Hekimce Bakış Dergimizin 99. Sayısı Yayınlandı

HEKİMCE BAKIŞ DERGİSİ 99. SAYI

PDF OLARAK İNDİRİN

Sayı: 99 – PDF

E-DERGİ OLARAK OKUYUN

Sayı:99 – Online

Hekimce Bakış dergimizi ulusal ölçekte büyük bir başarı örneği olarak 99. sayısı ile beğeninize sunmaktan onur duyuyoruz. Önümüzde Bursa Tabip Odası seçimi var. Görünen o ki; 100. Sayımızı yeni yönetim kurulu yayınlayacak.

Bursa’nın havasının DOSAB Kömürlü Termik Santrali ile kirletilmesine engel olma çabası sonrası Bursa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü görevinden istifa eden Dr. Resul Özbek bundan dört yıl önce 2016 yılı Temmuz ayında yaşamını yitirmişti. Kendisini anmadan geçmek haksızlık olurdu. Kentimiz için harcadığı çabası için minnettarız.

Çağlar boyunca gerçekleri gören ve dile getiren bilim insanlarının yönetimler/yöneticiler, güç sahibi kişiler ya da toplum kesimleri tarafından susturulmaya çalışıldığına tanık olduk. Bu tanıklığın 21. yüzyılda da devam etmesi insanlık adına umut kırıcı olmaktadır. Bilim insanlarının farklılığı, farklı düşünmeleri, gerçeği söylemeleri yönetenleri rahatsız etmeye devam ediyor. Pisagor, kendi okulunda öğrencileri ile birlikte yakılarak öldürüldü; kendi adı ile anılan kütlelerin korunması kanunu günümüzde de öğretilen Antoine Lavoisier’in kafası giyotin ile kesildi; İskenderiyeli Hypatia, iktidarın her dediğini olumlayan sessiz ve uysal bir kadın olmadığı için sokaklarda sürüklenerek öldürüldü ve yakıldı; Sokrates bildiği doğruları söylemekte ısrar ettiği için zehirlendi. Örnekleri ne yazık ki çoğaltabiliriz… Sonuçta hep aynı şey oldu. Öldürülen, dışlanan, yargılanan bilim insanları tarihe mal edildiler. Onları yargılayan, öldürenler ise unutuldular. Toplumların hafızasında bilim insanlarının ve onların öğretilerinin kalmış olması ve çağlar boyunca yüceltilmiş olmaları umudu yeniden yeşertiyor, gerçek bilgiyi savunmak için mücadele isteğini kamçılıyor.

Yaşamlarının son anlarına kadar bilginin peşinde koşan bu insanlar doğal yollarla yaşamlarını yitirseydi bugün dünyada ne değişirdi? Dünya nasıl bir yer olurdu? Lavoisier çarpıcı örnek olarak akıllarda kaldı. Lavoisier’in infazından önce, matematikçi arkadaşı Langrange’e, kafası giyotin ile kesilip sepete düştüğünde gözlerine bakmasını ve iki kez göz kırparsa, insanın kafası kesildikten sonra bir süre daha düşünmeye devam ettiğini anlayabileceklerini söylediği bilinir. Lavoisier ölürken bile kanıt peşindedir. Oysa onu kimlerin idama mahkûm ettiğini anımsamıyoruz. Galileo Galilei’nin “Dünya gene de dönüyor!” dediğini biliriz de onu evine hapseden Engizisyon üyelerinin isimlerini anımsamıyoruz. Sokrates’in “Suçlu olarak mı ölüm cezasına çarptırılsaydım yani?” dedikten sonra zehir içtiğini biliriz de onu suçlu bulanlar tarihin puslu karanlıklarında yitip gittikleri için isimlerini anımsamayız.

Roger Bacon hayatının büyük bölümünü insanın bilgisizliği üzerine çalışmaya ayırdı. Bacon, Doctor Mirabilis lakabı ile anılırdı; yani “Olağanüstü Bilgin”. Olağanüstü Bilgin olarak tanınan Bacon düşünceleri nedeniyle 14 yıl hapis yatmak zorunda kaldı. Günümüzde Bacon, çağdaş bilim ve deneysel yaklaşımın temsilcisi kabul ediliyor. İbn-i Sina’nın Aristoteles’ten sonraki en büyük filozof olduğunu söyleyen Bacon’ın 14 yılını hapiste geçirmek zorunda kalmasının temel nedeni, ne kadar eğitimli olursa olsun her insanın gerçeği kavramasının önünde engeller olduğunu söylemesiydi. Bacon, otoriteye bağlılık ve aşırı güvenin bilimsel bilgi için büyük tehlike olduğunu savundu. Güvenilir bilgiye, deneyle veri toplayarak ve akılla kanıtlayarak ulaşılabileceğini söyledi.

Bacon, insanlığa yön veren kitaplardan kabul edilen Opus Majus’u yazdı. Kitabında, gerçeğin önündeki engelleri dört başlıkta topladı. Bu engeller, insanların açık bilgiye ulaşmasını engelliyordu.

  • Hatalı ve değersiz otoriteye bağlılık
  • Geleneklerin etkisi
  • Popüler ön yargılar
  • İnsanların cahilliklerini saklama tutumları

Bacon Opus Majus kitabındaki hatalı ve değersiz otoriteyi; ilahi onay olmadan kanunsuzca ele geçirilmiş, bilgeliğin erdemiyle değil cüret ve şöhret arzusuyla cahil kalabalıkları ardına alan otorite olarak açıklamıştı. Einstein’ın, en zor yok edilebilecek güç olarak tanımladığı önyargıyı, Bacon daha 1200’lü yılların başında, gerçeğe ulaşmadaki engel olarak tanımlamıştı.

Gerçeğe ulaşma yolunda hiç durmadan çalışarak, insanların ve toplumların daha sağlıklı ve refah içinde yaşamalarını sağlamak için karşılıksız çabalayan tüm bilim insanları ve aydınların hak ettikleri değeri görmeleri dileğiyle sağlıkla kalın.

Alpaslan Türkkan

E-bültenimize kaydolabilirsiniz
E-bültenimize kaydolabilirsiniz
En yeni bildirimlerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kaydolun
İstediğiniz bir zamanda üyeliğinizi iptal edebilirsiniz
Yazarın Diğer Yazıları