Gıda Güvencesi

Sağlık ve onun beslenme ile olan ilişkisi farklı boyutlarıyla da olsa insanlık tarihi boyunca güncelliğini yitirmemiştir. Beslenme; büyüme, gelişme, üreme ve fiziksel- ruhsal sağlığa doğrudan etki eder. Bireyin hastalıklara duyarlılığını belirlediği gibi tek başına hastalık nedeni de olabilir. Herhangi bir besinin eksik ya da aşırı alımı hastalığa ve ölüme neden olabilir. En uygun fizyolojik işlev için gereken alım miktarı alınan gıdaya, yaşa, cinsiyete, vücut kitlesi ve fiziksel aktivite düzeyine, hamilelik, hastalık, yaralanma ve çevresel etmenlere bağlı olarak değişiklik gösterir.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün, Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2018 raporuna göre; 2017 yılında yaklaşık 821 milyon kişi -her dokuz kişiden biri- kronik açlık çekmiştir. Yetersiz beslenmede son yıllardaki artış dikkat çekmekle birlikte,  henüz bu durum çocukların büyüme geriliğini ölçen istatistiklere yansımamıştır. Diğer yandan 2017 yılında, dünyada 151 milyon bodur çocuk vardı. Yetersiz beslenmenin bir sonucu olarak aşırı zayıflık; günümüzde beş yaş altı 50 milyon çocuğu hastalık ve ölüm ile tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler; tarımsal üretimi etkileyen iklim değişikliği, devam eden çatışmalar ve ekonomik durgunluğun açlığı artırdığını düşünüyor.

Üzerinde yaşadığımız küre, bir yanda açları, bir diğer yanda aşırı beslenenleri barındırıyor. Aşırı ve yetersiz beslenme birçok ülkede bir aradadır. Yetersiz beslenmenin yanı sıra dünyada beş yaşın altında 38 milyon fazla kilolu çocuk yaşıyor. Yetişkinlerde de obezite artıyor. Dünyada 672 milyondan fazla yetişkin -ki bu her sekiz yetişkinden birine denk gelmektedir- obezdir. Yetişkin obezitesindeki artış gibi, üreme çağındaki kadınlarda görülen anemide de artış gözlenmektedir. Üreme çağındaki her üç kadından biri anemi sorunuyla karşı karşıyadır.

Konu gıda olduğunda sıklıkla birbiri ile karıştırılan iki kavram konuşulur. İlki “gıda güvencesi” diğeri “gıda güvenliği” olan bu iki farklı kavramın birbirinin yerine kullanıldığı da sık görülmektedir. Oysa insan sağlığına etkileri çok farklıdır.

Gıda Güvencesi

Şekil 1 Gıda Güvencesi

 

GIDA GÜVENCESİ

Tüm insanların, aktif ve sağlıklı bir yaşam için gerekli olan yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya fiziksel, sosyal ve ekonomik bakımdan sürekli erişebilmesidir. Bu kavramın tersi olan gıda güvencesizliği ise yeterli miktarda güvenli ve besleyici gıdaya sürekli erişimden yoksun kalma durumudur.

Gıda güvencesinden söz edebilmek için dört tamamlayıcı etmenin bir arada bulunması gerekir (Şekil 1):

  • Gıdanın bulunması: Yeterli miktarda gıdanın bulunması,
  • Gıdanın erişilebilir olması: Gıdaya ulaşmak için yeterli kaynağa sahip olmak (fiziksel, ekonomik ve sosyal),
  • Gıdanın güvenilir ve besleyici olması: Gıdanın sağlıklı ve olumlu besin değerine sahip olması,
  • Gıdanın sürekli ulaşılabilir olması: Gıdanın mevcudiyeti, erişilebilirliği, güvenilir ve besleyici olması koşullarına her zaman ulaşılabilir olmasıdır(FAO, 2018).

Gıda güvencesinin sağlanmadığı durumlarda buna bağlı olarak sağlık sorunları görülmektedir. Gıda güvencesizliği açısından kırılgan gruplar; topraksız köylüler, gecekonduda yaşayanlar, evsizler, kaçak çalışanlar, göçmenler ve mültecilerdir.

Gıda güvencesizliği farklı düzeylerde gerçekleşerek birey ve toplumda sağlık sorunlarını şekillendirebilmektedir. Hafif düzeyde güvencesizlik, gıdaya erişimdeki belirsizliği tanımlar. Orta düzeyde gıda güvencesizliğinde, bireyin sağlıklı beslenmesi için yeterli para ve kaynağı yoktur, gıdaya erişimi belirsizdir ve öğün atlamak zorundadır. Gıda kalitesi ve çeşitliliğinden ödün vermekten söz edilir. Günlük ya da daha uzun sürelerde gıdaya erişilemediği ciddi gıda güvencesizliği durumunda açlık belirginleşir.

Ciddi Gıda Güvencesizliği

Şekil 2. Ciddi Gıda Güvencesizliği:2014-2017 (%)

Sağlığı en olumsuz etkileyen ciddi gıda güvencesizliği 2014 yılında %8,9’a, 2017 yılında da %10,2’ye ulaşmıştır. Artışın temel nedeni Afrika ve Latin Amerika’daki gıda güvencesizliğidir. Gıda güvencesizliğindeki kıtalararası eşitsizlik çok çarpıcıdır. Ciddi gıda güvencesizliği Kuzey Amerika ve Avrupa’da %1,4 iken Afrika’da %29,8, Latin Amerika’da ise %9,8 olarak saptanmaktadır.

Herkese yetebilecek üretim miktarına karşın gıda güvencesizliği ve buna bağlı sağlık sorunları dünya için büyük tehlike oluşturmaktadır.
SON SÖZ: Sağlıkla ilgili tüm politikalardaki temel yaklaşım çerçevesinde düşünüldüğünde; karar vericilerin ve iktidarların en önemli gündem maddesi gıda güvencesizliği olmalıdır.

 

FAO. (2018). SOFI 2018 – The State of Food Security and Nutrition in the World. Global Food Insecurity Report. https://doi.org/10.1093/cjres/rst006

 

[1] Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD. Öğretim Üyesi,

Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri

 

E-bültenimize kaydolabilirsiniz
E-bültenimize kaydolabilirsiniz
En yeni bildirimlerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kaydolun
İstediğiniz bir zamanda üyeliğinizi iptal edebilirsiniz
Yazarın Diğer Yazıları