Page 62 - Hekimce Bakış Dergisi 107. Sayı
P. 62
Lastikleri patinaj yaparak gazete haberi bundan böyle sorular soralım mı? Hangisi
uzaklaşır araba, bu bir başkası. o donanımlı beden, beyin, daha kıymetli diyebilir miyiz?.
Taşlı bir yola girer, sapa bir denetimli, becerikli eller. Bu Sanki bir tavuskuşu kelebeği
yola, arabanın altına çarpan tarihi ve bu saati not alınız: mi; üstünde zümrüt yeşili
taşların sesini duyarız. Bıyıklı, 11 Kasım 2005. Cuma. Ölüm ışıklar gezen, capcanlı ışıltılı,
kısa boylu, hafif şişman bir mecazî değil gerçektir. Saat onunla,bir panoya iğnelenip
adam, elindeki barut izi, 9’dur. Gong çalar. Bundan kurutulmuşrengi kaçmış
kurşunda kalan tırnak izi. O sonrası sonsuzdur. Sonsuzda bir yusufçuk, tam da rengi
izden yola çıkılarak, ondan durmuştur üst üste iki ölüm. kaçmasın derken, tam da
ve oradan sonrasına. o güzelliği tutsak
Katil, ölen hastanın etmişken, tam da
amcazadesiymiş. Hoca tozları dünyanın
yerde bir kan gölünün eskimiş yüzüne azar
ortasında, bilinci kendine azar karışırken,
düşmanlık edercesine termodinamiğin
karardığında. O kan gölü beşinci yasası tıkır
artık kendisi olduğunda, tıkır işlerken, onları mı
damarlarından dışarıya, karşılaştıralım, toza
ters yüz. O sırada henüz mı soralım. Bir adam
bilmiyordu hastasının inanamaz gözlerle
öldüğünü, kendisinin yüz üstü düşmüş, bu
ölmekte olduğunu, akıldışılığa bir anlam
sabah kapıdan çıkarken yüklemeye çalışırken,
karısıyla vedalaştıktan, bu kendini tanıyamaz
köpeğine ıslık çaldıktan halde, yadırgatıcı,
sonrasını kim bilebilirdi. kendisini yerde
Kim bilebilirdi “elveda yüz üstü yatarken
derken nasıl bir ayrılığın algılayan bilinci, yerde
bizi beklediğini”. Öyle nedensiz, İki hatta sonsuz sayıda yatan bana yabancı bu, bu,
gereksiz, sabah yağmurunun katılaşmış, taşlaşmış beden. kim bu, ben, kim sataşmış,
yağdığı tiril tiril bir Kasım. Boşa harcanmış bir ne desek, kim yürümüş üstüne, kim
boşa harcanmış ne demek?. saldırmış, neden, neden,
Ölen hastasıyla aynı günde
Onca bilgi, onca emek, onca neden,?. Çok görmüştür de
öldürülür, hastaları ölmesin
uykusuzluk, onca iç sıkıntısı, bu kadar tuhafını, böylesine
diye bin bir emek veren bir
onca tedirginlik. Halteri bir neden& sonuç ilişkisini
hoca, hastasının bir yakını
tutmakla neşteri tutmak, görmemiştir insanlık tarihi.
tarafından kurşun yağmuruna
halter mi keskin neşter mi, “Yaşat beni, ben ölürsem sen
tutulur. Üstünde bir bakış
hangisi daha ağır, böyle de ölürsün! “. Elinden geleni
kalır, onu çeken fotoğrafçı. Bir
62 hekimcebakis.org

