Page 76 - Hekimce Bakış Dergisi 101. Sayı
P. 76
PANDEMİLER TARİHİ
İnsanlar dünyaya dağıldıkça salgın hastalıklara da
yakalandılar. Modern çağda bile salgınlar insanlığın bir
parçası olmaya devam ediyor. Pek çok hastalıktan ancak
çok azı Covıd-19 gibi pandemi seviyesine çıkabiliyor.
Tarihin en ölümcül salgınlarını Antonin Vebası’ndan
Covıd-19’a kadar sıraladık.
Hastalıklar insanlığın ilk günlerinden beri, başımıza dert
olmayı sürdürüyor. Bu hastalıklar, dramatik bir şekilde
tarım devriminin ardından daha geniş kitleleri etkilemeye
ve yayılmaya başladı.
Gelişen ticaret ile beraber insan-hayvan temaslarının
artması, salgın hastalıkların daha hızlı ortaya çıkmasına
sebep oldu. Malaria, Tüberküloz, Cüzzam, İnfluenza,
Çiçek hastalığı ve diğerleri tam da bu dönemlerin erken
zamanlarında ortaya çıktılar.
Medeni insan, daha büyük şehirlerde yaşamaya, daha
farklı rotalar keşfetmeye ve ekosistemle ilişkili olmaya
başlayınca pandemilerin ortaya çıkışı da artış gösterdi.
Tanrıların Gazabı
Antik toplumlarda insanlar ruhların ve tanrıların
hastalıklar yaydığını, yıkımlara sebep olduğunu, böylece
tanrının gazabını tattıklarını düşünürlerdi.
Bizanlı tarihçi Sezarlı Prokopis, Jüstinyen Vebası’nın
izin sürmüş ve Çin ve Kuzeydoğu Hindistan’dan
kara ve deniz yoluyla önce Mısır’a oradan da
Akdeniz’deki limanlar aracılığında hastalığın Bizans
İmparatorluğu’na geldiğini keşfetmişti.
Prokopis, salgında ticaretin ve coğrafyanın rolünü
görse de hastalık için İmparator Jüstinyen’i suçlamış
ve onu Şeytan olarak nitelemiş ve tanrının onu şeytani
davranışları nedeniyle cezalandırdığını dile getirmişti.
Bazı tarihçiler bu durumunda İmparator Jüstinyen’in
Batı ve Doğu Roma İmparatorluklarını birleştirme
çabalarını boşa çıkardığını ve Karanlık Çağlar’ın
başladığını belirtir.
Şanslıyız ki insanlık hastalıkların sebebine yönelik
anlayışları geliştirdi ve bunun sonucunda bugün
pandemilere karşı yasaklayıcı önlemler alabiliyoruz.
76 hekimcebakis.org

