<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hekimce Bakış 85. Sayı arşivleri - Hekimce Bakış</title>
	<atom:link href="https://hekimcebakis.org/tag/hekimce-bakis-85-sayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hekimcebakis.org/tag/hekimce-bakis-85-sayi/</link>
	<description>Bursa Tabip Odası yayınıdır</description>
	<lastBuildDate>Sat, 16 Feb 2019 20:16:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Şifali Lezzetler (Sonradan Gourmet*)</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/sifali-lezzetler-sonradan-gourmet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Bülent Kavuşturan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2014 09:02:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[sonradan gourmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2042</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="660" height="637" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/kerevizli-tavuk-etli-corba.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="kerevizli-tavuk-etli-corba" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/kerevizli-tavuk-etli-corba.jpg 660w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/kerevizli-tavuk-etli-corba-300x290.jpg 300w" sizes="(max-width: 660px) 100vw, 660px" /></div>
<p>Yaşadığımız mevsim gereği hepimiz hastayız bakıma; anne şefkatine ihtiyacımız var. Soğuk algınlığı ve grip dönemlerinde tüm dünyanın üzerinde anlaştığı ortak lezzet kuşkusuz Tavuk suyuna çorba’dır. Bol sıvı ihtiyacını karşılaması yanında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sifali-lezzetler-sonradan-gourmet/">Şifali Lezzetler (Sonradan Gourmet*)</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="660" height="637" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/kerevizli-tavuk-etli-corba.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="kerevizli-tavuk-etli-corba" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/kerevizli-tavuk-etli-corba.jpg 660w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/kerevizli-tavuk-etli-corba-300x290.jpg 300w" sizes="(max-width: 660px) 100vw, 660px" /></div><p>Yaşadığımız mevsim gereği hepimiz hastayız bakıma; anne şefkatine ihtiyacımız var. Soğuk algınlığı ve grip dönemlerinde tüm dünyanın üzerinde anlaştığı ortak lezzet kuşkusuz Tavuk suyuna çorba’dır.<br />
Bol sıvı ihtiyacını karşılaması yanında buharının da buğu görevi gördüğü söylenir. Tavuğunuz<br />
da doğal yetiştirilmişinden ise, baharatlarını da ekleyince şifa dolu bir iksir haline gelecektir.<br />
Yöreye ve tercihe göre şehriyeli, terbiyeli, bol baharatlı, sebzeli pek çok türü mevcuttur.<br />
Sizlerle paylaşmak istediğim ; Sofra grubu yönetici baş aşçısı Ali Serçe’ nin bir spesiyali olan :</p>
<h4>Portakalla lezzetlendirilmiş Kerevizli, Tavuk etli şifa çorbası</h4>
<p>(4 kişilik)</p>
<p><strong>Malzemeler</strong>:<br />
○ 1 adet 300 gr tavuk budu<br />
○ 1 adet Portakal<br />
○ 1 adet kereviz<br />
○ 1 diş sarımsak<br />
○ 1 adet kuru soğan<br />
○ 1 fiske tuz<br />
○ 20 gr zencefil<br />
○ 1 adet acı kırmızı biber<br />
○ 1 dal taze baharat.<br />
○ ½ limon suyu</p>
<p><strong>Hazırlanışı</strong>:<br />
Tavuk budunu tütsüleyin.<br />
Ardından tavuk buduna, kuru soğan, zencefil, sarım- sak, ekleyerek kaynatın.<br />
Pişen tavuk budunu ayrı bir yere alıp etlerini didikleyin.<br />
Aynı kaynayan suya kerevizleri, taze baharatları,acı kırmızı biberi ekle<br />
Kerevizleriniz pişince didiklediğiniz tavuk etlerini kaselere paylaştırın.<br />
Üzerine pişen kerevizli tavuk suyunu katın. Limon suyu ekledikten sonra. Tabakların üzerine portakalları kabuğu ile rendeleyip sıcak sıcak servis yapın.</p>
<p>Habersiz misafirlere kolayca hazırlanabilir. Hastanelerde şifalı olduğu için yapılır, Yolculuk duraklarında, sulu yemekler içinde baş köşededir, uzun süre tok tutar. Bol sulu olduğu için hem çorba hem ana yemek görevini görür yanında pilav da varsa. İnsan daha ne isteyebilir ki ?</p>
<hr />
<h4>Dana Haşlama</h4>
<p><strong>Malzemeler</strong>:<br />
○ 800 gr Et<br />
○ 7 tane patates<br />
○ 2 tane havuç<br />
○ 1 soğan<br />
○ Tuz<br />
○ Karabiber ,Kekik ya da tercihe göre pul biber, nane<br />
○ 1 limon</p>
<p><strong>Hazırlanışı</strong>:<br />
Etleri düdüklü tencereye alırız. Etlerin üstünü örtene kadar su ilave ederiz. Düdüklü tencerede yaklaşık 20 dk. pişiririz. Etler yumuşayınca üzerine patates, havuç ve soğan ilave ederiz. Tuz ve baharatlarımızı (tercihe göre karabiber+kekik ya da Pul biber + nane) ekledikten sonra sebzeler yumuşayıncaya kadar 10 dk. daha pişiririz.<br />
Üzerine limon sıkıp servis edilir.</p>
<hr />
<p>Ama konuklarımı etkilemek istiyorum, yeterli zamanım da var diyorsanız Ali Serçe’den çok özel diğer bir tarif;</p>
<h4>Zenceftlle marine edilmiş,  kuru bakliyat ve kuru meyveler ile sunulmuş İncik Kebabı (<strong>Kuru domates</strong> <strong>eşliğinde)</strong></h4>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-2044 alignnone" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/incik-kebabi.jpg" alt="incik-kebabi" width="600" height="308" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/incik-kebabi.jpg 600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/incik-kebabi-300x154.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>Malzemeler</strong>:<br />
○ 1 adet kuzu incik.<br />
○ 1 tatlı kaşığı nohut.,<br />
○ 1 tatlı kaşığı kuru fasulye.<br />
○ 2 dal taze kekik.<br />
○ 1 çay kaşığı buğday.<br />
○ 1 çay kaşı kuru üzüm.<br />
○ 1 çay kaşığı kuş üzümü.<br />
○ 1 çay kaşığı zeytin tuzu<br />
○ 1 adet kuru kayısı.<br />
○ 1 adet küçük kuru soğan .<br />
○ 1 diş sarımsak .<br />
○ Beyaz değirmen biber .<br />
○ 1 çay kaşığı un.<br />
○ 1 adet kuru incir.<br />
○ 100 gr kurutulmuş domates. (Rayihası daha kuvvetli olduğu için: kuru domates) ○ 1 çay kaşığı püre zencefil.<br />
○ 1 yemek kaşığı asidi yüksek zeytin yağı. ○ 1 yemek kaşığı zeytin yağı (kuru domatesler için) ○ Süslemek için körpe ıspanak yaprakları.</p>
<p><strong>Hazırlanışı</strong>:<br />
Kuzu incik zencefil ve üzerini örtecek kadar zeytin yağlı ile bir gece marine edilir. Kuru bakliyatlar bir gece önceden ıslatılır.<br />
Marine edilmiş incik tuz ve biber eklenip kızgın tavada mühürlenip aynı tavada üzeri kapalı 180 derecede 1 saat pişirilir. (Mühürleme yüksek ısıdaki tava ya da ızgarada etin dışının pişirilmesi ile içindeki suyun hapsedilmesi için uygulanan bir pişirme tekniğidir.)<br />
Islattığımız bakliyatlar zeytin tuzuyla haşlanır.(marketlerde bulunur) Kuru domatesler zeytin yağı ve biberle marine edilir.<br />
Pişen incik bir kenarı alınır aynı tavada soğan sarımsak sotelenir ve kekik eklenir.<br />
Pişen malzemere un eklenip suyu verilir; Tüm malzemeler bilendır yardımı ile homojen hale getirilir.<br />
Kuru domates , kuru bakliyat ,kuru meyvalar kule yapılır üzerine yeşillikler eklenir.<br />
Marine edilmiş kuru domatesler ve kuzu incik tabağa alınıp yapmış olduğumuz sos ile servis edilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>(*)GOURMET: Fransız kökenli bir sıfat olan ‘gurman’dan gelir. Gurme ; “lezzeti keşfetmiş, damak tadına sahip kişi” demektir.</p>
<p>(**)KAYNAK: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-16009/ataturkun-beslenme-aliskanligi-yedigi-ve-sevdigi-yemekl-.html</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sifali-lezzetler-sonradan-gourmet/">Şifali Lezzetler (Sonradan Gourmet*)</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Astolog Hakan Üfürden Tıbbi Astroloji</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/unlu-astolog-hakan-ufurden-tibbi-astroloji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2014 08:45:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2037</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="800" height="600" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tabbi-astroloji" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div>
<p>Yıldızlar arasında yaşanan çekişme önümüzdeki aylar burcu etkileyecek gibi görünüyor değerli okuyucular. Paralel evrende yaşanan gelişmeler, Uranüs’ün Venüs’e bekle çıkışı ve Plüton’un görevden alınmasıyla gezegenlikten çıkarılmasının yankıları sürüyor. Yıldızlardaki bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/unlu-astolog-hakan-ufurden-tibbi-astroloji/">Ünlü Astolog Hakan Üfürden Tıbbi Astroloji</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="800" height="600" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tabbi-astroloji" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji.jpg 800w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/tabbi-astroloji-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div><blockquote><p>Yıldızlar arasında yaşanan çekişme önümüzdeki aylar burcu etkileyecek gibi görünüyor değerli okuyucular. Paralel evrende yaşanan gelişmeler, Uranüs’ün Venüs’e bekle çıkışı ve Plüton’un görevden alınmasıyla gezegenlikten çıkarılmasının yankıları sürüyor. Yıldızlardaki bu karışık durum hekimleri de derinden etkileyen gelişmelerin habercisi.</p></blockquote>
<p><strong>Hazırlayan: Gamlı Zebra</strong></p>
<p>Aile hekimliğinde yaşanan burçsal gelişmeler, borçsal durumlarda iyiye işaret değil. Çektikleri kredilerle aile sağlığı merkezleri yapılan binaları neredeyse yeni baştan yapan aile hekimleri, jeneratör masraflarının şokuyla sarsılacak. Sağlık Bakanlığı’nın yeni kurulan “aile hekimlerine bir güzellik yapmamız lazım” (AHBGYL) biriminin “güneş enerjisiyle çalışan jeneratör” zorunluluğu getireceği yönünde alınan haberlerin yarattığı kaotik durum, aile hekimlerinin yaratıcılığını arttıracak. Güneş enerjili su ısıtma sistemlerinin jeneratör olarak yutturulmaya çalışılacağı bu dönem hareketli geçecek.<br />
Torba konumunda bulunan Neptün, Merkür ve Uranüs, Metrobüsleri etkileyerek aile sağlığı merkezilerine gece bereketi getirecek. ASM’lerdeki aile hekimlerinin paralel bağlanmasıyla acillerdeki elektrik yükü alınacak.</p>
<p>Kamu hastane birliklerinde yaşanan karne dönemi heyecanlı gelişmeleri de beraberinde getiriyor. Hastane yöneticilerinin ve hastane CEO’larının yaşadıkları heyecan görülmeye değer. Satürn’ün tavlada iki mars bir düz kazanmasına çok bozulan ve kendini kullanılmış hisseden Mars gezegenin etkisi CEO ve yönetici karnelerindeki notları derinden etkiliyor. Gezegenlerin dokuz kusurlu hareketten bazılarını yapması notlarda kendini gösteriyor. Buna göre CEO ve hastane yöneticileri “çocuğum, velini çağır gelsin” biçiminde uyarı alacak ve bütünlemeye kalacak.</p>
<p>Hastane hekimlerinin performans ile ilgili sıkıntılarına umut ışığı görünüyor. Yoğun iş yükü, aşırı çalışma, performans anksiyetesi gibi sorunlara karşı Sağlık Bakanlığı, SBSN (Sence Bunun Sebebi Ne) programı başlatacak, hekimlerin kulunçlarına masaj yapılarak gördükleri şiddet sırasında rahatlamaları sağlanacak.</p>
<p>Asistan hekimlerin proleterleşmesi devam edecek. Sağlık Bakanlığı oluşturacağı jürilerle asistanlar arasında “survivor” yarışması düzenleyecek. Asistanların çalışma koşulları hayatta kalma açısından orijinal survivor mekânlarından daha zorlu olduğu için, yarışmanın herhangi bir adada düzenlenmesine gerek olmayacak. “Proleterleşme” sözcüğünü tek seferde söyleyebilen asistanları çeşitli sürprizler bekliyor. Çalışmaktan başka bir aktiviteye zaman ayıramayan asistan hekimlerdeki bekârlık oranı tavan yapacak.</p>
<p>Tamgün düzenlemesi ile kafaları İyice karışan hocalar “senede bir gün” şarkısıyla teselli bulacak.<br />
Üç ayda bir tam gün yasasını değiştiren Sağlık Bakanlığı Yetenek Sizsiniz yarışmasında diğer yarışmacılara nal toplatacak. “Çay var mı?, Yolsuzluk diyorlar, belge var mı?” gibi vatandaşa sorduğu sorulara bir türlü istediği yanıtları alamayan Sağlık Bakanı sorularını yurtdışından gelen hastalara soracak.<br />
Kamu özel ortaklığı projelerinde öküz ölecek ortaklık bozulacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/unlu-astolog-hakan-ufurden-tibbi-astroloji/">Ünlü Astolog Hakan Üfürden Tıbbi Astroloji</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir psikiyatristin gizli defteri &#8211; Gary Small &#8211; Gigi Moran</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-gary-small-gigi-moran/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Engin Demiriz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2014 08:33:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Kokusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2034</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="672" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="bir-psikiyatristin-gizli-defteri" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-300x224.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-768x573.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>
<p>Ah şu modern psikanalistler yok mu! Dünyanın parasını alıyorlar insandan! Benim zamanımda beş marka Freud&#8217;un kendisi tedavi ederdi sizi. On marka hem tedavi eder, hem de pantolonunuzu ütülerdi. Onbeş marka [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-gary-small-gigi-moran/">Bir psikiyatristin gizli defteri &#8211; Gary Small &#8211; Gigi Moran</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="672" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="bir-psikiyatristin-gizli-defteri" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-300x224.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-768x573.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div><blockquote><p>Ah şu modern psikanalistler yok mu! Dünyanın parasını alıyorlar insandan! Benim zamanımda beş marka Freud&#8217;un kendisi tedavi ederdi sizi. On marka hem tedavi eder, hem de pantolonunuzu ütülerdi. Onbeş marka Freud kendisini tedavi etmenize izin verirdi&#8230; ki buna istediğiniz iki çeşit sebze de dahil olurdu.<br />
WOODY ALLEN</p></blockquote>
<p>Dr. Gary Small ve eşi senaryo yazarı Gigi Moran’ın birlikte yazdıkları <strong>Bir Psikiyatristin Gizli Defteri</strong> ABD’li psikiyatrist ve psikoterapist Gary Moran’ın asistanlığından başlayarak tüm uzmanlık yaşamı boyunca karşılaştığı ilginç ve bir o kadar da sıradışı öykülerden yola çıkarak yazdığı bir anı kitabı. Gary Small psikiyatri profesörü ve UCLA’da Geriatrik Psikiyatri bölümünü yönetiyor. Harward’daki asistanlık yıllarından başlayarak psikiyatri pratiğinde karşılaştığı değişik hasta öykülerini yeniden kurgulayarak anlatırken kendi kariyerindeki değişim ve gelişimleri de aktarıyor.</p>
<p>Dr. Gary Small, okuyucuyu sıklıkla komik, bazen trajik ama hep merak uyandıran bir psikiyatri turuna çıkarıyor. Bu gezide hasta öykülerinin yanısıra bu ünlü psikiyatristin eğitim süreci, eğiticileriyle ve diğer meslekdaşlarıyla ilişkileri ve 1980lerden günümüze psikiyatri pratiğindeki evrime de tanık oluyoruz. Tanısal araçlardan tedavi yöntemlerine dek psikiyatride yaşanan hızlı değişim biraz da mizahla harmanlanarak aktarılıyor.</p>
<p>Dr. Small 15 değişik hasta öyküsü aktarıyor. Hasta seçimi ve onların kitaptaki sıralamaları bilinçli<br />
bir tercihi gösteriyor. Dr. Small, psikiyatrinin ilginç ama yaygın tanı kategorilerini anlatabilmek, altta yatan nedenleri tanıtabilmek amacıyla hastalarından esinlenerek eksantrik öyküler kurgulamış.</p>
<p>Kafa üstü duran çıplak kız, bayılan öğrenciler, yalancı gebelikler, alışveriş takıntısı, elinden kurtulmak isteyen adam vs. gibi ilginç başlıklarla sunulan hasta öyküleri ve belirtilerin altında yatan çoğu kez psikolojik ama zaman zaman da organik nedenler irdelenirken hastanın tüm çevresi, yaşam tarzı ve geçmişinin incelenmesinin ne denli önemli olduğu da vurgulanıyor. Bedenin zihnin dengesini bozması kadar zihnin de bedeni hastalandırdığı dinamiği psikolojik sorunların öncelikle bir hekim olan psikiyatristçe değerlendirilmesinin önemini ortaya konuyor.</p>
<p>Bir hekim olarak Dr. Small hastalarıyla çalışırken psikolojik sorunların hem fiziksel ve hem de zihinsel açıklamalarından yola çıkarak sorunları psikoterapiyle (kendisi konuşma terapisi diyor), ilaç tedavisiyle ve çeşitli yaklaşımlar kullanarak ele alıyor, eklektik bir tedavi stilini yeğliyor.</p>
<p>Kitabına yazdığı önsözde <strong>‘’ en sıradışı hastalarımı ve onlara nasıl yardımcı olduğumu anlatıyorum, bu</strong><br />
<strong>tuhaf vakalarla ilgili duygu, düşünce ve tepkilerimi sizlerle paylaşıyorum. Çünkü psikiyatrist ve nörobilimci olmanın sadece mesleki değil aynı zamanda kişisel bir yolculuk olduğunun anlaşılması gerektiğine inanıyorum. Vakalarda karşılaştığım zorlukları anlatırken, hastalarımın zihinsel sorunlarının ardında yatan sırların çözümünde bana katılmanızı ve bu vakaları çözmenin, deneyim kazanmanın beni nasıl daha iyi bir doktora dönüştürdüğünü gözlemlemenizi istiyorum. Hala insanların psikiyatriden korktuğunu görmek beni şaşırtıyor. Görünüşe bakılrsa deli doktoruna gitmekle damgalanmak kaygısı onları hekimden uzak tutuyor. Kısmen medyanın da yarattığı psikiyatri hakkındaki yersiz bir karamsarlık yüzünden pek çok insan gereksinimi olan yardımı almaktan kaçınıyor. Psikiyatristleri hastaları iyileştiren değil, onların zihnini ele geçiren, didik didik eden akıl dedektifleri olarak görüyorlar Ben bu kitapla bu tür yanlış algıları ortadan kaldırmayı ve zihinsel hastalık tedavisini gizeminden arındırmayı ümit ediyorum.’’</strong> diye amacını özetliyor.<br />
Psikiyatrik sorunların ele alındığı özellikle yazarları da psikiyatrist olan bu tür kitaplar çok ilgi çeker ve çok da satar. Bu yazarlar açısından biraz kolaya kaçmak olarak görülebir. Zaten çok heyecanlı öyküler elinizin altındadır, biraz da yazma yeteneğiniz varsa ilginç kitaplar ortaya çıkar.</p>
<p>Ancak Gary Small’un kitabı kendisinin de belirttiği gibi sansayonel olmaktan öte psikiyatri pratiğini anlatmak, önyargıları kırmak, damgalanmayı önlemek için yazılmış. Özellikle eğlenceli ve ilgi çekici kişisel deneyimlerin de eklendiği bir biçem yeğlenmiş.</p>
<p>Bu tür öykülerin anlatıldığı kitaplarda hastaların sırlarının paylaşılması ciddi bir etik sorun yaratır. Öyküler anonim de olsa bu sakınca geçerlidir. Ancak burada Dr. Small öykülerinin hastalarından esinlenme olsa da kurgusal olduğunu ve yeniden yaratıldığını önsözde açıkça belirtiyor.</p>
<p>Zaten amacının temel psikiyatrik sorunları ve nasıl ele alındıklarını oldukça ilginç ve şaşırtıcı öykülerle anlatmak olduğunu kendisi de vurguluyor.</p>
<p><strong>Bir Psikiyatristin Gizli Defteri</strong>, sıradan okuyucuyunun olduğu kadar tıp öğrencilerinin, hekimlerin, psikiyatri eğitimi alanların, psikiyatristlerin de ilgisini hakediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-gary-small-gigi-moran/">Bir psikiyatristin gizli defteri &#8211; Gary Small &#8211; Gigi Moran</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>18.Yüzyıl Osmanlı Tıbbında İz Bırakan Bursa Hekimleri</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/18-yuzyil-osmanli-tibbinda-iz-birakan-bursa-hekimleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Çetin Tor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2014 08:05:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=2025</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="708" height="422" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="bursali-omer-el-sifai" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-1.jpg 708w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-1-300x179.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 708px) 100vw, 708px" /></div>
<p>18.Yüzyıl’da Osmanlı tıbbında etkili olan ekollerden birisi Paracelsus (1493 &#8211; 1541) tarafından kurulmuş olan iyatrokimya (iatrochemie) akımıdır. Bu akım esas olarak, varlığın temelinin canlı ya da cansız ayırımı yapmaksızın inorganik [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/18-yuzyil-osmanli-tibbinda-iz-birakan-bursa-hekimleri/">18.Yüzyıl Osmanlı Tıbbında İz Bırakan Bursa Hekimleri</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="708" height="422" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="bursali-omer-el-sifai" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-1.jpg 708w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-1-300x179.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 708px) 100vw, 708px" /></div><blockquote><p>18.Yüzyıl’da Osmanlı tıbbında etkili olan ekollerden birisi Paracelsus (1493 &#8211; 1541) tarafından kurulmuş olan iyatrokimya (iatrochemie) akımıdır. Bu akım esas olarak, varlığın temelinin canlı ya da cansız ayırımı yapmaksızın inorganik maddelerden oluştuğu ilkesine dayanmaktadır. Paracelsus canlının yapısını kimyasal esaslara dayandırmaktaydı.</p></blockquote>
<p>Canlının yapısı kimyasal olduğuna göre onda meydana gelen hastalıkların tedavisi de kimyasal prensiplere dayalı olmalıydı. Canlı yada cansız bütün maddeler özde ortak ana temel maddelerden meydana gelmektedir. Canlının cansızdan farkı yapılanmasındadır. Başka bir ifade ile Paracelsus, tedavide o güne kadar yaygın olarak kullanılan bitkisel ve hayvansal kökenli maddeler yerine, inorganik kökenli maddeleri önermekteydi. Bunlar arasında civa, civa bileşikleri, kükürtlü bileşikler ve çeşitli tuzlar yer almaktaydı.</p>
<p>Modern tıbbın sentetik ilaçlar yapma hususundaki buluşu tedavi alanında hekimliğe yeni ufuklar kazandırır. 17.Yüzyıl’da, Paracelsus’un eserleri Salih bin Nasrullah (Nasrullah oğlu Halepli Salih Efendi) tarafından Arapça’ya çevrilir. Akım, Osmanlı’da 18.Yüzyıl başlarında büyük bir ivme kazanır. Salih bin Nasrullah’ın 1710 yılında ölümünden sonra iyatrokimya akımının Osmanlı’daki temsilcisi Ömer Şifai olur. Akım daha sonra Ömer Şifai’nin öğrencisi Ali Münşi tarafından sürdürülür.</p>
<p>Ali Münşi Oswald Croll, Adrian Mynsicht, Michael Ettmüller gibi iyatrokimyacıları izler. Ancak kendisi simyacı değil, bir hekim, bir eczacı ve bir laboranttır.</p>
<p>Ali Münşi, Bidaat el-Mübdeti adlı eserinde hastalıkların tedavisinde gümüş, antimon, nişadır, bakır, altın, kalay, kurşun, çinko ve bileşiklerinden hazırlanmış ilaçların kullanılmasını önerir.</p>
<h3>ÖMER ŞİFAİ “Bursalı Ömer Şifai, Bursa ’nın Hekim Dedesi”</h3>
<p>18.Yüzyılda yaşamış hekimlerimizdendir. Her ne kadar Bursa’lı diye tanınsa da aslen Sinop’ludur. Sinop’un Akliman köyünde doğmuştur.</p>
<p>Doğum yılı bilinmemektedir. Şeyh Hasan Fatin’in oğludur. Medresede okudu. Mevlevilik tarikatına girdi ve “dedelik” derecesine yükseldi.</p>
<p>Önce Konya’da, sonra Kahire’de tıp eğitimi alan Ömer Şifai, birçok yerde çalıştıktan sonra Bursa’ya gelmiş ve ölünceye kadar Bursa’da yaşamıştır. Kaf ilmi denilen kimya ile uğraşmış, uzun yıllar Bursa Yıldırım Darüşşifası’nda hekimlik ve başhekimlik yapmıştır.</p>
<figure id="attachment_2028" aria-describedby="caption-attachment-2028" style="width: 505px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-2028 size-full" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-2.jpg" alt="bursali-omer-el-sifai" width="505" height="350" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-2.jpg 505w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-2-300x208.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 505px) 100vw, 505px" /><figcaption id="caption-attachment-2028" class="wp-caption-text">Ömer Şifai’nin Bursa Pınarbaşı Mezarlığı’nda bulunan mezarı. Mezar, 1958 yılında Bursa-Bilecik Tabip Odası tarafından yaptırılmıştır.</figcaption></figure>
<p>Her ne kadar İslam kültürü ile yetişmişsede yaşadığı dönemde Osmanlı’da birçok hekimde görülen “batılaşma” izleri Ömer Şifai’de de görülür. Çağdaşı Ali Münşi gibi Ömer Şifai’de 16.Yüzyılda yaşamış olan Paracelsus (1493-1541) tarafından ortaya atılan, 17. ve 18.Yüzyıl’da büyük gelişme gösteren “iatrokimya akımının” etkisi altında kalmıştır.</p>
<p>Ömer Şifai, 1704 senesinde hastalıkların tedavisinde kimyadan faydalanma konusunda bir dizi küçük kitap (risale) yazmıştır. Yazdığı kitaplar doktor Paracelsus’un kitaplarından tercümedir. Bu dönemde Osmanlı’da tıp Calinus ve İbn-i Sina taraftarıydı. Yeni tıp akımı, hekimler arasında taraftar bulunca çıkarılan bir ferman ile yasaklanır. Fermana rağmen Ömer Şifai çalışmalarını sürdürür.</p>
<p>Ömer Şifai’nin Bursa Pınarbaşı Mezarlığı’nda bulunan mezarı. Mezar, 1958 yılında Bursa- Bilecik Tabip Odası tarafından yaptırılmıştır.</p>
<figure id="attachment_2029" aria-describedby="caption-attachment-2029" style="width: 263px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-2029" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-3.jpg" alt="Ömer Şifai" width="263" height="389" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-3.jpg 263w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursali-omer-el-sifai-3-203x300.jpg 203w" sizes="auto, (max-width: 263px) 100vw, 263px" /><figcaption id="caption-attachment-2029" class="wp-caption-text">Ömer Şifai’nin Bursa Pınarbaşı mezarlığında<br />bulunan arapça yazılı eski mezar taşı.<br />Baki Allah, merhum ve mağfurun-leh tabib-i<br />hazık lokman-ı zaman Bursevi Ömer Efendi<br />ruh-ı şeriflerine el fatiha, sene 1155.</figcaption></figure>
<p>Türkçe dışında Arapça, Farsça, Fransızca ve Latince bilen Ömer Şifai 1746 (1742 ?, 1747 ?) yılında vefat eder. Bursa’da Pınarbaşı Mevlevihanesi’nin karşısındaki mezarlığa (Pınarbaşı Mezarlığı) defnedilir. 1950’li yıllarda, her 14 Mart Tıp Bayramı’nda, Atatürk Anıtı’nda yapılan törenden sonra hekimler tarafından ziyaret edilen Ömer Şifai’nin mezarı, 1958 yılında Bursa-Bilecik Tabip Odası tarafından yeniden yaptırılır.</p>
<p><strong>Başlıca eserleri:</strong><br />
• El-Cevher-ül-Ferid fi Tıbb-il-Cedid (hekim Salih Efendi’nin Paracelsus’tan yaptığı Arapça çevirinin Türkçe çevirisi).<br />
• Hülasat-ül Ebdan (Bedenlerin Özü).<br />
• Minhac-üt Tıp (Tıp Klavuzu).<br />
• Mürşidü’l-Muhtar fi İlmi’l-Esrar (Simya İlmi Klavuzu, biyokimya ve farmakoloji ile ilgili çeviri).<br />
• Kanun-il İrşad (Yol Gösterme Yasası).<br />
• Müfredat fi’t-Tıbb.</p>
<p><strong>KAYNAK</strong>:<br />
• kurumsal.kultur.gov.tr/turkiye/genel/kimlerleunlu/omer-sifai-dede-1746<br />
• dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/821/10423<br />
• www.baktabul.net/tarih/242949-bursali-omer-sifai-bursanın -hekim-dedesi.<br />
• hakkındabilgial.com.biyografiler/sairler-kimdir/4586-omer-sifai-efendi-kimdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>ALİ MÜNŞİ “BURSALI ALi EFENDi, HEKiM ALi”</h3>
<p>18.Yüzyıl başlarında Osmanlı’da yetişen değerli hekimlerden birisi de Bursa’lı Ali Münşi Efendi’dir. Ali Münşi’nin doğum tarihi bilinmemektedir. 1710 yılında yazdığı Kınakına Risalesi’nde “hekimliğinin ilk yılları olduğunu” belirtmesinden 1680’li yılların ortalarında doğduğu düşünülür. Yine Kınakına Risalesi’nin birkaç yerinde kendisinin Bursa’lı olduğunu belirtmektedir. Kimine göre İstanbul’da doğmuş, daha çok Bursa’da oturduğundan Bursalı Ali Efendi olarak tanınmıştır. Bidaat el-Mübdeti adlı eserindeki bilgilerden ise Bursa’da doğduğu anlaşılır. Bir iddiaya göre Bursa’nın tanınmış ailelerinden Müfettişzade’lerden, bir başka iddiaya göre ise Menteşzade’lerdendir. Bursalı Ali Efendi ya da Hekim Ali olarak tanınır. Medrese eğitimini Bursa’da alan Ali Münşi, Yıldırım Bayezıd Darüşşifası Mevlevi hekimlerinden Ömer Şifai Dede’den tıp dersleri alır. Hocası Ömer Şifai gibi iatrokimya akımının belli başlı savunucularındandır. Bursa ve İstanbul’da bazı medreselerde müderrislik yapan ve aynı zamanda hekim dükkanı açarak hasta bakan Ali Münşi hekimlikteki becerisiyle ünlenir ve I.Mahmut döneminde Saray Hekimliği’ne atanır.</p>
<p>Galatasaray’daki Enderun Mektebi Hastalar Dairesi Başhekimi olur. Birçok doğu ve batı dilini bilen Ali Münşi genç yaşında 1733 (1734 ?, 1747?, 1750 ?) yılında İstanbul’da vefat eder. Kabrinin, Bursa’da Pınarbaşı Mevlevihanesi’nin karşısında şimdi yıkılmış bulunan kümbetin yanında hocası Ömer Şifai’nin kabrinin bulunduğu yerde olduğu iddia edilmiş ise de bulunamamıştır. Diğer bir iddiaya göre ise Ali Münşi Üsküdar Zeynep Kamil Hastanesi yakınında bulunan Bayrami tarikatından Himmet Dede Tekkesi yakınlarında Divitçiler Camii bahçesinde defnedilmiş, daha sonra Karacaahmet Mezarlığı’na nakledilmiştir. Edebiyatla da uğraşan Ali Münşi şiirlerinde “Münşi” mahlasını kullanmıştır.</p>
<p><strong>Başlıca eserleri:</strong><br />
• Cerrahname (Darü’s-saade Ağası Beşir Ağa adına yazmıştır, nüshaları Süleymaniye ve Nuruosmaniye Kütüphanesi’ndedir. Eserde Almanya’da cerrahinin kurucusu Hidanus, Galen ve İbn-i Sina’nın isimleri çokça geçmektedir. Cerrahinin bir sanat olduğunu belirten Ali Münşi, Paracelsus ve İbn-i Sina gibi bu sanatı icra edebilmek için anatomi bilmenin önemini vurgular. Paracelsus gibi tedavinin medikal yönünün önemine değinir).<br />
• Bidaat el-Mübdeti (Başlangıç Bilgileri, 1731. Alfabetik sıraya göre ilaçların terkiplerini, kullanım şekillerini anlatır. Ayrıca maden sularının şifalı özelliklerinden bahseden eserin nüshaları Süleymaniye ve Nuruosmaniye Kütüphanesi’ndedir).<br />
• Kitab-ı Mynsicht Tercümesi (Alman hekim Adrian Von Mynsicht’ten çeviridir. İlaç bilgilerini içerir).<br />
• Kuradat-ül-Kimya (Biyokimya üzerine, Alman hekim Michael Ettmüller’den tercüme, 18.Yüzyıl’ın ilk yarısında kaleme alınmıştır).<br />
• Risale-i Panzehir (Panzehir Risalesi).<br />
• Risale-i Fevaid-i Narcil-i Bahri (Latince ismi “lodoicea seychellarum” olan Narcil-i Bahri “deniz Hindistan cevizi” hakkında risale).<br />
• Tuhfe-i Aliye (Kınakına Risalesi. Humma ve sıtma ilacı olarak kınakına bitkisi anlatılır. Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa ‘ya ithaf etmiştir).<br />
• İpecacuanha Risalesi (Helvetus’tan tercümedir. Kusturucu özelliği olan altın kökünden ishallerde, amibli dizanteride, uyuzda, öksürükte, melankolide, kusma ve zehirlenmelerde nasıl yararlanılacağı anlatılır).<br />
• Tercüme-i Zekeriya Razi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KAYNAK</strong>:<br />
• rehber.ihya.org/yenirehber/ali-munsi (Ali Münşi/Rehber.ihya.org-rehber ansiklopedisi)<br />
• www.turkcebilgi.com/ansiklopedi/ali_munşi (Ali Münşi hakkında ansiklopedik bilgi-türkçe bilgi)<br />
• www.nedirvikipedi.com/viki/ali-munsi-hayatı (Ali Münşi Hayatı Vikipedi)<br />
• tr.wikipedia.org/wiki/Ali_Münşi<br />
• dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/1273/14661<br />
• www.tarihbilinci.com&gt;&#8230;&gt;tarihisahsiyetler&gt;bilim (Ali Münşi-Tarih Portalı)<br />
• www.izafet.net/threads/bursali-ali munsi.394300/<br />
• ktp.isam.org.tr/doküman/recordist.php?maddekodu=150201&amp;-max&#8212;<br />
• www.istikamet.eu/showthread.php?7246 (Şerafettin Sabuncuoğlu ve Bursalı Ali Münşi)<br />
• isamveri.org/pdfdkm/01/DKM011468.pdf (Bursalı Hekim Ali Münşi Efendi ( ? – 1733/1734), Prof.Dr.Nafiz Uzluk<br />
• filozof.net/turkçe/tarihi-sahsiyetler-kisilikler/20211-bursalı-hekim-ali-munsi-efendi-kimdir-kısaca-hayatı-eserleri-hakkında-bilgi.html</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/18-yuzyil-osmanli-tibbinda-iz-birakan-bursa-hekimleri/">18.Yüzyıl Osmanlı Tıbbında İz Bırakan Bursa Hekimleri</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dürüstlük sevgili çocuğum</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/durustluk-sevgili-cocugum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Mar 2014 15:17:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1951</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="815" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="durustluk-cocuk" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk-300x204.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk-768x522.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk-1024x695.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>Dürüstlük insan ahlakının temelidir. Ama dürüstlük nedir? Yalan söylememek, kimseyi aldatmamak, kendi çıkarı için başkalarını kandırmamak, olduğundan başka türlü görünmemek dürüst olmak için yeterli midir? Değildir sevgili çocuğum. Çağımızda bunlarda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/durustluk-sevgili-cocugum/">Dürüstlük sevgili çocuğum</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="815" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="durustluk-cocuk" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk-300x204.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk-768x522.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/durustluk-cocuk-1024x695.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><p>Dürüstlük insan ahlakının temelidir.<br />
Ama dürüstlük nedir?<br />
Yalan söylememek, kimseyi aldatmamak, kendi çıkarı için başkalarını kandırmamak, olduğundan başka türlü görünmemek dürüst olmak için yeterli midir?<br />
Değildir sevgili çocuğum.<br />
Çağımızda bunlarda kalmadı elbette, ama dürüstlük bunlardan çok daha fazla, bunlardan çok daha başka bir şeydir.<br />
Dürüst olmak, gerçekleri kabul etmektir. Dürüst olmak her şey ve herkes için aynı ilkeleri geçerli kılmaktır. Dürüst olmak, her zaman ve her koşulda doğru bildiğinin yanında olmaktır. Bunlardan ötürü de dürüst olmak çok zor bir şeydir.<br />
Dürüst olmak en başta cesur olmayı gerektirir.<br />
Cesur olamadan dürüst olamazsın.<br />
Yalnız kalmayı göze alamazsan dürüst olamazsın.<br />
Çıkarlarından yoksun kalmayı göze alamazsan dürüst olamazsın.<br />
Dürüst olmak bedeli çok ağır bir erdemdir.<br />
Ama zaten bütün bunlardan ötürü de çok değerlidir.<br />
O zaman insan neden dürüst olmanın peşinde koşun ki?<br />
Böylesine ağır bir yükü kim sırtlanmak ister?<br />
Söze bakarsan herkes dürüst olduğunu söyler.<br />
Rahatça ve kolayca.<br />
Ama biraz onların yakınlarında durur, nelerden çıkar sağladığına bakarsan görürsün ki gerçekte dürüst değillerdir.<br />
Her çıkar, ekonomik çıkar değildir sevgili çocuğum.<br />
Duygusal çıkarlar vardır, kendi üstünlüğünü kabul ettirmeye dayalı çıkarlar vardır.<br />
Çok çeşitli çıkarlar vardır.<br />
İnsanı baştan çıkaran da her çeşitten çıkardır.<br />
İşte insanı dürüst olmaktan uzaklaştıranlar bunlardır.<br />
İnsan önce kendine karşı dürüst olmaktan vazgeçer.<br />
Sonra da buna uygun kılıflar hazırlar.<br />
“Koşullar” der, “Böyle yapmak gerekiyordu” der,<br />
“Sen işin iç yüzünü bilmiyorsun” der, daha sıkışırsa karşısındakini suçlar, tehdit eder saldırır.<br />
Ama ne yaparsa yapsın, dürüst değildir.<br />
Gerçekleri kabul etmeye yanaşamaz.<br />
Ahlak bir zeka biçimidir aslında.<br />
İşte dürüstlük de bu ahlaksal zekanın birinci ilkesidir.<br />
Ama bak dürüstlük insana neleri sağlar?<br />
Öncelikle, dürüstlük öz değer yaratır. Kendine değer vermeyi öğrenirsin.<br />
Öz değer kendine saygı duymayı yaratır. Özsaygın olur.<br />
Öz değer ile özsaygı da özgüveni yaratır.<br />
Özgüveni olmayanlara dikkatle bakarsan görürsün<br />
ki, özsaygıları ve özdeğerleri ya eksiktir ya da yoktur.<br />
Özgüven temelsiz bir böbürlenme değildir.<br />
Temelsiz bir böbürlenme, değersizliğini örtmeye yarayan bir özgüven taklididir.<br />
Özgüven, gerektiği zaman ortaya çıkan büyük bir güçtür.<br />
Ama işte özgüven de baba parasıyla, dayı desteğiyle oluşmaz.<br />
Özgüven senin bileğinin hakkıyla kazanacağın birerdemdir.<br />
Özgüven dürüstlüğünün sana armağanıdır.<br />
Dürüstlük, sevgili çocuğum yaşamının temel taşı olursa kazanırsın.<br />
Hakkın olanı kazanırsın ki çok değerlidir.<br />
Doğru olanı kazanırsın ki, başını hep dik tutmanı sağlar.<br />
Kendini kazanırsın ki en büyük kazancındır.<br />
Geri yanı sana kendiliğinden gelir.<br />
Doğru yerde durana doğru şeyler gelir.<br />
Yaşamanın güzelliği bundan başka nedir ki?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>KAYNAK</strong>: Dr. Erdal Atabek Dürüstlük Sevgili Çocuğum kitabından alıntıdır</em></p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/durustluk-sevgili-cocugum/">Dürüstlük sevgili çocuğum</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Picasso ve Doktor</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/picasso-ve-doktor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yelda Ertürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 21:20:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Bir resim binbir söylence]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1992</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="605" height="470" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="picasso-ve-doktor" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor.jpg 605w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor-300x233.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 605px) 100vw, 605px" /></div>
<p>Picasso 1881&#8217;de Malaga, İspanya&#8217;da doğdu. Babası bir ressam ve resim öğretmeniydi. Küçük yaşta resim yapmaya babası tarafından yönlendirildi. Resim yeteneği kısa sürede keşfedildi. 1895&#8217;te Barselona Güzel Sanatlar Okulu&#8217;na girdi.1900&#8217;de ilk [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/picasso-ve-doktor/">Picasso ve Doktor</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="605" height="470" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="picasso-ve-doktor" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor.jpg 605w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor-300x233.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 605px) 100vw, 605px" /></div><blockquote><p>Picasso 1881&#8217;de Malaga, İspanya&#8217;da doğdu. Babası bir ressam ve resim öğretmeniydi. Küçük yaşta resim yapmaya babası tarafından yönlendirildi. Resim yeteneği kısa sürede keşfedildi. 1895&#8217;te Barselona Güzel Sanatlar Okulu&#8217;na girdi.1900&#8217;de ilk kez Paris&#8217;e gitti. Dönemin yenilikçi sanatçılarının yaşadığı Montmartre semtinde bir süre para içinde yaşadı. Picasso yaklaşık 1901-04 arasındaki ilk dönem yapıtlarında sıradan insanların, sirk palyaçolarının, akrobatlarının resimlerini yaptı. Büyük kentlerdeki yaşam kadar, sirk yaşamı da ilgisini çekiyordu. Ne var ki, tablolarında bu yaşamın hüzünlü yanını yansıttı. Sanatçının bu dönemi &#8216;Mavi Dönem&#8217; olarak tanımlanır.</p></blockquote>
<figure id="attachment_2000" aria-describedby="caption-attachment-2000" style="width: 306px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-2000" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-5.jpg" alt="&quot;Harlequin with a Guitar&quot;" width="306" height="400" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-5.jpg 580w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-5-229x300.jpg 229w" sizes="auto, (max-width: 306px) 100vw, 306px" /></a><figcaption id="caption-attachment-2000" class="wp-caption-text">&#8220;Harlequin with a Guitar&#8221;. 1917</figcaption></figure>
<figure id="attachment_1998" aria-describedby="caption-attachment-1998" style="width: 226px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1998" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-4.jpg" alt="harlequin 1915" width="226" height="400" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-4.jpg 468w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-4-169x300.jpg 169w" sizes="auto, (max-width: 226px) 100vw, 226px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1998" class="wp-caption-text">Harlequin 1915</figcaption></figure>
<p>Picasso, Georges Braque ile kübizmin temellerini atmış sayılmaktadır. 1907&#8217;den 1914&#8217;e kadar kübist olarak adlandırılan tarzda tablolar yapar. Kübist tabloların genel özelliği, geometri ve geometrik şekillerin kullanılmasıdır. Resmedilen nesneler geometrik formlar oluşturacak şekilde basitleştirilmiş yahut geometrik şekillere bölünmüştür. Kübizmin bir diğer özelliği de uzaydaki üç boyutlu bir cismi iki boyutlu yüzeye aktarma çabasıdır. Bu amaçla Picasso, şekilleri yanal yüzeylerine bölüştürüp her birini iki boyutlu yüzeyde göstermeye çalışır. Yine bu nedenden portrelerindeki insanların hem profili hem de önden görünüşü görülmektedir. Bir genelevdeki beş hayat kadınını gösteren ve Kübizm akımının en önemli örneklerinden biri olarak görülen ünlü eseri Avignonu Kadınlar, Fransa&#8217;da 1907 yazında çizilmiştir.</p>
<p>En tanınmış eseri Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını anlatan Guernica adlı eseridir. Resim 1937&#8217;de yapılmıştır. Bu resim şu anda Madrid&#8217;de Reina Sofía Müzesinde bulunmaktadır. Picasso, bir sergisi sırasında kendisine, &#8220;Bu resmi siz mi yaptınız&#8221; diye soran bir Alman generaline, &#8220;Hayır, siz yaptınız&#8221; cevabını vermiştir. Bu resim Picasso&#8217;nun savaşa ve Guernica&#8217;nın bombalanmasına karşı duyduğu güçlü nefreti anlatmaktadır. Resimdeki insan ve hayvan figürleri acı, hüzün ve savaşa karşı duyulan nefreti yansıtmaktadır.</p>
<p>Picasso doğduğu gün ölümle ilk kez burun buruna gelmiştir. Ebesi çocuğun öldüğü kanısına varıp tüm özenini annesine yöneltmiştir. Yetkin bir doktor olan amcası Don Salvador&#8217;un soğukkanlılığı Picasso&#8217;yu soluk alamayıp ölmekten son anda kurtardı. Don Salvador&#8217;un uyguladığı etkili yöntemle geleceğin dahi sanatçısı küçük Pablo&#8217;yu yaşama döndürdü. Yüzüne biraz puro dumanı üflenen bebek hemen ağlamaya başladı.</p>
<figure id="attachment_1993" aria-describedby="caption-attachment-1993" style="width: 605px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1993 size-full" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor.jpg" alt="picasso-ve-doktor" width="605" height="470" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor.jpg 605w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/picasso-ve-doktor-300x233.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 605px) 100vw, 605px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1993" class="wp-caption-text">&#8220;Science and Charity&#8221;. 1897</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Henüz 15 yaşını doldurduğu sırada yaptığı bu tablo Türkçeye ‘Bilim ve Merhamet’ olarak geçmiştir. Kompozisyon ve renk kullanımındaki yetkinlik göze çarpmaktadır. Picasso hastasının nabzını sayan vakur doktor figüründe babasını kullanmıştır. Resimde ki oda ve rahibe amcasının çalıştığı hastaneden örnek alınmıştır. Tahta pencere kenarından odanın badanasına uzanan lekeler ilk dönem resimlerinde ne kadar gerçekçi olabileceğinin göstergeleridir. Oysa mavi dönemine damga vuran Komedi Del Art oyuncuları; palyaço ve akrobatlar, zaman içerisinde yeni dönem çizimlerinin etkisine girmiştir.</p>
<figure id="attachment_1996" aria-describedby="caption-attachment-1996" style="width: 306px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1996" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-2.jpg" alt="&quot;Leaning Harlequin&quot;" width="306" height="400" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-2.jpg 608w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-2-229x300.jpg 229w" sizes="auto, (max-width: 306px) 100vw, 306px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1996" class="wp-caption-text">&#8220;Leaning Harlequin&#8221;. 1901</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_1997" aria-describedby="caption-attachment-1997" style="width: 224px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1997" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-3.jpg" alt="&quot;Acrobat ve genç Harlequin&quot;" width="224" height="400" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-3.jpg 466w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/picasso-ve-doktor-3-168x300.jpg 168w" sizes="auto, (max-width: 224px) 100vw, 224px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1997" class="wp-caption-text">&#8220;Acrobat ve genç Harlequin&#8221;. 1905</figcaption></figure>
<p>Yaptığım araştırmada henüz 15 yaşında iken ustaca çizdiği hekim figürünü daha sonra çalıştığına rastlamadım. Oysa bu güzel resmini görünce Picasso’nun resim sanatının geçirdiği devirlerle hekim figürünün de nasıl değişeceğini merak etmiştim. Tabii ki beyaz önlükle görevini yapan bir doktor sanatçılar için çok da cazip bir konu değildir. Kaldı ki Picasso&#8217;nun bilime bilim insanına verdiği değer bilinmektedir. Ne yazık ki hekimlerin başında olan performans baskısı, döner sermaye pay alımında ki eşitsizlik, bozulan hekimler arası iç barış, mesleki değer kaybı, uzatılmış mesai, mesai dışı çalışma hatta ameliyatlar hekimlerin gerçekliğini, Picasso’nun DEFORME edemeyeceği kadar bozmuştur. Şu an herhangi bir devlet hastanesinde hastalarla dolu poliklinik kapısından içeri hekime bakan bir kişi karşısında sürrealizmin bile az kalacağı bir gerçek dışılıkla karılaşacaktır. Her ne kadar bu durumu düzeltmek hiç kolay gözükmese de diliyorum ki hekim olarak içimizde var olan adalet anlayışımız, disiplinimiz, çalışma azmimiz, sanatçı ruhumuzla ve mutlaka birlik olarak bunca olumsuz düğümleri bir bir çözebiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/picasso-ve-doktor/">Picasso ve Doktor</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanin İlk Standartlar Ve Tüketici Haklarini Koruma Kanunu</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/dunyanin-ilk-standartlar-ve-tuketici-haklarini-koruma-kanunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 21:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1986</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="bursa-belediye-kanunu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>Dünyanin İlk Standartlar Ve Tüketici Haklarını Koruma Kanunu; Kanunname-i İhtisab-ı Bursa  (Bursa Belediye Kanunu) Dünya tüketici hakları ve gıda standartlarını en çok son yüzyıldır dert edinmişken, dünyanın ilk tüketici hakları ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/dunyanin-ilk-standartlar-ve-tuketici-haklarini-koruma-kanunu/">Dünyanin İlk Standartlar Ve Tüketici Haklarini Koruma Kanunu</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="bursa-belediye-kanunu" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/bursa-belediye-kanunu-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><blockquote><p><strong>Dünyanin İlk Standartlar Ve Tüketici Haklarını Koruma Kanunu; </strong><strong>Kanunname-i İhtisab-ı Bursa  (Bursa Belediye Kanunu)</strong></p>
<p>Dünya tüketici hakları ve gıda standartlarını en çok son yüzyıldır dert edinmişken, dünyanın ilk tüketici hakları ve gıdalar ile ilgili kuralların belirlendiği kanunun Bursa’da uygulanması çok ilginç bir durum…</p></blockquote>
	<blockquote  class="bs-quote bs-quote-8 bsq-t1 bsq-s8 bsq-left">

		<div class="quote-content">
			<p>Dünyanın ilk standartlar ve tüketici haklarını koruma kanunu…<br />
KANUNNAME-İ İHTİSAB-I BURSA</p>
		</div>

					<div class="quote-author">
									<img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/ceyhun-irgil.jpg"/>
				
									<span class="quote-author-name">											Dr. Ceyhun İRGİL										</span>				
							</div>
				</blockquote>

<p>16. yüzyılda bu ölçekte ve detayda bir gıda standartları hazırlanması ve tüketici haklarının gözetilmesi dünyanın bu karanlık dönemleri açısından çok önemli bir gelişmedir.</p>
<p>Bursa kentinde ihtisab işlerinin (belediye hizmetlerinin) belirli bir standarda kavuşturulması amacıyla 1502 yılında Padişah 2.Bayezit tarafından yayımlanmış yasa kitabıdır. Aslı Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan bu<br />
kanunname, Türkiye ölçeğinde bir bakıma günümüze değin ulaşmış “ilk belediye yasası” olarak kabul edilmekledir. Giriş bölümünden, daha önceden konulmuş olan kanunların işlerliğinin kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu kanunname ile kentin (Bursa’nın) yerel özelliklerine ve ürün çeşitlerine göre, alışverişlerde uygulanacak standart kurallar getirilmektedir.</p>
<p>2. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi şüphesiz ki, Bursa, İstanbul ve Edirne İhtisâb Kanunnâmeleridir. Bu kanunnâme, dünyanın en mükemmel ve en geniş belediye kanunu olmakla kalmamakta, aynı zamanda dünyada ilk tüketici haklarını koruyan kanun, ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi, ilk standartlar kanunu, ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. Bu kanun, hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de İslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanış tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır.</p>
<p>“Kanunname-i İhtisab-ı Bursa” sayesinde neredeyse bütün tarım ve hayvan ürünleri ile mevcut sanayi mamülleri gerek vasıf, gerek fiyat yönlerinden standart sayılabilecek esaslara bağlanmış ve özel bir teşkilatla bunlar daimi bir denetim altında tutulmuştur. Standard esasları ve narhların (uyulması zorunlu satış fiyatı) tespitinde üreticilerin, bilirkişilerin, halkın ve diğer ilgililerin fikirleri alınıp yazılı belge haline getirilmiştir.</p>
<p>Fermanın giriş bölümünden anlaşılacağı üzere söz konusu dönemde daha önceden konulmuş olan kanunların işlerliğinin kalmadığı ve stokçuluk, görevlilerde ve yetkililerde rüşvet alma alışkanlığı, iltimas, göz yumma, adam kayırma gibi sorunlar söz konusuydu. Yapılan incelemelerde satılan malların özelliklerini değiştirme, hileli ve eksik mal satma, eksik tartı ve ayarlamalar, bozuk ve süresi geçmiş malların satılması açıkça gözlenmektedir. Bu kanunda her alanda alınan, satılan ve işlenen çeşitli kumaşların, giyeceklerin, yiyeceklerin ambalajlama, kalite gibi esasları ile narh ve ceza hükümlerine yer verilmiştir. Örneğin; ekmek sözkonusu edilirken sadece fiyat ve ağırlığı üzerinde durulmayarak, ne kadar buğdaydan ne miktar un elde edileceği, fırınların bulundurmak zorunda olduğu stok miktarı, ekmeğin çiğ ve eksik ağırlıkta çıkması halinde fırıncılara uygulanacak cezalar da bu kanunnamede belirtilmiştir.</p>
<p>Giyecek maddeleri ve dayanıklı tüketim maddeleri hakkında da ayrı bölümler açılmış hatta ayakkabı gibi bazı malların dayanıklılık süresi; kumaş, hasır gibi mallarda en ve boy ölçüleri belirtilmiş yani tam bir standardizasyona gidilmiştir.<br />
Osmanlıda çırakların hem eğitimleri hem de yaptıkları işin kontrolü ustalarının sorumluluğunda olup, ürün kalitesini güvence altına almaları bugünkü kalite anlayışının temellerini oluşturmakta idi.</p>
<p>İslam’ın ilk yıllarından beri var olan “İhtisab Müessesesi”; malların, kalite standartlarının altına düşürülmemesi, ucuz ve hijyen şartlarına uygun olarak tüketiciye ulaştırılması ve esnaf kontrolü gibi pek çok konuda müşteri memnuniyeti için çalışmaktaydı.</p>
<p><strong>BURSA BELEDİYE KANUNU’NDAN BAZI MADDELER</strong></p>
<ul>
<li>100 maddeden oluşan kanunun içeriği çok geniş ve detaylıdır. Hatta o kadar detay ve incelikli kalem alınmıştır ki, bu nedenle dünyada örneği yok denebilir. O yıllarda böylesi ince ve detaylı bir standartlar silsilesi bu belgeyi benzersiz kılmaktadır. Bazı özetlenmiş maddeler şöyledir;</li>
<li>Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hubûbât ki; çarşıda ve pazarda vardır, gözedilüb her meslek sahibi teftiş oluna. Eğer terâzûda ve kilede ve arşunda eksük bulunursa, muhtesib (belediye başkanı) haklarından gele.</li>
<li>Etmekçiler, standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk işleyeler, eksik ve çiğ olmaya. Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa, tabanına let uralar; eksük olursa tahta külâh uralar veyahud para cezası alalar.<br />
Ve her etmekçinin elinde iki aylık, en az bir aylık un buluna. Tâ ki, aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. Eğer muhâlefet edecek olurlarsa, cezalandırıla.</li>
<li>Eyle olıcak ekmek gâyet eyü ve arı olmak gerekdir.<br />
&#8211; Aşcılar bişürdükleri aşı pâk bişüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. Ve iç yağiyle nesne bişürmeyeler. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beş pare olur. Bir akçelik aş alanın aşına bir pâre koyalar. İki pulluk dahi etmek vereler. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar, bu hisâb üzerine<br />
vereler. Cemî‘ Edirne’nin aşcıları ittifakiyle teftiş olundı.</li>
<li>Ve kile ve arşun ve dirhem gözlenile; eksüği bulunanın hakkından geleler.<br />
Un kapanında olan kapan taşlarını, mahkeme kararıyla muhtesib (belediye başkanı) dâim görüb gözede. Tâ ki, hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyân olmaya.</li>
<li>Ve hamallar na‘lsuz at istihdâm etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye.</li>
<li>Ve ayağı yaramaz bârgiri işletmeyeler. Ve at ve katır ve eşek ayağını gözedeler ve semerin göreler. Ve ağır yük<br />
urmayalar; zira dilsüz canavardır.<br />
Her kangısında eksük bulunursa, sâhibine tamam etdüre. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. Ve hammâllar ağır yük urmayalar, ma’kul üzerine ola<br />
&#8211; Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. Su katılmış olub bulunursa, teşhir edeler veyahud tahta külâh uralar, gezdireler.</li>
<li>Kuyumcular, sâde işi dirhemine bir akçe; minekârî işde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe; müşebbek işde miskâline beş akçe ve gümüş düğmeler iriyi ve hurdayı gâyet eyü hâlis işleyeler, bakır koyub işlemeyeler. İşleyenin muhtesib (belediye başkanı) gereği gibi haklarından gele.</li>
<li>Ve boyacıları dahi gözedeler, kalb boyamayalar; boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler.</li>
<li>Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine berâber ola. Ve astar ki, şehirde işlene, sekiz arşun ola, eksük olmaya. Olursa hakkından geleler.<br />
Hammâmcılar, hâmmâmları gözedeler, yunmuş ola, ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. Usturası keskin ola. Şöyle ki, usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nâzır olan fotaları pâk duta; Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye.</li>
<li>Ve dahi hekîmlere ve attârlara ve cerrâhlara, muhtesib (belediye başkanı)in hükmi vardır; görse ve gözetse gerekdir.</li>
<li>Bakkallar ve attârlar ve bezzâzlar ve takyeciler, onun on bire satalar, ziyâdeye satmayalar.<br />
Ziyâdeye satarlarsa, muhtesib (belediye başkanı) dutub te’dîb ede. Ammâ bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola.<br />
&#8211; Berber gözlene; kâfir başın tıraş etdükleri ustura ile Müslüman başın tıraş etmeyeler. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. Usturaları keskün ola.</li>
<li>Tabibler dahi gözlene; bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler, imtihân edeler, kabul etmedikleri kimesneleri men` edeler.<br />
Cerrâhlar dahi gözlene; san`atlarında kâmil olalar.</li>
<li>Değirmenciler gözlene; değirmende tavuk beslemeyeler ki, halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiştirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler.</li>
<li>Ve câmilerde dilenci tâifesin yürütmeyeler.</li>
<li>Ve her san‘atı aydan aya kadı ile teftiş ede ve dahi göre ve gözede. Her kangısı kim ta‘yin olunan narhdan eksük sata, muhtesib (belediye başkanı) hakkından gelüb teşhîr ede.</li>
<li>Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allâh ü Te‘âlâ yaratmışdır, hepsini de muhtesib (belediye başkanı) görüb gözetse gerekdir, hükmi vardır.<br />
Şöyle bileler, her kim muhâlefet ve inâd ederse, itâba ve ikâba müstahak olur”</li>
</ul>
<p>( Hayvan haklarının 20. yüzyılın başında savunulmaya başlandığı düşünülürse, bu maddede zamanın çok ilerisinde bir hukuk anlayışı olduğu daha iyi anlaşılır)</p>
<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<p>1. Gökhan Aktepe, “Tarihte İlk Kalite Hareketleri ve Osmanlılar’da Kalite”, Askon, s:6, Ağustos-Eylül-Ekim 2000<br />
2. Mübahat Kütükoğlu , “Osmanlı İktisadi Yapısı”, Osmanlı Devleti Tarihi-II, IRCICA, İstanbul 1999<br />
3. KANUNNÂME-İ İHTİSÂB-I BURSA, tam metin TSE yayını 1995</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/dunyanin-ilk-standartlar-ve-tuketici-haklarini-koruma-kanunu/">Dünyanin İlk Standartlar Ve Tüketici Haklarini Koruma Kanunu</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddetin Hüküm Sürdüğü Koşullarda Nitelikli Sağlık Hizmeti Sunulamaz!</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/siddetin-hukum-surdugu-kosullarda-nitelikli-saglik-hizmeti-sunulamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekimce Bakış]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 20:47:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1984</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1920" height="1080" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="saglikta-siddet" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet.jpg 1920w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet-1024x576.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></div>
<p>Yeni bir 14 Mart Tıp Haftasını kutlamaya hazırlanırken “sağlıkta şiddet” gündemimizin ana konusunu oluşturmaya devam etmektedir. Ülkemizde sağlık kuruluşlarında her gün ortalama olarak 23 şiddet olgusu kayıtlara geçmektedir. Bunların üçte [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/siddetin-hukum-surdugu-kosullarda-nitelikli-saglik-hizmeti-sunulamaz/">Şiddetin Hüküm Sürdüğü Koşullarda Nitelikli Sağlık Hizmeti Sunulamaz!</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1920" height="1080" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="saglikta-siddet" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet.jpg 1920w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-10-saglikta-siddet-1024x576.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></div><blockquote><p>Yeni bir 14 Mart Tıp Haftasını kutlamaya hazırlanırken “sağlıkta şiddet” gündemimizin ana konusunu oluşturmaya devam etmektedir.</p></blockquote>
<p>Ülkemizde sağlık kuruluşlarında her gün ortalama olarak 23 şiddet olgusu kayıtlara geçmektedir. Bunların üçte biri fiziksel saldırılardan oluşmaktadır. Özellikle sözel şiddet olgularının büyük çoğunluğunun kayıtlara geçmediği bilinmektedir.</p>
<p>Yalnızca kayıtlara geçen verilere göre yılda on bine yakın şiddet olgusunun yaşandığı Türkiye sağlık ortamı nitelikli sağlık hizmeti sunulmasından giderek uzaklaşmakta, Hükümet ise şiddeti azaltmaya yönelik adımları atmakta yetersiz kalmaktadır.</p>
<p>Sağlık hizmetlerinde artık önemli bir mesleki risk etmeni haline gelen şiddetin son yıllarda giderek artmasının en önemli nedeni “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adıyla gündeme getirilen insanı değil, kar etmeyi odağına alan sağlık politikalarıdır.</p>
<p>Sağlıkta Dönüşüm Programı ile bir yandan hastalarımız prim, katkı payı vb. nedenler yüzünden sağlık hizmetine erişim ile ilgili sorunlar yaşayıp; sürekli olarak büyük bir salgın hastalık yaşanırcasına acil servislere akın ederken; diğer yandan da hekimler ve sağlık çalışanları kısa sürede çok fazla hastaya hizmet sunmak zorunda kalmaları nedeniyle nitelikli sağlık hizmeti sunumundan uzaklaştırılmaktadır.</p>
<p>Hasta ve hekimi karşı karşıya getirerek çatışma yaratan kar odaklı sağlık sisteminin kendisidir; sağlık çalışanları ve hekimler değil!</p>
<p>Hal böyleyken; iktidar sahiplerinin sağlık çalışanlarını özellikle de hekimleri küçük düşürücü söylemleri, şiddet konusunda kurulmuş Meclis Araştırma Komisyonu raporuna ve kararlarına rağmen olumlu bir adım atılmaması şiddet konusunda hekimlerin endişelerini gün geçtikçe arttırmaktadır.</p>
<p>Kaymakam tarafından hastalanan eşi için evine çağrılan ama acili terk etmek istemediği için gitmeyen aile hekiminin sözleşmesinin sonlandırılması, Gezi Parkı olayları sırasında Hipokrat yemini gereği yaralılara sağlık hizmeti sunan hekimlerin yargılanması, aynı olaylar nedeniyle sürgün edilen sağlık çalışanının hakkını arayan tabip odası yöneticilerinin cezalandırılması gibi tutumlar sağlık alanında şiddetin yalnızca hasta/hekim ilişkisi ile sınırlı olmadığını da göstermektedir.</p>
<p>Ülkemizde sadece sağlık alanı değil, tüm alanlarda artan şiddeti önlemenin yolu cezalandırma değil, şiddeti ortaya çıkaran sebepleri kökleriyle birlikte ortadan kaldırmaktır. Bu nedenle nitelikli sağlık hizmeti sunumu için derhal Sağlıkta Dönüşüm Programından vaz geçilmeli; hekimlerin can, iş ve gelir güvenceleri sağlanmalı, herkese eşit-ücretsiz sağlık hizmeti sunulması için kamucu bir sağlık sistemi ivedi olarak kurulmalıdır.</p>
<p>Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu  &#8211; 2014</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/siddetin-hukum-surdugu-kosullarda-nitelikli-saglik-hizmeti-sunulamaz/">Şiddetin Hüküm Sürdüğü Koşullarda Nitelikli Sağlık Hizmeti Sunulamaz!</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nükleer Kaderimiz Olmayacak</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/nukleer-kaderimiz-olmayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 20:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1974</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="647" height="339" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/Nukleer-kaderimiz.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Nukleer-kaderimiz" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/Nukleer-kaderimiz.jpg 647w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/Nukleer-kaderimiz-300x157.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></div>
<p>Biz hekimler, çalıştığımız yerlerde bölgesel olarak görülen hastalıkları sağaltmak ya da görülme sıklıklarını azaltmak için büyük çaba gösteririz. Çoğu zaman yaptığımız koruyucu çalışmaların hastalıkların önlenmedeki etkisini mesleki pratiğimiz içinde deneyimleriz. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/nukleer-kaderimiz-olmayacak/">Nükleer Kaderimiz Olmayacak</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="647" height="339" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/Nukleer-kaderimiz.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Nukleer-kaderimiz" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/Nukleer-kaderimiz.jpg 647w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/Nukleer-kaderimiz-300x157.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></div><blockquote><p>Biz hekimler, çalıştığımız yerlerde bölgesel olarak görülen hastalıkları sağaltmak ya da görülme sıklıklarını azaltmak için büyük çaba gösteririz. Çoğu zaman yaptığımız koruyucu çalışmaların hastalıkların önlenmedeki etkisini mesleki pratiğimiz içinde deneyimleriz. Bundan yirmialtı yıl önce mesleğe ilk adım attığımda çalıştığım köyde birçok kızamık vakası görmüştüm ancak yaptığımız etkili aşı programları sayesinde bir daha hiç kızamık vakasına rast gelmedim. Şimdilerde Suriye’deki savaşın etkisi ile kızamık yeniden görülse de normal şartlarda yapılan koruyucu çalışmaların etkisini gözlemlemiş olmak mutluluk verici bir durum. Yeniden görülmeye başlayan polio ve kızamık vakaları yapılan siyasi tercihlerin sağlık üzerine etkisini kanıtlaması açısından ayrıca anlamlı.</p></blockquote>
	<blockquote  class="bs-quote bs-quote-8 bsq-t1 bsq-s8 bsq-left">

		<div class="quote-content">
			<p>Mersin Tabip Odası<br />
Nükleer Karşıtı Aktivist</p>
		</div>

					<div class="quote-author">
									<img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/ful-ugurhan.jpg"/>
				
									<span class="quote-author-name">											Dr. Ful UĞURHAN										</span>				
									<span class="quote-author-job">fulugurhan@gmail.com</span>
								</div>
				</blockquote>

<p>Bölgemize yapılacak nükleer santrale karşı duruşumuz da tam bu nedenledir. Biz hekimler nükleer santralden kaynaklanan sağlık sorunları ile uğraşmak istemiyoruz. Biliyoruz ki Dünyanın başka yerlerindeki nükleer santrallerin yakın çevrelerinde yaşayan insanlarda özellikle çocuk çağlarındaki kanserlerin, lösemilerin artışı rapor edilmekte. Bebeklerin dökülen dişlerinde stronsyum miktarlarındaki artışlar tespit edilmekte. Bu da bize sadece kazalar sırasında değil normal çalışma sırasında da radyoaktif maddelerin salındığını kanıtlamakta. Bölgedeki hava ve deniz suyu sıcaklığının yüksek olması nedeniyle de suyun buharlaşmasından doğacak ağır metallerin havaya, suya, bitkilere ve insanlara geçişi ek sorunlara yol açacağı öngörülmekte. Bölgenin deniz suyunun içindeki canlılığın yoğunluğu nedeniyle, kullanılmak zorunda kalınacak klorun buharlaşması sonucu yine ekosistem üzerinde büyük tahribatlar yapacağından sonuçta yeni sağlık sorunlarının oluşabileceğinden endişe edilmektedir.</p>
<p>Akkuyu’ya nükleer santralin yapılması için ilk olarak 1976 da yer lisansı verilmiş.</p>
<p>Yer seçiminde kriter olarak aktif fay hattının olmaması ve nüfus yoğunluğunun az olması alınmış. O zaman yer lisansı için onay veren bazı bilim insanları daha sonra hata yaptıklarını fark edip görüşlerini değiştirmişler ama ne fayda. Kader bir kere yazılmış! Yaklaşık kırk yıldır bölge insanın istemediği bu santral ısrarla yapılmaya çalışılıyor. İşin trajikomik yanı 26 Nisan 1986’daki Çernobil Felaketi ve elde biriken nükleer atıkların bertaraf sorunu dünyayı nükleerden vazgeçirmeye başlamış. Dünya 1950’li yıllarda nükleer enerjiyi ilk olarak üretmeye başladığında 2000 yılında dünyada dört bin nükleer reaktör olacağını varsayarken bugün  bu sayı dört yüzlerde. Bugün gelişmiş ülkelerde bütün yatırımlar yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılmakta. Ellerindeki eskimiş nükleer teknolojiyi de ne yazık ki bizim gibi yeni santral yapma sevdasına kapılanlara yollamaktalar. Bir de Rusya hükümeti ile yapılan anlaşma felaketi var ki o da işin cabası. Antlaşmaya göre Türkiye toprağını verecek, Ruslar 20-25 milyar dolar harcayarak santralı yapacak, iş bitince yüzde 51 hisse onların, yüzde 49 bizim olacak ve Türkiye birim enerjiye şimdilerde yaklaşık 5.6 sent öderken onlardan nükleer enerjiyi yaklaşık 12.5 sente almak zorunda kalacak. O zamana kadar alternatif enerjinin fiyatındaki düşüşleri hesaplarsak uğranılacak zarar açıkça ortada. Enerjiyi Rusya’da üretseler ve biz oradan satın alsak çok daha akılcı. Hiç olmazsa toprağımız, havamız, suyumuz kirlenmeyecek, sağlığımız bozulmayacak. Aslında bu hesaplar yapmaya gerek bile yok. Enerjimizi verimli kullansak, vahşi tüketim alışkanlıklarımızı düzeltsek, sadece halka yetecek kadar enerjiyi üretme çabasında olsak zaten kendi kaynaklarımız bize yetiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1977" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/Nukleer-kaderimiz-1.jpg" alt="Nukleer-kaderimiz" width="854" height="323" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/Nukleer-kaderimiz-1.jpg 854w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/Nukleer-kaderimiz-1-300x113.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/Nukleer-kaderimiz-1-768x290.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 854px) 100vw, 854px" />İşte bu kabul edilemez durum için öncelikle bir yurttaş sonra da sağlık hakkını savunan hekimler olarak üzerimize düşen görevi yapmak için çabalıyoruz. Mersin Tabip Odası olarak yıllardır mücadele ediyoruz. 2008 yılında yapılan 1. Mersin Sempozyumu’ unda “Akkuyu Nükleer Santrali’nin Olası Sağlık Etkileri “ başlıklı bilimsel makalemizi sunduk. Tıp Kongreleri’nde bilimsel oturumlarda tartıştık, çok sayıda eğitim çalışması yaptık, konferans, panellere katıldık. Şu an 3. kez Bakanlığa sunulacak ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) Raporu’na sağlık konusundaki görüşlerimizi bildirerek itiraz <span style="text-transform: initial;">ettik.</span></p>
<p>En son olarak da 21-23 Şubat 2014 tarihinde Mersin’den Akkuyu’ya yürüdük. Keşke dememek için yürüdük. Çocuklarımızın karşısında boynumuzu bükmemek için, hastalıkları önlemenin tedavi etmekten daha akılcı olduğunu vurgulamak için, yaşadığımız coğrafyada toprağın, havanın, suyun temiz kalmasını sağlayarak, bugün</p>
<p>ve gelecekte, sağlıklı yaşam sürdürebilmenin savunuculuğunu yapmak için, Prof. Dr. Leziz ONARAN Hoca’mızın<br />
açtığı bayrağı ileri götürmek için, halk bunu biz hekimlerden istediği için, en nihayetinde NÜKLEERSİZ BİR DÜNYADA YAŞAMAK istediğimiz için yürüdük.</p>
<p>Mersin Akkuyu arası 137 km dir. Biz bunun 65 km sini nöbetleşe yürüdük. Ne de olsa hekim olarak nöbetleşe çalışmaya yatkın bir meslek gurubuyuz. Profesöründen, tıp öğrencisine elliye yakın hekim ekip çalışmasının en güzel örneğini sergileyerek yürüyüşe katıldı. Yüzlerce yurttaş bizi destekledi. Hekimlerin bu işe öncülük etmesinden çok memnun oldular, defalarca bizlere teşekkür ettiler.</p>
<p>Yürüyüş, ilk gün geniş katılımlı bir basın açıklamasıyla, nükleerci şirketin gösterişli bilgilendirme merkezinin önünden başladı. Geçmiş dört dönem oda başkanlarımızın, genel sekreterlerimizin, yönetim kurulu üyelerimizin, yerel yönetimlere aday meslektaşlarımızın katılımı odamızın kurumsallığının ve bu işe ne kadar önem verdiğinin bir kanıtı idi. O gün akşama kadar 20 km yol yürüdük. Yol boyunca molaları hekim arkadaşlarımızın iş yerlerinde verdik. Onların desteği bize güç verdi. Ertesi gün Erdemli’den TTB Merkez Konsey üyesi bir meslektaşımızın katılımı ile basın açıklamasının ardından yürüyüşe başladık. Yolda ayrılanların yerine, yeni meslektaşlarımız eklendi. Molalarımızı köy kahvelerinde verdik. Köylülere neden yürüdüğümüzü anlattık. Gün sonunda Mersin’in simgesi Kızkalesi’ne vardığımızda 24 km yol yürümüş ama hiç yorulmamış olduğumuzu fark ettik. Biz yürürken yurttaşlar alkışlar ve kornalarla bize destek oldular. Son günümüz Silifke’den muhteşem bir katılımla başladı. Silifke’den Taşucu’na içlerinde 7-8 aylık hamile kadınların, çocukların, yaşlıların olduğu bir grupla yürüdük. Taşucu’nda nükleer karşıtı mücadeleyi ilk başlatan Aslan Eyice’ yi ziyaret edip araçlarla Akkuyu’ya geçtik. Nükleer karşıtlarının köyde kiraladıkları kahvede mola verdikten sonra tekrar yürüyüş başladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-1982" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/Nukleer-kaderimiz-3.jpg" alt="Nukleer-kaderimiz" width="394" height="542" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/Nukleer-kaderimiz-3.jpg 500w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2014/02/Nukleer-kaderimiz-3-218x300.jpg 218w" sizes="auto, (max-width: 394px) 100vw, 394px" />Akkuyu Nükleer Santrali levhasından, kapıya kadar yürünecek 2 km lik dik yokuş herkesin gözünü korkutsa da hedefe varacak olmanın heyecanıyla yürüyüş birden büyük bir hızla başladı. Öndekiler o kadar hızla ilerliyordu ki sanki filmlerde izlediğimiz kaleyi fethetmeye giden askerler gibiydiler. Gazeteciler fotoğraf çekmek için grubun önüne geçmek için koşturuyor ama bir türlü başaramıyorlardı. Üç günün yorgunluğuna rağmen bu gücü nasıl bulduğumuzu anlamak mümkün değildi. Yol kenarında kestikleri ağaçların parçaları dizilmişti. Öfkem onları görünce iyice doruğa çıktı. Bir süre sonra kapı gözüktü. Doktor arkadaşın yabancı bir ülkenin sınır kapısına benzettiği kapının ardında, ismi şaibelerle anılan Rus Rosatom şirketini yetkilileri, pek çok açıya yerleştirdikleri kamerayla görüntümüzü aldılar. İki yıl önce var olan küçük kapıyı yurttaşlar hep birlikte omuzlayarak kırdıkları için şimdi korkularından dev bir kapı yapmışlardı. Yine tepkilerden korktukları için iki ay önce geldiğimizde gördüğümüz Rus Bayrağını direkten indirmişlerdi. Biz de onları kameraya aldık, fotoğraflarını çektik. Kapının önünde basın açıklaması yapıldıktan sonra bizi bekleyen aracımıza <span style="text-transform: initial;">binerek kahveye geldik.</span></p>
<p>Ben karşıda görünen evin bahçesindeki dev dikenli incirin fotoğrafını çekmek için evin sahibinden izin istedim. Selamlaştıktan hemen sonra genç kadın, üzerinde sadece tek bir meyvesi bulunan bodur ağaçtan, minicik bir kumkuatı kopararak bana uzattı. “AL BUNU SEN YE, HİÇ İLAÇ ATMADAN YETİŞTİRDİM” dedi. Evi santralin kapısına sadece 2 km uzaklıkta bu kadın şimdi ilaçsız yetiştirdiği meyveyi uzatırken, yaşadığı toprakları radyasyonla, ağır metallerle kirletmeye yeltenenlere adeta kafa tutuyordu. Sarıldım ona sıkıca, öptüm. “Göreceksin yaptırmayacağız bu santrali” dedim inançla. Bizim bu konuşmamızı duyan muhtar adayı adam “sizin ne işiniz var yürümekle, siz gidin ilaç bulun” dedi dövecek gibi. Elbette cevabım hazırdı “ilaç bulmak zorunda kalmamak için şimdi yürümeyi tercih ediyoruz”.</p>
<p>Şu anda hukuk kurallarını çiğnenerek, ÇED Raporu olmadan kaçak olarak süren nükleer santral inşaatı eğer engel<br />
olamazsak normal çalışması sırasında kim bilir hangi kaçak gizli işlere mekân olacak. Dünyadaki diğer santrallerde olduğu gibi oluşan irili ufaklı kazalar gizlenecek.</p>
<p>Nükleer karşıtı mücadelenin, toprağımıza, suyumuza, havamıza, fok balığımıza, caretta carettamıza, geleceğimize sahip çıkmak, kısaca sağlığımızı koruma hakkımızı savunmak olarak bakıyor herkesi bu mücadelenin içinde yer almaya çağırıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/nukleer-kaderimiz-olmayacak/">Nükleer Kaderimiz Olmayacak</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusların Sağlığı Yeni Bir Ekonomi Politiğe Doğru</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/uluslarin-sagligi-yeni-bir-ekonomi-politige-dogru/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 20:11:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 85. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1968</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="uluslarin-sagligi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>Yazının başlığı 2012’de yayımlanmış ve Türkçe çevirisi Cem Terzi tarafından yapılarak 2014 Şubat’ta basılmış bir kitabın adı. Kitabın içeriğinde değindiği başlıklar üzerinde birçok tartışma yürütmek mümkün*, bu da ilgilisi için [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/uluslarin-sagligi-yeni-bir-ekonomi-politige-dogru/">Ulusların Sağlığı Yeni Bir Ekonomi Politiğe Doğru</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="750" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="uluslarin-sagligi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/uluslarin-sagligi-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><blockquote><p>Yazının başlığı 2012’de yayımlanmış ve Türkçe çevirisi Cem Terzi tarafından yapılarak 2014 Şubat’ta basılmış bir kitabın adı.</p>
<p>Kitabın içeriğinde değindiği başlıklar üzerinde birçok tartışma yürütmek mümkün*, bu da ilgilisi için kitabı “mutlak okunması gerekenler” sırasına aldırıyor.</p></blockquote>
	<blockquote  class="bs-quote bs-quote-8 bsq-t1 bsq-s8 bsq-left">

		<div class="quote-content">
			<p>ULUSLARIN SAĞLIĞI - Yeni Bir Ekonomi Politiğe Doğru</p>
		</div>

					<div class="quote-author">
									<img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/02/eris-bilaloglu.jpg"/>
				
									<span class="quote-author-name">											Dr. Eriş BİLALOĞLU										</span>				
							</div>
				</blockquote>

<p><strong><br />
“İlgilisi” kim?</strong></p>
<p>Bu düzeni değiştirmek isteyen ve gezegenimizin geldiği noktadan “endişe duyan” ve yaşamın “sağlıklı” olmasını isteyen herkes!</p>
<p>Tahmin edileceği gibi sağlıklı sözcüğü tıbbi anlamının ötesinde ama onu da içeren bir bütünlüklü arayışı, hedefi tanımlıyor.<br />
“Yerel sağlık sorunları ve çözümlerinde karar verme süreçlerinin ‘yerelleştirilmesi’ de oldukça değerlidir. Tabii ki sağlık hizmetlerinde her karar yerel çerçevede oluşamaz; söz gelimi her birkaç bin kişi için bir eğitim hastanesi yapılamaz. Fakat çoğu sağlık ve sağlık hizmeti sorunu yereldir ve sağlık hizmetinde oldukça yaygın olan yukarıdan aşağıya yapılanma yerine aşağıdan yukarıya bir yapılanma yaratmak kuşkusuz çok iyi olacaktır”.</p>
<p>Yerel seçim arefesinde bu paragrafın farklı biçimlerde de olsa başta sol partiler olmak üzere adayların çoğunun bildirgelerinde katılım/katılımcılık olarak yer aldığını, “katılımın” görünürde aynılaştığını ve sıradanlaştığını söyleyebiliriz.</p>
<p>Yukarıdaki alıntının hemen devamında yer alan paragrafın ilk cümlesi şöyle başlıyor: “Kilit, ekonomi politiktir.”<br />
Yani? “İlki, sağlık hizmetinde kaynakların dağıtılması üzerinde şu anda kim güç kullanıyor;  ikincisi, konunun ekonomi politiğin alanı içerisinde olduğuna dair geniş bir farkındalık yaratılması; ve üçüncüsü, gücü vatandaşlara devrederek sağlık sektörünün doğasını, finansmanını, ilkelerini ve öncelikleri değiştirmek için çaba gösterilmesi”.</p>
<p>Kendi deneyimlerimizden de biliyoruz ki sağlık söz konusu olunca öncelik belirlemede yaygın tutum hastalıklarla işe başlamaktır.</p>
<p>Bu kaçınılamayan bir doğal eğilimdir ve aksi hemen neredeyse tartışıl(a)maz bile. Bu ise kaynakların hastalıklara yöneltilmesi zorunlu sonucunu doğurur.</p>
<p>Kuşkusuz hastalara kelimenin gerçek anlamıyla eşit, gereksinimi olanları önceleyen ve ücretsiz bir sağlık hizmeti sunumu küçümsenmeyecek çok önemli bir adımdır ama ne yazık ki sağlığı sağlık hizmetine daraltma sakıncasını da içerir.</p>
<p>O halde sağlıkta “kilit ekonomi politiktir” ifadesini karşılayan doğru soruyu tartıştırarak süreci değiştirmek için çabalamak “kilit” öneme sahiptir. Eğer böyleyse bu kitap vesilesiyle kısa süre önce dikkate sunulan “Kim hasta ediyor bizi?” sorusunun “işe yarar”lığını tartışma gündemine sunabiliriz.</p>
<p>Soru, halkın sağlık denilince yaygın öncelik belirleme tutumunu (hastalık) yadsımamakta, hatta katılarak ortaklaşmaktadır. Daha ötesi hasta olanın sıklıkla “biz” olduğunu da söyleyerek biz ve onlar temelinde sınıfsal bir ayrımı üstü örtülü ifade etmekte ama daha kritik olarak “Ne hasta ediyor bizi?” yerine “Kim?” sözcüğünü kullanarak yanıtın kirli hava, kirli su, bozuk gıdaları aşan bir öznede cisimleşmesini hedeflemektedir.</p>
<p>Kim’e verilecek yanıt kuşkusuz ne’den (Ne hasta ediyor bizi?) geçmek durumunda: kirli hava, su vb.<br />
Ama kritik olan, kitaptaki ifadeyle söylersek, sağlıkta (da) &#8220;kaynakların dağıtılması üzerinde şu anda kim güç kullanıyor?&#8221; meselesidir.</p>
<p>Hastalıkla sınırlanmayan, önceliği bizi hasta eden nedenlerin düzeltilmesine yönelten ama burada da “asıl” meselenin kaynakların dağıtımında egemen olan ve kim sorusunun nihai yanıtı olan sermaye iradesine karşı halkın iradesini koyabilmek.</p>
<p>Hemen büyük çoğunluğu yerelde çözümlenebilecek olan ve çözümlenmesi gereken sağlık sorunlarının çözümüne katılımı davet eden yaklaşım “Kim” sorusunu içermediği ölçüde kaynakların dağıtımına müdahil olma perspektifinden uzaklaşacak ve o ölçüde de (sınıfsal olarak) kimliksizleşecektir.</p>
<p>Gavin Mooney’in kitabının Türkiye’de tartışmasını yürüteceğimiz umuduyla kitabı çeviren Cem’in emeğine sağlık diyorum. (EB/HK)</p>
<p>* Yazar Gavin Mooney kitabın en başta yer alan iki sayfalık teşekkür bölümünde “benim sorun ettiğim konu ticari tıp ve tabip birliklerinin politikalarıdır” diyerek tabip birlikleri konusunda seçici algıya sahip benim gibi kişilerin merakını uyandırıyor. O’nun bu konudaki genel görüşleri ışığında “bizim” Türkiye pratiği (Türk Tabipleri Birliği) ayrı bir yazı konusu olmayı hak ediyor.</p>
<p><em>13 Mart 2014 Bianet.org yayınlanmıştır</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/uluslarin-sagligi-yeni-bir-ekonomi-politige-dogru/">Ulusların Sağlığı Yeni Bir Ekonomi Politiğe Doğru</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
