Devrimden Önceki Gün

 Kendi düşüncelerinizle düşünün!

Laia Asieo Odo

Ursula K. Le Guin’in “Mülksüzler” adlı romanı, kuşkusuz XX. yüzyılın en önemli kitaplarından birisi. Sıra dışı bir kurgusu olan bu roman, yazarın geliştirdiği gelecekçi (fütürist) kuramlarla da okuyucusunu silkeleyip derin ve detaylı düşünmeye sevk ediyor. Zira  “Mülksüzler’in” özünü, insanın düşünme yetisi oluşturuyor. O yüzden yazar, başta Taoizm olmak üzere birçok kuramcının (Shelly, Kropotkin, Goldman ve Goodman) fikirlerini harmanlayıp bu kuramı yani Anarres’i geliştiriyor. Böylece yazarından okuyucusuna, kitabın protagonisti Shevek’ten diğer karakterlerine kadar herkes birer kuramcıya dönüşerek, düşünme yetisini epeyce geniş bir şekilde kullanmak zorunda kalıyor. Sonunda şiddet içermeyen, dayanışmacı, eşitlikçi-feminist ve mülksüz bir anarşizm (toplum) doğuyor.

Ursula K. Le Guin, okuyucusunu “Mülksüzler” adlı zorlu romanına hazırlamak için, onun öncesinde birbirine bağlı iki uzun öykü kaleme alıyor. Bu öykülerin ilki  “Omelas’ı Bırakıp Gidenler” ve ikincisiyse “Mülksüzler’in” feminist anarşisti ve kuramcısı “Odo’nun” son gününün anlatıldığı ve bu yazıda inceleyeceğimiz “Devrimden Önceki Gün” isimli öyküsü.

Devrimden Önceki Gün - Mülksüzler
Devrimden Önceki Gün – Mülksüzler

Hatırlayacaksınız Dostoyevski, “Karamazov Kardeşler’de,” yanıtını da içinde barındırdığı yaman bir soru sorar. “Bir kentin mutluluğu, her gün bir (aynı) kızın işkence görmesine bağlı olsaydı, o kentin halkı ne yapardı?”  İşte Dostoyevski ve William James’ in aslında “Günah Keçisi” temalı bu sorusuna Ursula K. Le Guin, “Omelas’ı Bırakıp Gidenler” adlı öyküsüyle yanıt verir.(1). Kızı kurtaramayan ama onun acı çekmesi sayesinde mutlu olmayı reddederek çareyi hiç olmazsa kasabadan uzaklaşmakta bulanları anlatır bu öykü. Yazar bir söyleşinde “Omelas’ı terk edenler, galiba nereye gittiklerini biliyorlar,” der. Le Guin ardından “Devrimden Önceki Gün” adlı kitabına yazdığı önsözde, “Bu öykü, Omelas’ı ardında bırakıp gidenlerden biri hakkındadır,” diyerek, devrimin teorisyeni Odo’nun nereden geldiğinin açıklamasını da yapar.

Ursula K. Le Guin okurları öykü roman ve şiirlerinde kullandığı isimleri bazen birleştirerek (Urras- USSR – SSCB ve USA harmanlanması) bazen tersinden alarak (Omelas) bazen de türeterek (anarşizmden Anarres’i) oluşturduğunu bilirler. Yazar Omelas ismini mesela trafikte gördüğü bir tabelayı tersten okuyarak bulur (Salem O-regon).(2). Le Guin’in Omelas adını, o şehirde yaşayanların mutluluğu adına acı çeken küçük kız temasıyla örtüştürmesi de çok zekicedir ayrıca. Çünkü  bu isim XVII.yüzyılda  Salem’de yaşanan cadı (küçük kızların) avlarına hiç de yanlış olmayan güzel bir atıftır kanımca.

“Omelas’ı Bırakıp Gidenler” adlı öyküsünün kurgusu için yazara “Kalıp kızı kurtarmak amacıyla mücadele edebilirlerdi, ona yardım edebilirlerdi,” diye bazı eleştirmelerin itirazı olmuş görünüyor. Bu sorunun daha doğrusu itirazın yanıtını da yazar, “Devrimden Önceki Gün” kitabında veriyor ve diyor ki; “Bu terörizm olurdu.

Ursula K. Le Guin fütürist bir diğer kurmacası “Karanlığın Sol Eli’nde” muhteşem bir önsöz yazmıştır. İncelediğimiz bu kitabının önsözü de en az onun kadar güzeldir. Konuşurmuşçasına okuyucusuna seslenir ve der ki; “İlk ifadesini Taocu düşüncede bulan ve Shelly, Kropotkin, Goldman ve Goodman tarafından yorumlanan anarşizmin, başlıca hedefi otoriter Devlet’tir ( ister kapitalist, ister sosyalist olsun); başlıca ahlaki ve pratik ilkesi işbirliğidir. Bu teoriyi daha önce yapılmadığı üzere, bir roman kurgusu içine yerleştirmek, kendi adıma, aylar boyunca bütün zamanımı ayırmamı gerektiren uzun soluklu ve zor bir işti. Bitirdiğimde kendimi kaybolmuş, sürülmüş, yerinden edilmiş hissediyordum. Olasılık Körfezi’nin ötesinden, gölgelerin içinden çıkıp gelerek bir öykü-yaratmış olduğu dünya hakkında değil, kendisi hakkında bir öykü- yazmamı istediği için Odo’ya minnettarım.”

Laia Asieo Odo, Odo’nun uzun adı. Dikkatle incelediğimizde ismin baş harflerini birleştirerek Taoizm’in kurucusu Lao Tzu’ ye ulaşabiliyoruz. Ayrıca yazarın “Devrimden Önceki Gün” isimli öyküsünde Odo’nun tam adını açıklarken, yakıcı ama ustaca bir ironiyi kurgusuna yerleştirdiğini de söylemeliyim. Biliyorsunuz sahiplik, dolayısıyla mülkiyet olmadığı için Anarres’te soyadı yok! Odo aslında;  Laia’nın kocasının soyadı. Yani feminist devrime adını veren son (sahip-koca) soyadı! Yazar eşitlikçi olmayan bu çapraşık durumu özellikle kurgulayarak gözlerimizin önüne sermeyi ihmal etmiyor doğrusu. Yine Laia’nın eşinin adı da Taviri Asieo Odo! Le Guin okuyucusu, kolayca buradan Tao’ya ulaşabiliyor.

Aslında Odo karakteri, yazar tarafından İtalyan kuramcı Antonio Gramsci’nin kadın olarak kurgulanmış halidir.(3). Le Guin ayrıca Odo’yu,  “Devrimden Önceki Gün’de” aynı Antonio Gramsci gibi hafif kambur tasvir eder (bir kaza sonucu doğru tedavi edilmeyince Gramsci kambur kalır). Yine Gramsci’nin kuramlaştırdığı “Devletsiz toplum,” incelediğimiz öyküden “Mülksüzler’e” giden yolda, Odo’nun Anolojisi olarak kurguya ilmek ilmek işlenmiştir.(4). “Hapishane Mektupları” da!

Yazar Omelas’ı terk eden Odo’nun,  Anarres’i kurgularken psikolog R. T. Regan’ın tanımladığı Mütekabiliyet Teorisinden (Karşılıklılık ilkesi) yola çıktığını da sıklıkla vurgular. Çünkü Omelas’ı terk edenler de doğrusu, Karşılıklılık İlkesi yüzünden terk etmişlerdir bu şehri.(5).

“Devrimden Önceki Gün,” adlı uzun öykü, kuramını çok önceden hapishanedeyken yazmış, Urras’ta ki A-lo ulusunda bulunan, anarşist ilkelerin takip edildiği bir Odonian evde geçer.(6). Ev; devrimi tamamen benimsemiş gençlerle doludur. Hepsi Odo’nun “Kendi karnından çıkmamış kızları ve oğullarıdır.” Laia genç devrimcilerle sohbetinde, Anarşizmle Obskürantizmi karıştırmamaları konusunda onları sürekli uyarır ve iki kavram arasındaki farkları anlatarak bu tuzağa düşmemeleri gerektiğini hatırlatır.

Bununla birlikte Odo’nun, inme sonucu sağ tarafı felçlidir. Sağ el ve ayağını doğru dürüst kullanamaz. Salyasını tutamaz. Hastalığı nedeniyle devrime tamamen ters düşecek şekilde ayrıcalıklı bir odada tek başına kalmaktadır.  Bu durum Odo’yu epeyce rahatsız eder ve aklından şunları geçirir; “Adam kayırma, seçkincilik, lidere tapınma, her taşın altından çıkabiliyor, bir anda ortamı sarabiliyor böyle şeyler. Tüm bunların kökünün kazınacağı günü görebileceğimi de düşünmemiştim hiç, mümkün değildi bir nesillik sürede bunu başarmak. Büyük değişimlere yalnızca Zaman vesile olabilir.”

Bildiğiniz gibi Odo, Anarres’e hiç gitmemiştir. Onun yazdığı “Anoloji ve Hapishane Mektupları” ile “Devrimci Dönüşüm döneminde sendikal örgütlenme” kitapları, Odocuların rehberi haline gelmiş, devrimin Anarres’e taşınmasını ve devamını sağlamıştır. İnmeli bu yaşlı anarşist, devrimin gerçekleştiğinden artık pek emindir. Gönül rahatlığı ile “Otların Uğultusu Altın(d)a” ve Taviri’nin(Tao) yanına gidebileceğini bilmektedir.

Kitaptaki illüstrasyonlardan bahsetmeden geçmek haksızlık olur. Arnal Ballester’in çizdikleri, “Devrimden Önceki Gün’ü” değil de devrime kadar olan süreci çok güzel anlatıyor doğrusu.

Amerikalı deneme yazarı ve romancı Nicola Griffith’in, yazar için söylediklerine katılmamak mümkün değil. “Le Guin’in yaptığı şeyi yapabilecek başka birini tanımıyorum. Onun yazdıkları muhteşem derece de yalın ve gün ışığı kadar berrak. Buddha’nın gülüşü gibi: neşeli bir ciddiyete sahip, bir şakadan ibaret olan hayattan zevk alıyor. Le Guin aşk hakkında yazıyor, saflık ve yalınlıkla aşkı ve aşkın zapt edilmeyi reddedişini kaleme alıyor ve bunu çok güzel bir şekilde yapıyor.”

Tabii Newsweek’in söylediklerine de! “Le Guin kalemini nadiren rastlanan ahlaki ve psikolojik bir entelektüellikle kullanıyor. Masallar yazıyor. Olağanüstü bir griftliğe ve muazzam bir yaratıcılığa sahip masallar.”

Gönül MALAT   23. 06. 2020

Kaynaklar

  1. İ. Yaprak, Egoist Okur, Omelas’ı Bırakıp Gidenler
  2. M. Gürle, Yeşil Gazete, Omelas’ı Bırakıp Gidenler”
  3. G. Malat, Mevzuedebiyat, Mülksüzler kitap incelemesi
  4. K. Eroğuz, Toplum ve Ütopya, Gramsci ve Devlet
  5. A. Baltaş, acarbaltas.com, Karşılıklılık İlkesi
  6. H. Tunç, Kayıp Rıhtım, Le Guin’in Devrimden Önceki Gün’ü çıktı
  7. Wikipedia

 

(Lacivert öykü ve şiir dergisi ‘inde yayınlanmıştır)

 

E-bültenimize kaydolabilirsiniz
E-bültenimize kaydolabilirsiniz
En yeni bildirimlerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kaydolun
İstediğiniz bir zamanda üyeliğinizi iptal edebilirsiniz
Yazarın Diğer Yazıları