Page 57 - Hekimce Bakış Dergisi 107. Sayı
P. 57
KUŞLAR AĞLAMAZ
BU ŞEHİRDE
Dr. Semiha UZUNALİOĞLU | semihan16@yahoo.com
Ben seni ıslak kaldırımlarda doğurdum Bizim hikâyemizi onlar mı yazdı?
Zemherinin ortasında Kalem ağladı
Silahlar, kavgalar arasında Sen ağladın
Kurt ile uyuyordu kuzu Ben ağladım
Eşkıyalar öldürmüştü pırıl pırıl umutları. Göz kapadık, aynı rüyaya daldık
Şafak söktü ejderhanın midesinde uyandık.
Ben seni karanlık akşamlarda doğurdum Ben seni zamansız ülkelerde doğurdum
Toklar sofrasındaydı açlık Yüzümde şaşkınlığı, uçurduğum umutların
Yiyen doymadı, doyan kanmadı Ağladın, sustum
Koca koca adamların koynunda uyudu Yürüdün, durdum
Ağzı süt kokan ana kuzuları! Bizi bizle dövmüşlerdi, doğruları unuttum.
Sen gördün Ben seni zamansız zamanlarda doğurdum.
Ben gördüm Yaşımdan büyüktü sustuğum korkularım
Ana, baba, dede, nine, Adına ümmet dediler, insanı çiğnediler
Talihin ebedi karanlık dönüşüne Çoğaldı zamansız ölümler, cenneti gösterdiler!
Bin gece uyuduk, bilinmez bir sabahtı uyandık.
Bitmedi bilmediği kitaplarla savaşları
Türkü sustu Kibirliydi sözleri, süslüydü kuşamları
Gazel sustu Sebep çoktu vurdular, sipersiz vuruldular
Saz sustu, Yıldızların altında yorgansız uyudular.
Çoluk çocuk
Kadın, erkek kan kustu, Ben seni zamansız anlamlarda doğurdum
Gelen kaçtı Beyaz bir güvercindin sevinçle uçurduğum
Giden baktı ağladı; Güneş açar, şafak söker, akrep yelkovan döner
Gölgelere sığınmıştı karanlık hayatları! En verimsiz topraklarda beyaz zambaklar biter.
57

