Kamu hastanelerine ulaşım çok zor: Erişim mümkün ama özellere!

AKP iktidarı döneminde kamucu sağlık sisteminden uzaklaşılırken özelleşme hız kazandı. Özel hastane sayısı 526’yı, muayenehane sayısı ise 12 bini geçti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Parası olan değil ihtiyacı olan erişiyor” söyleminin aksine sağlık hizmeti artık parası olana erişilebilir hale geldi.

AKP’nin “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile birlikte kamucu sağlık anlayışı adım adım tasfiye edilirken, sağlık hizmetleri piyasanın insafına bırakıldı. Kamu yatırımları yetersiz bırakılırken özel hastaneler, muayenehaneler ve özel sağlık kuruluşları hızla yaygınlaştı. Sağlık, temel bir hak olmaktan çıkarılarak alınıp satılan bir hizmete dönüştü.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen günlerde de dile getirdiği “Parası olan değil, ihtiyacı olan sağlık hizmetine erişiyor” ve “Devleti–özeli olmaz” söylemleri, gelinen tabloyla örtüşmedi. Sağlık Bakanlığı’nın 2026 bütçe sunumunda “erişilebilir sağlık” vurgusuyla paylaşılan veriler, kamunun geri çekildiği alanlarda özel sektörün nasıl büyüdüğünü gözler önüne serdi. Sağlık sistemindeki dönüşümün bedeli yine hastalara kesildi. Parası olan özel sağlık hizmetlerinden faydalanırken, parası olmayanın kamu hastanelerinde aylarca randevu için beklemeye mahkûm hale getirildi.

AYLAR SONRAYA RANDEVU
Sağlık Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe sunumunda “Erişilebilir sağlık teşkilatımızla vatandaşımızın yanındayız” denilerek yer alan tablo ülkedeki özel sağlık kurumu sayısındaki belirgin artışı bir kez daha gözler önüne serdi. Verilere göre, ülkede özel muayenehane sayısı 12 bin 587’ye ulaşırken, koruyucu sağlık hizmetlerinin temel ayağı olan Aile Sağlığı Merkezi sayısı 8 bin 300’de kaldı. Bu tablo, kamunun karşılayamadığı sağlık ihtiyacının özel sektör eliyle doldurulduğunu ortaya koydu.

Sağlık hizmetlerinin hastane, laboratuvar ve ağız-diş sağlığı alanlarında da özel sektörün belirgin üstünlüğü dikkat çekiyor. Ülkede bulunan bin 539 hastanenin 943’ü Sağlık Bakanlığı’na, 70’i üniversitelere aitken 526’sı özel hastanelerden oluşuyor. Kamuda randevu sürelerinin ayları, bazı branşlarda yılları bulduğu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde de benzer bir tablo var. Bakanlığa bağlı 137 ağız ve diş sağlığı merkezine karşılık, özel sektöre ait merkez sayısı 135. Laboratuvarlarda ise özel sektör açık ara önde. Bin 237 kamu laboratuvarına karşılık bin 487 özel laboratuvar bulunuyor.

 

PARAN KADAR HİZMET
İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, sağlık sisteminin kamusal niteliğini büyük ölçüde yitirdiğini belirterek, “Sağlığa ulaşım varmış gibi görünüyor ama nitelikli sağlık hizmetine erişim giderek zorlaşıyor. Gelinen nokta açık: Paran kadar sağlık” dedi. Küçükosmanoğlu, kamu ve özel sağlık hizmetleri arasındaki farkın her geçen gün daha da derinleştiğini anımsatan Küçükosmanoğlu, “Özel sağlık kuruluşlarında tırnak içinde söylüyorum özel bir hizmet alınıyor ama bunun karşılığında ciddi bedeller ödeniyor. Kamu ile özel arasında fark yok denilmesi gerçeği yansıtmıyor” dedi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üzerinden özel hastanelere başvurularda yasal olarak alınabilecek fark ücretinin yüzde 200 ile sınırlı olduğunu ancak uygulamada bunun çok üzerinde ücretler talep edildiğini dile getiren Küçükosmanoğlu “Kağıt üzerinde yüzde 200 fark var ama İstanbul’da bunun 10 katına varan ücretler alındığını biliyoruz” diye konuştu. Kamu hastanelerindeki yüksek başvuru sayılarının sağlık hizmetinin erişilebilir olduğunu göstermediğini vurgulayan Küçükosmanoğlu, “İki-üç dakikalık muayeneler sağlık hizmeti değildir. İnsanlar yeterli hizmet alamadığı için defalarca başvurmak zorunda kalıyor. Bu durum acil servisleri kilitliyor, sağlıkta şiddeti artırıyor” dedi. Sağlık Bakanlığı’nın kişi başına yıllık başvuru sayısının artmasını bir başarı göstergesi olarak sunmasına da tepki gösteren Küçükosmanoğlu, acil servislerdeki yoğunluk, randevu bulma güçlüğü ve ayaktan başvuruların artmasının sistemin tıkandığını gösterdiğini anlattı. Çapa ve Cerrahpaşa gibi köklü kamu hastanelerinin fiziki ve sistemsel olarak çökertildiğini söyleyen Küçükosmanoğlu, şehir hastanelerinin ise işletme mantığıyla çalıştığını ifade etti. Küçükosmanoğlu, şöyle devam etti: ‘Hastaların kamudan hizmet alması zorlaştı. Bu durum uzun randevuları ortaya çıkıyor. Bu durum sağlıkta şiddeti artırıyor, acil servislerde yığılmalara yol açıyor, hekimler arasında umutsuzluğu derinleştiriyor. Genç hekimlerin yurt dışına yönelmesinde de bu tablo etkili. Gece poliklinikleri ve benzeri uygulamalar sorunu çözmez. Bunlar palyatif önlemler, derde deva olmuyor. Çözüm için kamusal sağlık yatırımları artırılmalı, sağlığa ayrılan bütçe yükseltilmeli. Parası olanın daha iyi hizmet alabildiği bir sistem yürütülüyor. Bu sürdürülebilir değil.”

∗∗∗

MUAYENEHANE VE ÖZELLERDE REKOR ARTIŞ

kamu-hastanelerine-ulasim-cok-zor-erisim-mumkun-ama-ozellere

Sağlık Bakanlığı 2026 bütçe sunumunda yer alan tablo (Ekim 2025 verileri)
∗∗∗

KAMUNUN ÇEKİLDİĞİ YERDE ÖZEL BÜYÜYOR
Sağlık emekçisi Kubilay Yalçınkaya, Sağlık Bakanlığının bazı branş ve bazı özellikli sağlık hizmetlerini özel sektöre bıraktığını belirterek “Bir yanda bölgesel eşitsizlik bir yanda bazı özellikli hizmetlerden kamunun çekilmesi, bu hizmetleri erişilebilir hizmet olmaktan çıkarıyor. 12 bin özel muayenehane ise başlı başına halkın kamuda karşılanamayan talebi karşısında oluşmuş bir arz diyebiliriz” dedi. Son 45 yılda dönem dönem uygulanan tam gün yasaları ile performans sisteminin özel muayenehane sorununu çözmediğini vurgulayan Yalçınkaya, “İktidar bu sorunu bir yandan tam gün yasaları bir yandan performans sistemiyle çözmeye çalışarak sağlık sistemine zarar verirken amaçladığı sonucada ulaşılamadığını gösteriyor” dedi.

Fotoğraf: İTO
∗∗∗

1 MİLYARI AŞKIN HEKİM BAŞVURUSU
İktidarın öve öve bitiremediği sağlık sisteminin çürümüşlüğü bakanlık verilerine de yansıdı. Sağlık Bakanlığı İstatistik Yıllığı 2024 Haber Bülteni’ne göre 2024 yılında hekime başvuru 1 milyar 47 milyon 877 bin 901 oldu. Bir yılda bir kişinin hekime başvuru oranı 12,2. Bu rakamın Avrupa Birliği ülkelerinden iki kat fazla. Kışkırtılmış sağlık sistemi, muayene sürelerinin 3-5 dakikaya sığdırılması bu durumun başlıca nedenleri arasında. Hastalar, poşet poşet tahlil ve tetkik yaptırıyor ancak tedavide bir türlü sonuca gidemiyor. Kamuda randevu bulamayan ve özele gidecek durumu olamayanların da ilk adresi hastanelerin acil servisleri oluyor. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2023 yılında acil servislere 150 milyon 523 bin 406 başvuru yapıldı. Türkiye’de 100 kişi başına yılda 177 acil başvurusu yapılırken OECD ülkelerinde bu ortalamanın 100 kişide yalnızca 27. Türkiye, dünyada nüfusundan fazla acil servis başvurusu olan tek ülke.

 

Alıntı: birgun.net

Yazarın Diğer Yazıları
deneme bonusu veren siteler yeniokul.net casino deneme bonusu veren siteler