Page 18 - Hekimce Bakış Dergisi 103. Sayı
P. 18

KUŞLAR AĞLAMAZ


                                                                     BU ŞEHİRDE







                                                 Dr. Semiha UZUNALİOĞLU  |  semihan16@yahoo.com









               HER ŞEY UNUTTURUR BİR GÜN ADINI



               Beyaz bir gelincik gibi bugün İstanbul          Sarı kanadın kilosu olmuş elli para

               Hüzün annemin gelinlik elbisesi üstümde         Az önce kaçtı Azapkapı tramvayı
               Havada kömür kokusu                             Hiç gelmez miyim yanına cepte metelik olsa
                                                               Sigarama sarılıyorum sana sarılır gibi
               Teneke damlarda buzlar
                                                               Uzun uzun çekiyorum ciğerlerime
               Bıçak gibi nefesimi keser yokluğun                                                                                                                     BTO
                                                               Sonra bir daha bir daha
               Kalemim elime her düştüğünde
                                                               Aşkının yanında vasati kırk çöp bedava
               Bir bakmışsın güneş doğmuş
                                                               Kibritçi kızdan başlayacağım yoksulluğu yakmaya                                                        HABERLER
               Arabalar, umutlar, taze aşklar yollarda         Doğduğum ev, parktaki bank, yarınlarım, dünkü aklım

               Şu masadaki sevinçler bile gündelik             Sonra sıra İstanbul’a gelecek, sonra sana
               Su gibi akıp gider hayalin                      Sen nisanın on dördü gibi duracaksın karşımda

               Baharlar bile kısa bu coğrafyada                İstanbul yanarken dönecek kırlangıçlar

               Kar yağarken güneş açar, yaz ortası kar         Hepsinde bir şaşkınlık, bir üzüntü, bir acı
                                                                Ben senden önce de severdim bilirsin kırlangıçları
               Her şey unutturur bir gün adını
                                                               Laleler kuşanırdı gördüğümde Emirgan parkı
               Aynı yuvaya döner kırlangıçlar
                                                               Dallarda kuşlar, pembeler allar
               Yalnızlık takılır ağlara karanlık sularda
                                                               Aklımda kanadı kırık martılar kalmış bir de
               Somun beyazı ellerin yıkar uykularımı
                                                               Her şey unutturur bir gün adını
               Kan ter içinde bölünür rüyalarım.
                                                               Nisanın on dördü gülüşlerin öper her gece.







                18  hekimcebakis.org                                                                                                                                                                                                 19
   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23