Gerçekler acıdır

Küresel iklim değişikliğinin insan ve çevre için yıkıcı sonuçları her yıl; her ay hatta her gün daha da artan bir şiddette ortaya çıkıyor. Yapılan tüm toplantılara; tüm uluslararası antlaşmalara karşın bırakın yavaşlamayı küresel ısınma yıldan yıla artıyor.

Bu öldürücü artış ve sonuçlarının görülmesi hem de bazı bilim insanlarının (!) yaptıkları uzun, sonuçsuz bilimsel (!) toplantılar sırasında da sürüyor… Örneklemek gerekirse; küresel iklim değişikliğinin sonucu olarak çok sık ortaya çıkan ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki orman yangınları 2018 yılı içinde yine çıktı. Artık birçokları tarafından o bölgede çıkması kanıksanan yangın alınan tüm önlemlere rağmen kasım ayının başında başladı.  70 kilometreden daha geniş bir alanı etkiledi ve Polonya’nın Katowice kentinde içinde ülkemizden de bilim insanlarının olduğu dünyanın her tarafından gelen bilim insanlarının o sonuçsuz COP toplantılarının 24. başlattıkları aralık ayının başına kadar sürdü.

gercekler-acidir

Gerçekler acıdır; hızla yaklaşıyoruz; 2ºC’lık geri dönüşümsüz eşiğe

Üstelik bu yıl çıkan yangın Kaliforniya tarihinin en büyük yangını olarak kayıtlara geçti; alınan tüm önlemlere ve müdahalelere karşın 300’ün üzerinde insan yaşamını yitirdi… Flora ve fauna kaybının boyutları ise henüz hesaplanamadı… Üstelik bu yıkımın bırakın ekonomik boyutlarını bu sonuçlarını bile ortadan kaldırılması yıllar boyu sürecek; büyük olasılıkla da hiçbir zaman eski haline getirilemeyecek bu yangında yitirilen flora ve fauna….

Nature’da 5 Aralık 2018’de yayınlanan bir makale ‘küresel ısınmanın’  Hükümetler Üstü İklim Değişikliği Panelinin (IPCC) nin hesapladığından daha hızlı arttığını gösteriyor. Üstelik geçtiğimiz aylarda IPCC’nin yayınladığı bir rapor sanayi öncesi döneme göre 1,5º C’lık bir ısınmanın sonuçlarını ve bu ısınmanın 2º C bulması halinde olabilecekleri de ortaya koydu.  Bu rapora göre küresel ısınma 1,5ºC’den 2ºC dereceye ulaştığı zaman bugün küresel iklim değişikliği nedeni ile çektiğimiz sıkıntılar daha da katlanacak.   Su sıkıntısı yaşayan insan sayısı iki kat artacak; 1,5 milyar insan öldürücü sıcak hava dalgaları ile karşılaşacak ve yüz milyonlarca insan vektörlerin üreme alanları değiştiği için sıtma gibi hastalıklara yakalanacak. Peki; küresel ısınmayı 2ºC’ın altında tutabilmek için gerekli politik iradeyi gösterebiliyor muyuz? Bu soruyu ‘evet’ diye yanıtlamak mümkün değil… Yapılan tüm yeni çalışmalar 2ºC’lik kritik eşiğe ulaşmamak için alındığı söylenen önlemlerin; sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarının ‘boş’ olduğunu gösteriyor. Sera gazı emisyonları büyük hızla artıyor; hava kirliliği dünyanın birçok bölgesini pençesine almış ve doğal yaşam süratle çöküyor. IPCC daha önce yaptığı projeksiyonlarda 1,5ºC’lik küresel ısınma için kritik eşiğe 2040’larda ulaşabileceğini hesaplarken; bugün bu eşiğin tahmin edilenden on yıl önce 2030’lara varmadan aşılacağı görülüyor. 2ºC’lik ısınmaya ise; yani geri dönüşü olmayan yola ise 2040’lara varmadan gireceğimiz görülüyor. Başta politikacılar olmak üzere artık herkes açıkça bilmelidir ki; sera gazı emisyonlarımız bu hızla artmaya devam ederse her yıl bir önceki aratır sayıda ve şiddette doğal afetlerle karşılaşmamız kaçılmaz… Kuraklıklar ve su sıkıntısı artacak;  seller, orman yangınları, sıcak hava dalgaları yıldan yıla daha büyük ekolojik yıkımlara neden olacak; tıpkı Kaliforniya’da olduğu gibi… Çözüm geçtiğimiz yıl 24. yapılan COP (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi UNFCCC taraflar konferansı) benzeri bitmeyen, tükenmeyen sonuçsuz toplantılara bel bağlamamamız gerekiyor Onlar küresel iklim değişikliğini durduracağını iddia eden kapitalist sistemin sahte politikacılarının ‘suç ortağı bilim insanları (!)’çünkü… Artık tüm veriler; önümüzde 10-15 yıldan daha az zaman kaldığını gösteriyor…

Peki; bu 10-15 yıl içinde ne yapmak gerekiyor; bu acı tabloyu değiştirebilmek için? Elimiz kolumuz bağlı bekleyeceğiz mi; yoksa bazı bilim insanlarının yaptığı gibi kapitalist sistemin kamuoyunu aldatmaya yönelik çözümsüz toplantılarına payandalık mı yapacağız?  Veya sorunu çözmek için bir an önce gerçek bilimsel adımları mı atacağız? Aslında atılması gereken adımlar; herkes tarafından bilinen oldukça basit adımlar… Bir halk sağlığı uzmanı dostumun da bana hatırlattığı gibi; gerçekleri ve kısmen de çözümünü 2003 doğumlu; İsveçli bir çocuk; Greta Thumberg hatırlatmıştı; politikacılara ve bazı bilim insanlarına; onların gözlerinin içine bakarak;  son Birleşmiş Milletler İklim Konferansında…

Çözüm için ne yapmak gerekiyor? Her şeyden önce 2017 yılında 37 gigatona ulaşan ve her on yılda 0,3-0.35ºc’lık ısınmaya yol açan endüstriyel CO₂ emisyonunu önlememiz gerek… Üstelik toplam sera gazı emisyonlarının 2018 yılında bir önceki yıla göre %2’den fazla artması bekleniyor. Bunun ortadan kaldırılması için yapılması gereken ise çok basit; Greta Thumberg’in de konuşmasında anlattığı gibi fosil yakıtların tüketimine son vermemiz gerekiyor. Üstelik bunu bugünden yarına hiç zaman kaybetmeden; hemen yapmamız gerekiyor… İşte gerçek zorluk burada başlıyor; fosil yakıt üreten; fosil yakıt yakıp lüks ve gereksiz üretim yapıp para kazanan ülkeler, çok uluslu şirketler ve bütün bunlara bağlı hale getirilmiş; toplumlar… Üstelik bu toplumlar kapitalist sistemin politikacı ve bazı bilim insanları tarafından ‘yeşil ekonomi’ masalı ile uyutuluyor; meşhur ‘iklim konferansları’ aracılığı ile…

Sera gazı emisyonu yıldan yıla dev adımlarla artmaya devam ediyor

Sera gazı emisyonu yıldan yıla dev adımlarla artmaya devam ediyor. Tüm çabalara karşın kapitalist sistem fosil yakıtlardan vazgeçmiyor.

Yine Nature’de yayınlanan bir makale çözümün ne kadar uzağında olduğumuzu gösteriyor; her şeye rağmen hala fosil yakıtların kullanımı devasa adımlarla artıyor; onunla beraber emisyonlarda… Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretimindeki payı hala çok ama çok düşük… Fosil yakıt kullanımındaki artış hızını bile yakalayamıyor; yenilebilir kaynaklardaki artış hızı… Üstelik kapitalist sistemin çok önem verdiği parasal maliyet yenilenebilir enerji kaynakları için düşerken oluyor bu… Kapitalist sistem 2017 yılı içinde küresel iklim değişikliği nedeni ile ortaya çıkan afetlerdeki 10 binin üzerindeki can kaybının yanı sıra 320 milyar dolarlık kayıptan da ürkmüyor… Çünkü fosil yakıtlardan sağladığı kar çok daha büyük…

Sonuç olarak gerçek çözüm sistem değişikliğinde yatıyor; bu güne kadar olanlar küresel iklim değişikliğinin kapitalist sistem içinde kesinlikle çözülemeyeceğini ispatlıyor…  Eşitlikçi; doğanın yasalarına saygılı; lüks tüketimi durduracak yeni bir sistem…

Yoksa 15 yaşındaki genç çevre aktivisti Greta Thumberg 2078’de 75 yaşında torunu ile sohbet edemeyecek…

 

Ahmet Soysal

 

E-bültenimize kaydolabilirsiniz
E-bültenimize kaydolabilirsiniz
En yeni bildirimlerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kaydolun
İstediğiniz bir zamanda üyeliğinizi iptal edebilirsiniz
Yazarın Diğer Yazıları