Pandemiden çıkış yolumuz aşı

Pandemiden çıkış yolumuz (şimdilik) aşı. ‘Güvenli’, ‘etkili’ ve ‘kaliteli’ olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış aşıları kullanarak toplumsal bağışıklık eşiğine ulaşabilirsek, COVID-19 hastalığı salgın yapmak özelliğini yitirebilir.

Bugüne kadar, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (U.S. Food & Drug Administration,FDA), Avrupa İlaç Ajansı (European Medicines Agency, EMA) ve Birleşik Krallık İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (The Medicines and Healthcare Products Regulatory Agency, MHRA) gibi kurumlar tarafından geçici kullanım onayı almış olan yalnızca 3 aşı var (Pfizer/BioNTech, Moderna ve AstraZeneca/Oxford). Bu aşılar dışında 4 aşı daha (Sinovac, Gamaleya, CanSino Biologics ve Sinopharm) şu anda dünyada çeşitli gruplarda kullanımda.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı maalesef aşılama sürecini iyi yönetemedi. Yeterli dozda etkili aşıyı, dünyanın birçok ülkesinin aksine kısa sürede sağlayamadı. Bugün itibarıyla dünyada 32 milyondan fazla kişi aşılandı, ABD ve İngiltere gibi bazı ülkelerde aşıların ikinci dozu yapılıyor, örneğin İsrail nüfusunun %22’sini şimdiden aşıladı. Biz ise çok sınırlı sayıda kişi için (Elimizdeki 3 milyon doz aşı bir buçuk milyon kişi için yeterli) ancak bugün aşılamaya başlayabiliyoruz.

Türkiye Dünya Sağlık Örgütü’nün öncülüğünde oluşturulan uluslararası COVID-19 aşı dayanışma girişimi COVAX’a da maalesef katılmadı.

Ülkemizde toplumsal bağışıklık eşiğini yakalayabilmemiz için yaklaşık 120 milyon doz aşıya ihtiyacımız var. Sağlık Bakanı’nın açıkladığına göre şimdilik yalnızca 54,5 milyon doz aşı bağlantısı yapılabilmiş durumda. Üstelik 50 milyon doz sipariş verildiği açıklanan Sinovac şirketinin Coronavac aşısının etkinlik oranı (%50,38) Dünya Sağlık Örgütü’nün ölçütünü (%50) ancak sınırda karşılayabiliyor.

Etkinliği çok daha yüksek olduğu bilinen (Pfizer/BioNTech %95, Moderna %95, AstraZeneca/Oxford %70) aşılardan ise kısa erimde ya çok düşük miktarda (Pfizer/BioNTech aşısından 4,5 milyon doz) ya da hiç edinilemeyeceği anlaşılıyor. Ülkemizde 17 aşı çalışması yürütülüyor, Dünya Sağlık Örgütü’nün veritabanına göre bunlardan yalnızca bir tanesi (Erciyes Üniversitesi) klinik aşamaya geçebilmiş durumda ve henüz Faz1 çalışması yürütülüyor. Yerli aşıların bu yılın ilk altı ayında acil kullanım onayı alabilecek ve üretilebilecek duruma gelmesi pek mümkün görünmüyor.

Coronavac aşısı henüz Çin, Endonezya ve Türkiye dışında hiçbir ülkede acil kullanım onayı almadı. Ülkemizde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından dün verildiği açıklanan Acil Kullanım Onayının ayrıntıları ise (bu onayın verilmesi sırasında aşı konusunda yetkin bağımsız bilim insanlarının görüşlerine başvurulup başvurulmadığı, onay verilirken aşının güvenliği, etkililiği ve kalitesi ile ilgili hangi bilimsel kanıtların kullanıldığı vb.) henüz bilinmiyor.

ABD’de acil kullanım onayı için başvuran aşılar (Örneğin Pfizer/BioNTech ve Moderna), FDA tarafından değerlendirilmeden önce aşılara ilişkin tüm bilgiler/veriler kamuoyuna açıklandı ve karar öncesi toplantı kamuya açık yapıldı, Türkiye’den bile bilim insanları aşı üreticilerine soru sorma olanağı bulabildiler. Sağlık Bakanlığı bu yöntemi tercih etmedi, maalesef bilim insanlarının ve toplumun aşı ile ilgili sorularını bilimsel bilgiye dayalı olarak yanıtlamak fırsatını kaçırdı. TİTCK şeffaf olmayan bir biçimde çok kısa sürede Coronavac için acil kullanım onayını verdi.

Sinovac şirketi şaşırtıcı bir biçimde henüz kendi aşısı Coronavac için Faz3 ile ilgili herhangi bir raporu kamuoyuna sunmuş değil. Coronavac ile ilgili Endonezya, Türkiye ve Brezilya’da yürütülen Faz3 çalışmalarına ilişkin sınırlı bilgiler ilgili ülkeler tarafından toplumla paylaşılmış olsa da henüz herhangi bir bilimsel rapor da yayınlanmış değil. Örneğin aşının 60 yaş üzerindeki etkinliğini henüz bilmiyoruz. Ancak Coronavac aşısının (genel olarak hastalığa yakalanmaktan koruma oranının FDA ve EMA gibi saygın kurumlardan acil kullanım onayı almış diğer aşılardan düşük olsa bile) ağır hastalığa yakalanmaktan büyük ölçüde koruduğuna ilişkin elimizde bazı veriler var.

Geldiğimiz noktada karşımızda iki seçenek var; ya etkinlik oranı yüksek aşıların temin edilmesini bekleyeceğiz (ki Sağlık Bakanlığı’nın bu aşıları gereksinim duyduğumuz dozlarda temin edip edemeyeceği ve edebilecekse bile ne zaman temin edeceği belirsiz) ya da Coronavac aşısını yaptıracağız.

Ben, bu yazıda sıraladığım belirsizliklerin farkında olarak, sıram geldiğinde Coronavac aşısını yaptıracağım.

 

E-bültenimize kaydolabilirsiniz
E-bültenimize kaydolabilirsiniz
En yeni bildirimlerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kaydolun
İstediğiniz bir zamanda üyeliğinizi iptal edebilirsiniz
Yazarın Diğer Yazıları