Kadınlar Bekleşiyor Bu Akşam Maden Ocağının Başında

Joe Corrie şiiri;

Kadınlar Bekleşiyor Bu Akşam Maden Ocağının Başında

Kadınlar bekleşiyor bu akşam maden ocağının başında
Dehşetten kalpleri ha durdu ha duracak
Kirli gökyüzünden hortlaklar gibi bakan
Çarklara dikmişler gözlerini
Altında köle hayatı sürdükleri
Adına sistem denilen
Ölü sessizliğindeki çarklara
Kaderin sessiz çarklarına.

Fırtınadan kaçıp sığınmış koyunlar gibi toplanmışlar
Küme küme
Dururlar kımıldamadan, ne yapacağını bilemeden
Dururlar sessiz soluksuz
Ayaklarının altındaki kuyulardan az önce
Kayalıklar arasındaki kömür damarlarında
Yanan ve parlayan gaz birdenbire
Ölüm saçtı dört bir yana.

Gece karanlık, gece soğuk
Yağmur yağıyor sis içinde
Atkıları, üstleri başları sırılsıklam
Çukur, sıska yanakları morarmış
Kadınlar bekleşiyor.

Bir mucize kurtarır onları ancak dediler
Böyle geldiydi kadınlara haber.
Ama kadınlar dönmeyecek yuvalarına
Ocaklarının başına dönmeyecek.

Bekleyecekler şafak sökene dek
Başlayıncaya dek dönmeye çarklar yeniden
Getirilinceye dek sedyeler içinde buraya
Sevdikleri, bağlandıkları, güçlü erkekleri
Buraya getirilinceye dek bekleyecekler.

Saatinden tanıyacaklar kimini
Kimini bir düğmeden
Kimini belki bir temenni ile sadece
Ve üç gün sonra bütün ölüler
Hep birlikte gömülecekler büyük bir çukura.

Sevgilerini ve üzüntülerini gönderecek kral hazretleri
O milletvekili de orada olacak
Hani şu malum kişi,
Adil bir ücret için yaptıkları son grevde
Bu madencilerin karşısına asker çıkaralım diyen
Görünecek çok kederliymiş gibi
Parlak kara şapkası ışıldayacak başında
Gidecek cenazenin arkasından ağır ağır
Şık iskarpinli ayaklarıyla.

Ocağın sahibi de orada olacak
O herif ki belki yüz kere
Demişti elimde olsa
Bu madencilere ot yedirirdim diye.

Mahalle papazı da orada olacak
Çocukları aç bırakıp fareleri besleyen papaz efendi
Dua edecek ağlamaklı bir sesle
Sevdiklerini kaybedenlerin yüreklerini parçalayacak
Basa basa sözcüklerin üzerine
Kutsal Kitap’tan örnekler vererek
Sayıp dökecek tehlikelerini maden ocağının,
Ve madencilerin nasıl değerli ne de yiğit olduklarını.

Ve bütün gazeteler,
Tıpkı ‘Endüstrinin yıkıcılarını’ topa tuttukları
Geçen seferki gibi
Zehirlemek için kamuoyunu
Yine bir mürekkep okyanusu boca edip kâğıtlar üzerine
Birbirinden acıklı hikâyeler döktürecekler
Ve halk üzülecek
‘Ne acı,’ diyecek, ‘ne acı’.

Unutulacak ama her şey, haftasına varmadan
Ve milletvekili
Ve maden ocakları sahibi
Ve papaz efendi
Ve gazeteler
Ve yalan haberlerle zehirlenmiş kamu
Devam edecekler zehirlerini, kinlerini biriktirmeye
Gelecek ilk maden grevinde boşaltmak için yine.

Kadınlar bekleşiyor bu akşam maden ocağının başında
Tanrı bile görmüyor, tanrı bile
İkiyüzlülüğünü ve utancını bütün bu olanların.

 

E-bültenimize kaydolabilirsiniz
E-bültenimize kaydolabilirsiniz
En yeni bildirimlerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kaydolun
İstediğiniz bir zamanda üyeliğinizi iptal edebilirsiniz
Yazarın Diğer Yazıları