Page 61 - Hekimce Bakış Dergisi 107. Sayı
P. 61
RÖNTGENCİ
Dr. Zehra Betül YAZICI | zebeye@gmail.com
NEŞTER Mİ DAHA KESKİN HALTER Mİ?
Sessizlik. Saat 8. Gong çalar. o sırada bilmez, bildiği bir an bilmediği... Bir silah sesi
Bir arabanın sesinden hızla gelir ki, o çok kısa o bilme de, duyulduğu anda, arka arkaya
(hastaneye) yaklaşmakta bilincinin kendine düşmanlık hızla geçen görüntüler; bir
olduğunu anlarız. Arabanın beslediği, bilincinin artık hiç karpuz düşer yere, paramparça
motor sesi, sonra kısa bir şeyi bilmediği, hiç bir işe olur. Koca bir kristal avize yere
bir fren. Yavaşlama ve yaramayacak bilmelerin en çakılır. Bir uçak havada iken
durma, sonrasında sessizlik. gereksizi. Gece 3 ‘te hastası motorları durur birdenbire.
Sonrasında arabanın kapısı ölmüştür. Gece 3 çok karanlık Cepten düşen elli kuruş,
açılır, sonrasında tok bir ses görünür. otoparkın beton zeminine
çıkararak kapanır. Bir ütülü çarparak parktaki bankın altına
“İşini iyi yap”. “Hoca bak!
pantolon ve parlak siyah deri yuvarlanır. Kalecinin penaltı
Hastam ölmesin. Elinden
makosen ayakkabı kapıdan anındaki endişesinden bir
geleni yap, yoksa! “. Hoca
dışarı adım atar, yere basar. endişedir “şutu beklemiyordu”.
bu akıldışılığa ehemmiyet
Sonra ince uzun bir adam Geriye sardığında film şeridini
vermemiştir, tebessüm eden
dışarı çıkar. Hekimdir. İnsanlara az önce ne düşünüyordu? Silah
bir ağız görüntüsü, elinden
nefes yolları açar. Akciğer sesleri, uzaktan değil de çok
geleni yapmış bir insanın iç
röntgenlerini, tomografilerini yakından, kafasına mı, göğsüne
rahatlığıyla gerinir, yorgun
görürüz, öksürük sesleri mi... Durmadan pata, pata,
kollarını açar, ne gerekiyorsa
duyulur. Kısa kısa, arka arkaya pata...Bir başka arabanın kapısı
yapmıştır, operasyon başarılıdır.
görüntüler geçer bunlara kapanır.
Fakat hasta ölür. Ölüm tehditi
dair. İşte o ayakta dururken,
ise mecazda kalmayacaktır. O sırada tesadüfen oradan
sabahın serinliğini ciğerlerine
O sırada hoca arabadan inip geçmekte olan bir kadın katili
son çekişidir, yağmuru son
ayakta arabasının yanında gördüğünü söyler, sonrasında
koklayışı, nereden bilebilir, bunu
durduğu ve az sonraki ölümünü eşkalini verir; bıyıkları vardı.
61

