır” Latince “ad hominem” teriminin karşılığıdır ve “bir kişinin savlarını çürütmek amacıyla onun kişiliğine, dünya görüşüne, inançlarına ve değerlerine saldırmak” anlamına gelmektedir. Latince “argumentum ad hominem” aslında “kişiye muhalefet, kişiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/paramedikal/saptirsaldir-ad-hominem/">Saptırsaldır  (Ad Hominem)</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="1200" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="saptirsaldir" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-1536x1152.jpg 1536w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-2-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div><blockquote><p>“Saptırsaldır” Latince “ad hominem” teriminin karşılığıdır ve “bir kişinin savlarını çürütmek amacıyla onun kişiliğine, dünya görüşüne, inançlarına ve değerlerine saldırmak” anlamına gelmektedir. Latince “argumentum ad hominem” aslında “kişiye muhalefet, kişiye karşı tartışma” demektir. Kimi kaynaklarda “kişilik saldırısı”, “kişilik safsatası” olarak geçerse de tartışmaları yozlaştırmaya yönelik bir istismar tekniği olarak kullanılması halinde “saptırsaldır” ya da “saptırsaldır saptırması” karşılığı daha uygundur.</p></blockquote>
<p>Günümüzde olduğu gibi “politik bir marifet”, bir “kaşarlanmış politikacı hilesi” olarak kullanıldığında yapanın yoz karakterini gösteren bir “saptırmadır”. İngilizce bazı kaynaklarda “kuyu zehirleme” ifadesine de rastlanır. Suyu içilemez, tartışmayı sürdürülemez hale getirmektedir.</p>
<blockquote><p>Mizahi olarak aşağıdaki espride özetlenebilen bir yaklaşımdır:</p>
<p>“Einstein:</p>
<p>-E=MC2</p>
<p>-Hayır, olmaz!</p>
<p>-Neden olmaz?</p>
<p>-Çünkü sen Yahudi’sin!”</p></blockquote>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-8970 alignleft" style="font-size: 17.5px;" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-1.jpg" alt="saptirsaldir" width="400" height="267" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-1.jpg 400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Bir tartışmacı bir sav ileri sürdüğünde karşısındakinin bu sava yanıt verecek yeterliliği yoksa ya da o konunun tartışılması işine gelmiyorsa hasmının istenmeyen, olumsuz, kötü bir özelliği olduğunu ileri sürerek savının yanlış olduğu sonucuna varır. Tartışmayı bir tür balıkçı kavgası sayanların, laf ebelerinin sıklıkla başvurduğu, hatta başlıca tartışma yöntemi olarak yeğlediği bir yaklaşımdır. Ne yazık ki kimileri bu yöntemi bir tür ustalık, bir tür başarı ölçütü olarak benimseyebilmektedir.</p>
<p>Aristo bir tezi ya da düşünceyi tartışanlarla, kişilere saldıranların ayırdına varan ilk düşünür olarak bilinir. “Sophistical Refutations” adlı çalışmasında soruyu soranın kişiliğini incelemeye kalkışmanın yanlışlığını ayrıntılı olarak değerlendirmiştir. Bilinçsiz bir yanlışlık sonucu ortaya çıkarsa “mantık yanılgısı” olarak kabul edilir. Klasik mantık kitaplarında değinilen bu biçimde herhangi bir “kasıt” yoktur. Hekim ve düşünür Sextus Empiricus antik dönemde yanıltma amacı olmayan kişiye yönelik kanıt ya da sav örneklerini sunar. Bu savlar eytişimsel (diyalektik) bir izlemin (stratejinin) parçası olarak karşıt düşüncelerin geçersizliğini göstermek için yine onların kavram ve varsayımlarını kullanmaya dayanır. Bu da bir tür kişi karşıtlığıdır ama kişiye ya da kişiliğe yönelik bir saldırı söz konusu değildir. Ancak hasmın savlarının kanıtlar ve diğer tartışma öğeleriyle çürütülmesi yerine onun kişiliğine saldırıldığında düşünsel tartışma kulvarından uzaklaşılmaktadır.</p>
<p>Sonuç olarak saptırsaldır “konuşulan ya da tartışılan kişinin düşünce, sav ya da konusunun özüne değil onun kişiliğine, eğilimlerine ya da başka özelliklerine saldırarak karşılık verdiği söylemsel bir izlemdir.” Giderek niteliksiz politikacıların kalabalıkları düşünsel boyuttan uzaklaştırarak saldırganlaştırmaya yönelik olarak kullandıkları düzeysiz bir yöntem haline geldi. Konuyu özle ilgisi olmayan bir yöne saptırarak gerçek bir tartışmayı engellemeye yaramaktadır. Biri herhangi bir sav ya da görüş belirttiğinde; karşısındaki onun “hoşlanılmayan” bir özelliğini ileri sürerek söylediğinin yanlış olduğu sonucuna varır. Hedef alınan kişinin inanç ve yaklaşımlarıyla ilgili tartışmaları dayanak yaparak kitleleri, onun düşüncelerinin geçerli olmadığına inandırmayı amaçlamaktadır. Mantıklı bir tartışma süreci istenmediğinden, akıldan çok duygulara ya da önyargılara hitap eder. Büyük bir olasılıkla karşı savla ilgili söyleyebilecekleri bir şey de yoktur. Bu kişiler için bir sava, görüşe, düşünceye karşı çıkmanın en yaygın yollarından biri, karşıt görüş ileri sürene saldırıp düşünsel özü ortadan kaldırmaktır. Temel amaçları kendi savlarının sorgulanmasına olanak vermeden izleyicileri kandırmak ya da koşullandırmaktır. Sir Thomas Beecham’ın, Beethoven’la ilgili olarak söylediği “Onun kuarteti bir sağır tarafından yazılmıştır, bu nedenle sağırlarca dinlenmelidir” sözü örnek verilebilir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8974" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-3.jpg" alt="saptirsaldir" width="1600" height="695" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-3.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-3-300x130.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-3-1024x445.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-3-768x334.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/09/saptirsaldir-3-1536x667.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<p>Siyasi tartışmalar, masa başı tartışmaları, aile içi tartışmalar, satıcı-alıcı tartışmaları kısacası günlük yaşam saptırsaldır örnekleriyle doludur. Yozlaştırılmış hukuk sistemleri nedeniyle yargılamaların, hükmü önceden belli ceza ve aklama oyunlarına dönüştürüldüğü ülkelerde suçlama savları, saptırsaldırların kanıt olarak kullanıldığı uygulama alanları haline gelmektedir. Sözgelimi bir cinayet davasının avukatı “görgü tanığının madde bağımlısı olduğunu, bu nedenle güvenilmemesi gerektiğini” söyleyebilir. Tacize uğrayan bir kadının “gecenin o saatinde neden sokakta olduğunu” sormaya kalkan mantık daha korkunç bir örnektir. Bu yaklaşım; tacizciyi korumaya yönelik bir kötüye kullanımdır.</p>
<p>Akıl ve sağduyu bu tür saptırmaların oyuncağı olmamalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ÇAĞATAY GÜLER</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: http://cevresagligi.org/saptirsaldir-ad-hominem-cagatay-guler/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/paramedikal/saptirsaldir-ad-hominem/">Saptırsaldır  (Ad Hominem)</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Şey Tanıdık Geldiğinde, Beyinde Neler Oluyor?</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/guncel/bir-sey-tanidik-geldiginde-beyinde-neler-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 12:38:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Paramedikal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8157</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tanidik-beyin-islev" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>
<p>Bir insan tanıdık bir görüntü gördüğünde; o şeyi henüz birkaç saniye önce görmüş olsa bile, insan beyninde benzersiz bir şey gerçekleşiyor. Sinirbilimciler yakın zaman öncesine kadar, beynin inferotemporal korteks (IT) [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/bir-sey-tanidik-geldiginde-beyinde-neler-oluyor/">Bir Şey Tanıdık Geldiğinde, Beyinde Neler Oluyor?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tanidik-beyin-islev" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tanidik-beyin-islev-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div><blockquote><p>Bir insan tanıdık bir görüntü gördüğünde; o şeyi henüz birkaç saniye önce görmüş olsa bile, insan beyninde benzersiz bir şey gerçekleşiyor.</p></blockquote>
<p>Sinirbilimciler yakın zaman öncesine kadar, beynin inferotemporal korteks (IT) şeklinde adlandırılan görsel bir bölgesinde meydana gelen kuvvetli faaliyetin, kişinin (yabancı birinin yüzü veya daha önce hiç görülmeyen bir resim gibi) yeni bir şeye bakıyor olması anlamına geldiğini düşünmüş.</p>
<p>Fakat Pennsylvania Üniversitesi’nde çalışan sinirbilimci Nicole Rust, bu kuramda tekrarlama bastırması adı verilen bir şeyin bulunmadığını düşünmüş. Psikoloji Bölümü’nde yardımcı profesör olan Rust, “Farklı görüntüler, hepsi yeni olsa bile farklı miktarda faaliyet meydana getiriyor” diyor. Bunun ötesinde, ör. bir görüntünün parlaklığı veya zıtlığı gibi başka etmenler de benzer bir etki meydana getiriyor.</p>
<p>Rust ve doktora sonrası araştırma görevlisi Vahid Merpur, Penn Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Travis Meyer ve New York Üniversitesi’nde çalışan Eero Simoncelli ile birlikte Proceedings of the National Academy of Sciences bülteninde yayımlanan bir makalede yeni bir kuram öne sürüyor. Bu kurama göre beyin, duyusal bir girdiden beklenen faaliyet seviyesini anlıyor ve ona göre doğrulama yaparak, benzerlik sinyalini geride bırakıyor. Araştırmacılar buna duyu referanslı baskılama adını veriyor.</p>
<p>Rust’ın laboratuvarı, sinirsel faaliyet ölçümleriyle matematiksel modellemeyi birleştirerek beyinde neler olduğunu çözmeye çalışan sistemler sinirbilimi ile hesaplamalı sinirbilime odaklanıyor. Bunun bir kısmı da görsel sistemle ilişkili. “Görmenin merkezinde yer alan büyük bir problem de, dünyadan gelen bilginin kafalarımıza yorumlanabilir bir şekilde nasıl aktarıldığı. Duyusal sistemlerimizin bunu ayrıştırmak zorunda olduğunu biliyoruz” diyor.</p>
<p>Karmaşık nitelikteki bu sürece açıklık kazandırmak, çok basit şekilde şöyle tarif edebiliriz: Bilgi, göze çubuk ve koni hücreleri yoluyla geliyor. Görsel sistemi meydana getiren bir yığın beyin bölgesinde, sinirden sinire yolculuk ediyor ve nihayetinde IT korteksi adı verilen görsel bir beyin bölgesine ulaşıyor. Bu kortekste yer alan 16 milyon sinir, görülen şeye bağlı olarak farklı kalıplarda etkinleşiyor ve sonrasında beynin görülen şeyi anlaması için bu kalıpları yorumlaması gerekiyor.</p>
<p>“Belli bir yüzün bir kalıbı varken, örneğin ‘kahve bardağı’ için farklı bir kalıp var. ‘Kalem’ için farklı bir kalıp ortaya çıkıyor” diyor Rust. “Görsel sistemin yaptığı şey bu. Dünyayı yeniden inşa ederek, baktığınız şeyi çözmenize yardımcı oluyor.”</p>
<p>IT korteksin faaliyete geçmesinin, görmede oynadığı role ek olarak hafızada da rol oynadığı düşünülüyor. Eski kuram olan tekrarlı baskılama kuramı, aşılan bir etkinleşme eşiği bulunması fikrine dayanıyor: Daha fazla sinirsel faaliyet beyne görüntünün yeni olduğunu söylerken, daha düşük faaliyet ise görüntünün daha önce görüldüğünü söylüyor.</p>
<p>IT korteksinde meydana gelen toplam sinirsel faaliyet miktarını etkileyen birkaç unsur bulunduğundan, beyin bu tepkiye tam olarak neyin sebep olduğunu kavrayamıyor. Merpur’a göre bu bir anı, görüntünün zıtlığı ya da bambaşka bir şey olabilir. “Bizim ortaya sürdüğümüz yeni görüş, beynin bu diğer unsurların sebep olduğu değişimleri düzelttiğini söylüyor. Bizim vakamızda düzelttiği şey zıtlık” diyor. Bu düzeltmeden sonra geriye, aşinalık için izole edilmiş beyin faaliyeti kalıyor. Diğer bir ifadeyle beyin, daha önce görülen bir şeyi gördüğünü anlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://popsci.com.tr/bir-sey-tanidik-geldiginde-beyinde-neler-oluyor/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/bir-sey-tanidik-geldiginde-beyinde-neler-oluyor/">Bir Şey Tanıdık Geldiğinde, Beyinde Neler Oluyor?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları açıkladı: Rüyalar aklımızdan nasıl siliniyor?</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/paramedikal/bilim-insanlari-acikladi-ruyalar-aklimizdan-nasil-siliniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Sep 2019 13:48:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Paramedikal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=3526</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="751" height="422" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/09/ruyalar-nasil-siliniyor.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ruyalar-nasil-siliniyor" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/09/ruyalar-nasil-siliniyor.jpg 751w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/09/ruyalar-nasil-siliniyor-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/09/ruyalar-nasil-siliniyor-750x422.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 751px) 100vw, 751px" /></div>
<p>Rüya gördükten sonra uyanınca kısa bir süre içinde rüyaların aklımızdan uçup gittiğini hepimiz fark etmişizdir. Bu konuda çalışma yapan Japon ve ABD’li bilimciler, beyinde yer alan bir grup hücrenin rüyaların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/paramedikal/bilim-insanlari-acikladi-ruyalar-aklimizdan-nasil-siliniyor/">Bilim insanları açıkladı: Rüyalar aklımızdan nasıl siliniyor?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="751" height="422" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/09/ruyalar-nasil-siliniyor.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ruyalar-nasil-siliniyor" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/09/ruyalar-nasil-siliniyor.jpg 751w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/09/ruyalar-nasil-siliniyor-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/09/ruyalar-nasil-siliniyor-750x422.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 751px) 100vw, 751px" /></div><blockquote><p>Rüya gördükten sonra uyanınca kısa bir süre içinde rüyaların aklımızdan uçup gittiğini hepimiz fark etmişizdir. Bu konuda çalışma yapan Japon ve ABD’li bilimciler, beyinde yer alan bir grup hücrenin rüyaların muhafaza edilmesini engellediğini saptadı.</p></blockquote>
<p>Rüyalarımızı neden unutuyoruz sorusu birçoğumuzun kafasını kurcalamıştır. Japonya&#8217;daki Nagoya Üniversitesi ve ABD Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsü (NINDS) uzmanları, beyinde yer alan bir grup hücrenin rüyaların muhafaza edilmesini engellediğini tespit etti.</p>
<p><strong>VÜCUT RÜYALARI SİLİYOR</strong></p>
<p>Farelerle gerçekleştirilen deneyler sırasında bilimciler, birçok hormonun ve istemsiz işlevin kontrol merkezi olan ve içinde melanin konsantre edici hormon (MHC) üreten hücrelerin bulunduğu hipotalamusun çalışmasına yoğunlaştı.</p>
<p>Habere göre MCH iştahtan sorumlu ve uyku evrelerinin düzenlenmesinde yer alıyor.</p>
<p>Araştırmaların gerçekleştirildiği bir grup farede, hızlı uyku sırasında MCH hücreleri aktif hale getirildi, bu nedenle hayvanlar daha önce öğrendikleri şeyleri tanımada zorlanmaya başladı.</p>
<p>Üzerlerindeki MCH hücrelerinin devrede olmadığı fareler ise hafıza testlerinde çok daha iyi sonuçlar gösterdi.</p>
<p>Bilimci Shuntaro Izawa, araştırmayla ilgili açıklamasında, “unutmak pasif bir şey değil, aktif bir süreç” diye konuştu.</p>
<p>Araştırmada yer alan diğer bir uzman, Prof. Thomas S. Kilduff, rüyaların hızlı uyku evresinde MCH hücrelerinin aktif olduğu zaman meydana geldiğini belirtti.</p>
<p>Kilduff, “Bu hücre grubunun aktif faaliyeti rüyaların muhafaza edilmesini engellemekte ve böylelikle biz gördüğümüz rüyaları unutuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Araştırmacılar, insanlardaki rüya bilgilerinin silinme mekanizmasının farelerdeki mekanizmanın bir benzeri olduğunu düşünüyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.sozcu.com.tr/2019/teknoloji/bilim-insanlari-acikladi-ruyalar-aklimizdan-nasil-siliniyor-5353476/" target="_blank" rel="noopener">sozcu.com.tr</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/paramedikal/bilim-insanlari-acikladi-ruyalar-aklimizdan-nasil-siliniyor/">Bilim insanları açıkladı: Rüyalar aklımızdan nasıl siliniyor?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kibir ve Tanrısal Ego Hastalığı: Hubris Sendromu</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/paramedikal/kibir-ve-tanrisal-ego-hastaligi-hubris-sendromu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Aug 2019 14:02:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Paramedikal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=3300</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="498" height="396" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/hubris-sendromu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hubris-sendromu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/hubris-sendromu.jpg 498w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/hubris-sendromu-300x239.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 498px) 100vw, 498px" /></div>
<p>Tolstoy’a ait olduğu iddia edilen bir söz var. Bu sözün yazının başlığını açıklayan bir işlevi var: “Kibir ve inat bir kişinin kendini mükemmel görmesini sonra da sonunu oluşturur.” Brain Dergisi’nde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/paramedikal/kibir-ve-tanrisal-ego-hastaligi-hubris-sendromu/">Kibir ve Tanrısal Ego Hastalığı: Hubris Sendromu</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="498" height="396" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/hubris-sendromu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hubris-sendromu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/hubris-sendromu.jpg 498w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/hubris-sendromu-300x239.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 498px) 100vw, 498px" /></div><blockquote><p>Tolstoy’a ait olduğu iddia edilen bir söz var. Bu sözün yazının başlığını açıklayan bir işlevi var: “Kibir ve inat bir kişinin kendini mükemmel görmesini sonra da sonunu oluşturur.”</p></blockquote>
<p>Brain Dergisi’nde yayımlanan bir makaleye dayanan psikolojik hastalık Hubris Sendromu, David Owen ve Jonathan Davidson isimli psikiyatristlerin ”güç zehirlenmesi” olarak tanımladığı bir durumdur.</p>
<p>Hubris Sendromu’nun özellikle politikacılarda görülen bir kibir hastalığı olduğu, bu kibrin ”tanrısal ego” boyutuna ulaştığı belirtiliyor.</p>
<p>Tanrısal Ego ile ”her şeyin belirleyicisi, karar vericisi, oluşturucusu, en doğru kararın o kişinin kendisinden çıkabilecek olduğu sanrısında olan bir ölümlü olmak çelişkisi” vurgulanıyor diyebiliriz.</p>
<p>Owen ve Davidson’ın Şubat 2009’da Brain Dergisi’nde yayımlandığında oldukça dikkat çeken çalışması; geçmişin, şimdinin ve geleceğin politikacılarının (ve politikacı adaylarının) psikolojik durumunu irdeleyerek tıp ve psikiyatri literatürüne önemli bir katkı sağladı.</p>
<p>***<br />
Hubris Sendromu’na yakalanan politikacı ve siyasetçilerde görülen bazı özellikler kısaca şöyle belirtilmiş:</p>
<p>Bireyin kendi yargısına aşırı güvenmesi ve başkalarının tavsiyesi veya eleştirisini aşağılaması<br />
Gerçeklik ile temasın kaybı<br />
Kişisel olarak başarabilecekleri konusunda abartılı bir özgüven<br />
Her şeye kadir olma sanrısı<br />
Huzursuzluk, pervasızlık, düşünmeden hareket etme hali<br />
Her durumda haklı çıkacaklarının sarsılmaz bir inancı<br />
Kendisini bir ulus ile bir tutma<br />
Kendisine ”öteki” gelen grupları aşağılama ve hor görme<br />
Kendi bakış açısını ve çıkarlarını, tüm ulusa atfetme ve özdeşleştirme<br />
Söylemleriyle endişe yaratan davranışlar içine girme<br />
Uygulanan politikaların bireysel menfaatlerle şekillenmeye başlaması<br />
***<br />
Çalışmada bu sendromu taşıyan siyasetçilerin genellikle uzun süre görevde kalan kişiler olduğu belirtiliyor. Makalede ayrıca Hubris Sendromu’na yakalanan politikacıların uzayan görev süreleri ve sendromun etkisiyle başta ekonomik krizler, savaşlar, kaos ortamlarını oluşturma ihtimallerinin çok yüksek olduğu vurgulanıyor.<br />
Makalede Birleşik Krallık’ta en uzun süre başbakanlık yapan Margaret Hilda Thatcher, Birleşik Krallık Başbakanları’ndan Tony Blair, Amerika Birleşik Devletleri’nin 20 Ocak 2001-20 Ocak 2009 tarihleri arasında bu görevde kalmış 43. başkanı George Walker Bush, John F. Kennedy , Richard Nixon ve daha pek çok kişi örnek olarak verilmiş.</p>
<p>ABD Başkanları için 1776-1974 yılları arasında yapılan akıl hastalığı incelemelerinde 18’inin (% 49); depresyon (% 24), kaygı (% 8), bipolar bozukluk (% 8), alkol veya madde bağımlılığı (% 8) bulguları taşıdığı gözlendi. 10 vakada (% 27), görevde iken çoğu durumda iş performansını düşüren bir bozukluk vardı.</p>
<p>Genel olarak ise (% 49) psikiyatrik bozukluk oranı ABD popülasyonundaki akıl hastalığı oranları ile uyumlu bulundu.</p>
<p>Çalışmada ayrıca narsistik kişilik bozukluğu da ele alındı. Erkeklerde, kadınlardan daha yüksek oranla yaşam boyu narsistik kişilik bozukluğu prevalans oranı gözlendi (sırasıyla %7.7 ile %4.8).</p>
<p>Hubris sendromunun ile narsisistik kişilik bozukluğu arasındaki ilişkisi hakkında kesin bir çıkarım yapılmasa da son zamanlarda yapılan çalışmaların, sendromun narsisistik kişilik bozukluğuyla da alakalı olduğu düşünülüyor.</p>
<p>Kaynak: https://academic.oup.com/brain/article/132/5/1396/354862</p>
<p>Alıntı:  <a href="https://www.matematiksel.org/kibir-ve-tanrisal-ego-hastaligi-hubris-sendromu/" target="_blank" rel="noopener">Matematiksel.org</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/paramedikal/kibir-ve-tanrisal-ego-hastaligi-hubris-sendromu/">Kibir ve Tanrısal Ego Hastalığı: Hubris Sendromu</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>80 yıllık araştırma&#8230; Harvard Üniversitesi mutluluğun sırrını açıkladı</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/paramedikal/80-yillik-arastirma-harvard-universitesi-mutlulugun-sirrini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 09:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Paramedikal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=3250</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="642" height="437" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/mutluluk-e1521464920680.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="mutluluk" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/mutluluk-e1521464920680.jpg 642w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/mutluluk-e1521464920680-300x204.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 642px) 100vw, 642px" /></div>
<p>Harvard Üniversitesi&#8217;nde 80 yıl boyunca yapılan bir araştırma, &#8216;mutluluğun sırrı&#8217;nı buldu. Araştırmaya göre, insanları uzun vadede en mutlu kılan şeyler dostları ve aileleriyle kurdukları iyi ilişkiler. Dünyanın en prestijli üniversitelerinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/paramedikal/80-yillik-arastirma-harvard-universitesi-mutlulugun-sirrini-acikladi/">80 yıllık araştırma&#8230; Harvard Üniversitesi mutluluğun sırrını açıkladı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="642" height="437" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/mutluluk-e1521464920680.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="mutluluk" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/mutluluk-e1521464920680.jpg 642w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/08/mutluluk-e1521464920680-300x204.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 642px) 100vw, 642px" /></div><blockquote><p>Harvard Üniversitesi&#8217;nde 80 yıl boyunca yapılan bir araştırma, &#8216;mutluluğun sırrı&#8217;nı buldu. Araştırmaya göre, insanları uzun vadede en mutlu kılan şeyler dostları ve aileleriyle kurdukları iyi ilişkiler.</p></blockquote>
<p>Dünyanın en prestijli üniversitelerinden Harvard’da yapılan 80 yıllık bir araştırma, insanları para ve başarıdan gelen memnuniyetten çok iyi ilişkiler kurmanın mutlu ettiğini ortaya koydu.</p>
<p>Gazete Duvar&#8217;da yer alan habere göre, araştırma tam 80 yıl önce, 1938 yılında, aralarında o dönem Harvard’da öğrenci ABD başkanlarından John F. Kennedy’nin de bulunduğu 268 erkek denekle başladı. Araştırmacılar yıllar içinde deneklerle düzenli görüşmeler gerçekleştirdi, anketler yaptı. İlk denekler arasında 19 kişi bugün hâlâ hayattayken, zaman içinde onların sayısı 1200’ü bulan çocukları da araştırmada incelendi. Katılımcıların sağlık sorunları, kariyerlerinde ne kadar başarılı olduğu ve evliliklerinin durumu mercek altına alındı.</p>
<p>Dünyanın en uzun süreli araştırmalarından biri olan bu çalışmanın sonucunda, Harvard Üniversitesi şu sonuca vardı:</p>
<p>İlişkilerimizde ne kadar mutlu olduğumuzun hayatta ne kadar mutlu ve sağlıklı olduğumuz üzerinde doğrudan etkisi var. Öyle ki, ortalama 50 yaşındaki bir insanın sosyal ilişkilerinin durumu, fiziksel sağlık açısından kolesterol seviyesinden daha doğru bir tespitin önünü açıyor; iyi dostlara sahip olmak insanı akli ve fiziksel açıdan ayakta tutuyor. Araştırma ekibi, 50 yaşındayken sahip olduğu ilişkilerden en mutlu olanların, 80 yaşına geldiklerinde en sağlıklı olanlar arasında yer aldığını da belirtiyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/962152/80_yillik_arastirma..._Harvard_Universitesi_mutlulugun_sirrini_acikladi.html" target="_blank" rel="noopener">cumhuriyet.com.tr</a></p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/paramedikal/80-yillik-arastirma-harvard-universitesi-mutlulugun-sirrini-acikladi/">80 yıllık araştırma&#8230; Harvard Üniversitesi mutluluğun sırrını açıkladı</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
