Sanatsal , Ekonomik, Keyifli “Lviv”

Ukrayna’nın adı en çok duyulmuş şehirlerinden biri Lviv. Efsaneye  göre kentte kadınların nüfusa oranı %85 imiş. Anımsarsınız bunu haber yapan yayın organları bile olmuştu. Gerçekten de 46 milyonluk ülke nüfusunun 25 milyonu kadınken, 21 milyonun biraz üstünde erkek popülasyonu var. Hal böyle olunca da erkeklerin yapmasına alışkın olduğumuz bir çok işi kadınlar üstlenmiş durumda. Doğal olarak Lviv’de de kadın otobüs şöforlerini, temizlik işçilerini görmek çok sıradan olsa da nüfusun öyle % 85 i kadın değil. Hatta söylentiye göre bu hikayenin çıkarılmasının nedeni şehre daha çok turist çekebilmekmiş!

Ukrayna’nın batısında ve Polonya sınırına oldukça yakın olan Lviv, ülkenin diğer şehirlerine göre hem mimari hem de yaşam tarzı olarak daha Avrupalı bir kent. Yaklaşık 2 saatlik uçuşla vizesiz, hatta pasaportsuz sadece çipli kimlik kartınızla bile ulaşabileceğiniz Lviv’e gitmenin sanırım tek zorluğu, Ukrayna’ya gidiyor olmanızın çevrenizdekilerin kafasında oluşturabileceği hınzır soru işaretleri ve bıyık altından imalı gülümsemeler olacaktır. Başta bu sizi biraz rahatsız etse de, uçağa adımınızı atınca işin vehametini anlıyorsunuz. Hemen hemen sırf erkeklerden oluşan yolcuların sizin gibi; operaya giderim, belki bale izlerim, güzel yemekler de yersem benden iyisi yok diye düşünmedikleri hal ve hareketlerinden açıkça belli oluyor.Ukraynalıların da bizim milletin bu tavrından ne kadar rahatsız olduklarını ülkeye girmeden pasaport polisinin davranışından anlayabiliyorsunuz.

Havaalanıyla şehir arası yaklaşık 6 km. Merkeze ulaşmak için taksi tutabilirsiniz, ama pazarlık yapmayı ihmal etmeyin. 150 grivna makul fiyat. Uber seçeneği de mevcut yoğunluğa göre 80 ila 150 arasında fiyat değişiyor. En ucuz seçenek ise otobüs ya da troleybüs. Hemen alanın önünden şehir merkezine giden 9 ve 48 numaralara binebilirsiniz. Bileti şoförden 5 grivnaya almak mümkün. Bileti aldıktan sonra otobüsteki perforatörde mutlaka delin, gerçi kontrol hiç olmuyormuş ama ne olur ne olmaz. Otobüslerin bir çoğu oldukça eski ama sizi gideceğiniz yere sorunsuz ulaştırıyor.

Türk lirasının son günlerdeki değer kaybına rağmen Ukrayna yine de ucuz bir ülke. Yani 15-20 liraya güzel bir kahvaltı yapabilir 40-50 liraya kaliteli bir yerde akşam yemeği yiyebilirsiniz.

Her seviyeye hitap eden hostel ve otel seçenekleri mevcut. Kalacağınız yeri Opera binasına yakın seçerseniz  tüm eski şehri yürüyerek dolaşabilme şansına da sahip olursunuz.

Eğer geziniz hafta sonuna denk geldiyse mutlaka operaya, baleye gidin. Biletler 50 ila 250 grivna arası değişiyor. Çok tutulan gösteriler hariç aynı güne bilet bulmak mümkün. Sadece opera binasının güzelliğini  görmek isterseniz saat başı düzenlenen turlara katılabilirsiniz. Ama bana sorarsanız bir gösteri izlemeden dönmeyin derim. İsterseniz web sitesi üzerinden de bilet alınabiliyor (https://opera.lviv.ua/en/afisha/).

Lviv, High Caste parkındaki tepe dışında düz bir alana kurulmuş ve çok rahatça yürüyerek dolaşabilirsiniz. Metronun olmadığı şehirde otobüsleri kullanmanız için kril alfabesini bilmenizde fayda var. Böyle olunca da Uber en kolay seçenek oluyor.

İlk başta High Castle parkındaki tepeye tırmanarak gezinize başlayın. Buradan bütün şehri tepeden görebilirsiniz. Basamaklar zorlasa da yukarıdaki manzara için değer. Sonra eski şehirdeki kiliseleri, katedralleri, sarayları, taş evleri, huzur veren meydanları, ortaçağdan kalma sokakları ve dar geçitleri kafanıza göre dolaşın. Bir süre sonra aynı yerlerden geçmeye başlayınca oturup bir şeyler yemenin zamanı gelmiş demektir.

Ukrayna mutfağı genelde et üzerine kurulmuş. Devasa sosisler, fırınlanmış butlar, kaburga ızgaralar. Et severler için bulunmaz lezzetler. Size tavsiyem yerel halkın da rağbet ettiği Kumpel. Kapıda sıra olabilir, rezervasyon için isim yazdırıp söylenen saatte gelirseniz masanız hazır olacaktır. İkinci mekan ise kaburga ızgarasıyla ünlü Arsenal. Hep kuyruk var beklemeniz gerekiyor iç kısım biraz havasız bahçesi daha ferah. Puzata Hata da hızlı servisi bol çeşidiyle hem kahvaltı hem de yemek için güzel bir alternatif. Et dışında çorbaları ve çeşit çeşit mantıları da denemeye değer.

Eski şehir ve çevresini yürüyerek dolaşmak için 2 tam gün yeterli olacaktır. Eğer yoga seviyorsanız hafta sonları sabah 8.00 da İvan Franko parkına giderseniz 100-150 kişi bir arada yoga yapma fırsatı elde edersiniz. Yürüyüş ve dinlenmek için de parkı değerlendirebilirsiniz.

Kente turistik çekim sağlamak için bir çok festival düzenleniyor. Bize antika arabalar ve bisiklet festivali denk geldi. Şehrin en hareketli yeri olan Rynok meydanında bilgilendirici tabelalardan etkinlik programlarından haberdar olabilirsiniz. Ayrıca Opera Meydanında da her pazar sabahı mutlaka bir atraksiyon oluyor, kaçırmayın.

Lviv‘e gitmek için en uygun mevsim yaz ayları olsa da, kışı seviyor ve soğuk bana işlemez diyorsanız karlar altında da kenti turlamak çok güzel olabilir. Hafta sonunuzu ayırıp  güzel bir şehri keşfetmek, opera baleye gitmek, leziz yemekler yemek istiyorsanız Lviv iyi bir alternatif olabilir.

 

E-bültenimize kaydolabilirsiniz
E-bültenimize kaydolabilirsiniz
En yeni bildirimlerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kaydolun
İstediğiniz bir zamanda üyeliğinizi iptal edebilirsiniz
Yazarın Diğer Yazıları