<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknoloji arşivleri - Hekimce Bakış</title>
	<atom:link href="https://hekimcebakis.org/category/teknoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hekimcebakis.org/category/teknoloji/</link>
	<description>Bursa Tabip Odası yayınıdır</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 May 2023 12:07:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>TTB Başkanı Dr. Fincancı İle Sağlıkta Dijitalleşme Üzerine Söyleşi</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/yapay-zeka/ttb-baskani-dr-fincanci-ile-saglikta-dijitallesme-uzerine-soylesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 12:07:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=12991</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="590" height="330" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/saglikta-dijitallesme.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="saglikta-dijitallesme" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/saglikta-dijitallesme.jpg 590w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/saglikta-dijitallesme-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /></div>
<p>Dijitalleşme her alanda olduğu gibi sağlık alanında da fayda sağlarken kişisel bilgilerin dijital alana aktarımı, hasta hakları, hasta mahremiyeti ve daha birçok konuda ihlallerin yaşanması da kaçınılmaz oluyor. Bilim Sağlık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/yapay-zeka/ttb-baskani-dr-fincanci-ile-saglikta-dijitallesme-uzerine-soylesi/">TTB Başkanı Dr. Fincancı İle Sağlıkta Dijitalleşme Üzerine Söyleşi</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="590" height="330" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/saglikta-dijitallesme.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="saglikta-dijitallesme" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/saglikta-dijitallesme.jpg 590w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/saglikta-dijitallesme-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /></div><blockquote><p>Dijitalleşme her alanda olduğu gibi sağlık alanında da fayda sağlarken kişisel bilgilerin dijital alana aktarımı, hasta hakları, hasta mahremiyeti ve daha birçok konuda ihlallerin yaşanması da kaçınılmaz oluyor. Bilim Sağlık Haber Ajansı (BSHA) Türk Tabipleri Birliği (TTB) Özel Hekimlik Kolu’nun çalışma alanına giren ‘sağlıkta dijitalleşme ve ihlaller’ başlığında TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı ile görüştü. TTB Başkanı Fincancı, yaklaşık bir ay önce ülkemizdeki vatandaşların hasta bilgilerinin yer aldığı bir dijital platformun başka bir ülkeye satışı haberiyle sarsıldığımızı, dijitalleşmenin çok hızlı bir değişim yarattığını, her alanda olduğu gibi sağlık alanında da dijitalleşmenin insanı bir hak öznesi olmaktan uzaklaştırdığını ifade etti.</p></blockquote>
<p><strong>TTB’nin Sorumluluğu Zayıflatılmaya Çalışıyor</strong><br />
Fincancı, TTB’nin sağlıkta dijital alan ihlalleri ile ilgili sorumluluğunun; dijital alanı denetlemek, konuyla ilgili hak ihlalleri, hasta mahremiyeti tespitleri doğrultusunda şikayetçi olmak, soruşturma talebinde bulunmak olduğunu ancak mahkemelere intikal eden bazı durumlarda ‘ifade özgürlüğü’ denildiğini söyledi. İfade özgürlüğü denilmesiyle de meslek örgütlerinin denetim yetkilerinin zayıflatıldığına vurguda bulunan Fincancı, “Bu denetimi biz TTB ve Tabip Odaları olarak yapmaya çalışırken bir yandan da Yüksek Onur Kurulu’nun aldığı kararlar bazen mahkemeler tarafından bozulabiliyor. İfade özgürlüğü olarak tanımlanıyor ya da suç niteliği taşımadığı, yetkimizin olmadığı gibi bir takım kararlar çıkabiliyor. Bu da meslek örgütünün denetim yetkisini zayıflatıyor. Bu tür kararlar meslek örgütlerinin değersizleştirilmesine neden oluyor” diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-12992 alignleft" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/sebnem-korur-fincanci-23.jpg" alt="sebnem-korur-fincanci" width="419" height="452" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/sebnem-korur-fincanci-23.jpg 1702w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/sebnem-korur-fincanci-23-278x300.jpg 278w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/sebnem-korur-fincanci-23-949x1024.jpg 949w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/sebnem-korur-fincanci-23-768x828.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2023/05/sebnem-korur-fincanci-23-1424x1536.jpg 1424w" sizes="(max-width: 419px) 100vw, 419px" /></p>
<p><strong>Dijitalleşme, İnsanın Hak Öznesi Olması Gerçeğini Aşındırıyor!</strong><br />
Türkiye’de ve dünya genelinde dijitalleşme, sosyal medya kullanımı, verilerin dijital ortamda paylaşılması, dijital pazarlama gibi pek çok konunun çok hızlı bir değişim yarattığına dikkat çeken TTB Başkanı Fincancı, sağlık alanında dijitalleşmenin olumlu ve olumsuz etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Fincancı, “Dijitalleşme sürecindeki gelişmelerden de çok öncesinden itibaren de genel olarak değerlerimizi, moral değerlerimizi toplum olarak ülkemizde ve tüm dünya genelinde de yitirmeye başladık. Değerler birbirine bağlıdır. Ve siz bazı değerleri koruyup, bazı değerleri sürdürme olanağına sahip değilsiniz. Neoliberal kapitalist sistemin bizim yaşam biçimimizi belirleyen postmodernizmi hayatlarımıza sokmasıyla birlikte hem dijitalleşme hem de diğer teknolojik değişimlerle biz bu değerlerin ciddi anlamda alt üst oluşunu yaşıyoruz. Hekimin hastasıyla iletişiminde, hastasının mahremiyetine gösterdiği özen de, bir insan olmaktan doğan saygınlığını tanımasında olması beklenen değerler ne yazık ki bu sistem içinde kaçınılmaz olarak ciddi anlamda aşınıyor” dedi.</p>
<p><strong>İnsan Hak Öznesi Olarak Görülmemeye Başlandı</strong><br />
1970’li yıllar ve sonrasına yönelik çıkarımlarda bulunan TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Haklar manzumesi içerisinde haklarımızla var olduğumuz bir sistem içerisinde olduğumuzu zannederken, o sistemin de bir taraftan çözülmesinin parçası olduk. İnsan bir hak öznesi olarak görülmemeye başlandı. Aslında toplum da birbirini bir hak öznesi olarak tanımlamaktan vazgeçti. Ve vazgeçtikçe de onun haklarını ihlal etmekte herhangi bir behis görülmemeye başlandı. Bu sadece sağlık alanında değil hukuk, mühendislik ve daha birçok alanda yaşanıyor. Dijitalleşmenin bir başka yönü de reklam tanıtım alanında kullanımıdır. Örneğin; sağlık alanında reklam asla kabul edilebilir bir durum değildir. Reklam konusunda katı kurallarımız vardır. Ama bunun da esnetilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz. Özellikle son dönemde görsellik önemli denerek, hasta görüntülerinin paylaşıldığını, üstelik o hasta görüntülerinin paylaşılırken herhangi bir kimlik gizleme gibi yöntemlerin uygulanmadığı durumlarla karşılaşıyoruz. Türk Tabipleri Birliği’nin buradaki sorumluluğu bu değerleri korumak ve geliştirilmesini sağlamaktır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Özel Hekimlik Kolumuz İle İhlallerin Takipçisiyiz!</strong><br />
Dijitalleşme ile ilgili gerçekleştirilen çalışmalardan bahseden TTB Başkanı Fincancı şunları söyledi: “Özel hekimlik kolumuz bu konuda çalışmalar yapıyor çünkü daha çok özel hekimlik alanında ihmaller, ihlaller daha fazla gerçekleşiyor. Meslektaşlarımız, rekabetçi bir sistemde uygun olmayan bir takım görüntülerle karşı karşıya kalabiliyorlar. Bunların sınırları ne olmalı, dijital araçlar nasıl kullanılmalı, bunun tartışmaları da yürütülüyor. Bunun yanında bir denetim görevimiz de var. Bu tür durumları tarıyoruz. Tespit edildikçe Reklam Rekabet Kurumu’na bildiriliyor. Bir diğer yandan da soruşturma talebiyle, hekimlerin bağlı bulunduğu tabip odalarına bildiriliyor. Bununla ilgili sonrasında onur kurullarından ve yüksek onur kurulundan ceza almış meslektaşlarımız var.”</p>
<p><strong>İfade Özgürlüğü Denilerek Meslek Örgütleri Zayıflatılıyor!</strong><br />
TTB olarak özel hekimlik alanındaki dijital platform aracılığıyla yaşanan ihlallere yönelik denetimler gerçekleştirdiklerinin altını çizen Fincancı, “Bu denetimi biz yapmaya çalışırken bir yandan da Yüksek Onur Kurulu’nun aldığı kararlar bazen mahkeme tarafından bozulabiliyor. İfade özgürlüğü olarak tanımlanıyor ya da suç niteliği taşımadığı yetkimizin olmadığı gibi bir takım kararlar çıkabiliyor. Bu da meslek örgütünün denetim yetkisini zayıflatıyor. Bu tür kararlar meslek örgütlerinin değersizleştirilmesine neden oluyor. Dijital alan ve dijital araçlar mutlaka denetlenmesi ve sınırları olması gereken bir alandır. Tabi ki dijital araçlar kullanılabilir, işlevsel olabildiği alanlar mutlaka söz konusudur. Hastaların kendi bilgilerine dijital ortamda ulaşabilmesi çok kıymetlidir. Ama yakın zamanda ülkemizdeki hasta bilgilerinin yer aldığı bir dijital platformun yabancı bir ülkeye satışıyla sarsıldık. Dolayısıyla bu kayıtların güvenliği de dahil olmak üzere, denetimin de çok güçlü olması gerekiyor. Ve hiçbir şekilde insan mahremiyetinin, insan haklarını ihlal edecek hiçbir bilgi ve görüntüyü ortamda bulundurmamak gerekiyor” diyerek açıklamasına son verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: <a href="https://www.bsha.com.tr/anjiyo/" target="_blank" rel="noopener">bsha.com.tr</a></p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/yapay-zeka/ttb-baskani-dr-fincanci-ile-saglikta-dijitallesme-uzerine-soylesi/">TTB Başkanı Dr. Fincancı İle Sağlıkta Dijitalleşme Üzerine Söyleşi</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enigma, Yapay Zeka-Alan Turing, Cinsel Yönelim&#8230;</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/teknoloji/enigma-yapay-zeka-alan-turing-cinsel-yonelim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Sep 2022 13:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=11520</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="799" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="enigma-patenti" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>“Hormonal tedavi cezası verildikten bir yıl sonra 7 Haziran 1954’te Alan Turing intihar etti. Öldüğünde 41 yaşındaydı. 1885 ve 1967 yılları arasında Britanya Hukuku gereğince yaklaşık olarak 49.000 homoseksüel erkek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/enigma-yapay-zeka-alan-turing-cinsel-yonelim/">Enigma, Yapay Zeka-Alan Turing, Cinsel Yönelim&#8230;</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="799" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="enigma-patenti" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><blockquote><p>“Hormonal tedavi cezası verildikten bir yıl sonra 7 Haziran 1954’te Alan Turing intihar etti. Öldüğünde 41 yaşındaydı. 1885 ve 1967 yılları arasında Britanya Hukuku gereğince yaklaşık olarak 49.000 homoseksüel erkek ahlâksızlık nedeniyle mahkûm edildi. 2013’te Kraliçe 2. Elizabeth ölümünün ardından Turing’e kraliyet affı bahşedip eşsiz başarılarını onurlandırdı. Tarihçilerin tahminine göre Enigma’nın kırılması savaşı iki yıldan fazla kısaltarak 14 milyon hayatı kurtardı. Turing’in çalışmaları bilim insanlarının “Turing Makineleri” diye adlandırdığı araştırmalara ilham kaynağı oldu. Bugün o makinelere bilgisayar diyoruz.” (Kaynak: The Imitation Game Filminden. Yönetmen: Morten Tyidum. 2014.)</p></blockquote>
<p>İçinde nefes almaya çalıştığımız zaman ve toplum düşünme ve akıl yürütme oyunları oynayabilmemiz için o kadar çok malzeme üretiyor ki, bize düşen yaşanılan çelişkilerle dolu olguların karşısına geçip akıl oyunları oynamak. Bu yazıya konu edeceğim olgu ise bu hafta sonu İstanbul’da yaşanan LGBT karşıtı görünümündeki eylem olacak. Düzenleyici platformun açıklamasında yürüyüşün amacının LGBT’li bireyler olmadığı, nefret söylemi içermediği, asıl amacın medya ve sosyal medyada yer alan insan neslinin varoluşunu tehdit eden propaganda olduğu belirtilmektedir. Benim amacım ne bu eylem ne de eylemin konusu olan cinsel yönelimi tartışmaktır. Hoş, yazının sonunda konuyla ilgili birkaç kelam etmek kaçınılmaz olacak ama olaya bilim ve teknoloji tarihinden bir örnekle yaklaşmaya çalışacağım. Bakalım nereye varacağız?</p>
<figure id="attachment_11522" aria-describedby="caption-attachment-11522" style="width: 214px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-11522" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/alan-turing.jpg" alt="" width="214" height="271" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/alan-turing.jpg 385w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/alan-turing-237x300.jpg 237w" sizes="auto, (max-width: 214px) 100vw, 214px" /><figcaption id="caption-attachment-11522" class="wp-caption-text">Alan Turing</figcaption></figure>
<p>“Ben, insan zihninin davranışlarını çok yakın taklit edebilecek makinelerin tasarlanabileceğini iddia ediyorum. Bu makineler bazen hatalar yapacak, bazen de çok ilginç şeyler. Sonuçta ortaya koyacakları ürünler, insan zihninin ortaya koydukları kadar dikkate değer olacak.” Alan Turing (Kaynak: John Langone, Bruce Stutz, Andrea Gianopoulos. Sayıların İcadından Sicim Teorisine Bilimin 4000 Yıllık Serüveni. (Çev: Duygu Akın). NTV Yayınları. İstanbul;2010:388-389.)</p>
<p>İnsan denilen canlıyı doğadaki diğerlerinden ayıran en önemli farkı konuşma, düşünme, anımsama, hesaplama, yorum yapma ve başkalarına aktarma becerisi olan aklı olsa gerek. Öte yandan bilgisayar teknolojisi icat edildiğinden bu yana birçok becerimizi bizden hızlı düşünen ve yapan zekâlar almak üzeredir. 20. yüzyıldan itibaren hayatımıza giren bu teknolojinin ilk örnekleri çok eski tarihlere kadar dayanmaktadır. Boncuklu abaküs, insanın hesap yapmak amacıyla kullandığı aletlerin öncüsüdür. Hesap makinesi olarak adlandırabileceğimiz ilk alet ise 17. yüzyılda Blaise Pascal tarafından icat edilmiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde ise birçok büroda hesap makinesi olarak kullanılan aletler kullanıma girmişti. Günümüzün bilgisayarını geliştirecek ikili sayı sisteminin icadı ise Gottfried Wilhelm Leibniz tarafından yapıldı. Düşünebilen makinelerin hayalini kurabilecek kadar geniş bir muhayyilesi olan ilk kişi ise 2.Dünya Savaşı sırasında sahneye çıkacak olan Alan Mathison Turing’ti. II. Dünya Savaşı tarihin gördüğü en acımasız katliamlarına sahne oluyor ve Almanlar çözülmesi imkânsız gibi görülen Enigma adı verilen bir şifreleme sistemi kullanıyorlardı.</p>
<p>“Matematik uslamlama oldukça şematik bir biçimde, sezgi ve yaratıcılık diyebileceğimiz iki yetinin birleşik uygulaması sayılabilir. Sezgi eylemi, herhangi bir bilinçli uslamlama silsilesinin sonucu olmayan kendiliğinden yargılar vermekten ibarettir… Yaratıcılığın matematikte uygulanımı önermelerin ve belki geometrik figür ve çizimlerin uygun bir biçimde düzenlenişiyle sezgiye yardım etmeye dayanır.” Alan Turing, 1938 (Kaynak: Andrew Robinson. Bilim İnsanları, Bir Keşif Destanı. (Çev: Yelda Türedi). Yapı Kredi Yayınları. İstanbul;2014:270.)</p>
<p>Alan Mathison Turing 23 Haziran 1912 yılında İngiltere’de dünyaya geldi. Bilime ilgisi eğitim almaya başladığı dönemlerden itibaren görülmekteydi. İlk eğitimini Güney İngiltere’de bulunan geleneksel devlet okulu olan Sherborne School’da aldı. Henüz calculusu öğrenmeden ilk ilkelerle ileri matematik problemlerini çözebiliyordu. On altı yaşında Albert Einstein’in teorileri ile karşılaştı. Okuldayken yakınlık kurabildiği tek bir arkadaşı oldu ancak o dönemde arkadaşını kaybetti. Bu olay onu derinden etkiledi ve Tanrıya olan inancını zamanla yitirdi.<br />
Eğitimine Cambridge, King’s College’de matematik okuyarak devam etti. Bu okuldan yüksek onur derecesiyle mezun oldu ve akademik üye olarak seçildi. Aynı yıl hesaplanabilir sayılar üzerine hazırladığı makalesini yayınladı. Bu makalede hesaplama yapabilen makine kavramı ile evrensel bir makine tanımladı. Turing en başından itibaren insan yerine düşünebilen bir makine arıyordu. Yaptığı çalışmalar nedeniyle düşündüğü bu makine “Turing Makinesi” olarak isimlendirildi. Turing Makinesi bilgisayım teorisi için önemli kavram olarak günümüze gelmiştir. Doktorasını Princeton Üniversitesi’nde tamamladı. Daha sonra Cambridge’de Wittgensitein’ın derslerine katıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11521" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti.jpg" alt="enigma-patenti" width="1200" height="799" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-1024x682.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-768x511.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/enigma-patenti-450x300.jpg 450w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>2.Dünya Savaşının en önemli sorunlarından biri Enigma’ydı. Görünüşü klasik daktiloya benzeyen, 1928-1945 yılları arasında Alman ordularının kullandığı haberleşme aletiydi. Mesaj Enigma aracılığı ile şifreleniyor ve o günün iletişim araçlarıyla (radyo, telgraf veya kurye) ilgili yere gönderiliyordu. Çözülmesi için de gittiği yerde tekrar Enigma makinesine ihtiyaç bulunmaktaydı. Makine Alman mühendis Arthur Scherbius tarafından patent edilmiş ordu tarafından satın alınmıştı.</p>
<p>Turing’i bize ulaştıran olaylar dizisi tam burada başladı. İngiltere’de Alman şifreleme sistemini çözmek için en parlak matematikçilerden oluşan bir birim kuruldu ve Turing Bletchley Park olarak bilinen birime dâhil edildi. Ancak şifreyi insan aklıyla çözmeye çalışmak imkânsıza yakın zordu. Savaş hızla ilerliyordu ve İngiltere baskı altındaydı. Turing bu işi ancak bir makinenin yapabileceğini düşündü ve yaptı. Şifreyi hızlıca çözen bir makine icat etti. Makineye Polonya tasarımlı daha az etkin önceki makinenin ismine ithafen (bomba) “bombe” ismi verildi. Bombe (krip denilen) özgün metinden bir parça alıyor ve Enigma’nın kombinasyonlarından geçirerek en olası olanları hesaplıyordu. İnsandan hatta bir grup insandan daha etkin ve hızlı çalışıyordu.<br />
Turing etrafındaki herkesten farklı bir insandı. Kaybolmasın diye kahve kupasını radyatöre zincirliyordu. Bisiklet kullanırken saman nezlesinden korunmak amacıyla maske takıyordu. En önemlisi de cinsel olarak karşı cinse ilgi duymuyordu. Bununla birlikte geliştirdiği Colossus isimli alet dünyanın ilk programlanabilir bilgisayarı olarak bilim ve teknoloji tarihindeki yerini aldı. Çalışmaları nedeniyle 1945 yılında şövalyelik nişanı aldı.</p>
<p>Turing’in çalışmaları, kendisinden sonra gelen hayalperestleri düşünen makineler yapma konusunda cesaretlendirdi. Colossus, 1’ler ve 0’lardan oluşan dizelere karşılık gelen üstü kapalı kâğıt şeritleri kullanarak dakikada 5000 hesap yapabiliyordu. Bundan iki yıl sonra Birleşik devletler Balistik Araştırma Laboratuvarı ENIAC’ı yani Elektronik Numerik Integratör ve Bilgisayar’ı üretti. Cihaz balistik denemeler için gerekli hesaplamaları yapmak için üretilmişti ve 30 ton ağırlığındaydı. 1949 yılına gelindiğinde ENIAC bir füzenin yörüngesini 30 saniyede hesaplayabiliyordu. İnsan bu işlemi 20 saatten önce yapamıyordu. Daha sonra ENIAC birçok alanda kullanılmaya başladı. International Business Machines (IBM) 1964 yılında ENIAC’ın daha küçük modellerini geliştirmeyi başardı. 1996 yılına gelindiğinde IBM’in bilgisayarı Deep Blue Gary Kasparaov’u satrançta yenmeyi başardı. Alet saniyede 200 pozisyonu analiz edebiliyordu. Günümüzde bilgisayarlar sıradan bir insanın yaşamının parçası oldu. Bu yazıyı yazarken sekretaryamı bir bilgisayar yapıyor. Düşüncelerimi yazabiliyorum. Aklıma takılan bilgilere internet denilen uluslararası kütüphaneden ulaşabiliyorum. En önemlisi birazdan yazımı tamamlayacağım ve kendi oluşturduğum bir blog sayfasıyla sizinle paylaşacağım. Artık insan aklı, bilgi işleme konusunda bilgisayarla yarışamayacağını kabullenmiş durumda. Gelişen teknoloji yapay zekâ ile çok daha fazlasını yapabilecek becerilere çok kısa sürede ulaşacak. O zaman dünya Alan Turing’in hayal ettiğinden çok daha karmaşık dijital akıllar görecek.</p>
<p>Turing, savaştan sonra Londra’nın batısındaki National Physical Laboratory’de görev aldı. Burada ilk bilgisayarlardan Automatic Computing Engine (ACE) üzerinde çalıştı. 1948 yılında Manchester Üniversitesi Matematik bölümüne katıldı ve yapay zekâ sistemleri üzerinde çalışmaya devam etti. Makinenin çalışıp çalışmadığını göstermek için Turing testini hızlandırdı. Yapay zekânın testi geçebilmesi için insanla temas ettiğinde insanlardan ayırt edilemez olması gerekmekteydi.</p>
<p>Turing’in talihsizliği, insanları yaşamla ilgili tercihleri üzerinden cezalandıran kanunların var olduğu İngiltere’de yaşamasıydı. Birleşik Krallıkta 1970’li yıllara kadar homoseksüel olmak bir suçtu. Cezası hapis ya da kimyasal hadımlaştırmaydı. Turing ikincisini kabul etti ve zorunlu hormon tedavisi almak durumunda kaldı. 1951 yılında Royal Society’e üye olarak kabul edildi. 1952 yılında, toplum üzerinde baskın olan bir grubun yargılarına göre müstehcen olduğu varsayılan davranışları nedeniyle suçlandı ve saklanmak zorunda kaldı. 20. yüzyılın en büyük hayal gücü ve zekâsına sahip bir insana toplum ve devlet tarafından sistematik olarak işkence edildi. Bu acı dolu süreç sekreterinin onu evinde ölü bulduğu 8 Haziran 1954 tarihine kadar devam etti. Ölüm nedeni siyanür zehirlenmesiydi. Siyanüre maruz kalmasının nedeninin intihar olduğuna karar verildi. Öldüğünde 42 yaşına girmek üzereydi.</p>
<p>İngiltere onu bir süre görmek istemedi. Ancak Alan Turing görülemeyecek biri değildi. Bugün Manchester’da bulunan Bletchley Park’ta anısına dikilmiş heykeli bulunmaktadır. Doğduğu ve öldüğü eve levhalar asılmıştır. İngiliz Hükümeti 2009 yılında Turing’e layık gördüğü haksız muameleden dolayı özür diledi. Dünyanın gördüğü en büyük zekâlardan biri karşı cinsle cinsel ilişkiye girmek istemediği için devlet eliyle cezalandırıldı ve ölüme sürüklendi. Bu utanç sadece İngiliz hükümetine ait olmayıp insanlığın malıdır. Zira benzerleri halen yaşanmaktadır. Günümüzde bilgisayar dünyasının en büyük ödüllerinden biri onun adıyla verilmeye devam etmektedir…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11524" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/alan_turing.jpg" alt="alan_turing" width="1225" height="809" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/alan_turing.jpg 1225w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/alan_turing-300x198.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/alan_turing-1024x676.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2022/09/alan_turing-768x507.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1225px) 100vw, 1225px" /></p>
<p>Gelelim yazının başındaki konumuza; bir grup insan LGBT ya da LGBT karşı propagandaya karşı -amacı her neyse- bir eylemle tepkilerini dile getirdiler. Demokratik ülkelerde barışçıl yöntemlerle insanların rahatsız oldukları konularda bireysel ve kitlesel toplantı, gösteri ya da eylem yapmaları haktır. Protesto edebilmek demokrasinin bel kemiği ve toplumun ilerlemesi için vazgeçilmezdir. Söylemlerinizle iktidarı ya da bazı grupları rahatsız edebilirsiniz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Yapılacak eylemin insanları psikolojik ya da fiziksel şiddete maruz bırakma hakkı yoktur. Diğer yandan protestoya konu olan durumların akılsal zeminde ortaya çıkan düşünceler ya da fiilleri / politikaları içermesi gerekmektedir. Yani tartışma akılsal zeminde düşünce boyutunda olabilir. Çünkü ancak bu eylemler ve düşünceler üzerinde etki yapabilmek olanaklıdır. Oysa bir insanın cinsel tercihi ya da yönelimi duygusal zemindedir. Yani bir insana neden başka bir insandan hoşlanıyorsunuz ya da hoşlanmıyorsunuz sorusunu soramazsınız? Çünkü bir cevabı yoktur. Aynı şekilde inanç ve iman da buna benzer. İman etmek için bir sebep bulmanız gerekmez. Bu yüzden de kimseyi ya da bir grubu duygusal tercihleri nedeniyle eleştirme ya da protesto etme hakkınız olamaz. Anlamı da yoktur. Ancak azınlık ya da çoğunluk olsun bir grup kendi imanını ya da eylemini başka insanlara dayatırsa protesto hakkınız doğar, tıpkı İran’daki gibi. Hiçbir gerekçeyle bir insanı sizin inandığınız şekilde giyinmeye zorlayamazsınız&#8230;</p>
<p>Alan Turing bugün hepimizin nereden geldiğini düşünmeden kullandığı bilgisayarların kavramsal yaratıcılarındandır. Tarihçiler Turing’in yaptığı alet sayesinde savaşın süresinin kısaldığını ve ölmesi muhtemel milyonlarca insanın hayatının kurtulduğunu söylemektedirler. Sadece bu kadar mı? Turing’in açtığı yolda elli yıl demeden bilgisayar denilen bir alete kavuştuk. Bu sayede milyarlarca insanın tedavisi daha kolay yapılır hale geldi; bilgi çok daha kolay ulaşılabilir hale oldu; uzayı keşfetmeye başladık ve eskisinden çok daha konforlu bir yaşam standardına ulaştık. Bu kadar etkiyi yaratan yolu açan bir insanın karşı cinse seksüel ilgi duyması ya da duymaması önemli miydi? İnsanlık yaptığı her şeyi bir kenara bıraktı, Alan Turing’in yaşam tarzının müstehcen olduğuna karar verdi ve ona ya hapse gir ya da hormon al dedi… Ve çok genç yaşta ölmesine neden oldu. Turing’e yaşama şansı tanınmış olsaydı kim bilir daha neler hayal edebilecekti?<br />
Alan Turing olayında asıl ceza topluma verildi. Çünkü böyle bir zekâdan yararlanma olasılığı varken kullanamadı. İngiltere gibi batı ülkeleri bu hatalarından dönmeyi başardılar. Artık bu toplumlarda insanlar bireysel alanlarını ilgilendiren tercihlerine göre yasal olarak yargılanmıyor. Görüldüğü kadarıyla toplum nezdinde de yargılanmıyor. Oysa doğu toplumlarının bir kısmı halen insanlarını yaşam tarzı ile ilgili tercihleri nedeniyle kanun yoluyla katlediyor. İçinde bulunduğumuz toplumda bazı insanların güçlerini kendileri gibi olmayan insanları bastırmak hatta yasayı da kendi inançları doğrultusunda biçimlendirmek istedikleri açıkça görülüyor. İstanbul olayı da bunun bir kanıtı niteliğinde. Umarım bu yazıda anlatmaya çalıştığım Alan Turing olgusu aklından yararlanma becerisi olanlara yaşam biçimlerine göre insanları baskı altına almaya kalkmanın topluma ne kadar zarar verebileceği konusunda düşünme fırsatı sunar…</p>
<p><strong>Coşkun Bakar, Hekim, Halk Sağlığı Uzmanı, Prof.Dr.</strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><br />
Andrew Robinson. Bilim İnsanları, Bir Keşif Destanı. (Çev: Yelda Türedi). Yapı Kredi Yayınları. İstanbul;2014.<br />
John Langone, Bruce Stutz, Andrea Gianopoulos. Sayıların İcadından Sicim Teorisine Bilimin 4000 Yıllık Serüveni. (Çev: Duygu Akın). NTV Yayınları. İstanbul;2010.<br />
Süleyman Sevinç. Kriptolojinin dönüm noktası. Enigma. TÜBİTAK Yayınları. Ankara;2009.<br />
Cumhuriyet Gazetesi. İstanbul&#8217;da LGBTİ+ karşıtı miting: Tepkiler çığ gibi büyüdü. Erişim adresi: https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/istanbulda-lgbti-karsiti-miting-tepkiler-cig-gibi-buyudu-1982454 Erişim tarihi:21.09.2022</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: <a href="https://dusunceodasindayim.blogspot.com/2022/09/enigma-yapay-zeka-alan-turing-cinsel.html" target="_blank" rel="noopener">dusunceodasindayim.blogspot.com</a></p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/enigma-yapay-zeka-alan-turing-cinsel-yonelim/">Enigma, Yapay Zeka-Alan Turing, Cinsel Yönelim&#8230;</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları güneş sistemi dışında insan yaşamına uygun gezegenler keşfetti</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/teknoloji/bilim-insanlari-gunes-sistemi-disinda-insan-yasamina-uygun-gezegenler-kesfetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2021 13:46:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8841</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gezegen-hayat" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>Bilim insanları, güneş sisteminin dışında insan yaşamının mümkün olduğu birden fazla gezegen keşfettiklerini duyurdu. Yeni keşif, Dünya dışında yaşam arayışı için dönüm noktası olabilir. İngiltere&#8217;deki Cambridge Üniversitesi&#8217;nden araştırmacıların &#8220;Hycean&#8221; adını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/bilim-insanlari-gunes-sistemi-disinda-insan-yasamina-uygun-gezegenler-kesfetti/">Bilim insanları güneş sistemi dışında insan yaşamına uygun gezegenler keşfetti</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gezegen-hayat" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><blockquote><p>Bilim insanları, güneş sisteminin dışında insan yaşamının mümkün olduğu birden fazla gezegen keşfettiklerini duyurdu. Yeni keşif, Dünya dışında yaşam arayışı için dönüm noktası olabilir.</p></blockquote>
<p>İngiltere&#8217;deki Cambridge Üniversitesi&#8217;nden araştırmacıların &#8220;Hycean&#8221; adını verdikleri gezegenler, okyanuslarla çevrili ve hidrojen zengini bir atmosfere sahip.</p>
<p>Gezegenlerden bazılarının bir yanı devamlı olarak karanlık, diğer yanı da aydınlık.</p>
<p>Yıldızlara yakın oldukları için insan yaşamının yalnızca karanlık tarafta mümkün olacağı düşünülüyor.</p>
<p><strong>&#8216;Mini-neptün&#8217;</strong></p>
<p>Bilim insanları uzun süredir yaşama uygun Dünya gibi başka gezegenlerin izini sürüyordu.</p>
<p>Çoğunlukla da Dünya ile boyutları, kütlesi, sıcaklığı ve atmosfer bileşimi aynı olan gezegenleri bulmaya çalıştılar.</p>
<p>Cambridge Üniversitesi astronomi uzmanları ise yaptıkları son çalışmalar sonucu yarıçapı Dünya&#8217;dan iki kat fazla, kütlesi de sekiz kat fazla olan ve &#8220;mini-Neptün&#8221; olarak niteledikleri gezegen formunda da yaşamın mümkün olabileceğini keşfettiler.</p>
<p>İngiltere&#8217;de yayımlanan Guardian gazetesinin haberine göre uzmanlar, önümüzdeki iki ya da üç yıl içinde yaşanabilir gezegenlerin türlerini yeniden düşünmemiz sonucu güneş sistemimiz ötesinde yaşam belirtilerini tespit edebileceğimize inanıyor.</p>
<p><strong>&#8216;Su dünyaları&#8217;</strong><br />
Hycean ismi verilen yaşanabilir gezegenler grubu, sıcak, okyanusla kaplı ve hidrojen zengini de bir atmosfere sahip.</p>
<p>Dünya benzeri gezegenlere oranla bu tip gezegenler sayıca daha fazla ve gözlemlenmeleri de daha kolay.</p>
<figure id="attachment_8843" aria-describedby="caption-attachment-8843" style="width: 800px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-8843" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-2.jpg" alt="Dünyanın başka gezegenlerdeki yaşam arayışı sürüyor." width="800" height="450" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-2.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-2-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/gezegen-hayat-2-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-8843" class="wp-caption-text">Dünyanın başka gezegenlerdeki yaşam arayışı sürüyor.</figcaption></figure>
<p>K2-18b olarak bilinen ve mini-Neptün adı verilen gezegen, bunlardan sadece bir tanesi.</p>
<p>Guardian&#8217;a konuşan araştırmanın yürütücülerinden Cambridge Üniversitesi&#8217;nden Dr. Nikku Madhusudhan, Hycean gezegenlerini &#8220;hidrojen zengini atmosfere sahip su dünyaları&#8221; olarak tanımlıyor. Madhusudhan, bu tür gezegenleri bulmaya odaklanmanın Dünya&#8217;nın ötesinde yaşam arayışını da hızlandırabileceğini söylüyor.</p>
<p>Madhusudhan ayrıca, NASA&#8217;nın Kasım ayında uzaya fırlatması beklenen James Webb Uzay Teleskobu&#8217;nun da desteğiyle önümüzdeki iki ya da üç yılda ilk biyolojik göstergeleri keşfedebileceklerini belirtiyor. Dünya benzeri küçük gezegenlerin atmosfer özelliklerinin , güneş benzeri yıldızlara yakın olmaları nedeniyle, yaşam belirtileri keşfetmeyi zorlaştırdığına dikkat çekiyor.</p>
<p>Ortalama atmosfer sıcaklığı 200 santigrat dereceye ulaşan bu gezegenlerin yarıçapları Dünya&#8217;dan iki kat daha büyük ve kütleleri de 10 kat daha fazla.</p>
<p>Büyük gezegenler Dünya boyutlarındaki diğerlerine oranla daha kolay bulunabiliyor.</p>
<p>Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan makalelerinde Cambridge Üniversitesi araştırma ekibi, bu gezegenlerin kütlesinin yüzde 90&#8217;ının su olduğunu belirtti.</p>
<p>Ancak ekibin &#8220;karanlık hycean&#8221; adını verdikleri ve sürekli karanlık olan taraf dışında yaşam mümkün olmayabilir. Bunun nedeni, gezegenlerin kendi yıldızlarına çok yakın olması ve aydınlık olan tarafın da yaşamın mümkün olmayacağı kadar fazla sıcak olması.</p>
<p>Yani eğer burada bir yaşam kurmak isteseydik, gezegenlerin su katmanı ile kaplı olması nedeniyle &#8220;suda yaşam&#8221; şekline uyum sağlamamız gerekirdi.</p>
<p>Madhusudhan, &#8220;az miktarda da olsa mikrobiyal yaşamın buralarda mümkün olduğunu, zaten Dünya&#8217;daki yaşamın da aynı şekilde başladığını da vurguluyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-58341955</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/bilim-insanlari-gunes-sistemi-disinda-insan-yasamina-uygun-gezegenler-kesfetti/">Bilim insanları güneş sistemi dışında insan yaşamına uygun gezegenler keşfetti</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3 Boyutlu Yazıcıyla Oluşturulan Damarlar</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/3d-yazici/3-boyutlu-yaziciyla-olusturulan-damarlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2021 11:24:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[3D Yazıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8795</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="3d-yazici-damar" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>Texas A&#38;M Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nde çalışan araştırmacılar, bir damarın sağlık ve hastalık durumunu taklit eden 3 boyutlu yazılmış bir modelini tasarlamışlar. Araştırmacıların yeni çalışması, kalp damar ilaçlarının daha isabetli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/3d-yazici/3-boyutlu-yaziciyla-olusturulan-damarlar/">3 Boyutlu Yazıcıyla Oluşturulan Damarlar</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="3d-yazici-damar" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/08/3d-yazici-damar-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><blockquote><p>Texas A&amp;M Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nde çalışan araştırmacılar, bir damarın sağlık ve hastalık durumunu taklit eden 3 boyutlu yazılmış bir modelini tasarlamışlar. Araştırmacıların yeni çalışması, kalp damar ilaçlarının daha isabetli şekilde geliştirilmesini sağlayabilir.</p></blockquote>
<p>Anevrizma, periferik arter hastalığı ve damarların içerisindeki pıhtılar gibi damar hastalıkları, dünya çapındaki ölümlerin %31’ini meydana getiriyor. Bu klinik yüklere rağmen, kalp damar ilaçlarındaki gelişmeler son 20 yılda hız kaybetmiş. Kalp damar tedavilerinin gelişimindeki bu gerileme, olası tedavilerin onaylanmış yöntemlere dönüştürülmesindeki verimsizliğe atfediliyor; özellikle de vücudun içine kıyasla vücut dışında gerçekleştirilen çalışmalar arasındaki tutarsızlıklara…</p>
<p>Advanced Healthcare Materials bülteninde yayımlanan araştırma, bu boşluğu en aza indirgemek ve 3B biyo yazdırmayı damar tıbbına yönelterek söz konusu yöntemlerin dönüştürülebilirliğini iyileştirmek üzere mevcut metodolojilerin yeniden modellenmesini hedefliyor.</p>
<p>Texas A&amp;M Üniversitesi. Ç: O.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://popsci.com.tr/3-boyutlu-yaziciyla-olusturulan-damarlar/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/saglik-4-0/3d-yazici/3-boyutlu-yaziciyla-olusturulan-damarlar/">3 Boyutlu Yazıcıyla Oluşturulan Damarlar</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hakikat güvenliği: Çağımızın en büyük güvenlik sorunu</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/teknoloji/hakikat-guvenligi-cagimizin-en-buyuk-guvenlik-sorunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2021 15:35:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8659</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="800" height="600" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hakikat-guvenligi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div>
<p>Covid-19 pandemisi bir şeyi netleştirdi: Ölüm-kalım meselelerinde bile toplumun tamamının davranışını eşgüdüm içerisine sokmak çok zor. Örneğin aşıların yaygınlaşmasına verilen tepkileri düşünün. Dünyanın koronavirüsü yenebilmesi için nüfusun büyük bölümünün aşı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/hakikat-guvenligi-cagimizin-en-buyuk-guvenlik-sorunu/">Hakikat güvenliği: Çağımızın en büyük güvenlik sorunu</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="800" height="600" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="hakikat-guvenligi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenligi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div><blockquote><p>Covid-19 pandemisi bir şeyi netleştirdi: Ölüm-kalım meselelerinde bile toplumun tamamının davranışını eşgüdüm içerisine sokmak çok zor.</p></blockquote>
<p>Örneğin aşıların yaygınlaşmasına verilen tepkileri düşünün. Dünyanın koronavirüsü yenebilmesi için nüfusun büyük bölümünün aşı olması gerekiyor ve çok az sayıdaki demokratik ülkede hükümetler aşıyı zorunlu hale getirmeyi tercih ediyor.</p>
<p>Bununla birlikte, dünya çapında ciddi bir düzeyde aşı tereddüttü mevcut. Eğer bu grup yeterince büyük olsaydı, pandemiden çıkış için en umut verici yollarımızdan biride tehlikeye girecekti. Bu kişilerin aşıyı reddetmesi, aşı olanları bile etkileyebilecek hale gelirdi.</p>
<p>Bu, pandemi boyunca kendini tekrarlayan bir durum: Dönem dönem, halk sağlığı yetkilileri ve siyasetçiler, halkı sosyal mesafeden maske takmaya kadar, hem kendileri hem de topluma fayda sağlayacak şeyleri yapmaya ikna etmeye çalıştı.</p>
<p>Birçok kişi bunları yaptı, ancak bazı insanlar direnç gösterdi. Aşı ve maskelerle ilgili yanlış iddialar, bilimsel dayanağı olmayan tedavi önerileri ve Covid-19&#8217;un ortaya çıkışı hakkındaki asılsız söylentiler, halkın eşgüdüm içerisinde hareket etmesini sağlama çabalarını zora soktu.</p>
<p>Küresel çaptaki bir krize verilen bu farklı tepkiler, ileride ortaya çıkacak pandemilerden iklim değişikliğine kadar 21&#8217;inci yüzyılda karşılaşabileceğimiz diğer krizler için de endişe verici bir eğilime işaret ediyor.</p>
<p>Hakikat sonrası olarak adlandırılan bu çağda, herkesin doğru bilgiye sahip olduğundan emin olmak giderek zorlaşıyor. Başka bir ifadeyle, dünyanın kurtuluş reçetesinin ayan beyan ortada olduğu durumlarda bile, çarpık ve güvenilmez bir bilgi ekosistemi bunun hayata geçirilmesinin önünde önemli bir engel teşkil edebiliyor.</p>
<p>Birleşik Krallık&#8217;taki Alan Turing Enstitüsü tarafından geçtiğimiz aylarda yayımladığımız bir raporda, bu dönüşümün küresel güvenliğe yönelik bir tehdit olarak nitelendirilebileceğini savunuyoruz.</p>
<p>&#8220;Ulusal güvenlik&#8221; veya &#8220;siber güvenlik&#8221; terimlerine birçoğumuz aşinayız. Ancak bu raporda, &#8220;hakikat (epistemik) güvenliğine&#8221; daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini öne sürüyoruz. Çünkü bu olmadan toplumlar gelecekte karşılaşacağımız ciddi risklerle mücadele etme yeteneğini kaybedecek.</p>
<p>Ev güvenliği, malımızın güvende olduğundan, finansal güvenlik paramızı güvende tutmakla, ulusal güvenlik ülkemizi güvende tutmakla ilgiliyse, hakikat güvenliği de bilgimizi güvende tutmakla ilgilidir.</p>
<p>Episteme, Yunanca&#8217;da &#8220;bilmek&#8221; anlamına gelen felsefi bir terim. Bu nedenle epistemik güvenlik ya da hakikat güvenliği, bildiğimizi gerçekten bildiğimizden, temelsiz veya doğru olmayan iddiaları tespit edebildiğimizden ve bilgi sistemlerimizin sahte haberler gibi &#8220;epistemik tehditlere&#8221; karşı dayanıklı olduğundan emin olmayı kapsıyor.</p>
<p>Yayımladğımız raporlarda, demokratik ülkelerde hakikat güvenliğinin korunmasına yardımcı olabilecek önlemleri ve araştırma alanlarını mercek altına aldık.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-8660" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenlik.jpg" alt="hakikat-guvenlik" width="800" height="450" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenlik.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenlik-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/hakikat-guvenlik-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Ancak burada, sorunu daha da kötüleştiren ve toplumların acil krizlere yanıt vermesini giderek zorlaştıran dört ana eğilime bakacağız:</p>
<p><strong>1. Dikkat azlığı</strong><br />
Avrupa&#8217;da matbaanın henüz icat edilmediği bir zamanda, 13&#8217;üncü yüzyılda, bilim insanları aşırı bilgi yüklemesinden şikayetçiydi. Dominik Vincent, 1255&#8217;te yazdığı bir metinde &#8220;kitapların çokluğu, zamanın kısalığı ve hafızanın kayganlığından&#8221; bahsediyordu.</p>
<p>Bununla birlikte, internet, doğrulanması zor çok sayıda bilgiyi her zamankinden daha kolay erişilebilir hale getirdi. Hangi haberlerin doğru, hangilerinin yanlış olduğunu ayırt etmek zor. Zaten kısıtlı olan dikkatimizin odaklanması gereken şeylerin sayısı da artmış durumda.</p>
<p>Bilginin bolluğu ve dikkatin sınırlı olması, devlet, medya kuruluşu ve çıkar örgütleri gibi yapıların da rekabete girdiği yoğun bir &#8220;dikkat ekonomisi&#8221; yaratıyor.</p>
<p>Ne yazık ki, en etkili dikkat çekme stratejilerinden bazıları insanların duygularına ve inançlarına hitap ediyor ve aslında bu kaynaklar da hakikat konusunda çok da net olmayabiliyor.</p>
<p><strong>2. Filtre balonu ve sınırlı rasyonellik</strong><br />
Dikkat ekonomisinin en fazla endişe yaratan sonuçlarından biri, insanların önyargılarını güçlendiren şeylere maruz kaldığı ve karşı görüşlerin filtrelendiği filtre balonlarının oluşması.</p>
<p>Aşırı bilgi yüklemesi ile karşı karşıya kaldıklarında, insanlar doğal olarak yabancılar yerine kendileriyle benzer düşünen bireylere daha fazla ilgi gösterir.</p>
<p>Bugün, sosyal medya platformları üzerinde aynı inanç ve değerler etrafında birleşen topluluklar oluşturmak ve bunlara katılmak hiç olmadığı kadar kolay.</p>
<p>Filtre balonlarının hakikat üzerindeki etkisine ise &#8220;sınırlı rasyonellik&#8221; adı veriliyor. Bilgiye erişim, iyi bir muhakeme yapma ve karar vermenin temelini oluşturduğu düşünüldüğünde, bir kişinin filtre balonlarına yerleşerek diğer bilgilere erişimini sınırlamak da kişinin iyi bir şekilde akıl yürütmesini de sınırlar.</p>
<p><strong>3. Hasımlar ve beceriksizler</strong><br />
Bilgiyi dağıtmak ve bilgiye erişmek hiç olmadığı kadar kolay. Bunun dezavantajı ise, aynı teknolojilerin, insanların kasten ya da yanlışlıkla hatalı veya yanıltıcı bilgiyi yaymasını kolaylaştırması.</p>
<p>Bilginin ulaştığı kişileri kötü niyetli bir şekilde yanlışa yönlendirmek veya aldatmak amacıyla kasıtlı olarak bilgiyi manipüle eden aktörlere (bireyler, kuruluşlar veya devletler), &#8220;hasımlar&#8221; denir.</p>
<p>Hasımlar, insanları yanıltıcı veya yanlış bilgilere dayalı olarak harekete geçmeye teşvik etmek için &#8220;karşı saldırılar&#8221; düzenler. Örneğin, bir siyasi kampanya, seçim sonuçlarını kendi lehine manipüle etmek için diğer siyasi adayların itibarını sarsacak görüntüler üretmek için &#8220;deep fake&#8221; teknolojisiyle üretilmiş videolara başvurabilir.</p>
<p>Öte yandan, yanlış veya temelsiz bilgiler, artniyet olmaksızın ya da tesadüfen yayan aktörlere de &#8220;beceriksizler&#8221; denir. Örneğin, yan etkilere karşı temkinli olan bir bilim insanı, verdiği bir mülakatta her ne kadar iyi niyetli de olsa biraz endişe verici bir yorum yapabilir ve bu yorum daha sonra alınıp sosyal medyada yayılarak yaygın bir aşı karşıtı kampanyaya dönüşebilir.</p>
<p><strong>4. Güven erozyonu</strong><br />
İnsanlar, başkalarına ne zaman güveneceklerine karar vermek için doğal teknikler geliştirir. Örneğin, bir kişiye ne kadar çok insan inanıyorsa, o kişiye güvenmek de o kadar olası olur. Ayrıca kendi topluluğumuzda yer alanlara da daha fazla inanma eğilimi gösteririz.</p>
<p>Bazen de bir kişinin dürüst olup olmadığını anlamak için beden dili, ses tonu ve konuşma kalıplarına bakarız. Bu stratejiler yanlış sonuçlar da doğurabilir, ancak genel olarak güvenilir yöntemler olarak görülür.</p>
<p>Bununla birlikte, modern bilgi teknolojileri bu yöntemleri boşa çıkarabilir. Örneğin, filtre balonlarını oluşması, aslında azınlıkta olan fikirlerin çok daha görünür hale gelmesine ve aslında olduğundan daha yaygınmış gibi bir kanının oluşmasına neden olabilir.</p>
<p>Azınlıkta kalan bazı bakış açılarının daha görünür hale gelmesi gerekirken, zararlı ve aşırılık yanlısı görüşlerin ise olduğundan daha fazla ana akımlaşmış gibi görünmesi bir dizi sorunu da beraberinde getirir.</p>
<p>Bazı teknolojiler de, bilinçaltımızda ses tonu ve beden dilinde dürüstlük veya samimiyetsizlik izlerini aramaya yönelik eğilimimizi de ele geçirebilir. Sanal ortamlda oluşturulmuş konuşmalar veya &#8220;deep fake&#8221; videolar, biri yalan söylediğinde bize haber veren ipuçlarını da ortadan kaldırabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bütün bunlar ne anlama geliyor?</strong><br />
Ulaşmak isteyenler için zengin ve dengeli bir medya ortamı, hiç olmadığı kadar elimizin altında. Bununla birlikte, doğru bilgiyi aldığından emin olmak birçok kişi için kolayca karşılayamayacağı bir zaman ve kaynak ayrıcalığı gerektiriyor.</p>
<p>Bu nedenle, geç kalınmadan ve toplumun genelinin katılımıyla mücadele edilmesi gereken Covid-19 gibi karmaşık sorunlara karşı, makul sağlık tavsiyeleri vermek ve aşıların güvenli olduğunu söylemek tek başına yeterli değil. İnsanlar yapılan tavsiyeler kadar, bunu yapan kişileri de inandırıcı bulmak istiyor.</p>
<p>Yayımladığımız raporda, bu konuda harekete geçilmezse karşımıza çıkması olası bazı sonuçları da inceledik.</p>
<p>Oluşturduğumuz en kötü durum senaryolarından biri &#8220;hakikat gevezeliği.&#8221; Bu senaryoda, gelecekte toplumların genelinde gerçek ile kurgu arasındaki farkı söyleme yeteneği tamamen ortadan kayboluyor. Her ne kadar bilgiye erişim çok kolay olsa da, insanlar artık gördükleri, okudukları veya duydukları şeylerin güvenilir olup olmadığını söyleyemez hale geliyor.</p>
<p>Dolayısıyla, bu senaryoda bir sonraki pandemi ortaya çıktığında da, toplum genelinde eşgüdüm halinde hareket etmek imkansız bir hale geliyor.</p>
<p>Bu tüyler ürpertici bir olasılık. Ancak Covid-19, bu senaryoya aslında bir zamanlar düşündüğümüzden çok daha yakın olduğumuzu gösterdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://www.bbc.com/turkce/haberler-57979511</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/hakikat-guvenligi-cagimizin-en-buyuk-guvenlik-sorunu/">Hakikat güvenliği: Çağımızın en büyük güvenlik sorunu</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Felçli Bir İnsanın Düşünceleri Yazıya Dönüştürüldü</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/teknoloji/felcli-bir-insanin-dusunceleri-yaziya-donusturuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2021 11:11:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8588</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="felcli-kadin" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>San Francisco – California Üniversitesi’nde (SFCÜ) çalışan araştırmacılar, ağır derecede felçli bir insanın cümleler ile iletişim kurmasını sağlayan bir “konuşma nöroprotezi” geliştirmişler. Sistem, adamın beyninden çıkıp ses tellerine giden sinyalleri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/felcli-bir-insanin-dusunceleri-yaziya-donusturuldu/">Felçli Bir İnsanın Düşünceleri Yazıya Dönüştürüldü</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="felcli-kadin" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/felcli-kadin-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><p>San Francisco – California Üniversitesi’nde (SFCÜ) çalışan araştırmacılar, ağır derecede felçli bir insanın cümleler ile iletişim kurmasını sağlayan bir “konuşma nöroprotezi” geliştirmişler. Sistem, adamın beyninden çıkıp ses tellerine giden sinyalleri doğrudan ekrandaki kelimelere dönüştürüyor.</p>
<p>Yürütülen klinik bir araştırma deneyinin ilk katılımcısıyla ortaklaşa şekilde geliştirilen bu başarı, SFCÜ’de çalışan beyin cerrahı Dr. Edward Chang’in kendi başlarına konuşamayan felçli insanların iletişim kurmasını sağlayacak bir teknoloji geliştirmek üzere on yıldan uzun zamandır yürüttüğü çalışmalara dayanıyor. Araştırma dün New England Journal of Medicine bülteninde yayımlandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://popsci.com.tr/felcli-bir-insanin-dusunceleri-yaziya-donusturuldu/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/felcli-bir-insanin-dusunceleri-yaziya-donusturuldu/">Felçli Bir İnsanın Düşünceleri Yazıya Dönüştürüldü</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japonya’dan Veri Aktarım Hızında Dünya Rekoru: 319 Tb/s</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/teknoloji/japonyadan-veri-aktarim-hizinda-dunya-rekoru-319-tb-s/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2021 11:09:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8585</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="veri-hizi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>Japon mühendislerin geliştirdiği yeni teknoloji, önceki veri aktarım hızı rekorunu geride bırakıyor. Araştırmacılar 3.000 kilometreden uzun optik bir kabloda, saniyede 319 terabitlik (39,875 terabayt) veri aktarım hızına ulaşmış. Yeni hız, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/japonyadan-veri-aktarim-hizinda-dunya-rekoru-319-tb-s/">Japonya’dan Veri Aktarım Hızında Dünya Rekoru: 319 Tb/s</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="veri-hizi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/veri-hizi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><blockquote><p>Japon mühendislerin geliştirdiği yeni teknoloji, önceki veri aktarım hızı rekorunu geride bırakıyor.</p>
<p>Araştırmacılar 3.000 kilometreden uzun optik bir kabloda, saniyede 319 terabitlik (39,875 terabayt) veri aktarım hızına ulaşmış.</p></blockquote>
<p>Yeni hız, halihazırda dudak uçuklatıcı boyutta olan (178 Tb/s) önceki rekora büyük bir fark atmakla kalmıyor, aynı zamanda mevcut altyapılarla uyumlu da çalışıyor; yani hızlar, nispeten kolay şekilde yükseltilebiliyor.</p>
<p>Yeni rekor, Japonya Ulusal Bilgi ve İletişim Teknolojileri Enstitüsü’nde (NICT) çalışan fizikçi Benjamin Puttnam’ın öncülüğündeki bilim insanı ve mühendisler tarafından kırılmış. NICT’in de katkıda bulunduğu önceki rekorda, veriyi şu an mevcut standart olan bir optik lif tüpü yerine üç tüple yönlendiren bir teknoloji kullanılmış. Bu sayede, uzun masefelerde meydana gelen sinyal bozulması azaltılıyor. 319 terabitlik yeni hızda da benzer bir teknoloji; fakat dört çekirdek kullanılmış.</p>
<p>Takımın çalışması, Haziran ayında gerçekleştirilen Uluslararası Optik Lif İletişimi Konferansı‘nda sunuldu.</p>
<p>Michelle Starr/ScienceAlert. Ç: O.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: https://popsci.com.tr/japonyadan-veri-aktarim-hizinda-dunya-rekoru-319-tb-s/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/japonyadan-veri-aktarim-hizinda-dunya-rekoru-319-tb-s/">Japonya’dan Veri Aktarım Hızında Dünya Rekoru: 319 Tb/s</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Nanoteknoloji ile İnsan Vücudunda ‘Sağlıklı’ Elektrik Akımı Üretilebilir</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/teknoloji/yeni-nanoteknoloji-ile-insan-vucudunda-saglikli-elektrik-akimi-uretilebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2021 12:40:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8569</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="nanoteknoloji-elektrik" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>Tel Aviv Üniversitesi’nde çalışan araştırmacıların öncülüğündeki uluslararası bir araştırma takımının geliştirdiği yeni nanoteknoloji, çeşitli organların faaliyetiyle (mekanik güç) insan vücudu içerisinde elektrik akımları ve elektrik gerilimi üretilmesini mümkün kılacak. Araştırmacılar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/yeni-nanoteknoloji-ile-insan-vucudunda-saglikli-elektrik-akimi-uretilebilir/">Yeni Nanoteknoloji ile İnsan Vücudunda ‘Sağlıklı’ Elektrik Akımı Üretilebilir</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="nanoteknoloji-elektrik" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/nanoteknoloji-elektrik-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><blockquote><p>Tel Aviv Üniversitesi’nde çalışan araştırmacıların öncülüğündeki uluslararası bir araştırma takımının geliştirdiği yeni nanoteknoloji, çeşitli organların faaliyetiyle (mekanik güç) insan vücudu içerisinde elektrik akımları ve elektrik gerilimi üretilmesini mümkün kılacak.</p></blockquote>
<p>Araştırmacılar söz konusu teknolojinin kolajene benzeyen, zehirli olmayan ve vücut dokularına zarar vermeyen yeni ve çok güçlü biyolojik bir malzemeyi içerdiğini açıklıyor. Yeni nanoteknolojinin tıpta pek çok muhtemel uygulama alanı bulunduğunu düşünen bilim insanları, bu uygulamalardan birinin de vücuda yerleştirilen kalp pili gibi cihazların vücudun doğal hareketleriyle toplanan enerji yardımıyla çalışması olduğunu aktarıyor. Çalışma Nature Communications bülteninde yayımlandı.</p>
<p>Çalışmaya önderlik eden ve Wise Yaşam Bilimleri Fakültesi’nde Biyotıp ile Kanser Araştırmaları Merkezi’nde çalışan Prof. Ehud Gazit şöyle açıklıyor: “Kolajen, insan vücudunda en yaygın bulunan protein. Vücudumuzdaki bütün proteinlerin yaklaşık %30’unu oluşturuyor. Sarmal bir yapıya sahip biyolojik bir madde. Mekanik kuvvet ve esneklik gibi, pek çok uygulamada kullanışlı olan bir dizi önemli fiziksel nitelik de taşıyor. Fakat kolajen molekülü büyük ve karmaşık yapıda olduğundan, araştırmacılar uzun bir süredir kolajene dayanan ve benzer özellikler sergileyen asgarici, kısa ve basit bir molekül arıyordu. Grubumuz, yaklaşık bir buçuk yıl önce Nature Materials bülteninde bir çalışma yayımladı. O çalışmada nanoteknolojik araçlar kullanarak, söz konusu gereksinimleri karşılayan yeni bir biyolojik malzeme ortaya çıkardık. Hip-Fe-Fe adını taşıyan ve sadece üç amino asitten oluşan çok kısa bir molekül olan bu malzeme, bir tripeptit. Basit bir süreçle kendi kendine birleşerek, kolajen benzeri esnek ve sarmal bir yapı oluşturuyor. Üstelik, titanyum metalinin kuvvetine benzer bir kuvvet sergiliyor. Mevcut çalışmada ise geliştirdiğimiz bu yeni maddenin, kolajenin diğer bir özelliği olan piezoelektrikselliği taşıyıp taşımadığını incelemeye çalıştık. Bir malzemenin mekanik kuvvet uygulanmasıyla elektrik akımları ya da voltaj üretme kabiliyetine piezoelektriksellik deniyor. Bu malzemeler, elektriksel bir alana maruz kaldıklarında da mekanik bir kuvvet oluşturabiliyorlar.”</p>
<p>Tel Aviv Üniversitesi. Ç: O.</p>
<p>Alıntı: https://popsci.com.tr/yeni-nanoteknoloji-ile-insan-vucudunda-saglikli-elektrik-akimi-uretilebilir/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/yeni-nanoteknoloji-ile-insan-vucudunda-saglikli-elektrik-akimi-uretilebilir/">Yeni Nanoteknoloji ile İnsan Vücudunda ‘Sağlıklı’ Elektrik Akımı Üretilebilir</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nikola Tesla’nın 1898 Yılında Aldığı Dron Patenti</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/teknoloji/nikola-teslanin-1898-yilinda-aldigi-dron-patenti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 May 2021 11:18:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8195</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tesla-dron" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>
<p>İnternetin sevgili mucidi ve bilim insanı Nikola Tesla’nın aklında bir hayli öngörü varmış. Bunların en bilinmeyenlerinden biri de katil robotlar ile ilgili. Üstelik Tesla’ya göre bu robotlar katil olmakla kalmıyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/nikola-teslanin-1898-yilinda-aldigi-dron-patenti/">Nikola Tesla’nın 1898 Yılında Aldığı Dron Patenti</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tesla-dron" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-dron-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div><blockquote><p>İnternetin sevgili mucidi ve bilim insanı Nikola Tesla’nın aklında bir hayli öngörü varmış. Bunların en bilinmeyenlerinden biri de katil robotlar ile ilgili. Üstelik Tesla’ya göre bu robotlar katil olmakla kalmıyor. O kadar ölümcüller ki, bu robotların kullanılma tehlikesi bile barış getirmeye yeter.</p></blockquote>
<p>Teknoloji uzmanı Matthew Schroyer’in bulduğu ve “Hareket eden gemi veya taşıtların kontrol mekanizmasına yönelik yöntem ile aparat” başlığını taşıyan bir patent, kayıtlara göre Tesla’ya 8 Kasım 1898 tarihinde verilmiş. Böyle bir cihazın çalışması için kablosuz olması gerekiyor. Tesla ise cihazın enerjisini elektrik dalgalarından kazanacağını düşünmüş.</p>
<p>Patentte bahsedilmeyen ve 19’ncu yüzyılın sonlarında keşfedilen radyo dalgaları, gelecekte bütün bir insansız makine dünyasını şekillendirecekti. Tesla, robotların yönlendirilmesi için gereken şeyi doğru tahmin etmiş fakat bu robotların yıkıcılık potansiyeli konusunda yanılmıştı.</p>
<p>Savaş için yapılan ilk dron (veya en azından en yakın seleflerinden biri), Kettering Böceği olarak biliniyor. Uzaktan kumanda kullanılmayan cihaz, bunun yerine belli bir mesafeyi uçması için önceden programlanmış (cihaz, aynı zamanda çağdaş seyir füzelerinin de atası). 1. Dünya Savaşı için yapılan ve sivrisineği andıran bu ‘böcek’, çok geç tamamlandığı için faaliyete geçememiş. Böyle olması iyi olmuş çünkü yapılan testlerde, en iyimser görüşle güvenilmez çalışmış.</p>
<p>Silahlı ve uzaktan kontrol edilen makinelerin ortaya çıkması için bir asır daha geçmesi gerekmiş. Dronların savaşı nasıl değiştireceği bakımından çok şey yazılıp çizilse de, esasında süper güçleri birbirleriyle savaşmaktan korkutan çok daha eski, çok daha yıkıcı bir teknoloji var: O da Tesla’nın değil, Oppenheimer’ın gaddar çocuğu atom bombası.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://popsci.com.tr/nikola-teslanin-1898-yilinda-aldigi-dron-patenti/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/teknoloji/nikola-teslanin-1898-yilinda-aldigi-dron-patenti/">Nikola Tesla’nın 1898 Yılında Aldığı Dron Patenti</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nikola Tesla’nın 100 Yıl Önce Yaptığı İcat: Tesla Vanası</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/guncel/nikola-teslanin-100-yil-once-yaptigi-icat-tesla-vanasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 12:36:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=8154</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tesla-vanasi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>
<p>Çağının ötesinde icatlar, elektrik bilgisi ve ilginç kişiliği ile tanınan mucit Nikola Tesla’nın 100 yıl önce ortaya koyduğu bir icat, günümüzde araştırmalara konu olmaya başladı. İşte Tesla Vanası! Nikola Tesla’nın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/nikola-teslanin-100-yil-once-yaptigi-icat-tesla-vanasi/">Nikola Tesla’nın 100 Yıl Önce Yaptığı İcat: Tesla Vanası</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="675" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tesla-vanasi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/05/tesla-vanasi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div><blockquote><p>Çağının ötesinde icatlar, elektrik bilgisi ve ilginç kişiliği ile tanınan mucit Nikola Tesla’nın 100 yıl önce ortaya koyduğu bir icat, günümüzde araştırmalara konu olmaya başladı. İşte Tesla Vanası!</p></blockquote>
<p>Nikola Tesla’nın karanlıkta kalmış, çok fazla dikkat çekmemiş icatlarından biri, şimdi çağda ortaya çıkan icatlarından biri daha karşımızda… New York Üniversitesi’nden Profesör Leif Ristroph tarafından, Nature Communications’ta yayınlanan yeni bir makale, Tesla’nın işte bu icadını ele alıyor ve 21. Yüzyıl’da çok geniş bir kullanım alanı bulabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Ancak bu sefer konu elektrik veya elektromanyetik dalgalar değil. Tesla’nın icat ettiği makrosıvı vanasından söz ediyoruz. Tesla vanası olarak adlandırılan bu icat, ana kanalın bir dizi saptırıcı halka içerdiği garip şekilli bir vana. Sıvı tek bir yönde rahatça akarken, akış tersine çevrildiğinde, aniden duruyor.</p>
<p>Bir başka deyişle, Tesla vanası tek yönlü bir çekvalf olarak düşünülebilir. Tesla’nın tasarımının avantajı hareket eden parçalara sahip olmaması. Bu da zaman içinde eskimeyeceği veya bozulmayacağı anlamına geliyor. Yay ve benzeri mekanizmalar içeren günümüzün çekvalfleri eninde sonunda bozuluyor ya da kullanım ömrü doluyor. Ayrıca bu tasarım yüksek titreşimin söz konusu olduğu zorlu ortamlarda da daha rahat ve dayanıklı bir kullanım sunuyor.</p>
<p>Tesla vanasının nasıl çalıştığını, aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Tesla Valve | The complete physics" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/suIAo0EYwOE?wmode=transparent&amp;rel=0&amp;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://popsci.com.tr/nikola-teslanin-100-yil-once-yaptigi-icat-tesla-vanasi/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/nikola-teslanin-100-yil-once-yaptigi-icat-tesla-vanasi/">Nikola Tesla’nın 100 Yıl Önce Yaptığı İcat: Tesla Vanası</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
