<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Güzide Elitez, Author at Hekimce Bakış</title>
	<atom:link href="https://hekimcebakis.org/author/g-elitez/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hekimcebakis.org/author/g-elitez/</link>
	<description>Bursa Tabip Odası yayınıdır</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jul 2019 14:03:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>Orada bir hastane var uzakta</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/guncel/orada-bir-hastane-var-uzakta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 12:57:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=3213</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="475" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/sehir_hastaneleri-7.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sehir_hastaneleri" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/sehir_hastaneleri-7.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/sehir_hastaneleri-7-300x143.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/sehir_hastaneleri-7-768x365.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div>
<p>&#160; Bursa Şehir Hastanesinin Haziran ayı içerisinde açılacağı şeklinde söylentiler hekim camiasında dolaşmaya, medyada gündem olmaya başladı. Ama şu güne kadar Sağlık Bakanlığının Bursa’daki yöneticilerinden bir açıklama yapılmadı. O zaman [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/orada-bir-hastane-var-uzakta/">Orada bir hastane var uzakta</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1000" height="475" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/sehir_hastaneleri-7.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sehir_hastaneleri" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/sehir_hastaneleri-7.jpg 1000w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/sehir_hastaneleri-7-300x143.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2019/07/sehir_hastaneleri-7-768x365.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></div><p>&nbsp;</p>
<div>
<blockquote><p>Bursa Şehir Hastanesinin Haziran ayı içerisinde açılacağı şeklinde söylentiler hekim camiasında dolaşmaya, medyada gündem olmaya başladı. Ama şu güne kadar Sağlık Bakanlığının Bursa’daki yöneticilerinden bir açıklama yapılmadı. O zaman aklımıza bazı sorular takılıyor. Şehre yeni bir hastane kazandırılırken ve Bursa şehrinin hastanelerindeki birçok soruna çözüm olacak, daha konforlu, daha modern belki daha ileri teknolojilere sahip yeni bir hastanenin açılacağını günlerce önceden duyurmamak beklenen teamüllere uyan bir davranış şekli değil, değil mi?</p></blockquote>
<p>Ancak sağlık yöneticilerinin herhangi bir açıklamadan uzak durmasının önünde bir gerçek yatıyor. Bursa Şehir Hastanesi açıldığında şehrin merkezinde, köklü, hatta tarihi, halen hizmet veren en az dört hastanenin kapatılacağı gerçeği kamuoyundan gizleniyor. Bu açıklamanın yapılmasının önündeki en büyük engel, bu şehir insanın, uzakta, “şehrin 19 km ötesinde bir hastaneden sağlık hizmeti alacağı” gerçeğidir. Sadece Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin bu konuda bazı açıklamalarda bulundu. Önce iki hastanenin, “Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi ve Ayten Bozkaya Spastik Çocuk Hastanesinin” kapatılacağı açıklamasını yaptı, sonraki açıklamaya Muradiye Devlet Hastanesi ve Çekirge Devlet hastanesi de eklendi. Çekirge ve Muradiye hastaneleri için kapatılmayacağı ancak “butik hastane” ye dönüştürüleceklerini söyledi.</p>
<p>Bursa’da yaşayan insanların sağlık hizmetini nereden nasıl alacağına dair bir bilgiye ihtiyaçları vardır ve bu ilin sağlık yöneticileri bu açıklamayı, tüm gerçekleri ile bu şehirde yaşayanlara yapmaya zorunludur. Nilüfer İlçesi Doğanköy mevkiindeki, 1.355 yatak kapasiteli olduğu söylenen bu hastanenin açılması; Bursa’ya ne kazandıracak, ne kaybettirecek sorusunun cevabını, Bursalılar sanırım yaşayarak öğrenecek. Bugün Bursa’nın en temel sağlık sorunlarının başında hasta yatağı, yoğun bakım yatağı, hekim sayısının yetersizliği, 112 hizmetlerindeki eksiklikler gelmektedir. Sağlık Bakanlığını verilerine göre, Bursa ili tüm bu verilerde, Türkiye ortalamasının yıllardır altındadır. Bursa’nın bugün Türkiye ortalamasını yakalayabilmesi için Yaklaşık 1000 kadar daha hasta yatağına, 300’e yakın da yoğun bakım yatağına ihtiyacı bulunmaktadır. Kaldı ki Bursa, tüm Güney Marmara’nın sağlık merkezi konumunda olup, tüm bu sağlık taleplerini de cevaplamak durumundadır. Bu da yatak sayılarının Türkiye ortalamasının da üstünde olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak ki Bursa yeterli yatak sayısına ulaşması için hastaneler kapatmadan Bursa Şehir Hastanesinin açılması gerekmektedir.</p>
<p>Şehir hastanesinin açılmasındaki tek sorun yatak sayılarıyla sınırlı değildir. Bu hastanenin şehir merkezine uzaklığı, Bursa merkezinde hastane kalmaması ile çok büyük sorun oluşturacak, Bursalılar için sağlığa ulaşım sıkıntıya girecektir. Hastane şehir merkezine 19 km uzaklıktadır ve ulaşımı, ulaşım bağlantıları sıkıntılıdır. Bursa’nın trafik sorunu şehrin en önemli sorunlarından biriyken bu bölgeye hastaların ve hastanede görev yapacak sağlık çalışanlarının nasıl ulaşacağı meçhuldür. 24 saat sağlık hizmeti veren bir hastanenin ulaşım sorununun olması kabul edilemez. Acil hastaların, gebelerin, engelli hastalarımızın ulaşım sırasında yaşayacakları sağlık sorunları biz hekimleri kaygılandırmaktadır.</p>
<p>Tüm şehir hastaneleri; başka illerde yaşanan sorunlara bakılarak değerlendirildiğinde, çok fazla sorunu barındırdığı görülmektedir. Şehir hastanelerinin tasarımı, yataklı tedavi hizmetleri sürecine uygun değildir. Bazı bölümlerin başlangıçta mimari planda unutulduğu, sonradan bu bölümlere ilişkin uygun olmayan çözümlerin üretildiği görülmüştür. Bu nedenle çok sayıda işleyiş sorunu yaşanmaktadır. Şehir hastaneleri tasarlanırken otelcilik hizmetlerinin ön plana çıkartıldığı; acil, ameliyathane, yoğun bakımlar ve kliniklerde sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin temel ilkelerin göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Şehir hastanelerindeki tasarım yanlışları nedeniyle, asansörlerden veya yangın merdivenlerinden yoğun bakımların veya ameliyathanelerin içine bile yanlışlıkla ilgisi olmayan kişiler ya da ameliyathanede çalışmayan sağlık çalışanları girebilmekte, sterilizasyon ve hasta/çalışan güvenliği ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p>Kamu-özel ortaklığı yönteminin sağlık alanında uygulandığı ülkelerde bu uygulamaların piyasa için yeni fırsatlar sağlayan bir yaklaşım olduğu, amacının kamu yararı olmadığı bilinmektedir. Ülkemizde “Şehir Hastanesi” olarak adlandırılan kamu-özel ortaklığı yöntemiyle kurulan ve işletilen hastanelerin sağlık hizmetleri sistemini eriten, özel ve kâr amaçlı hizmetler sunduğu ve bu hastanelerde sunulan sağlık hizmetinin odak noktasını insanın sağlığı değil, elde edilecek kârın oluşturduğu da bilinmektedir.</p>
<p>Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yürürlüğe konulmasıyla giderek artan iş yükü ve sağlık alanında yaşanan şiddet yüzünden zor günler yaşayan hekimler ve sağlık çalışanları, hastanelerinin şehir hastanelerine taşınması ile birlikte daha da zor günler yaşayacaklarını düşünmeye başlamıştır. Bu zorluğa daha fazla katlanmak istemeyen ve emekliliğe yeni hak kazanmış olan meslektaşlarımızın şehir hastanesine geçiş süreci ile birlikte emeklilik kararı almaya başladıkları, bazılarının başvuruda bulundukları hekim arkadaşlarımız tarafından paylaşılmaktadır. Bursa, çok deneyimli bir hekim kadrosunun kamudan uzaklaşmasının zararlarını maalesef yaşayacaktır.</p>
<p>Sonuç olarak; Bursa, ülkemizin 4. Büyük şehri olasına rağmen hem hekim, sağlık çalışanı sayıları hem de hasta yatağı sayısı ülke ortalamasının altındadır. Bursa Şehir Hastanesi, Bursa’nın uzun yıllardır değişmeyen yatak sayısı sorununu çözmek için kullanılmalı ve hiçbir devlet hastanemiz kapatılmadan hizmete girmelidir. Hastanenin finansman ve yönetim sorunları nedeniyle Sağlık Bakanlığına devredilmesi, Bakanlık tarafından yönetilmesinin de bir an önce sağlanması gerekmektedir.</p>
</div>
<div class="yj6qo ajU"></div>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/guncel/orada-bir-hastane-var-uzakta/">Orada bir hastane var uzakta</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yıkılsın Duvarlar, Kalksın Engeller</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/yikilsin-duvarlar-kalksin-engeller/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Aug 2018 12:25:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 96. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hekimcebakis.org/?p=463</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="760" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="detone" decoding="async" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1-300x253.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1-768x649.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>
<p>1980 yılında Güney Afrika okullarında protesto şarkısına dönüştüğü için yasaklanan bir şarkı, bizim şarkımız oldu. Pink Floyd’un kült şarkısı Another Brick In The Wall’dan bahsediyorum. Hakları Roger Waters’ta olan şarkı, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/yikilsin-duvarlar-kalksin-engeller/">Yıkılsın Duvarlar, Kalksın Engeller</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="900" height="760" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="detone" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1-300x253.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1-768x649.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></div>	<blockquote id='bsq-2324' class="bs-quote bs-quote-17 bsq-t1 bsq-s15 bsq-left">
		<div class="quote-content">
			<p>DETONE</p>
		</div>
					<div class="quote-author">
									<img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/guzide-elitez.jpg"/>
				
									<span class="quote-author-name">											DR. GÜZİDE ELİTEZ										</span>				
									<span class="quote-author-job">uzideelitez@hotmail.com</span>
								</div>
				</blockquote>

<p>1980 yılında Güney Afrika okullarında protesto şarkısına dönüştüğü için yasaklanan bir şarkı, bizim şarkımız oldu.<br />
Pink Floyd’un kült şarkısı Another Brick In The Wall’dan bahsediyorum. Hakları Roger Waters’ta olan şarkı, albümün yayınlandığı 1979 yılından bu yana ilk kez grup dışına verildi. Stanley Kubrick, in &#8221;Atom Heart Mother Suite&#8221; albümünü &#8221;Otomatik Portakal” filminde soundtrack olarak kullanmak istemesine hayır diyen bir guruptan bahsediyoruz. Waters, “Yaşam Hakkı &#8211; Duvar” ismiyle Türkçeye çevrilen şarkının haklarını iki yıl boyunca kullanılmak şartıyla “İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı”’na (İZEV) ücretsiz olarak verdi. Her zaman sosyal projelere destek olan Roger Waters’ı ayakta alkışlıyoruz. “Öneri: İçeriği okurken “The Wall” albümünü dinlemenizi tavsiye ediyorum”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-464" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1.jpg" alt="detone" width="900" height="760" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1.jpg 900w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1-300x253.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-1-768x649.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><br />
Olayın hikayesi az çok şöyle gerçekleşti; İZEV tarafından, projeyi anlatan bir e-postayla Down sendromlu gençlerin zeybek oynarken çekilen videosu, ‘Roger Amca’ya selam olsun’ mesajıyla Roger Waters’a gönderildi. Waters bir buçuk ay sonra onlara yanıt verdi ve şarkının 2 yıl kullanım hakkını vereceğini söyleyip, “iki gün içinde şarkının Türkçe sözlerini bana gönderin” dedi. Şarkıyı İZEV’deki Down sendromlu gençler, Selda Bağcan, Funda Arar, İclal Aydın ve Kubat gibi müzisyenler seslendirdi ve bir de klip çektiler. Şimdi İZEV, çektiği klibin on milyon izlenmeye ulaşmasına çalışıyor. Klibin on milyon kişi tarafından izlenmesiyle elde edilecek gelirle her yaştan ve her engel grubundan Down sendromlu ve otizmli bireyler için kısa süreli veya uzun süreli kalabilecekleri bir sosyal yaşam alanı oluşturularak, bir yaşam köyü kurulması planlanıyor. Bu yazıyı yazarken video, youtube’da henüz 2.528.310 görüntülemeye ulaşmıştı.<br />
İzlemek isterseniz… https://www.youtube.com/channel/UCq7SnT4aH91gaiDXiYAjYBg</p>
<p><strong>Yaşam Hakkı &#8211; Duvar (Another Brick In The Wall) </strong><br />
Yıkılmak zorunda olan zihinlerdeki duvar, Yaşam hakkı istiyoruz bize “dur!” diyenlerden</p>
<p>Hey dinle, biz duramayız.</p>
<p>Sadece Farklıyız ama hayattayız. Duvarları yıkın Çünkü biz de varız.</p>
<p>Türkçe Söz: Hakan Kural</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-465" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-2.jpg" alt="detone" width="815" height="433" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-2.jpg 815w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-2-300x159.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/detone-2-768x408.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 815px) 100vw, 815px" /></p>
<p>Aslında bu projeye bundan daha uygun olan başka bir şarkı düşünemiyorum. iZEV’in “Yıkılmak zorunda olan zihinlerdeki duvarlar” sloganıyla çok örtüşüyor. The Wall albümünün en kült şarkısı olan Another Brick In The Wall adlı parça, eğitim sisteminde (olay İngiltere’de geçiyor ama tüm dünya için genellenebilir sanırım) yönetici ve öğretmenlerin; öğrencilerin yeteneklerini, kapasitelerini, yaratıcıklarını ve kişiliklerini hiç dikkate almamalarını ve onları aynılaştırmalarını anlatır. The Wall albümü neredeyse tamamen Roger Waters’ın elinden çıkmış gibidir. Pink Floyd’un diğer elemanlarının da katkısı bulunsa bile albüm, o dönem grupla beraber olmayan Pink Floyd’un kurucularından Syd Barrett’in ve Roger Waters’ın yaşamlarından kesitler gibidir. Pink Floyd’un bu albümde, Pink adında sanal bir karakter üzerinden, giderek yalnızlaşan, yabancılaşan insanın, korkularıyla kendi çevresine ördüğü soyut duvarı anlatır. Albümde kapitalist topluma yönelik ciddi bir eleştiri vardır. Bu kadar keskin yapılmış toplumsal bir eleştiri, Pink Floyd&#8217;da da, Rock tarihinde de ilk kez görülüyordu. Şarkını klibini neredeyse bilmeyen yoktur. Gelmiş geçmiş en fazla izlenen rock kliplerinden biri olduğu su götürmez bir şekilde gerçektir.</p>
<p>“Pink” adındaki kahramanın doğumundan itibaren anlatılan yaşamından kesitler vererek savaş, babaya duyulan hasret, eğitim sistemi, aldatma gibi konuların işlendiği albüm, 1982 yılında Alan Parker yönetmenliğinde 85 dakikalık bir filme çekildi. “The Wall” filmi Cannes film festivaline yarışma dışı katılarak dünya çapında ilgi topladı. Albümde ve filmde birçok simge yer almaktadır. Çekiçler tuğlalar, gözleri ağızları olmayan yüzler, solucanlar, çiçeklerin savaşı, akrep, anne, öğretmen, yargıç, savcı ve domuz… Albümün anti kahramanını filmde Bob Geldof canlandırdı.</p>
<p>Sonunda bir duvarın yıkılışında, Berlin Duvarının yıkılışında Pink Floyd yine vardı. 21 Temmuz 1990 tarihinde Berlin Duvarı’nın yıkılışı sebebiyle düzenlenen konserde “duvar” bir kez daha ve çok daha büyük ölçülerde Berlin’de Roger Waters ve pek çok sanatçının katılımıyla yeniden sergilendi. Gösterinin çeşitli bölümlerinde duvardaki her bir tuğlaya fotoğraflar yansıtıldı. Bu fotoğraflar turne başlamadan önce Roger Waters’ın sitesine savaşlar ve çatışmalar sırasında yakınlarını kaybedenler tarafından gönderilen gerçek kişilerdir. Türkiye’den de Atatürk, Uğur Mumcu, Adnan Menderes ve Hırant Dink yer almaktaydı.</p>
<p>Bu yazı Pink Floyd’u anlatmak üzere başladı. Fakat yazma yolculuğunda çok biçim değiştirdi. Yazma sürecinde zaten fark etmiştim; yakın bir arkadaşımın uyarısı ile de anladım ki Pink Floyd tek bir yazının konusu olamaz. O yüzden bu efsane grubun ülkemin insanlarına yaptığı güzellik için teşekkür ettiğimi iletip huzurlarında saygıyla eğildiğimi belirtmek istiyorum. Bu yazı burada bitmez, devamı var deyip…</p>
<p>Son bir not ekleyelim; Bu, Roger Waters’ın ülkemize ilk şarkı verişi değil. Hit parçaları olan &#8220;Wish You Were Here&#8221;i de, 1987 yılında TRT’de 17 yıl boyunca yayınlanan Rock Market programının sunuculuğunu yapan, o tarihte tıp fakültesi öğrencisi olan Dr. Şener Yıldız’a vermişti.</p>
<p>Müziksiz kalmayın.</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/yikilsin-duvarlar-kalksin-engeller/">Yıkılsın Duvarlar, Kalksın Engeller</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Bir Döneme Başlarken</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/yeni-bir-doneme-baslarken/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Aug 2018 11:44:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Güzide Elitez]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 96. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim Kurulundan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hekimcebakis.org/?p=339</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="920" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Yonetim-Kurulu-yazi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2-300x173.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2-768x442.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2-1024x589.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2-750x430.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div>
<p>2018-2020 dönemi Bursa Tabip Odası seçimleri sonuçlandı ve bir çalışma dönemi daha başladı. Bu dönem için hekimler; odamızın çalışma takviminde, bundan önceki dönemlerde olduğu gibi, yönetimimizin yoğun bir çaba ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/yeni-bir-doneme-baslarken/">Yeni Bir Döneme Başlarken</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="920" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Yonetim-Kurulu-yazi" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2-300x173.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2-768x442.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2-1024x589.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/S-08-09-Yonetim-Kurulu-yazi-2-750x430.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div><blockquote><p>2018-2020 dönemi Bursa Tabip Odası seçimleri sonuçlandı ve bir çalışma dönemi daha başladı. Bu dönem için hekimler; odamızın çalışma takviminde, bundan önceki dönemlerde olduğu gibi, yönetimimizin yoğun bir çaba ile yürüttüğü,  hekimlerin çalışma alanlarına yönelik çalışmalar görecekler. 65. yılımızı kutladığımız bu günlerde, meslek odamıza emek veren tüm meslektaşlarımızdan aldığımız bayrağı, gelecekte görev yapacak genç meslektaşlarımıza devretmek üzere, tüm gücümüzle çalışarak, iyi hekimlik değerlerini öne çıkaran, meslektaşlarımızla yan yana yürüyen bir yönetim olacağımızın altını çizmek isterim.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
	<blockquote id='bsq-5307' class="bs-quote bs-quote-17 bsq-t1 bsq-s15 bsq-left">
		<div class="quote-content">
			<p>Yeni Bir Döneme Başlarken </p>
		</div>
					<div class="quote-author">
									<img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/guzide-elitez.jpg"/>
				
									<span class="quote-author-name">											Güzide Elitez										</span>				
									<span class="quote-author-job">BTO Yönetim Kurulu Başkanı </br> guzideelitez@hotmail.com</span>
								</div>
				</blockquote>

<p>Sürekli Tıp Eğitimleri çerçevesinde konuşma yapan hocalarımızın bu dönemki konuşmalarını kitaplaştırdığımızı ve yakın bir zamanda dağıtacağımızın haberini sizinle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz dönemde düzenli yürüttüğümüz sürekli tıp eğitimi çalışmalarımızın yanı sıra iki büyük etkinlik gerçekleştirdik.</p>
<p>Bunların ilki, Şubat ayı içinde gerçekleştirilen ve Türk Tabipleri Birliği ile ortaklaşa düzenlediğimiz “Kadın, Sağlık ve Muhafazakarlık” başlığı altında düzenlediğimiz kongre idi. Muhafazakarlığın kadın sağlığına etkilerini tartıştığımız bu kongreye, kadın hakları ve kadın sağlığı alanında çalışan pek çok sosyal bilimci, hekim, akademisyen ve aktivist katıldı.</p>
<p>Yine geçen dönemde ilk ikisini 2002 ve 2013 de gerçekleştirdiğimiz “İşyeri Hekimliği Eğitim Günleri”nin üçüncüsünü gerçekleştirdik. Bu etkinlik de ülkemizde işyeri hekimliği alanında yapılan ender etkinlikler arasında önemli bir gündem oluşturuyor. Bu eğitim günlerinde işyeri hekimlerinin eğitim gereksinimlerine çok önemli bir katkı sağlayan, “kimyasallar” başlığında oturumlar geçekleştirmenin yanı sıra, 6331 sayılı yasanın meslek alanımıza etkilerini de konuştuk. İşyeri hekimliği alanına emek veren hekim, dernek, TTB işyeri hekimliği kol yöneticileri ve akademisyenler, özellikle 6331 sayılı yasa sonrasında alanda oluşan sorunları ortaya koydular. Bursa Tabip Odası yönetimi olarak İşyeri Hekimliği Eğitim Günleri’nin uluslararası bir kongre olarak devam etmesi konusunda çalışmalarımız bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde de hekimlerin sorunlarına sahip çıkan, mesleki değerlerlerimizi savunan, hekimden yana, hekimin yanında, aynı zamanda da şehrimizin sağlık sorunlarını gündem yapan, çözüm önerileri sunan, demokrasinin değerlerini savunan ve bunun için çalışan bir oda olacağız.</p>
<blockquote><p>Yeni bir dönemin başlamasıyla beraber ülke gündemi yine bir erken seçim atmosferine girdi. Siyasi partilerin milletvekili ve başkan adayları ekranlardan ve miting alanlarından vaatlerde bulunmaya başladılar. Biz hekimlerin haklı taleplerimiz konusunda da siyasilere iletmek istediklerimiz var. Hekimler mutlu değiller. Mesleklerini uygularken yaşadıkları sorunların çözülmesini beklemekteler.</p></blockquote>
<p>Sağlıkta şiddet gibi çok önemli bir sorunun iktidar tarafından sahiplenerek çözüme ulaştırmasını, hekime hak ettiği değerin gösterilmesini ve şiddeti caydırıcı yasal önlemlerin bir an önce alınmasını,</p>
<p>Hekimin emeğinin karşılığının verilmesini,</p>
<p>Mesleğimizi itibarsızlaştırma girişimlerine son verilmesini,</p>
<p>Sağlıkta ticarileşmenin önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz.</p>
<p>Sağlıkta performans sistemi ne hekimlerden ne de hastalardan yana bir fayda getirmemekte, artan iş yükü nedeniyle hekimler tükenmiş durumdadırlar. Hastalar ise hırslı bir sağlık sisteminin sonuçları ile karşı karşıdırlar. Perfomans sistemiyle ücretlendirmede, performansa dayalı ek ücretlendirmelerin toplam ücret içindeki ağırlığının %20’ yi geçmemesini,</p>
<p>Fiili hizmet süresi zammı ile ilgili yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını,</p>
<p>Emekli hekim maaşlarının en az yoksulluk sınırı kadar olacak şekilde düzenlenmesini,</p>
<p>Birinci basamağı güçlendirerek; koruyucu hekimliğin ön planda olduğu, ulaşılabilir, ikinci basamak kurumlarıyla entegre edilmiş bir yapılanmanın etkin bir şekilde sunulmasını,</p>
<p>İş yükünün azaltılması için gerekli çalışmaların yapılmasını,</p>
<p>Özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin ve gerek OSGB çatısı altında, gerekse de bağımsız çalışan tüm işyeri hekimlerinin güvenceli çalışma koşullarına kavuşturulması için gereken düzenlemelerin yapılmasını,</p>
<p>Sağlıktaki sorunların çözümüymüş gibi önerilen, ancak bu ülkenin geleceğine çok ağır yükler getirecek olan şehir hastaneleri uygulamalarına son verilmesini,</p>
<p>Geleneksel ve alternatif tıp yöntemi olarak sunulan, insan sağlığını tehlikeye atan bilimselliği kanıtlanmamış yöntemlerin Bakanlık tarafından desteklenmesine son verilmesini,</p>
<p>Katkı ve katılım paylarının kaldırılmasını,</p>
<p>Genç hekimlerimizin bir an önce göreve başlamalarına engel olan uzun güvenlik soruşturmalarının kaldırılmasını,</p>
<p>OHAL sürecinde KHK’ lar ile işlerine son verilen, hukuk önünde suçlanmayan hekimlerin bir an önce görevlerine iade edilmelerini,</p>
<p>Nitelikli tıp eğitimi için gerekli önlemlerin alınmasını,</p>
<p>“Savaş bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlığı ile yaptıkları açıklama nedeniyle TTB Merkez Konseyi üyeleri hakkında açılan soruşturmaya son verilmesini,</p>
<p><strong>Bekliyoruz.</strong></p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/yeni-bir-doneme-baslarken/">Yeni Bir Döneme Başlarken</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 Sağlık Ortamı Türk Tabipleri Birliği Sağlıkta Dönüşüm</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/haber/2018-saglik-ortami-turk-tabipleri-birligi-saglikta-donusum/</link>
					<comments>https://hekimcebakis.org/haber/2018-saglik-ortami-turk-tabipleri-birligi-saglikta-donusum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Aug 2018 08:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 95. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim Kurulundan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://77.245.158.88/~hekkisorg/2018/08/04/bs-travel-guide-to-tel-aviv-israel-what-is-there-to-see-and-do/</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11-1024x683.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>&#160; Türkiye’de 2017 yılında; 11 milyon MR çekildi. MR taramasında dünyada birinci sırada, Bilgisayarlı tomografi uygulamasında ise dünyada sekizinci sırada, Cihazlar kapanmadan gece gündüz çalışıyor. Antibiyotik kullanımında OECD ülkeleri arasında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/2018-saglik-ortami-turk-tabipleri-birligi-saglikta-donusum/">2018 Sağlık Ortamı Türk Tabipleri Birliği Sağlıkta Dönüşüm</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="800" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11-300x200.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11-768x512.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/better-mag-thumb-11-1024x683.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><p>&nbsp;</p>
	<blockquote id='bsq-5301' class="bs-quote bs-quote-17 bsq-t1 bsq-s15 bsq-right">
		<div class="quote-content">
			<p>YÖNETİM KURULU’NDAN</p>
		</div>
					<div class="quote-author">
									<img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/guzide-elitez.jpg"/>
				
									<span class="quote-author-name">											DR. GÜZİDE ELİTEZ										</span>				
									<span class="quote-author-job">Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı</span>
								</div>
				</blockquote>

<p>Türkiye’de 2017 yılında;</p>
<ul>
<li>11 milyon MR çekildi.</li>
<li>MR taramasında dünyada birinci sırada,</li>
<li>Bilgisayarlı tomografi uygulamasında ise dünyada sekizinci sırada,</li>
<li>Cihazlar kapanmadan gece gündüz çalışıyor.</li>
<li>Antibiyotik kullanımında OECD ülkeleri arasında birinci sıradayız.</li>
<li>Sezaryenle doğum oranında dünya üçüncüsüyüz.</li>
<li>Kişi başı hekime başvuru oranı 8.6 ve her yıl artıyor.</li>
<li>2017de 110 milyon kişi acile başvurdu.</li>
<li>Nüfusundan fazla acile başvuru olan dünyadaki tek ülkeyiz.</li>
<li>SGK zararı 21 milyara dayandı.</li>
<li>25.8.2017 tarihinde yayınlanan 694 sayılı KHK ile sağlık bakanlığını tüm teşkilat yapısı yeniden değişti.</li>
<li>Kamu Hastane Birlikleri kapatıldı.</li>
<li>İllerde ve ilçelerde sağlığın yönetimi tekrar sağlık müdürlüklerine geri döndü</li>
<li>9.831 adet sağlık yöneticisi yeniden atandı.</li>
<li>GSS primleri aflara rağmen toplanamıyor.</li>
<li>Günde en az 30 sağlık çalışanı ŞİDDETE uğruyor.</li>
<li>Şehir hastanelerine 2018 bütçesinde 1,3 milyar TL’si kira 1,3 milyar TL’si hizmet bedeli olarak toplam 2,6 milyar TL<br />
ayrıldı.( 4 Şehir hastanesi açıldı)</li>
</ul>
<p>2018in ilk ayında;</p>
<ul>
<li>Hastane polikliniklerinde gece 23.00e kadar hasta bakılması uygulamaya geçti.</li>
<li>Acillerden katkı payı alınmaya başlıyor.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM NEREYE GİDİYOR?</strong></p>
<p>Sağlık gündeminde Sağlıkta dönüşümün buhranının ve ülkemize, halkımızın sağlığına kaybettirdiklerini konuşmak<br />
yerine bugün Türk Tabipleri Birliğinin yaptığı 24 Ocak 2018 tarihinde yaptığı “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlıklı açıklamanın yarattığı gündemi konuşur hale geldik. Merkez konseyinin açıklaması sonrasında TTB Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel ile Merkez Konsey üyeleri Dr. Sezai Berber, Dr. Sinan Adıyaman, Dr. Selma Güngör, Dr. Şeyhmus Gökalp, Dr. Hande Arpat, Dr. Ayfer Horasan, Dr. Taner Gören, Dr. Funda Obuz, Dr. Yaşar Ulutaş ve Dr. Bülent Nazım Yılmaz gözaltına alındılar. Demokratik hukuk devletinde, temel hak ve özgürlüklerin kullanımı konusunda sorunlar yaşanması kabul edilebilir bir durum değildir. Anayasamız ve başta ülkemizin de tarafı olduğu anlaşmalar ifade özgürlüğünü şiddette çağrı yapmaksızın görüşlerini açıklanabilmesini içerir. Aynı bakış açısıyla Türk Tabipler Birliği Merkez konseyinin gözaltına alınması, itibarsızlaştırma çabaları, hedef gösterilmeleri bir hukuk devletinde yaşanmaması gereken durumlardır.</p>
<p>Merkez konseyi üyelerinin açıklamadan sonra gözaltına alınmaları özgürlüklerinin kısıtlanması hem merkezi düzeyde hem de illerde bir dayanışmaya dönüştü. TMMOB ve Baro başta olmak üzere pek çok sendika, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler basın açıklamaları ile destek mesajlarını ilettiler. Sonrasında tüm meslek örgütlerini hedef alan bir süreç başladı ve TMMOB, Baro ve Türk Tabipleri Birliğinin örgüt isimlerinde Türk ve Türkiye isimlerinin kaldırılması ve birden fazla meslek örgütünün olabileceği ve üye zorunluluklarının kaldırılması tartışmaya açıldı. Türk Tabipler Birliği, Türkiye Barolar Birliği ve diğer meslek odalarının başında bulunan Türk, Türkiye kelimesi bu kuruluşların, ülkemizin demokratik kitle örgütleri olmasının doğal bir uzantısıdır. Birden fazla sayıda meslek örgütü yapısının oluşması ve üye zorunluluklarının kaldırılması tüm meslek alanlarında çok büyük bir kaosa yol açacağını söylemek yanlış olmaz.</p>
<p>Sağlıkta dönüşüm sonrasında ülkenin sağlık verilerinin gün geçtikçe kötüleşmesi ve bunu dillendiren tek kurumun Türk Tabipleri Birliği olması yaşananların anlaşılmasını kolaylaştırıyor. İnsan sağlığının temel bileşenleri olan demokrasiye, temel insan hak ve özgürlüklerine sahip çıkmak Türk Tabipler Birliği ve odalarımızın, hekimlerin temel görevidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-505" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-1.jpg" alt="saglikta-donusum" width="770" height="570" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-1.jpg 770w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-1-300x222.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-1-768x569.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 770px) 100vw, 770px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-504" src="http://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-2-1.jpg" alt="saglikta-donusum" width="770" height="560" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-2-1.jpg 770w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-2-1-300x218.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-2-1-768x559.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/08/Grafik-2-1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 770px) 100vw, 770px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/haber/2018-saglik-ortami-turk-tabipleri-birligi-saglikta-donusum/">2018 Sağlık Ortamı Türk Tabipleri Birliği Sağlıkta Dönüşüm</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hekimcebakis.org/haber/2018-saglik-ortami-turk-tabipleri-birligi-saglikta-donusum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyah Prenses;  Nina Simone</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/siyah-prenses-nina-simone/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2018 14:33:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 95. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=935</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="750" height="560" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="nina-simone" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-1.jpg 750w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-1-300x224.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></div>
<p>Nina Simone’la, bu 20.yüzyılın efsane caz sanatçısıyla tanışmam aslında biraz geç oldu. Yavaş yavaş caz müziğine ilgi duymaya, el yordamı ile bilgi toplamaya, okumaya ve caz klasiklerini dinlemeye başlamıştım. İşte [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/siyah-prenses-nina-simone/">Siyah Prenses;  Nina Simone</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="750" height="560" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="nina-simone" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-1.jpg 750w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-1-300x224.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></div><p>Nina Simone’la, bu 20.yüzyılın efsane caz sanatçısıyla tanışmam aslında biraz geç oldu. Yavaş yavaş caz müziğine ilgi duymaya, el yordamı ile bilgi toplamaya, okumaya ve caz klasiklerini dinlemeye başlamıştım. İşte tam bu zaman diliminde Luc Besson ‘un Nikita filminin, Amerikan uyarlaması olan Kaçış Yok(Point of No Return) filmini izledim. Konuyu biraz hatırlatayım, Nikita cinayet işlemiş bir tutukludur. Ölüme mahkum edilmiş iken, hapse gönderilmek yerine kendisine yeni bir kimlik ve tarz verilir, gizli bir casus olarak yetiştirilir ve de kiralık katil görevini üstlenir ve macera başlar. Bu arada Nikita’yı Bridget Fonda’nın oynadığını da belirteyim. Filmin ekşi sözlük yorumunu buradan paylaşmadan duramayacağım. Film için “İnsana damardan Nina Simone aşılayan 1993 yapımı bir başyapıttır” derler. Filmdeki Nikita’nın Nina Simone tutkusunu anlamak istedim ve dinlemeğe başladım, işte bu merak benim Nina Simone ile tanışmamı sağladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-938 size-medium" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-3-270x300.jpg" alt="nina-simone" width="270" height="300" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-3-270x300.jpg 270w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-3.jpg 675w" sizes="auto, (max-width: 270px) 100vw, 270px" />Sanatçımız Nina Simone, 21 Şubat 1933 tarihinde ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde dünyaya geldi. 8 çocuklu bir ailenin altıncı çocuğu idi. Müziğe yeteneği 4 yaşında anlaşıldı, ilk müzik öğretmeni annesiydi, 6 yaşında piyano dersleri almaya başladı. İlk piyano resitalini kasaba kütüphanesinde verdiğinde 10 yaşındaydı. 1950 yılında burs kazanarak New York Juilliard Müzik Okulu’na girdi. Ailesinin maddi sıkıntıları eğitimini istediği gibi yapmasına engel oldu önce Philadelphia’ya taşındılar, sonra da yine aynı nedenle Atlantic City’e. Burada sahneye çıkmaya, şarkı söylemeye başladı.</p>
<p>1958 yılına kadar sahnede gerçek adı olan Eunice Kathleen Waymon’u kullanan sanatçı, bu tarihten sonra, erkek arkadaşının kendine taktığı isimden yola çıkarak İspanyolca’ da “küçük kız” anlamına gelen Nina’yı ön ad olarak kullanmaya başladı. Hayranı olduğu Fransız oyuncu Simone Signoret’ten etkilenerek de sahne adını “Nina Simone” yaptı.<br />
İlk albüm çalışması olan “Little Girl Blue”ü 1958 yılına yayımlayan Nina Simone, “I LoveYou Porgy” ve “My Baby Just Cares For Me” gibi parçalarla adından söz ettirdi. Satışı bir milyonu aşan ve Amerika listelerinde 13. sıraya kadar yükselerek başarı gösteren albümü, klasikler arasına girmeyi başardı. Hatta “My Baby Just Cares For Me” adlı parçası 30 yıl sonra bile popülerliğini korudu ve Chanel No:5 in reklam filminde kullanıldı.</p>
<p>1961 yılında evlenmesine kadar tam on albüm çıkardı. Bunlardan dört tanesi canlı konser kayıtlarıdır. “Wild Is The Wind“, “Sayanora” ve “Samson And Deliah” filmlerinde bu albümlerde yer alan müzikler kullanıldı. Evlendikten sonra ise üç yılda tam yedi albüm çıkarmak gibi bir çalışma temposuna girdi. Bir kızı oldu Lisa Celeste. Nina Simone denilince akla gelen kendisiyle özdeşleşen “Don’t Le t Me Be Misunderstood” parçası da defalarca yorumlansa da en iyi yorumun yine kendisine ait olduğu rahatlıkla söyleyebileceğimiz şarkıda bu dönemin eseridir. 1966-1974 yılları arasında sekiz albüme imza attı. Bu dönemin kült müzikali “Hair” deki şarkısı “Ain’t Got No” ile İngiltere müzik listelerinde iki numarayı gördü.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-937 size-full alignnone" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-2.jpg" alt="nina-simone" width="750" height="750" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-2.jpg 750w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-2-150x150.jpg 150w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-2-300x300.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-2-100x100.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<p>Nina Simone Yalnızca caz müziğinin siyah prensesi değildir, sanatçı müziğini de kullanarak insan hakları, Amerika’daki siyah vatandaşların eşitlik mücadeleleri, kadın hakları mücadelelerinde ön saflarda yer aldı. Şarkıları ırk ayrımcılığı ve siyahların eşitlik mücadelesini dile getiren çok önemli başyapıtlardır. Aslında bu duruşu ve itirazı çocukluk yıllarında yaşadığı ayrımcılık hikayelerine dayandığı söylenmektedir. Zenci hakları savunucusu Medgar Evers’in 1963 yılında Mississippi’de öldürülmesi, bir zenci kilisesi bombalanarak dört küçük zenci çocuğun ölmesi gibi olayları protesto etmek için “Mississippi Goddam” ı yazmıştır. Martin Luther King’in liderliğini yaptığı “Sivil Haklar Hareketi”ne katıldı, Lorraine Hansberry ve Malcolm X gibi siyah harekin önde gelen isimleri ile yakınlaştı. “Four Women” ve “Missisippi Goddamn” “To Be Young“, “Gifted And Black” “young, gifted, and black” “strangefruit” ırkçılığa karşı mücadelenin değişmez başyapıtları oldu. Martin Luther King’in bir suikast sonucu öldürülmesinden sonra “‘Why? The King Of Love is Dead” adlı şarkısını bestelemiştir.</p>
<p>1978 yılına geldiğimizde protest tavrından hiç vazgeçmeyen Nina, Vietnam savaşını protesto için vergilerini ödemeyince hapse atıldı. Kısa bir süre sonra serbest kaldı ama Artık Amerika’da yaşamak istemiyordu, önce Karayipler (Barbados), sonra Liberya, sonra İsviçre ve sonunda uzun süre yaşayacağı Fransa’ya yerleşti. 2003 yılında da burada hayata gözlerini yumdu. 80 li yıllarda Fodder On My Wings“, “Nina’sBack” ve “Live AndKickin” albümlerini çıkardı. Nina Simone, son albüm çalışmasını 1993 yılında “A SingleWoman”ile yaptı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-939" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-4.jpg" alt="nina-simone" width="750" height="466" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-4.jpg 750w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/10/nina-simone-4-300x186.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<p>Müzik hayatı boyunca tam 23 albüme imza atan sanatçının şarkıları hala müzik tarihinin en başarılı yorumları sayılır. Onun şarkıları derin bir hüzne sahiptir. Anlattığı öyküler diplerde yaşayan ama mücadeleyi hiç bırakmamış ruhların sesidir. Zamanında ve ondan sonra gelen pek çok sanatçıyı etkimiş bir sestir. Yolunu izleyenleri çoktur.</p>
<p>2015 tarihinde Nina Simone’un hayatı bir belgesele konu oldu “What Happened, Miss Simone?” bir müzikseverin mutlaka izlemesi gereken bir yapıt olduğunu düşünüyorum. Cazı çok sevmesiniz de “My Baby Just Cares For Me” yi, birde “To Be Young“ı, birde Feeling Good”u ille de “Don’t Le t Me Be Misunderstood”u ….</p>
<p>Yani Nina’yı dinleyin, müziksiz kalmayın.</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/siyah-prenses-nina-simone/">Siyah Prenses;  Nina Simone</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tangonun Modern Yüzü; Gotan Project [Detone]</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/tangonun-modern-yuzu-gotan-project-detone/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Sep 2017 14:14:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Detone]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 94. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=996</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1736" height="1080" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gotan-project" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11.jpg 1736w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11-300x187.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11-768x478.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11-1024x637.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1736px) 100vw, 1736px" /></div>
<p>TANGOYU 21. YÜZYILA GETİREN TOPLULUK,  TANGONUN MODERN YÜZÜ; GOTAN PROJECT Tango deyince aklınıza ne geliyor? Dans mı? Müzik mi? Günümüzde tangoyu dans müziği kültürünün dışına çıkaran bu topluluğu Gotan Project’i [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/tangonun-modern-yuzu-gotan-project-detone/">Tangonun Modern Yüzü; Gotan Project [Detone]</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1736" height="1080" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gotan-project" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11.jpg 1736w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11-300x187.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11-768x478.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-11-1024x637.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1736px) 100vw, 1736px" /></div><p>TANGOYU 21. YÜZYILA GETİREN TOPLULUK,  TANGONUN MODERN YÜZÜ; GOTAN PROJECT</p>
<p>Tango deyince aklınıza ne geliyor? Dans mı? Müzik mi? Günümüzde tangoyu dans müziği kültürünün dışına çıkaran bu topluluğu Gotan Project’i biraz tanıyalım, ne dersiniz? Belki yeniden tango dinlemenizi sağlarım. Siz tangoyla nasıl tanıştınız? Gittiğiniz düğünlerde ya da Türk filmlerinde cumparsitayı mı duydunuz? Belki de TRT nin tek müzik kanalı olduğu dönemlerde, tango saatlerinde çalınan, hüzünlü Şecaattin Tanyerli tangolarını dinlemişsinizdir. Arjantin topraklarından doğan bu üzgün müziğin seyretmesi keyifli, güzel, bir o kadar estetik dansı hepimizi büyülemiştir diye düşünüyorum. Tango, 1950 lerde dünyanın en popüler müziği olmuş, daha sonra unutulmuş, doğduğu topraklara geri dönmüş ya da sadece milongalara sıkışmış ama ülkemizde hep sevilmiştir diyebiliriz.</p>
<p>1999 yılına geldiğimizde tango için bir şeyler yeniden değişmeye başlayınca, dünya, yenilikçi bir tango ve ona hayat verenleriyle ile tanıştı. Gotan Project… İşte hikayemiz böyle başlıyor. Bu arada “Gotan”ın tangonun tersten yazılışı olduğunu sanırım fark etmişsinizdir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-998 alignnone" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-10.jpg" alt="gotan-project" width="1200" height="452" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-10.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-10-300x113.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-10-768x289.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/gotan-project-10-1024x386.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Gotan Project’in kuruluşunun arkasındaki itici güç, Philippe Cohen-Solal adındaki Fransız bir DJ olmuştur. 1962’de doğan Cohen-Solal, kariyerine 90’lı yıllarda film dünyasında başladı, önde gelen birçok film yönetmeninin müzik danışmanlığını ve bestecilik yaptı. 1968’de İsviçre’de dünyaya gelen Christoph H. Müller ile, Paris’te tanıştılar. Öncesinde elektronik müzik çalışmaları olan Müller ve Cohen-Solal Elektronik ve latin müziği tutkusunu paylaştıklarını fark ettiler ve1996 yılında “Ya Basta”yı kurmaya karar verdi. “Ya Basta”nın isim ilhamını Meksika devrimci subcomandante Marcos’un bir kitabından aldıkları notunu da ekleyelim. Bazı müzik çalışmaları olan Ya Basta’nın kaderi, 1999’da Müller ve Cohen-Solal’ın Arjantinli besteci ve gitarist Eduardo Makaroff’la bir araya gelmesiyle değişti. 1956 doğumlu Makaroff da Arjantin’de sinema ve televizyon filmleri için müzik besteleyen bir sinema bir geçmişine sahipti. Gotan Project’i işte bu çekirdek üçlü oluşturdu. Daha sonra gruba yeni bir boyut katmak için Arjantinli müzisyenlerden Gustavo Beytelmann, Nini Flores ve Edi Tomassi (piyano, bandoneon ve perküsyon), Danimarkalı kemancı Line Kruse ve Katalan vokalist Cristina Vilallonga guruba davet edildi.</p>
<p>Gotan Project 2000 yılında müzik piyasasına ilk single’ları “El capitalismo Foraneo / Vuelvo al sur” sürdüklerinde, kullandıkları klasik Arjantin tango motifleri, elektronik alt yapının yanı sıra eklenen Eva Peron’un sesinden politik bazı vokaller, arka planda köpek havlamaları, oynayan çocuklar, tren efektleri parçanın büyük bir ilgiyle karşılaşmasına neden oldu. Tangonun bu modern versiyonu tüm dünyanın bir anda ilgisini çekti. Yine 2000’de “Paris’te Triptico / Last Tango” adlı ikinci bir single ve sorasında “Santa Maria (del Buen Ayre)” yayınlandı. “Santa Maria” parçası başrollerini Richard Gere ve Jennifer Lopez’in oynadığı “Shall We Dance” adlı filmde unutulmaz bir tango gösterisi sahnesinde kullanıldı. Tüm romantiklere filmi veya en azından bu sahneyi internetten izlemelerini öneririm. Hayranların ve eleştirmenlerin merakla bekledikleri albümün kendisi, “La Revancha del Tango” da aynı yılın sununda piyasaya sürüldü. Albüm 1 milyon adet satarak, tangonun unutulmuşluğunun intikamını dünyadan almış oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1024" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/gotan-project-12.jpg" alt="gotan-project" width="1082" height="609" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/gotan-project-12.jpg 1082w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/gotan-project-12-300x169.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/gotan-project-12-768x432.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2017/09/gotan-project-12-1024x576.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1082px) 100vw, 1082px" />Artan başarı dalgası ve turneler 2003’te gruba, BBC Dünya Müzik Ödülleri’nde “En İyi Çıkış Yapan Topluluk Ödülünü “ getirdi. 2002’de İngiliz basını, zaten “La Revancha del tango” yu yılın en iyi albümlerinden biri olarak seçmişti. 2004 de “InspiraciónEspiración”, 2006 da” Lunático”, 2006 da “El Norte”, 2008 de “Gotan Project Live” çıktı. 2010 da ise “3.0”isimli albümü beğeniye sunuldu. Topluluğun Arjantinli elemanı EduardoMacaroff’un değişiyle “geçmişe bakarak geleceğin üretilmesi” yeni web iletişimi sistemi 3.0 ilham alan, rahatlıkla tangonun yeni sürümü diyebileceğimiz albüm büyük beğeni ile karşılandı. Albüm, Arjantinli ünlü yazar Julio Cortazar’ın Rayuela’sından esintiler, klarnet, armonika, caz piyano, bandoneon, akustik gitar kullanımlarını barındırıyordu. Gotan Project’in müzikleri “Sex and The City” ve “Nip/ Tuck” dizilerinde kullanıldı. Topluluk bu güne kadar Tel Aviv’den Tokyo’ya, Tokyo’dan Arjantin’e 350 den fazla konser verdi.</p>
<p>Gotan Project, albümleri dünyada iki milyonun üstünde satarak inanılmaz bir başarıya imza atan bir gurup. Ama esas başarıları tangoya getirdikleri yeni yorum. Bu başarıyı da klasik tango motifleri ve seslerini kullanmalarının yanında elektronik katkılara ve her albüm içindeki sürprizlere borçlular. Müziklerinde, Che’nin politik söylevlerinden tutun da “La Gloria’’parçasında olduğu gibi Arjantinli futbol yorumcusu Víctor Hugo Morales vokalinde goooooolü, GOOOOOTAN olarak bitirmesinden, “El Capitalismo Foraneo” daki Eva peronun sesine, rap şarkıcılara kadar pek çok sürprizi konuk etmeyi beceriyorlar. Örneğin “ Queremos Paz” parçasında Che Guevara’nın, “Barış istiyoruz, halkımız için daha iyi bir yaşam yaratmak istiyoruz” dediğini duyuyoruz.. Gotan Project bir röportajında bu kolajlar için“siyasi müzik yapmıyoruz ama siyasetin içindeyiz bir şekilde. Yani bağırmıyoruz ama ince ince söylüyoruz bazı şeyleri&#8230;” diyor.</p>
<p>Astor Piazzola hayranlığının birleştirdiği topluluk, 50 li yaşlardaki delikanlılar olarak, hayranlarına, görsel zenginliği çok yüksek, zarif performanslar sunuyorlar. Gotan Projesi’ndeki temel üçlülerden ikisinin sinema geçmişi düşünülürse bu zenginliği anlamak mümkün. Konserlerinde Arjantin tarzı, karanlık takım elbiseler ve zarif şapkalar giyiyorlar. Sahnede biraz karanlıkta kalarak dansın, arkadaki ekrandan Arjantin filmlerinden gelen klasik siyah-beyaz görüntülerin ve elektro-tango füzyonunu tamamlayan siyasi konuşmaların seyirciyi büyülemesine izin veriyorlar.</p>
<p>İstanbul’da da ağırladığımız Gotan Project, zarafetlerini, konsere Zeki Müren’i n sesini de katarak bir kez daha ispat etmişlerdir. Dileriz bir gün Bursa’da da seyrederiz. Canlı performanslarını mutlaka internetten izlemenizi öneririm. Bir not daha, toplulukta Arjantinli Eduardo hariç tango yapan yok…</p>
<p>Acaba Tango mu öğrensek? Sadece Gotan yeter mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/tangonun-modern-yuzu-gotan-project-detone/">Tangonun Modern Yüzü; Gotan Project [Detone]</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müziğin son ozanı; Leonard Cohen</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/muzigin-son-ozani-leonard-cohen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2017 10:48:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 93. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1121</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="665" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1-300x166.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1-768x426.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1-1024x567.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div>
<p>2O16 yılı, karanlık bir yıldı galiba… Müzik dünyasına baktığımızda bunu ileri sürmek için dört önemi nedenimiz var. George Michael, David Bowie, Prince, Leonard Cohen… Bu müzik efsanelerinin hepsi de 2016 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/muzigin-son-ozani-leonard-cohen/">Müziğin son ozanı; Leonard Cohen</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1200" height="665" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1.jpg 1200w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1-300x166.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1-768x426.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/leonard-cohen-egoistokur-gulenay-borekci-1-1024x567.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></div><p>2O16 yılı, karanlık bir yıldı galiba… Müzik dünyasına baktığımızda bunu ileri sürmek için dört önemi nedenimiz var. George Michael, David Bowie, Prince, Leonard Cohen… Bu müzik efsanelerinin hepsi de 2016 yılında sonsuzluğa yürüdüler. Gök kubbeye bir hoş sedadan çok daha fazlasını bıraktılar. Yeryüzündeki birçok insanın sevinçlerine, kederlerine, hayal kırıklıklarına, pişmanlıklarına, inançlarına, aşklarına, ümitlerine müzikleri ile köprü oldular. Hepsi ayrı bir değer olan bu müzisyenlerin hangisini daha çok özleyeceğimizi kestirmek zor. Onlardan bir daha yeni bir şarkı duyamayacağız belki, ama galiba eskiler bize yeter de artar. Şarkılarının, müziklerinin bir benzerinin bir daha asla yapılamayacağından adım kadar eminim.</p>
<p>Başlıktan da anlaşılacağı gibi Hekimce Bakışın bu sayısında Leonardo Cohen’i yad edeceğiz, şair, şarkı yazarı, efsane müzisyen ve zarif adam Leonard Cohen. 21 Eylülde 82. yaşını kutlamasından ve bu yaşta yepyeni bir albüm çıkarmasından kısa bir süre sonra 7 Kasımda aramızdan ayrıldı. Egedeki bir Yunan adası olan Hydra yaşadığı sırada tanıştığı büyük aşkı Marianne’in ölümden kısa bir süre sonra. Şöyle yazmıştı ona yazdığı veda mektubunda, “zaten çok kısa sonra arkandan geleceğimi düşünüyorum… sonsuz aşkla yeniden görüşene kadar”.</p>
<p>Leonard Cohen 21 Eylül 1934 de Kanada’nın Montreal kentinde başlayan yaşam serüvenine 14 müzik albümü, şiir kitapları, film müzikleri, romanlar, dünya turneleri, büyük aşklar sığdırdı. Yahudi bir ailenin çocuğu olan sanatçı erken yaşlarda gitar çalmaya başladı ve Federico Garcia Lorca’nın şiirleri ile tanıştı. ( 1974 de doğan kızına Lorca ismini vermiştir) İlk şiir kitabını 1956 yılında yayınladı. İlk müzik albümünü ise 1967 yılında. Birçok unutulmaz şarkıya imza attı. Kariyerinin ilk albümünde ‘Suzanne’, ‘Sisters of Mercy’, ‘So Long, Marianne’ ve ‘Hey, That’s No Way to Say Goodbye’ gibi şimdilerde hepimizin bildiği şarkılarla bizlerin hayatına girdi.</p>
<p>Biraz tekinsiz gözüken bu bas bariton sesli, yakışıklı efsane kaç kuşağı kendine aşık etti, bilemiyorum. Ancak kendi kişisel geçmişine baktığımızda fonda bir Yunan adası ve büyük bir aşk görüyoruz. Marianne ile aşkı için en büyük aşkı diyebiliriz sanırım, bunun için birçok ipucu var. Öncelikle bu kadının esin kaynağı olduğu şarkılar “So Long Marianne” “Bird on a Wire”, bir de şu sonsuzlukta kavuşmayı bekleyen “veda mektubu”. Sanatçının diğer aşkları ise Suzanne Elrod ki iki çocuğunun annesidir kendileri. 1990’larda aktris Rebecca De Mornay ile nişanlanmıştır. Ömrünün son dönemindeki hayat arkadaşı ise Anhani Thomas dır. Birde “Chelsea Hotel” isimli şarkıya esin olan ise Janis Joplin ile yaşanan bir gecelik aşkı anmadan geçemeyeceğim. Ayrıntıları bulmak sizin magazinel becerinize kalmış.</p>
<p>Leonard Cohen’in hep tanrı ile bir sorunu oldu. Bu hesaplaşma bekli de bu anlamda en iyi yazılmış şarkı olan “Hallelujah”a esin kaynağı olmuştur. Bu şarkının 1000 in üzerinde coverı yapılmıştır İnancının Budizm olduğunu söylemekle birlikte Musevilik inancını da hep yanında taşımış gibi gözükmektedir. Bir dönem, “beş seneden bahsediyoruz” Los Angeles’teki bir Budist tapınağında zen rahibi olarak yaşayıp dünya ile tüm bağlantısını kesmiştir. Ne televizyonun ne de magazinin zehrine bulaşmadığı halde böylesi bir inzivaya ihtiyaç duymuştu. Bu yalıtılmış dönemin arkasından da 2001 yılında ‘Ten New Songs’ albümü ile müziğe döndü.</p>
<p>Leonard Cohen’in tüm hayatı depresyonla kol kola geçmiştir. Bu durum zaten şarkılarının o kaotik karamsar havasından da anlaşılır. Bir taraftan da kara mizah örneklerini de görürüz bu şarkılarda. Depresyon ve intihar üzerine de birçok şarkı yazmıştır. “Seems So Long Ago, Nancy” , “One of Us Cannot Be Wrong”; “Dress Rehearsal Rag” intiharla ilgilidir. “Please Don’t Pass Me By” ve “Tonight Will Be Fine” ise depresyon kokan şarkılardandır. “Müslüm Baba misali” albümlerinin satışının bir jiletle beraber yapılması eleştirilerini almıştır zaman zaman.</p>
<p>Sosyal adalet kavramları, savaş, son dönemde sol politikalar şarkılarında yer almıştır. 1961 krizinde Che Guevara stili sakalı ve üniformasıyla Küba’dadır. 1973 Mısır /İsrail savaşında cepheye gider ve her iki tarafın askerlerine adadığı “Lover Lover Lover,” parçasını yazmıştır. Amerika’ya bir eleştiri niteliğindeki “Democracy” şarkısını da 11 Eylüle yazdığı “On That Day” şarkıyı da unutmamak lazım.</p>
<p>Ömrünün son dönemlerinde Leonard Cohen’i dünya turnelerinde her kuşaktan hayranının mutlu ederken görüyoruz. Ama bu mutluluğu emekliliğe ayırdığı parasını zimmetine geçiren menajerine borçluyuz. Emeklik hayalleri kurarken çalışmak zorunda kalan Cohen bu dönemde iki adet de albüm yayınladı.</p>
<p>Evet, insanlık çok iyi bir ozanını ve müzisyenini kaybetti ancak sonsuza uzanan müziği hala yanı başımızda. Yazımı Cohen’in “Anthem” adlı parçasındaki bu umuda dair mısra ile bitirmek istiyorum.</p>
<p>”Her şeyde bir çatlak vardır ışık böylece girer içeri”</p>
<p>Müziksiz kalmayın.</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/muzigin-son-ozani-leonard-cohen/">Müziğin son ozanı; Leonard Cohen</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabahattin Ali</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/sabahattin-ali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2016 15:42:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Detone]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 92. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1185</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="551" height="478" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sebahattin-ali.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sebahattin-ali" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sebahattin-ali.jpg 551w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sebahattin-ali-300x260.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 551px) 100vw, 551px" /></div>
<p>KuIIanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Sabahattin Ali Öncelikle bir yanlış anlama olmadan kesinlikle hekimce bakışın edebiyatla ilgili köşesini okumadığınızı belirtmek istiyorum. Hatta şunu da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sabahattin-ali/">Sabahattin Ali</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="551" height="478" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sebahattin-ali.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sebahattin-ali" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sebahattin-ali.jpg 551w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/11/sebahattin-ali-300x260.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 551px) 100vw, 551px" /></div><blockquote><p>KuIIanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?</p></blockquote>
<p><strong>Sabahattin Ali</strong></p>
<p>Öncelikle bir yanlış anlama olmadan kesinlikle hekimce bakışın edebiyatla ilgili köşesini okumadığınızı belirtmek istiyorum. Hatta şunu da ilave etmem gerek ki yazılar baskıda da karışmadı. Detone köşesi, Sabahattin Ali şiirlerinden ilham alan ölümsüz şarkıları bu sayımıza konuk ederek, Sabahattin Ali’ye saygı duruşunda bulunmak istiyor.</p>
<p>Herkes bir televizyon kanalının, cahil sunucusunun, bilge görünmek adına devirdiği çamları, ya televizyondan ya da sosyal medyadan izlemiştir. Sabahattin Ali’nin 1943 yılında yazdığı kitabın roman kahramanını günümüzün Pop ikonu Madonna ile karıştırmak… Konunun neresinden tutup konuşalım deseniz orası elinizde kalıyor. Halimize gülmek mi, ağlamak mı gerektiğini kestiremediğimiz durumlardan biri. Ama bende durumdan bir görev çıkarıp bu güzel insanı biraz anıp, çokça güzel müziklere ilham olmuş, müzik tarihimizin unutulmaz şarkılarının sözleri olan şiirlerini ve o müzikleri yazmak istedim. Sabahattin Ali’nin kitaplarını okumamış olasınız bile bu yazının sonunda anlayacağınız gibi pek çok kez onun mısralarını mırıldanmış bulunuyorsunuz. Edebiyatımızın değeri sonradan anlaşılan, en güçlü yazarlarından biridir Sabahattin Ali. Edebiyata dair cümleleri edebiyat köşelerine bırakıp, biraz yaşamından bahsedelim, kısacık…</p>
<p>Sabahattin Ali 25 Şubat 1907 tarihinde Edirne’nin Gümülcüne Sancağına bağlı Eğridere ilçesinde doğdu. Çocukluk yılları Çanakkale harbi sırasında Çanakkale’de, Yunan işgali sırasında Edremit’te geçer. Önce Balıkesir Muallim Mektebi’nde sonra İstanbul Muallim Mektebi&#8217;nde okudu. İstanbul’da okurken şiirleri, hikayeleri dergilerde yayınlanmaya başladı. Öğretmen olunca Yozgat’ta atandı. O sırada Atatürk tarafından önerilen bir proje çerçevesinde, yurtdışında yabancı dil öğretmeni yetiştirmek için yurtdışına gönderilen 15 öğretmenlerden biri oldu ve Almanya’ya gitti. Almanya&#8217;da Nazım Hikmet&#8217;le tanışır ve bu tanışma onun düşünce hayatını çokça etkiler. Dönüşünde önce Orhaneli’ne sonra Aydın’a öğretmenliğe atanır. Artık iktidarın izlediği bir adama dönüşmüştür, yazılarından ve düşüncelerinden dolayı hakkında yargılamalar başlar. Aydın cezaevinde yatar. Serbest bırakılınca Konya’da öğretmenlik yapar. Arkadaş toplantısında okuduğu bir şiir nedeniyle 1932’de tutuklanarak bir yıla mahkum edilir. Konya ve Sinop cezaevlerinde yatar. Cumhuriyet’in onuncu yıl dönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşur. Cezaevinden afla çıkınca öğretmenliğe ve yazılarına geri döner. 1944 de Aziz Nesin’le beraber Markopaşa dergisini çıkarır. Toplumcu gerçekçi mizah anlayışıyla Markopaşa, o dönemlerin adeta ana muhalefeti haline gelir. Baskılar daha da artınca nakliyatçılığa başlar ve ülkeden ayrılma planları yapmaya başlar. Evet, sonra herkesin bildiği trajik bir ölümle hayatı sonlanır ve ölümü bu ülkenin çözülmemiş faili meçhul cinayetlerinden biri olarak tarihe geçer.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1217" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/edip-akbayram.jpg" alt="edip-akbayram" width="400" height="400" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/edip-akbayram.jpg 400w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/edip-akbayram-150x150.jpg 150w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/edip-akbayram-300x300.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/edip-akbayram-100x100.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" />Yeniden hapishane yıllarına dönüyoruz. Sabahattin Ali, Sinop cezaevinde yattığı dönemde yazdığı “Hapishane Şiirleri” diye anılan 5 şiiri, ülkemizin müzik tarihine damga vuracak şarkılara da ilham olmuştur. Hapishane Şarkısı beşlemesinin ilk şiiri olan “Göklerde Kartal Gibiydim”. Bestesi Ali Ekber Eren’e ait olup Edip Akbayram başta olmak üzere birçok sanatçı tarafından seslendirilmiştir. “Kartal gibiydim/Kanadımdan vuruldum/Mor çiçekli dal gibiydim/Bahar vaktinde kırıldım” dizeleri şairin yaşamını belki de en güzel anlatan dizelerdir. Bir dönem İstanbul’un her köşe başında duyulan, Sabahattin Ali’nin en çok bilinen 70li yılların kült şarkısı“Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz”ın sözleri yine Sinop Cezaevinde, Rizeli bir Robin Hood olan orada Sandıkçı Şükrünün öyküsü için yazılır. Bu dizeler Edip Akbayram ve de Zülfü Livaneli tarafından seslendirilmiştir. “Geçmiyor Günler”, şiiri Ahmet Kaya tarafından bestelenmiştir. Ahmet Kaya’nın dışında da birçok kişi tarafından da seslendirilmiş şiir, beşlemenin üçüncüsüdür. “Dışarıda mevsim baharmış/Gezip dolaşanlar varmış/Günler su gibi akarmış/Geçmiyor günler geçmiyor”. Hapishane Şarkısı eserinin en sonuncusu “Aldırma Gönül”. Başın öne eğilmesin aldırma gönül aldırma/Dertlerin kalkınca şaha/Bir küfür yolla Allah’a/Görecek günler var daha.” İlk olarak Kerem Güney tarafından bestelenen şiir, Edip Akbayram tarafından müzik tarihimizin unutulmazları arasına kaydedilmiştir. Sinop cezaevi bu şarkıyla birlikte anılır olmuştur.</p>
<p>“ Kara Yazı”, cezaevi yıllarından önce Sabahattin Ali’nin Konya’da öğretmenlik yaptığı sıralarda Nahit Hanım için yazdığı bir aşk şiiri. Türk edebiyat tarihinde Nahit Fırat herhalde, şairlere en çok ilham olmuş efsane kadınların başında geliyordur; düşünsenize Can Yücel, Orhan Veli, Edip Cansever, Necip Fazıl Kısakürek, Ece Ayhan gibi birçok şairimiz Nahit Hanım’a aşık olmuş. Sabahattin Ali ile Nahit Hanım 1920’lerin sonunda Yozgat’a öğretmen olarak tayini çıkmadan önce İstanbul’da tanışmışlar ve yazarımız Nahit Hanım’a aşık olmuş, ancak aşkı karşılıksız kalmıştır. Nahit hanıma birçok aşk şiiri yazar Sabahattin Ali. Bu şiirlerden Kara Yazı şiiri Ahmet Kaya tarafından bestelenir. “Yalnız ona yar demiştik/Onda bir şey var demiştik/O bizi anlar demiştik/Böyleymiş kara yazımız…”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1215" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/zulfu-livaneli.jpg" alt="zulfu-livaneli" width="606" height="340" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/zulfu-livaneli.jpg 606w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/zulfu-livaneli-300x168.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 606px) 100vw, 606px" />Yine bir döneme imza atan unutulmaz şarkı, yine Nahit Hanım için yazılmış bir şiir, Mehmet Teoman tarafından bestelenmiş ve Nükhet Duru tarafından yapılan muhteşem seslendirme “Ben Gene Sana Vurgunum” şarkısı. Mehmet Teoman ve Nükhet Duru ikilisinin çalışmaları müzik tarihimizin en güzel şarkılarının doğmasına neden olmuştur.<br />
Ali Kocatepe tarafından bestelenip, Sezen Aksu tarafından söylenen “Dağlar” şiiri, Sabahattin Ali’nin öldürüldüğü iddia edilen yere, kızı Filiz Ali tarafından dikilen temsili mezar taşının üzerine yazılıdır. “Başım dağ saçlarım kardır/Deli rüzgarlarım vardır/Ovalar bana çok dardır/Benim meskenim dağlardır”.</p>
<p>Sinop cezaevinden önce, 1932’de Konya cezaevinde yattığı yıllarda Sabahattin Ali, Ayşe Sıtkı’ya aşık olur. Ancak bu aşk da karşılıksız kalır ve en güzel şiirlerinden biri doğar “Melankoli”. “ Ne bir dost, ne bir sevgili/Dünyadan uzak bir deli/Beni sarar melankoli”. Ali Kocatepe’nin bu şiire yaptığı güzel bestesini Nükhet Duru seslendirdi.</p>
<p>Sevginin, aşkın en masum en naif halini anlatan, yine Ayşe Sıtkı için yazılan“Çocuklar Gibi” şiiri, Ali Kocatepe tarafından bestelenmiş, pop müziğimizin kraliçesi Sezen Aksu tarafından söylenmiştir.</p>
<p>Geldik bu beste ve şiiri müzik tarihimizin en klasik türkülerinden biri olan Leylim Ley” e. Sabahattin Ali’nin 1937’de askerdeyken yazdığı “Ses” öyküsünde geçen “Leylim Ley” şarkısının besteleyeni ve söyleyeni hepimizin bildiği gibi Zülfü Livaneli. Öykünün kahramanı yol inşaatında çalışan bir amele çocuk tarafından söylenen türküye hayat veren bu beste ile ilgili çok söze gerek olmadığını düşünüyorum.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1218" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/ahmet.jpg" alt="ahmet" width="1440" height="1080" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/ahmet.jpg 1440w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/ahmet-300x225.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/ahmet-768x576.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/ahmet-1024x768.jpg 1024w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/12/ahmet-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 1440px) 100vw, 1440px" /></p>
<p>Son olarak, yine Ahmet Kaya tarafından bestelenip yorumlanan “Kız Kaçıran” şiirinden bir dizeyi buraya alalım. “Peşime düştü takipler/Boynumu bekliyor ipler/Zeybekler seni ayıplar/Yürü yağız atım, yürü.”<br />
41 yıllık kısa yaşantısına üç roman, on öykü, iki şiir kitabı ve yedi kitap çevirisi sığdırmış olan yazarımızın eserlerinin halen kitapçıların en çok satan kitaplar rafında yer almasının nedeninin tartışmasını edebiyat köşelerine bırakıp, sözü “Değirmen “adlı öyküsünden bir alıntı ile bitirmek istiyorum.</p>
<p>Siz sevemezsiniz adaşım, siz, şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz, birisinden korkan ve birisini tehdit edenler. Siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz.</p>
<p>Müziksiz kalmayın, Dostlukla kalın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/sabahattin-ali/">Sabahattin Ali</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeref Konuğumuz Radiohead</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/seref-konugumuz-radiohead/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2016 14:26:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Detone]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 91. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1322</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="600" height="437" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/radiohead_albumhaber_1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="radiohead_albumhaber_1" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/radiohead_albumhaber_1.jpg 600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/radiohead_albumhaber_1-300x219.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/radiohead_albumhaber_1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></div>
<p>Geçtiğimiz aylarda Firuzağa’da Radiohead için &#8216;Velvet Indieground Records&#8217; isimli plakçıda düzenlenen etkinliğe “Ramazan ayında içki içiliyor” gerekçesiyle yapılan saldırıyı hepimiz basından izledik. Bana en çok dokunan sanırım sizleri de en [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/seref-konugumuz-radiohead/">Şeref Konuğumuz Radiohead</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="600" height="437" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/radiohead_albumhaber_1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="radiohead_albumhaber_1" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/radiohead_albumhaber_1.jpg 600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/radiohead_albumhaber_1-300x219.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/radiohead_albumhaber_1-86x64.jpg 86w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></div><blockquote><p>Geçtiğimiz aylarda Firuzağa’da Radiohead için &#8216;Velvet Indieground Records&#8217; isimli plakçıda düzenlenen etkinliğe “Ramazan ayında içki içiliyor” gerekçesiyle yapılan saldırıyı hepimiz basından izledik. Bana en çok dokunan sanırım sizleri de en çok yaralayan Koreli işyeri sahibinin gözyaşları oldu. Öğrendik ki kendisi ülkemizi çok seven ve buraya, İstanbul’a yerleşmiş bir dünya gezgini. Ama bu sevgi kendini bilmez bazı kişiler tarafından dükkanını talan edilmesini engelleyemedi. Bir daha bu ülkede yaşayamayacağını düşünerekten bu ülkeden ayrıldı…</p></blockquote>
<p>Olaydan sonra Radiohead yaptığı açıklamasında &#8220;Kalbimiz İstanbul&#8217;da saldırıya uğrayanlarla birlikte. Umarız hoşgörüsüzlükten kaynaklanan bu tür şiddet olaylarının çok eskilerde kaldığına tanık oluruz.&#8221; dedi. Bu yaşananları izlerken aslında olayın diğer kahramanı olan Radiohead grubunu yazmayı kendime bir görev bildim. Çünkü bu köşenin şeref konuğu olmayı fazlasıyla hakkeden bir grup Radiohead…</p>
<p>Radiohead’in neden bu kadar önemli bir grup olduğu sorusuna gelince şöyle bir sıralamayı hemem sizle paylaşayım. Dünya müzik devlerinden Beatles tüm kariyerini 7 yıla sığdırdı, Pink Floyd ise 15 müzik piyasasında kaldı. Radiohead ise ilk albümlerinden bu yana geçen 23 yıldan sonra bizi hala şaşırtmaya devam ediyor. Müzik piyasalarını şaşırtmanın pek kolay olmadığını da göz önüne alırsa bu inanılmaz bir kariyer. Bunu nasıl mı yapıyorlar? Radiohead her albümde yepyeni bir müzikal dil yaratabiliyor, 23 yıl da bunun tanığı.</p>
<p>Radiohead 1986 da Oxfordshir’de okul arkadaşları tarafından kurulun bir İngiliz alternatif rock grubudur. Grubun üyeleri Thom Yorke (baş vokal, ritim gitar, piyano ve elektronik ses işleme cihazları), Jonny Greenwood (baş gitarist ve diğer enstrümanlar), Ed O&#8217;Brien (gitar, arka vokal), Colin Greenwood (basgitar, synthesizer) ve Phil Selway&#8217;dır. (davul, perküsyon) Grup kurulduğunda sadece cumaları bir araya geliyordu o yüzden adını «On A Friday» «Bir Cuma Günü» koydular. Grup üniversite yıllarında da kopmadı. Oxfordshir’de canlı performanslar gerçekleştirdiler, birlikte demolar yaptılar. Sonunda menajerlerin ve dev müzik şirketlerinin dikkatini çekmeyi başardılar. İlk albümlerini yapım sürecinde isimlerini Talking Heads grubunun True Stories albümündeki RadioHead şarkısından esinlenerek Radiohead olarak değiştirdiler.</p>
<p>Radiohead’in müzik hayatı oldukça ilginç dönemeçler halinde seyretti. Creep şarkısı, grubun çıkış albümlü olan Pablo Honey (1993)&#8217;de de yayımlandıktan sonra dünya çapında bir hit haline geldi ama ülkesinde BBC Radyo 1’de, müziklerini «fazla depresif» bulduğu için yayınlamadı. 2000li yıllara gelindiğinde grup bu şarkıdan nefret ettiğini açıkladı. Fakat o zamana kadar şarkının binlerce coverı yapılmıştı zaten. İlk albümün ardından başarılı bir dünya turnesi geldi ama neredeyse grup bu başarının altında kalıyordu. Thom Yorke’un ifadesine göre «seksi, küstah ve göze hoş gelen MTV tipi yaşam tarzının» dünyaya pazarlanmasına yardımcı olduğu gerçeği onları rahatsız etti. İkinci albümleri The Bends (1995) de çıktığında artık yalnız İngiltere’de değil dünya çapında büyük bir hayran kitlesine sahiptiler. İkinci albümleri için öngördükleri tarz hedefledikleri daha derin müziğe geçiş aracılık yapmasıydı. Üçüncü albümleri OK Computer Haziran 1997’de yayımlandı. Genelde melodik rock tarzında olan bu albümde, deneysel müzik yapıları, elektronik müzik ve avangart akımları da denediler. 1997 yılında üçüncü albümleri OK Computer İngiltere listelerine 1 numaradan giriş yapan ilk albümleri oldu ve o seneki Grammy Ödülleri’nde «En iyi alternatif albüm» ödülünü aldı. Büyük ticari başarı getiren melodik rock tarzında bu albüm deneysel müzik yapıları, elektronik müzik ağırlığı ile çok olumlu eleştiriler aldı.</p>
<p>Radiohead 1999 yılına geldiğinde grup bir duraklama geçirdi. 1997-1998 dünya turnesi oldukça iyi geçmişti, Thom Yorke depresyondaydı ve şarkı yazamıyordu. Bu urumdan farklı bir müzikal dil geliştirerek, hatta grup elemanları rollerini yeniden belirleyerek çıktılar. 2000 yılında dördüncü albümleri Kid A’i yayınladılar. Büyük bir başarı… ve gelsin Grammy’ler, «En iyi alternatif albüm» ödülünü kazandı. Müziklerine elektronik egemen olmaya başlamış ve gitarlar geri çekilmişti. Radiohead’in ruhunda da değişim başlamış grup Avrupa turnesini sponsorsuz, çadır tipi bir sahnede; Kuzey Amerika turnesini de küçük sahnelerde gerçekleştirdi. Bu albümü 2001yılında Amnesiac izledi. OK Computer ile başlayan tarz değişimini bırakıp, yaratıcı bir şekilde ilerleyen grup 2003 de Hail to the Thief’i yayımladı.</p>
<p>Gelelim şimdi neden Radiohead’i bizler neden bu kadar çok seviyoruz. Öncelikle tabii ki müzikleri ve müziklerinin yaratıcı yolculuğu ama asıl faktör galiba 2007 yılında yeni albümleri In Rainbows çıkardıkları sırada yaptıkları. Yaptıkları şey müzik piyasasında devrim niteliğinde bir davranıştı. Albümü bedelsiz de indirebilmek üzere olarak internetten yayınladılar. İsteyenden gönlünüzden ne koparsa formatında bağış alıyorlardı. In Rainbows albümü onların klasik albümü haline geldi ve büyük başarı kazandı. 2011 yılında gelen “King of Limbs” aynı şekilde, önce internet üzerinden hayranlarına ulaştı.</p>
<p>Sevme nedenlerimizden biri de efsane solist grubun temel direklerinden olan Thom Yorke Ülkemiz Gezi Parkı olayları ile çalkanırken duyarsız kalmadı ve Facebook hayran sayfasındaki kapak fotoğrafına, olaylar sırasında çekilen meşhur ‘TOMA’ya karşı gitar çalan genç’i koydu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1345" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/09/radiohead_albumhaber_2.jpg" alt="radiohead album" width="755" height="536" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/09/radiohead_albumhaber_2.jpg 755w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/09/radiohead_albumhaber_2-300x213.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 755px) 100vw, 755px" /></p>
<p>2016 albümü “A Moon Shaped Pool” çok gizemli geldi. İlk olarak web sitelerini bembeyaz yaptılar. Ardından Facebook sayfaları beyaza büründü. Twitter hesaplarından da bütün gönderiler temizlendi. Son olarak ThomYorke’un kendi Twitter hesabı da bembeyaz oldu. Ama albüm umut dolumuydu? Hayır… Albüm bizim nasıl insanlıktan çıktığımızı ikiyüzlülüğümüzü, göçmenleri, dünyayı nasıl berbat ettiğimizi tamamen kendi dilleri, yöntemleri ile anlatıyordu.</p>
<p>Radiohead demek biraz Thom Yorke demek. Thom Yorke bir solist olarak da dönemini en çok etkileyen sanatçılardan biri. İnanılmaz falseto yorumları ile hayranlarını kendinde geçiriyor. Grubun kuruluşundan beri en önemli iki adamından biri diğeri ise enstürman sihirbazı olan Jonny Greenwood.</p>
<p>Radiohead’i seversiniz ya da seversiniz. Bu yaratıcı rock grubu 90 larda başlayan yolculuğunu 2000 li yılların ortalarına kadar oldukça üst sevide taşıdı. Müzikleri rocktan başlayıp jazzın vazgeçilmez tatlarına, elektroniğin cazibesine doğru yolculuk yaptı. Son albümleri ile yaylıların hakimiyetiyle devam edecek gibi gözüküyor. Ama müziklerini aynı zamanda hayattaki duruşlarını yansıtan bir araç olarak kullandılar. Dünyadaki olan bitenle ilgilenen, sayısız bağış kampanyasına imza atan ve dünyadaki haksızlıklara dikkat çeken de bir grup oldular.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/seref-konugumuz-radiohead/">Şeref Konuğumuz Radiohead</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Klasik Müziğinizi nasıl alırdınız?</title>
		<link>https://hekimcebakis.org/makale/klasik-muziginizi-nasil-alirdiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Güzide Elitez]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2016 13:35:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Detone]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimce Bakış 90. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hekimcebakis.org/?p=1388</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="1091" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="klasik-muzik" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2-300x205.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2-768x524.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2-1024x698.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div>
<p>Popüler kültürün hayatımızı istila ettiği, küreselleşmenin etkilerini yaşamımızın her anında hissettiğimiz bir dönem yaşıyoruz. Popüler kültürle ne alıp veremediğin var diye sorabilirsiniz. İşte, bu yazının çıkış noktası da buradan başlıyor [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/klasik-muziginizi-nasil-alirdiniz/">Klasik Müziğinizi nasıl alırdınız?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1600" height="1091" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="klasik-muzik" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2.jpg 1600w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2-300x205.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2-768x524.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-2-1024x698.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></div><blockquote><p>Popüler kültürün hayatımızı istila ettiği, küreselleşmenin etkilerini yaşamımızın her anında hissettiğimiz bir dönem yaşıyoruz. Popüler kültürle ne alıp veremediğin var diye sorabilirsiniz. İşte, bu yazının çıkış noktası da buradan başlıyor çünkü ülkemizde de dünyada da, yüzyıllardan birikimi olan kültürler, popüler kültüre birer birer kurban oluyor. Tabii ki müzikte bu etkiden payını alıyor. Orkestralar can çekişiyor, hatta batı dünyasında, klasik müziğin kalbinde, Avrupa’da, dağılan klasik müzik gurupları, orkestralar var. Yüzyılların müziği dinleyicilerini kaybediyor. Müzik bir değer kaybına uğruyor mu? hayır, ama bu çetin koşullarla rekabet etmek artık çok zor. Ne yapmalı? İşte esas soru bu, ne yapmalı ki klasik müzik; hem genç kuşak dinleyicinin ilgisini çekmeli hem de klasik müzik popüler olmalı. Bunu başaranlar var mı? Var. Hem de çok iyi örnekler…</p></blockquote>
<p>Önce Klasik müziğin caz halinden başlayalım derim… 1934 doğumlu Fransız piyanist, besteci, yorumcu Jacques Loussier’den… Jacques Loussier Paris Ulusal Müzik Konservatuarı’nda öğrenim görmüş Fransa’nın en iyi piyanistlerinden biri. Konservatuarın bu parlak öğrencisi, öğreminini tamamladıktan sonra müziğe ara verip bir dünya seyahatine çıkıyor. Dönüşünde izlediği Modern Jazz Quartet konseri, kariyerini dönüştürüyor. Artık, çocukluğundan bu yana gelen Bach hayranlığıyla vazgeçemediği Bach yorumlarına, caz tınıları ilave ederek müzik yapacaktır. Jacques Loussier bu müziği yapmak üzere 1959 yılında kontrbasta Pierre Michelot, davulda Christian Garro ile beraber “Play Bach” ismini verdiği üçlüsünü kurar. 1978 yılında grup dağılana kadar, yılda yaklaşık 200 konser ve 6 milyonun üstünde albüm satma başarısını göstererek 1960’ların popüler müziğinin bir ikonu haline gelir. Jacques Loussier 45 yaşında emekli olmaya karar verir ve kendini müzik araştırmalarına adar. Bu dönemde, Provance’da evinde kurduğu stüdyoda konuk ettiği müzisyenlerden bazılarının Pink Floyd, Elton John, Sting gibi isimler olduğunu ve bu arada Pink Floyd’un efsanevi albümü “The Wall”un bazı bölümlerinin de Loussier’nin stüdyosunda kaydedilmiş olduğu notunu hemen araya sıkıştıralım. Bu efsanevi piyanist 1985 yılında, Johann Sebastian Bach’ın doğumunun 300.yıldönümü kutlamalarında gelen bir yeni teklifle “Bach Trio”yu yeniden oluşturur yeni Bach albümlerine imza atmaya başlar. Bale ve değişik sahne müzikleri bestelediği 1987-2002 tarihleri arasında 10 albüm 4 adette derleme albüm çıkarmıştır. Bach’ın dışında Debussy, Vivaldi,Ravel Handel gibi bestecileri de yorumlayarak albüm haline getirmiştir. Türkiye&#8217;de de konser veren ve Güher &#8211; Süher Pekinel kardeşlerle birlikte çalışan Jacques Loussier hala eskimeyen müzikleri ile dinlemekten keyif aldığımız müzikçilerin başında gelir. Özelikle Bach çaldığı albümlerini mutlaka edinmenizi öneririm, çünkü onlarda artık bir klasik.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1389" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-1.jpg" alt="klasik-muzik" width="814" height="383" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-1.jpg 814w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-1-300x141.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2018/12/klasik-muzik-1-768x361.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 814px) 100vw, 814px" /></p>
<p>Sıra geldi Klasik müziğin oryantal haline… Yanlış duymadınız klasik müzik ve oryantal müzik. Bu iki müzik nasıl bir araya gelir diyorsanız “Mozart in Egypt” albümünü hiç dinlemediniz demektir. İlki 1998 de yayınlan bu iki albüm, Mozart’ın değişik eserlerinden oluşuyor. Ama dinlediğinizde “bu Mozart bir değişik Mozart“ diyorsunuz. Çünkü albümlerde Mozart’ın 23 nolu piyano konçertosu udla başlayabilmekte, ya da Sihirli Flütte’ki “Papageno” aryası, Arapça başlayıp Almanca devam edebilmektedir. Mozart’ın Requiem’i bir gazelle başladığını duyup bir duraksarsınız, sonra bütün ciddiyetiyle orkestranın durumu ele aldığını görürsünüz. Bulgar Senfoni Orkestrası ile Kuzey Afrikalı sanatçıların bir araya geldiği, Asya Müziği çalışmaları ile ünlü Fransız müzisyen ve düzenlemeci Hughes de Courson tarafından geçekleştirilen bu albümler eğer klasik müzik konusunda çok tutucu değilseniz dinlemesi çok keyifli albümler. Udlar, kanunlar, darbukalar, bize yakın ritimler derken kendinizi başka bir Mozart’la Mısır’da! hissedebilirsiniz. Ben bu albümleri dinlerken bu haliyle Mozart eselerini dinlese ne düşünürdü diye çok düşünürüm. Bence beğenirdi. Albümde olmazsa olmaz Türk Marşı da var ancak Couron albümde bu eserin ismini, yeni yorumundan yola çıkarak “Mısır Marşı” olarak değiştirmiş. Bu değişiklik için &#8220;Türkler beni affetsin&#8221; diyor.</p>
<p>Mozart’la salsa yapılır mı? KlazzBrothers&amp;CubaPercussion çalıyorsa yapılabilir. 1999 yılında kurulan Alman gurup Klazzbrothers, Küba turunda, Kübalı perküsyoncu AlexisHerreraEstevez ve ElioRodriguezLuis ile tanışıyor ve bir araya gelip “KlazzBrothers&amp;CubaPercussion” kuruyorlar. Klasik ve caz sınırlarında dolaşan, müziğin orijinalini çok bozmayan bir yorumları var topluluğun. Beş kişiden oluşan topluluğun albümleri,klasik Avrupa müzik geleneğinin eşsiz kombinasyonlarıyla, Swing ve Latin caz ve Küba ritimlerinin sonsuz çeşitliliğini harmanlanarak, tamamen yeni bir ses yarattı. 11 albüm çıkaran topluluğun 2 adet Echo Klassik, 2 adet Jazz ödülü bir adet Grammy adaylığı bulunmaktadır. Klasik müziği Küba ritimleri ile dinlemenin keyfi gerçekten bambaşka. Örneğin albümde Mozart’ın sol minör senfonisini &#8220;Mambozart&#8221;a, Beethoven&#8217;ın 5. senfonisini &#8220;CincoSalsa&#8221;ya dönüştürmüşler. Bach, Çaykovski, Mozart, Wagner gibi klasik müziğin öncülerinin tanınmış eserlerini aranje ederek bu müziklerle salsa yapılabilecek hale getirmişler. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası&#8217;nın konuğu olan topluluğun, Classic Meets Cuba1-2, Classic Meets Cuba Symphonic Salsa albümlerini mutlaka edinin.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1419" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/03/klasik-muzik-3.jpg" alt="klasik-muzik" width="548" height="323" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/03/klasik-muzik-3.jpg 548w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/03/klasik-muzik-3-300x177.jpg 300w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2016/03/klasik-muzik-3-357x210.jpg 357w" sizes="auto, (max-width: 548px) 100vw, 548px" />Geldik klasik müziğin heavy metalle imtihanına… Wolf Hoffmann Accept adlı Alman metal müzik yapan topluluğun gitaristi. Ama ne gitarist. 1976 yılında, rock müziğin efsane döneminde, Udo Dirkschneider ile birlikte kurmuşlar topluluğu. Metal müzik dinleyicilerinin gönlüne taht kuran topluluklarının başında geliyor. Accept’in çok başarılı albümlerle müzik piyasasında fırtınalar estirdikleri dönemlerin yanında, birkaç kez müziğe ara verdikleri dönemler de olmuş. Fakat topluluk Küllerinden doğan Zümrüdüanka kuşu misali tekrardan doğup, bir önceki albümlerinden daha da başarılı albümlere imza atmış. Ara dönemlerde topluluğun elemanları bireysel albümler de çıkarmışlar. Bizi ilgilendiren bölüm burada başlıyor. Topluluğun efsane ama gerçekten bu tanımı hak eden karizmatik gitaristi Wolf Hoffmann 1997 yılında bir Clasiccal albümü çıkarıyor. Klasik müzik sevdalısı Wolf’un bu albümdeki sololarıyla klasik müziğe yeni bir bakış açısı kazandırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Albümde Bizet, Grieg, Tchaikovsky, Ravel gibi birçok bestecinin çok bilinen, çok sevilen eserlerini yorumluyor. Bolero’yu, Habenara’yı, Wolf’tan dinlemek bence inanılmaz bir deneyim. Metal müziğe çok mesafeli bir duruş sergileseniz bile albümün bütününün favoriniz olacağından eminim.</p>
<p>Evet, sonuç olarak küreselleşme, müziğin tüm formlarını etkilerken klasik müzikte bu etkilerden nasibini alıyor. Bu bir gelişim mi? Buna zaman karar verecek. Ama sonuç olarak klasik müziğin değişik etkiler alması ve değişik kültürlerle harmanlanması, yeni ortaklıklar dünya müziğine güzel katkılar yapıyor. Bu yenidünya müziği mi? Bilemem. Değişim rüzgarlarına kim karşı koyabilmiş ki?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://hekimcebakis.org/makale/klasik-muziginizi-nasil-alirdiniz/">Klasik Müziğinizi nasıl alırdınız?</a> appeared first on <a href="https://hekimcebakis.org">Hekimce Bakış</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
